Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır elime bu kadar güzel bir roman geçmemişti. Cengiz Aymatov'un hayranı oldum tek bir kitapta. Kitabı büyüleyici kılan şeyin hikayenin kurgusu mu yoksa karakterlerin açmış olduğu derinlik mi bilemedim ama bir hafta kitabı bitirmiş olmama rağmen neredeyse her gün bir anı, bir kısmı aklıma geliyor ve beni kısa bir gezintiye çıkartıyor.

Karakterlerin ağzından hikayeyi dinleme fırsatı veriyor Aymatov, daha önce bu tarzı Orhan pamuk "benim adım kırmızı" da da uyguladı ama Aymatov bunu çok daha ince geçişlerle beceriyor. Bir kaç sayfada dedenin erdemini, çocuğun hayal gücünü ve kötü karakterin acımasızlığını derinden hissediyorsunuz.

Şimdiden iyi okumalar çok keyif alacaksınız.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  30
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nûru'l-Arabî'nin seyr u sülûk nazariyesindeki görüşlerinden iktibasla 'nokta' ehâdiyyet ile tanışmadan, teberrüken davet olunmadan sadece aklen açıklanıp fikren bilgi sahibi olunabilir. Bu da ancak gerekli ön okumaların titizlikle yapılması sonucu elde edilir ki haddi zatında ilmen gayet sarih ve anlaşılabilirdir. Nokta metaforu, bâtınî-ezoterik falan olmadığı gibi bir paradigma çerçevesinde de ele alınmamalıdır. Bihakkın İslâmî'dir. Mahmut Kanık hocanın bu çalışması azm-i hakiki ürünüdür. Allah ondan razı olsun, sa’yini meşkur, amellerini makbul eylesin. Rahmet olsun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken kendinizi gördüğünüz, içinde kaybolduğunuz kitaplar elbet olmuştur. Bu kitap benim kendimi gördüğüm ve halime üzüldüğüm bir kitap oldu. Hislerimi, duygularımı, umutlarımı kaybettiğimi bu kitabın ana karakteriyle fark ettim. Hayatta her şeyin olağanlığını, doğum kadar ölümün de doğallığını kabullenişime üzüldüm. "Yarın hayatımın en kötü olayını yaşayabilir miyim?" Evet yaşayabilirim. Kalkar ve yapmam gerekeni yaparım.

Bu kitapta kayboluşunuzu, hissizleştiğinizi ve boyun eğişinizi göreceksiniz.
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  21
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Adalet, mülkün temelidir."

Öyle midir?

Aslında günümüz siyasal yazıtlarını okumadan önce iyi bir Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet tarihi okumak gerekir. Günümüze kadar gelen bütün kronolojik sürece hakim olduktan sonra adaletsizliğin, devlet otoritesinin yok oluş sürecine hakim olmak lazım.

Yoksa bu kitabı okurken "Yok ya, bu kadarda gözün içine sokula sokula adaletsiz olmaz. Bu komutan yalan söylüyor!" dersiniz. Lakin buz gibi, açık açık yapılmış hukuksuzlar anlatıyor. Genelkurmay'da hukuk alanında görev yapan bir subayın başına gelen ve onun bakış açısıyla okuduğunuz bu kitap ülkemizin geldiği durumun özetidir. Bu kitabı okurken sinirlenecek ve isyan edeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhsan Oktay Anar derin entellektüel bilgisini, mizah üslubu ile sos misali kullanıp göze batmayacak şekilde harmanlayarak sunan özgün bir yazar. Bu kitabında bilimin gerçek bilgiye ulaşmak için elzem olduğunu vurgularken arka planda da yaşadığımız sıkıntıların bilime koşulsuz güven nedeni ile oluştuğunu aktarıyor adeta. Kitapta bir çok metafor arasında insanın kibrinin hayal, hedef amaçları kisvesinde nasıl gizlendiğini ve insanın hırsının gözünü kör etmesi ile içini yakan ateşin sıçrayarak gelecek nesillerde de yangına neden olmasını arzulayışının zararlarını anlatıyor adeta...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayşegül Dede’nin öğrencilere kazandırdığı kitap demek istiyorum. Kitaptaki karekodlarla çocuklar kitabı okurken yazarın kendisinin de seslendirdiği kitabın içeriğine uygun şarkıları dinleyebiliyor, ilgili görselleri takip edebiliyorlar.
Keloğlan hikayelerinde olan keloğlanın aklını kullanarak serüvenlere çıkışı gayet başarılı olmuş.
Kitapta çocuklara kültürümüzün tanıtılması, doğa ve hayvan sevgisi oldukça ustaca işlenmiş.
Kitabında kahraman olarak geçmişten Keloğlan’ı ve eski zamanları anlatırken, karekodlarla teknolojiyi de kitaba dahil ederek zamanlar arasında tatlı geçişler sunmuş okuyucuya. Teşekkürler Ayşegül Dede.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Azteklerin tarihini Avrupalıların değil, kendi perspektiflerinden okumak inanılmaz iyi bir bakış açısı sunuyor. kitabı yazan Camilla Townsand a saygı duydum. kitap için söyleyebileceğim tek olumsuz yön aslında kitaba ve yazara karşı değil daha çok bizlerin bu kültüre uzak olması ve bağlamları çok anlayamaması olur. Son sayfalara doğru Aztek medeniyetine duyduğum saygı birden üzüntü ile birleşti ve sonunda maalesef insan olmaktan utandım. Böylesine bir medeniyet yıllarca avrupa tarafından cani olarak gösterildi ve yaptıkları sanki hakmış gibi anlatıldı. Avrupanın o iki yüzlülüğü yine sahnede. Okuyun arkadaşlar okuyun…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meredith,romanın ana karakteridir.Yaşadığı travma yüzünden tam üç yıl boyunca evden çıkmaz.Bu agorafobi değildir.Yazar,Meredith’in içinde bulunduğu ruh halini ayrıntılarla ve çok güzel betimlemelerle anlatır. Aslında Meredith ‘in evden dışarı adım atmamasının kökleri vardır.Romanda bahsedilen ağır olay,travmaya sebep olan olayların son halkasıdır.Geçmişiyle yüzleşmeye giren Meredith’in yaşamı belli bir disiplin, plan ve programları içerir.Örnek vermem gerekirse,internette geçireceği zaman bellidir.

Meredith,insanlarla ilişki kurar;yaşadığı şey sosyal fobi de değildir.Evinin ziyaretçileri vardır.

Geçmişe dönüşlerin olduğu romanda her karakter ayrıntılı bir biçimde işlenirken,aslında romandaki tüm karakterlerin ağır,büyük küçük zor yaşanmışlıkları bulunur. Meredith  evden çıkabilecek mi sorusu son sayfalara kadar sürerken,roman bu soruya yanıt verir.Roman,anne ve çocuk ilişkisine de değinir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhur, kelimesinin Osmanlı da daha çok ne zaman ortaya çıktığı tarihsel süreçte nasıl anlamlar yüklendiği, monarşinin ve padişahların, cumhur ve cumhuriyet karşısında duruşlarını, bazı devlet adamlarının zamanla cumhuriyet fikrine yönelmesini izah ediyor. Cumhuriyet fikrinin zaten Osmanlıda son 17-19 yüzyıl ya da en geç ortaya çıktığı biliniyor. Ama burada sorulması gereken kimin cumhuriyeti, ya da cumhuriyet yönetiminden ne anladığı. Atatürk'ten öncede cumhuriyet fikrini savunan aydınlar var. Ama birebir aynı olduğunu söylemek mümkün değil. kitap bu tarz kavramlar üzerinde duruyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek karakterlerden oluşan Teke Şenliğinin Dominik Cumhuriyeti'nde katledilen 50 bin insanı gözler önüne seren gerçek bir hikayesi var. Sadece insan katletmekle kalınmış sanıyorsanız yanılırsınız ülkenin kadınlarının da kabusu olmuş Trujillo.

Kitapta kurgu olan tek olay baba ve kızı Uraina Cobral'ın hikayesi diğer yaşananlar neredeyse bire bir aynı. 31 yıllık bir diktatör Turujillo 30 Mayıs 1961'de bir suikastla öldürülüyor fakat sanmayın ki kabus bitti...

Okuyun derim ben biraz ağzınızın tadı kaçsa da, biraz havsalanız zorlansa da okuyun. Tabeladaki Ülke ve Şehir isimleri değişmiş ama insanlık tarihinde acılar, trajediler, aynı yaşanmış. Lehçeler, isimler, ten ve göz renkleri değişmiş. Aranızda bizden bir dizi hatırlayanlarda çıkacaktır muhakkak "Öyle bir geçer Zaman ki" Aras Bulut İymenli Mete'nin yaşadığı işkence sahneleri kitapla bire bir gibi geldi bana. Sabırlı okumalar şimdiden.

Yanıtla
3
1
Destekliyorum  14
Bildir