Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Paulo Coelho yine sade ama ruhun derinliklerine dokunan bir hikâye anlatıyor. Okçunun Yolu aslında ok atmaktan çok, insanın kendini hedefe hazırlama yolculuğu. Her satırında sanki hayatın içinde bir öğretmen gibi konuşuyor. “Okçu hedefi vurmaz, kendini vurur” derken aslında hepimizin içindeki mücadeleyi anlatıyor.

Kitap kısa ama etkisi uzun sürüyor. Birkaç sayfada bile durup düşünüyorsun; “ben hedefime nasıl yürüyorum, acele mi ediyorum, yoksa gerçekten görüyor muyum?” diye. Coelho’nun dili huzurlu ama uyarıcı sessiz bir farkındalık yaratıyor insanda.

Bitirdiğimde, bir kitabı değil bir öğüdü kapatmış gibi hissettim. Hayatın telaşında yavaşlamayı, sabrı ve dinginliği hatırlatıyor. Herkese iyi gelecek, yüreğe dokunan bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İş hayatında zorlu zamanlar geçirdiğim bir dönemde yolumun kesiştiği bir eser. Lerner, öfkenin yıkıcı bir düşman değil, kişisel değişim ve sınırların ihlalini bildiren doğal bir alarm sistemi olduğu fikrini merkeze alan bir anlatım ile okuyucuya dönüştürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Özellikle kadınların toplumsal beklentiler nedeniyle öfkeyi bastırmasının, suçluluk, depresyon ve fiziksel rahatsızlıklara yol açtığını vurgulaması detayı da tüm hemcinslerimin okuması için güzel bir neden, bence :)

Eserdeki esas anlatı, öfkenin -benliksizleşme- durumundan, yani kişinin ilişkide kendi kimlik ve isteklerinden uzaklaşmasından doğduğu üzerinedir. Bu kitap benim için, öfkelenmeye "hakkım var mı?" gibi anlamsız bir sorudan kurtulup, öfkenin ardındaki gerçek ihtiyacı görmemi sağlayan başucu rehberi niteliğindeydi. Çünkü, yalnızca duygu yönetimini anlatmıyor, aynı zamanda sağlıklı sınırlar ve öz saygı inşa etme yolunda neler yapılabileceğini de anlatıyor. Okumaya karar verenlere iyi okumalar!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yüksek Lisans dersi kapsamında hocamın önerisiyle okuduğum bir eser. Yazar Sanders, okuryazarlığın sadece harfleri tanımakla başlamadığını, asıl kökünün anne kucağında atılan sözel kültürde ve ritim duygusunda yattığını ifade ediyor. Ayrıca, elektronik medyanın (TV, bilgisayar) yaygınlaşmasıyla birlikte bu hayati öneme sahip sözel bağın koptuğunu belirtiyor. Yazara göre bu kopuş, gençlerde şiddet eğiliminin artmasını, vicdan ve pişmanlık duygularının azalmasının temel nedenidir. Öyle ki Sanders'e göre, genç bireyler, okuma-yazmanın oluşturduğu benlik duygusundan kaçıp çete olmaya yöneliyor. Bu durum, modern insanın yalnızlaşma ve yabancılaşma sürecinin acı bir fotoğrafı olarak anlatılıyor. Bence bu eser, okuma eyleminin kaynağını sorgulatan ve teknoloji çağında unuttuğumuz "dinleme" ve "anlatma" sanatının önemini gösteren bir uyarı niteliğindeydi. Özetle, ufuk açıcı ve öğretici bir okuma yapmak isteyen herkesin okumasını şefkatle öneriyorum. İyi okumalar, sevgiler.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın kapağını beğenmediğim için almamıştım, ama Junji İto'nun eserlerini okumaya karar verdiğim için sonradan gönülsüz de olsa aldım. Açıkçası önyargılıydım esere karşı. Ama okumaya başlayınca bayıldım doğrusu. Junji İto, bu işi biliyor cidden. Bu sefer hikayeye şeytanı da eklemiş. Kitabın cild tarzı ekleme kapağı değil de orijinal kapağı (siyah renkli ve yıldızlı görsel olan) ayrı bir hava vermiş kitaba. Kitaptan esinlenerek "Her özür dileyen ve güzelsin diyen iyi niyetli olmayabilir, dikkat etmek lazım." diyerek mangaseverlere bu kitabı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ergenliği nörobilim merkezli anlatıyor. Bu evrede beyinde neler oluyor, bu değişimler ergenleri hangi davranışlara yöneltiyor, sebep sonuç ilişkilerini harika anlatmış. Ergenlerin güçlü yanları kadar kırılganlıklarını göstermiş. Bilim kitabı ama çok açık, anlaşılır bir dili, akıcı ve samimi bir anlatımı var. Anne-babaya ve öğretmenlere çok güzel yol göstermiş. Her bölüm sonu özetle bitmiş zaten. Döne döne anlatmış. Yazar kariyerinin başında bir dönem lisede, sonrasında 25 yıl üniversitede hocalık yapmış, kendinin de 2 oğlu varmış. Ergenliği bizi insan yapan dönem olarak nitelemiş. Önemini vurgularken fırsatlarını göstermiş. Ergenlerde hayatlarının sadece kahramanı değil, yönetmeni de olmayı salık vermiş. Çok beğendim bu kitabı. İyi ki okudum, çok faydalı oldu bana, içine su serpildi. Çocuğumu daha iyi anladım. Hele de ihtiyacınız varsa, mutlaka okuyun, zoru kolaylaştırıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kitapta, dijital çağın çocuklar ve gençler üzerindeki derin psikolojik etkilerini çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Haidt, sosyal medyanın yükselişiyle birlikte genç kuşaklarda artan kaygı, depresyon ve yalnızlık sorunlarını bilimsel verilerle destekleyerek inceliyor. Kitap, ebeveynlerin “dijital bağımlılığı” hafife almamaları gerektiğini vurgularken, sosyal medya platformlarının bilinçli olarak çocukların dikkatini sömürdüğünü öne sürüyor. Haidt’in en güçlü yanı, duygusal söylemlerden ziyade veriye dayalı bir analiz sunması; ancak zaman zaman teknolojiyi tek başına suçlaması, karmaşık toplumsal etkenleri gölgede bırakabiliyor. Yine de, hem ebeveynler hem de eğitimciler için uyarıcı ve farkındalık yaratıcı bir rehber niteliğinde. Dijital çağda çocuk yetiştirmenin etik ve psikolojik yönlerine dair önemli sorular soruyor. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap genel olarak değişim üzerine kurulmuş.
Kendini anlamak, duygularını tanımak, öz-şefkat geliştirmek ve sınırlarını korumak…

İtiraf etmem gerekirse kitabı ilk gördüğümde yazarın genç olması bende biraz önyargı oluşturmuştu. Ama değerli hocam Metin Özdamarlar‘ın tavsiyesi olunca bir şans vermek istedim, yine şaşırtmadı çok beğendim

Yazarın derin bilgileri sade, anlaşılır ve uygulanabilir bir dille anlatmasını çok beğendim.
Daha önceden okuduğum öz-şefkat ve sınırlar üzerine yazılmış kitaplardan çok daha yalın ve net…
Diyaloglarla ve örneklerle bilgiye boğmadan uygulanabilirliğini arttırarak ilerliyor.

Kitapta yer alan çizimler ve yanlarındaki kısa notlar da çok hoş bir farklılık olmuş, metni zenginleştirip özgün bir hava katmış.

Gerçekten beklentimin çok üzerinde bir kitaptı.
Yazar kitabın başında verdiği “Kolunuzdayım” sözünün hakkını vermiş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1.Dünya savaşı sonrasında itilaf devletleri tarafından işgal edilmiş bir şehir İstanbul ve ne yazık ki sadece fiziksel bir işgalden söz etmiyoruz Aynı zamanda ahlaki çöküşün ve yozlaşmanın da işgalci askerlerle birlikte şehre çöktüğü buna çanak tutan İstanbul eşrafının da resmedildiği bir dönemi okuyoruz. Yakup Kadri'nin kitaba, Tevratta bu isimle anılan helak olduğuna inanılan iki şehrin adını vermesi de tesadüf değil zira dönemin İstanbulunda bir kesim bu kadar da olmaz denilen her türlü pisliğin, çürümenin içerisinde yer alıyor. Üstelik bir tarafta milli mücadele devam ederken. İnanmış bir grup insanın Mustafa Kemal önderliğinde başlattığı direnişe minnettarım dönemle ilgili okumalar yaptıkça kendisine saygım sonsuz artıyor. Siz de okuyun araştırın lütfen. ️
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Almanya'da yahudilerin yaşam mücadelesi verdiği savaş döneminde ailesi ile birlikte küçücük bir alana sığınmak zorunda kalan Anne Frank'ın günlüğüne yazdıklarını daha sonradan babasının kitaplaştırdığı bir anı defteri. Hayatınız boyunca zihninizden silinmeyecek notlarla dolu bir kitap. Savaşın o kötü yüzünü hiç bu kadar acı şekilde hissetmemiştim. Aynı ad ile filmi de var fakat kitap ile aynı yoğun etkiyi hissettirmedi bende. Hollanda'nın Amsterdam şehrinde , Westerkerk'e yakın, Prinsengracht adlı bir kanal üzerinde bulunan evi de müzeye dönüştürülmüştür. "Anne Frank Evi Müzesi"
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap yazım tekniği itibariyle herkese hitap etmeyecektir. İçiçe geçiyor kurgu. Ama edebi değeri yadsınamaz. Eve dönmek, evden ayrılmak, geri gelmek, bunun bazen hüzün, bazen sevinç, bazen hayalkırıklığı, bazen pişmanlık olması... Tasvir ettiği bu hâl ve duygu durumu çok tanıdık. Cümleleri kimi yerde sert, aforizmatik, kimi yerde şiirsel. Zambra'nın kalemi kıvrak, "nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum" diyeceği birşey yoktur galiba. İşte tam da bunun için okunmalı bence; olay akışı beklentisiyle değil, duygu ve düşüncelerini derinlemesine işlemesine bakmalı. Ve edebiyatın sığ sularından sıkılıp, hadi biraz açılalım, dalalım diyenlere göre bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir