Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtiyar Bay L.’nin hayatının son dönemini anlatan güzel bir öyküydü. Yaşlılık ve parkinson hastalığı ile birlikte ister istemez huysuzlaşan, hayattan eskisi kadar zevk almayan Bay L. En iyi yaptığı işi yapmayı, yazmayı istiyor. Hayata iz bırakmak istiyor. Ama ellerinin titremesine de engel olamadıkça üzülüyor. Üstelik bir de yakın dostu onu terk edince yapayalnız kalıyor. Bu dünyada kendisini hayata bağlayan bir tek asası var. Kızıl asa, ateşten asa… ve bir gün bir hata yapıyor. Devamını anlatmayayım.

Kitabı okuması keyifliydi. Yaşlılar hani her şeyi tekrar edip dururlar ya, kitapta da böyle tekrarlar çoktu. Böylece ihtiyar Bay L.’ nin yerine kendimi kolayca koydum. O telaş ettikçe ben de telaşlandım. O koştukça ben de koştum. O sinirlendikçe ben de sinirlendim.

Sonu pek istediğim gibi bitmedi ama hayat da böyle değil midir? Her şey istediğimiz gibi gitmez! :)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şeyh Bedreddin olayına ve dönemine olan ilgim nedeniyle okuduğum, ancak daha çok İzmiroğlu Cüneyd ekseninde yapılmış bir araştırma olduğunu fark ettiğim eserde yazar, dönem ile ilgili seçtiği birincil kaynaklardan özellikle Cüneyd ile ilgili anlatımları aktarmış ve sağlam temellere dayandıramamış olmasına karşın, Bedreddin ile Cüneyd ve hatta Düzme(?) Mustafa'yı ilişkilendirmeye çalışmış.

Kanımca, Cüneyd'in Aydınoğulları neslinden olmadığını kanıtlama uğruna çok çaba göstermiş, oysa sadece "damat" olarak Aydınoğulları'na dâhil olduğu zaten tüm kaynaklarda açıkça belli olmakta. Farklı yorumlar, gereksiz yakıştırmalardan ibaret.

Dönemle ilgili bir çok kaynaktaki anlatımları topluca okumak için yararlı bir araştırma.

Mustafa Üzel'in Cüneyd'i Osmanlı resmî tarihindeki "düzenbaz, hain, vs." kisvesinden kurtarma gayretindeki ana fikrine katılmakla birlikte, resmî tarihin başka bir tavrının olamayacağı gerçeğini de kabullenmek gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dagni Yuel'in hikayesini bu kitapla öğrendim. Cansız bedeni Grand Hotel'in odasında bulduktan sonra, oranın bir sembolü olmuş ve hem Avrupalı ​​hem de Gürcü sanatçıların da ilgi alanı haline gelmiş. Zurab Karumidze’ın bu kadar ilginç bir çalışmayı kendisine adaması da bu vahim olaydan geliyormuş. Karumidze’ın mitoloji, tarih, din, aşk, estetik ve sanatla harmanlanmış sofistike bir anlatımı var. Bilmediğim bir tarihi araştırmama vesile olduğu için de ayrıca beğendim.

“Doğu Doğu'dur, Batı ise Batı. Bu ikili asla bir araya gelemez. Yeryüzü ve Gökyüzü Sorgu Gününde buluşuncaya dek.” dedi. Halbuki Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney'in kesiştiği bir şehirde o kadar güzel bir eser çıkmıştı ki. Sanatla ilgilenip, alakalı evrensel fikirlere sahip olmak isteyenlerin özellikle okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ferit Edgü’den 1982 yılında yarım kalan dokuz yarım öyküyü, Baran Güzel’in ufku geniş genç öykücülerin kalemiyle yeniden can verdikleri güzel eser, Parçalar çıkmış ortaya. Öykülerin çıkış hikayesiyle ve Ferit Edgü’nün bu yolu açmasıyla çok manalı bir eser ortaya çıkmış. Kitabın tüm öykülerinin devamında yazarlarının özgün yaratıcılığını çok sevdim. Özellikle Edgü’nün, yorumu üzerine, öykücülüğü teşvik etmesi, el vermesi ve öykülere yazılmadan çok parlak bir çıkış hikayesi yaratması takdire şayan. Ayrıca tüm hikayelerin Edgü ile başlayıp, farklı bir yazarla süslenip tamamlanması, ustaya güzel bir hediye gibi. Hatta yazardan yazarlara hediye gibi.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
80'lerin çok çocuklu, kaotik, yoksul İrlandalı ailelerinden biri. Üstelik geçinemedikleri için artık yük durumunda olan çocuklara rağmen anne tekrar hamile. Bir süreliğine çocuksuz bir çift tarafından bakılması ya da ‘evde bir sorumluluğun başlarından atılması’ için verilen, evin yetişmekte olan genç kızı, bize bu hikayeyi anlatıyor. Ne kadar bir eşya gibi dramatik bir şekilde bırakılsa da bu bir umut, dostluk ve daha iyi bir hayata bakış hikayesi bence. Çünkü çocuksuz koruyucu ailesi ona sadece daha rahat bir hayat vermekle kalmayıp, aynı zamanda sahip olmadığı ilgiyle de tanıştırıyor. Öte yandan, ilk kez düzgün besleniyor ve koruyucu ailesiyle geçirdiği aylarda güç ve güven kazanıyor. Çocuğun yavaş yavaş bu evin kendisininkinden çok daha sevgi dolu olduğunu anlaması ve bazı incelikli şeylerin açıklamaları gözlerimi yaşarttı.
Muazzam bir romandı ve beni Claire Keegan'ın daha fazla kitabını okumaya teşvik etti. Mutlaka okumanızı öneririm.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zola’nın okuduğum üçüncü kitabı. Meyhane ve Nana’dan sonra, daha kısa ama yine çok manalı bir yazım. 19. yüzyılda insanların toplumun farklı kesimlerinde nasıl yaşadıklarına ve öldüklerine dair basit hikayeler kaleme almış. Gerçekle yüz yüze gelindiğinde ölümün en melankolik yanı, terk edilenlerin üzüntüsü oluyor doğrusu. Tabi yas durumları insanların vicdan, merhamet ve karakterlerine göre değişiyor.

Hikayeler, farklı sosyal sınıflardan insanların ölümü ve sevdiklerinin bu konudaki hislerini anlatıyor. Kiminin acısını veya panik halini, kiminin tabiatının çirkinliğini ve büyüklüğünü anlatırken, kimininse yalan ve içten gözyaşlarını anlatıyor. Zola, bir dramanın ötesinde, her şeyi olduğu gibi basit ve aşırı olağan aktarmış. Esaslı, pek çok hakikate tercüman olacak kadar kararında, keyifli bir klasik.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğunuz bazı kitapları tüm sevdikleriniz, hatta sevmedikleriniz bile okusun istersiniz. Benim için tam anlamıyla öyle bir kitaptı. Kitabın başlangıcında Taha Kılınç, öğrenci olarak gittiği zamanki Şam'ı, Suriye'yi anlatıyor. Oradaki ilim halkalarını, alimleri, sokakları, kültürü, fasih Arapçayı, Araplar hakkında bizde ister istemez oluşan bazı önyargıların yıkılışı... okudukça gitmeyi o kadar istedim ki. Ve Suriye'nin şu anki hali, bugünlere nasıl gelindiği, neler olduğuna da değinmiş. Konuyu, Suriye'ye neler olduğunu daha da merak edip başka kaynaklardan da okumak istedim. Çok güzel bir kitaptı. Herkese tavsiye...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alışkanlıkların Esiri Olmamak...
Her şeyden önce kapak ve sayfa tasarımı, kâğıt kalitesi, kusursuz bir dizgi ile kitap dikkat çekiyor.

Davranış Bilimlerini, genel bir bilimsel disiplin kabul edersek; sanırım en geniş araştırma konusu “Alışkanlıklar” olacaktır. Alışkanlıkları da edinilmesi ve vazgeçilmesi gerekenler diye iki kategoriye ayırabiliriz.

Kitabın yazarı, başından geçen tatsız bir olaydan sonra keşfettiği yeteneklerine odaklanarak, alışkanlıklar konusunda, ileri düzeyde gözlemler/deneyler/ istatistikler yapmış ve sonuçlarını kitabında, belirli ve açık yöntemlerle okuruna sunmuş.

Atomik (en küçük ölçekte) edinilen ve hayatın akışını olumsuz etkileyen alışkanlıklar; eğer terk edilemezse adeta bir yaşam tarzına dönüştüğünü, mutsuzluk/tedirginlik katsayımızı artırdığını, sağlığımızı olumsuz etkilediğini hepimiz bilmekteyiz.

Kitapta (Görünür kılın-Cazip kılın-Kolaylaştırın-Tatmin edici kılın) şeklinde dört yasa önerisinden sonra, alışkanlıkları terk etme yöntemleri için ileri taktikler sunuyor. Daha detaylı bilgi edinmek isteyenlere ek öneriler ve kendi web sitesinde daha geniş bilgiler olduğu belirtiliyor. Her hayırlı/faydalı/olumlu iş için önerilen; “sabırlı, kararlı, sürekli, azimli, cesaretli, yöntemli olun” vb. uyarılar, kitabın her alanında, farklı biçimlerde vurgulanıyor.

Zararlı alışkanlık deyince, toplumun genelini göz önüne getirdiğimizde önce zihnimizde; sigara ve alkol kullanımı, düzensiz beslenme gelir. Oysaki bunların yanında, en az onlar kadar sarsıcı alışkanlıklar da yaygınlaşmış durumda. İnternet ve sosyal medya bağımlılığı, doğayı kirletme, başkalarına zarar verme, zaman öldürme gibi, mutluluk ve anlam arayışımızı engelleyen nice otomatikleşmiş alışkanlıklar edinebiliyoruz. Gündelik yaşamımız; “Azı karar, çoğu zarar” diyebileceğimiz alışkanlıklarla kuşatılmış durumda. Sigara alışkanlığının zararını bizzat yaşayarak öğrenmiş birçok insan genelde şundan yakınır: “Bırakıyorum ama devam ettiremiyorum, kararsızım, zihnimden silemiyorum” gibi kendince haklı gerekçeler üretirler.

Demek ki, nasıl ve nereden başlayacağını bilmek, devam ettirmek, yöntem tercihi çok önemlidir. Bundan dolayıdır ki; “Başlamak bitirmenin yarısıdır” atasözüne hak veririz. Sorunları bütün olarak gördüğümüzde, gözümüzde büyür ve yılgınlık verir. Zamana yayarak ve parçalara ayırarak, yaşamımızdan izole etmek, daha kalıcı ve makul bir yöntem olacaktır.

Yazar James Clear; tüm uyarı ve önerilerine kitabında tablo, grafik ve diğer görsellerle daha anlaşılır ve uygulanabilir nitelik kazandırmış. Her bölümün sonuna özet eklemesi de anlama kabiliyetimize katkı sağlamış.

Tüm alışkanlıklarımızın, yaşamımızı kolaylaştıran, verimli kılan bir nitelik kazanması dileğiyle, iyi okumalar dilerim.


Yanıtla
346
18
Destekliyorum  56
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rubailerin özünde özellikle ilahi aşk vardır. Dini ve manevi duyarlılıkların yanında mistik ve felsefi yaklaşımlarda dikkat çekmektedir. Vahdet inanışını etraflıca işlemektedir şair. Tasavvuftaki hiçlik makamı gibi birçok konu gelenekten gelen şekliyle işlenmektedir. “Mevla, hayat, ölüm, cennet-cehennem, yol, ateş, dost, âşık” gibi temalar rubailerde daha çok öncelenmiştir. Halk ve tekke şiirimizin özlerini taşımasının yanında, şair, gönül dünyasında ki aşk devrimini rubailerle yaşatır adeta. Rubailer de İslamî literatür ve felsefesiyle beraber azda olsa Zümrüdüanka, kaknüs gibi eski çağ felsefik yaklaşımlara da rubailerde karşılaşmaktayız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Medeniyet tarihinde zengin-fakir ya da güçlü-güçsüz farklılığı temelinde kurulup yürütülen adaletsiz toplumsal düzenler, en fazla halkların zararına işlemiştir. Artı değerin bir avuç elit arasında toplanması nedeniyle %98 gibi çoğunluk fiziki ve ruhsal bir sefalete mahkum edilmekte, dolayısıyla da yoksulluğun, hastalıkların ve her türden acıların kurbanları haline dönüştürülmektedir.
Bu kitapta tespit edilen gerçekler bize göstermektedir ki, ilk insandan itibaren insanlığa adaletli ve sağlıklı bir hayat tarzını öğreten İslam; temizlik, cinsellik, beslenme ve genel olarak insanın insan-varlık-Allah ile ilişkilerini düzenlerken vazettiği kurallar ve ilkelerle hakiki bir medeni hayatın teminatıdır. Bu İslami kural ve ilkelerin insan hayatına mâledilmesi ise, gündelik hayatın rutin duaları ile ibadetlerin bilinçli şekilde düzenli yerine getirilmesi sayesinde mümkün olmaktadır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir