Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birbirinden farklı dört öykü. Peride Celal kendisi için hazırlanan armağan kitapta, Selim İleriye verdiği röportajında "Durmadan bir kenara itildim," diyor "Benim en büyük acım bu olmuştur. Ne yaparsanız yapın, itiyorlar." Gerçekten de yıllar yılı bir kenara itilmiş ve yakın zamanda gün ışığına çıkmış Peride Celal'in eserleri. İyi ki de çıkmış. Bazı edebiyat tarihlerinde adı bile geçmeyen ama yazdığı öykülerle modern öykücülüğümüzde çığır açan sadece kadınların değil, erkeklerinde ruhsal dünyalarını harmanlayan analizleri ile öykücülüğümüze farklı lezzetler katan bir yazar Peride Celal. Mutlaka okunması gereken bir yazar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde dokuz öykünün yer aldığı bu yapıt, farklı ismiyle öne çıkıyor. Temel meselesini adıyla belli ediyor, yazmak üzerine düşünen bir yazarın öyküleriyle karşılaşacağımızı bizlere gösteriyor. Bu isim kitapta yer alan herhangi bir öykünün adı olmadığından, yazarın belirli bir tema üzerinden öykülerini kurguladığını başlangıçta tahmin edebiliyoruz. Kitapta yer alan öykü karakterlerinin bir kısmı ya yazar ya da okurlardan oluşuyor.

Her ne kadar yazarlık ve okurlukla ilgili meselelere odaklı bir eser olsa da salt buradan anlatıyor diyemeyiz. Özellikle “Tükenişe ve Diğer Şeylere Dair” ve “Balo” öykülerinde nispeten esrarengiz bir atmosfer kurulumuyla birlikte ilkinde bir annenin evladı üzerinden acısına şahitlik ederken diğerindeyse bir gencin kendini aşma çabasını görüyoruz. Keza “Tuhaf Kafalar” adlı öyküdeyse tamamen karşılıklı diyalogla ilerleyen ismi gibi tuhaf karakterlerin yer aldığı ilginç bir metin. Yazar, 83 sayfada okura pek çok duyguyu aynı anda yaşatmayı başarabiliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Ortaylı'nın vefatından sonra tarihe ilgi ve merakım arttı. Hocanın shorts videoları önüme düştükçe tarihe iyice merak saldım. İlk hedefim ise kitaplarına bakmaktı. Fatih Sultan Mehmet bir padişah değil bir dehaydı. Bende onun hayatıyla başlamak istedim. Ben bu kitabı otobiyografi tarzı bekleyerek okudum ancak istediğimi tam alamadım. Hoca burada 2. Murat'tan başlayarak Fatih dönemi ve sonrasını genel olarak ele almış. Ben biraz daha detay istiyordum Fatih'e dair. Bazı yerlerde tekrara düştüğünü düşünüyorum. Diğer yazarlarında bakış açılarını ve yanlışlarını bize sunuyor hoca. Ancak hocanında kitapta belirttiği gibi hala karanlık olan bir çok konu var ve bunun üzerine yeterince düşülmüyor. Yabancı kaynaklar yeterince incelenmiyor. İnşallah ileride daha detaylı bir araştırma olur. İlber Ortay'lı hocamızı saygı sevgi ve özlem ile anıyorum. Ülkemiz için büyük bir kayıp. Ruhuna El Fatiha.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala'nın kaleminden Yunus Emre'nin hikâyesini okumak, yalnızca bir roman okumak değil; kelimelerin ruhla buluştuğu eşsiz bir yolculuğa çıkmak gibiydi. Her sayfada dilin zarafetine, her cümlede derin bir hikmete hayran kaldım. Bir yazar, kelimeleri ancak bu kadar incelikle işleyebilir, bu kadar estetik ve anlam yüklü cümleler kurabilir.

Bu yıl içinde İskender Pala'dan okuduğum yedinci kitaptı. Her kitabını bitirdiğimde bir sonrakine başlamak için içimde tarifsiz bir istek uyanıyor. Sanırım artık hedefim, kaleminden çıkan bütün eserleri okumak.

Eğer kelimelerin büyüsüne kapılmak, Türkçenin inceliklerini yeniden keşfetmek ve kelime dağarcığınızı zenginleştirirken aynı zamanda ruhunuza da dokunan satırlarla buluşmak istiyorsanız, İskender Pala'nın kitaplarına mutlaka bir şans vermelisiniz. Bazı yazarlar hikâye anlatır; İskender Pala ise kelimelerle gönüllere dokunur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken kendimi denizin ortasında, zamandan biraz kopmuş gibi hissettim. Vivian Kohen’in dili sakin ama bir o kadar da derin; öyle büyük olaylar olmadan da insanın içine dokunmayı başarıyor. Hikâyeler kısa kısa ama her biri bittikten sonra bir süre durup düşünme ihtiyacı hissettim.
Kitaptaki karakterler genelde yalnız, biraz kırgın ve hayatla kendi içlerinde hesaplaşan insanlar. Ada atmosferi bu duyguyu daha da yoğunlaştırıyor; sanki herkes hem birbirine yakın hem de kendi dünyasında çok uzak. Bu çelişkiyi çok iyi yansıtmış bence.
En sevdiğim şey, yazarın açık açık anlatmak yerine hissettirmeyi tercih etmesi oldu. Bazı öykülerde neyin tam olarak söylendiğinden çok, bende bıraktığı duygu önemliydi. Ama bu durum yer yer kopmama da neden oldu; bazı hikâyeler bana fazla kapalı geldi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap benim için merakla başlayıp karmaşık duygularla biten bir okuma oldu.Kitabın konusu beni çok heyecanlandırmıştı.Bir odanın,içindeki eşyaların ve sessizliğin insan ruhunda bıraktığı izleri okumayı bekliyordum.Özellikle hayatımın bir dönemini hastane odalarında geçirmiş biri olarak,yazarın sıradan görünen nesnelerde saklı anlamları keşfetmesini umut ettim.Ancak kitap ilerledikçe oda,benim beklediğim kadar merkeze yerleşmedi.Yazarın düşünceleri,anıları ve aşk üzerine yaptığı çağrışımlar daha baskın geldi.Bu nedenle kitap biraz beklentimin altında kaldı.Yine de bana yakın yerler vardı.Özellikle insanın “ruh”ve“hayvan”olarak iki farklı yönünü anlatması etkileyiciydi.Çünkü ben de çoğu zaman bedenim bulunduğu yerde kalırken,ruhumun bambaşka düşüncelere,hayallere yolculuk ettiğini hissederim.Bu kitap bende hayranlıktan çok düşünme isteği uyandırdı.Beklediğim yolculuğu tam bulamasam da,kendi iç dünyama dönüp bakmama vesile olduğu için değerli bir okuma olarak hafızamda yerini aldı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok satanlara daima temkinli yaklaşırım fakat bu kitabı okuma grubumuzla okuduk. Öncesinde filmini izlemiş bulundum. Buna rağmen okuduğum en estetik kitaptı diyebilirim. Yazarın betimlemeleri tarif edilemez zenginlikte. En derin acısından bahsederken bile öyle bir benzetme kullanıyor ki çaktırmadan gülümsetiyor, en olmadık bir anı çocuksu bir gerçeklikle tarif edebiliyor. İnsanın okuma zevkini yükselten, öte yandan yazma arzusunu tetikleyen bir eser. İnsana dair çokça zaafa ve zenginliğe temas ederek psikolojik ve sosyolojik nüktelerle hayatın olağan akışını sunuyor. Karakterlerin her birini derinlemesine işliyor. Hiçbiri yüzeysel kalmıyor. Türkçesi de ayrıca çok başarılı, bir an olsun yapay bir çeviri hissi vermiyor. Unutmayacağım bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eminim katili anladığımız, isminin yazdığı o sayfaya geldiğinde okuyan herkes benim gibi şok olmuştur. Asla ama asla beklemediğim bir ters köşe oldu. Hatta katili çok öncesinde anladığımı zannedip moralim bozulmuştu ama yazar öyle bir manevra yaptı ki, hala kendime gelemiyorum.

Ben Alice Feeney ters köşelerinin de hayranıydım ve kitaplarının hepsini okumuştum. Bunu bilen arkadaşlarım Freida McFadden’in de tarzının ters köşelerle dolu psikolojik gerilim kitapları yazdığını söyleyince yazarı keşfettim. Yazarla ilk tanıştığım kitabı bu oldu. Diğer kitaplarını da alacağım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahatsız edici atmosferi ve okuru psikolojik olarak zorlayan anlatımıyla akılda kalan bir roman. Gerçek bir olaydan esinlenmesi hikâyeyi daha da sarsıcı hâle getiriyor ve insanın karanlık yönünü oldukça çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yazarın dili akıcı olduğu için kitap kısa sürede okunuyor ve merak duygusunu canlı tutuyor.

Buna rağmen kitap bende beklediğim etkiyi tam olarak yaratmadı. Karakterlerin bazı yönleri yeterince derin işlenmemiş gibi hissettirdi ve yaşanan şiddetin zaman zaman hikâyeye hizmet etmekten çok okuru sarsmayı amaçladığını düşündüm. Bu nedenle duygusal bağ kurmakta zorlandım ve anlatımın tekdüzeleştiği bölümler oldu.

Genel olarak etkileyici ve cesur bir roman olsa da herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Özellikle ağır psikolojik şiddet içeren hikâyelerden rahatsız olan okurlar için oldukça zorlayıcı olabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde 83 parça yazı ve yazarının oluşturduğu görseller yer alıyor. Yazılar çoğunlukla "küçürek öykü" tarzında. Yazıların bazıları ise şiir formatında(şiirimsi). Ancak bu yazıların hiçbirine "aforizma" denilemeyeceğini düşünüyorum. Görsellerin çoğuna anlam veremesem de -benim kusurum- bazı yazıları çok iyiydi. Sayfa 19'da anlatılan "göz kenarındaki kanyonu sevdim.", sayfa 145'teki "Yalnızlık" konulu yazı, sayfa 105'te "ağaç" konulu metin gibi... Okunur mu? Okunur. Bir alıntı ile bitirelim: "Benim yolum kendi içinde kaybolur/ Susuz kalan, baraj balıkları gibi çaresiz" (sayfa 115)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir