Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin ana paradigması İslam'da evrim teorisinin İslam ile ilişkisi anlatılmaktadır. Eser, Darwinizmin İslam Dünyasındaki algılanış biçimiyle başlamaktadır. Birinci Bölümde İslam'da ortaya atılan evrim teorileri ortaya atan düşünürler ile detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Örneğin Cahiz'in biyolojik evrim teorisine katkıları, Biruni'nin kimyasal evrim teorisinin etkisinde kaldığı ancak son kertede kainatın yoktan yaratıldığını fakat zamanının bilinemediğini belirtmiştir. Ayrıca Biruni'nin Yahudi ve Hristiyan yaratılış teorilerine karşı eleştirilerine yer verilmiştir. İslam'daki evrim teorisinin gerileme sebeplerini ise biyoloji gibi tabi bilimlere ilginin azalması ve Biruni'den sonra donanımlı ilim adamlarının yetişmediğini bağlamaktadır. Son bölümde ise evrimci yaratılış teorisinin türler bazında gelişim evreleri anlatılmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çağımızın en önemli metafizikçilerinden olan Armstrong'un bu kitabı, metafizikle, bilhassa analitik felsefe ile ilgilenen herkesin kütüphanesine katması gereken bir eser. Kitabın amacı metafizik ve bilhassa tümeller sorunuyla ilgili konular çalışacak lisansüstü felsefe öğrencilere destek kitabı olmak. Fakat tümeller sorunu üzerine bu kitaptan önce 2 cilt daha yazan filozof, önceki kitaplarda geliştirdiği fikirlerini de bu eserde özet olarak sunuyor. Bu sayede özgün bir araştırma kitabı hüviyetine de sahip oluyor. Ayrıca yayınlandığı 1989 yılına göre güncel olan literatür bilgisi de veriyor okurlarına.

Kitabı çeviren Egemen Seyfettin Kuşcu da, Türkiye'de analitik ontoloji çalışan az sayıda isimden birisidir. Konuya hakim birisi olarak bize titiz bir çeviri sunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba ilk başladığım zaman gerçekler ortaya çıkana kadar bayağı bir bunaldım. Eyvah elimdeki sevdiğim bir yazarın kitabı ve bu kitaba nasıl yorum yazıcam derdine düştüm. Ta ki gerçeklerin ve gizemin yavaş yavaş ortaya çıktığı ana kadar. Son sayfaya bakmamak için kendimle bayağı savaşa girdim. Hiç bir ipucunu yakalayamadım. Hiç beklemediğim dönüşlerin olmasıyla koltuğuma resmen yapıştım. Kitap psikolojik drama içeriyor ve Helen'in hikayesine kilitlenip kaldım. Kiliti açmak kolay olmadı. Açıldığında ise gerçeklerin yüzüme tokat gibi çarpmasıyla duygularım şelaleye dönüştü. İstemsiz göz yaşları ile son sayfayı kapamada bayağı zorlandım. Tavsiye ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba sevgili kitap kurtları;
"cosy mystery" türünün ülkemizdeki temsilcisi sayılabilecek bir yazarı tanıtmak istiyorum sizlere. Bir kitabını okuyup külliyatını tamamladığım yazarlardan biri oldu. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği'nden "Büyük Usta Ödülü" almış bir yazar olan Celil Oker o denli bizden biri ki hiç yabancılık çekmiyoruz. Dövüş sahneleriyle süslenmiş harika bir seri bence.
Tanınmış dedektiflerden Remzi Ünal yine işbaşında... Nüfuzlu bir işadamının yine nüfuzlu bir işkadını olan eşi, günün birinde alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle birini bulmasını istemek için dedektifimizin kapısını çalar fakat ne yazık ki kendisi bir cinayet kurbanı olur. Katil alacağını tahsil etmesinden hoşlanmayan kişi midir yoksa bambaşka ve beklenmedik biri midir? Okuyup tüm sorularımıza cevap alıyoruz arkadaşlar. Türünün hayranlarına öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyi bir gazetecinin titiz bir çalışması neticesinde ortaya çıkan bir kitap, gayet akıcı. Meseleyi de çok güzel izah ediyor. Kızlarda görülen transgender illetini bir epidemiye benzetiyor. Mesela tarih boyunca erkeklerdeki oran, kadınların 3-4 katı iken ilk defa son on yıllarda yükselen bir ivmeyle kadınlar lehine vaka sayısı yüz kat, bin kat artıyor. Dolayısıyla bu, anormal durum salgın olarak nitelendirilmeyi hak ediyor ve yazar bunun ardındaki nedenlerin peşine düşüyor. Ve bu epidemiyi destekleyen hükümet politikalarından youtuber'ların çocuklar üzerindeki etkilerine, terapist yönlendirmelerinden linç kampanyalarına, tarafsız bir araştırmanın yapılamamasından eğitim sistemindeki uygulamalara değin geniş bir spektrumda meseleden bahseden hayli cesurca yazılmış güzel bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mussolini’yi Nasıl Bilirdiniz?
Tarihçi yazar Francesco Filippi, faşizm üzerine az çok bilgisi ya da okuması olan herkesin aşina olduğu o meşhur ifadeyle eserine başlıyor: “Şayet yeterince büyük bir yalan söyler ve bu yalanı tekrarlamaya devam ederseniz insanlar eninde sonunda size inanacaktır.” Ardından kitabı yazarken aldığı konumu açıkça ortaya koyuyor: “İtalya’da hakkında en fazla yalan söylenen tarihî figürlerden biri de Avrupa tarihinin yirmi yılı boyunca hüküm sürmüş, günümüz koşullarında tarihî bir figürden fazlası olamayacak kadar geride kalmış, fakat hakkında kahir ekseriyetle olumlu bir görüntü çizilen, ona dair efsaneler üretilmeye ve yalanlar söylenmeye devam edilen Benito Mussolini’dir. (…) Muhtemel bir totaliter geleceğin inşası biraz da totaliter geçmişin rehabilitasyonundan geçer. Bu bakımdan geçmişin kendine has hakikatini ortaya çıkarmak, totaliter geçmişin geleceğimize dönüşmesini engellemenin ilk adımı olacaktır.”

İtalya’yı 1922’den 1943’e kadar yöneten Mussolini karakteri, kitapta, toprak ıslahı önderi, müteahhit, hukuk adamı, ekonomist gibi farklı yönleriyle 8 bölümde işleniyor. Eserde, temel olarak, İtalya’da Mussolini’yle başladığı iddia edilen yeniliklere, düzenlemelere veya reformlara dair söylenenlerin, doğruları ne derece yansıttığına ilişkin detaylar sıralanıyor.

Bunlardan biri, İtalya’daki sosyal refaha ilişkin düzenlemeler. Resmî olarak emekli maaş sisteminin İtalya’da uygulamaya geçişi, faşist iktidardan 27 yıl önce başlatılmış (1895). Sosyal yardımları içeren birçok uygulama da bunu müteakiben yürürlüğe girmiş. Emeklilere maaş, yaşlılık ve hastalık yardımı gibi uygulamaları kapsayan sosyal refah sisteminin, İtalyan icadı olmadığı ve Bismark dönemi Almanya’sından ilham alınarak bina edildiği satır aralarında özellikle not edilmiş (s.18 vd). Yazara göre, faşistlerin bu alana yönelik yaptıkları reform, sisteme faşizan hedefler doğrultusunda el koymaktan ibaret bir durumdur.

Mussolini’nin toprak ıslahı hamlesine dair de benzer bir tablo çıkıyor karşımıza. 1923 sonunda toprak ıslahı üzerine çıkarılan konsolidasyon yasası, Mussolini’nin kendi başına icat ettiği bir konu olmayıp haddizatında kendisinden önce başlatılan (büyük bataklık alanların kurutulması ve kamuya kazandırılması gibi) çok sayıda girişimi bir çatı altında toplamış ve bunları tekrar faaliyete geçirmiştir. Kanun, var olan uzun soluklu harcamalardan ve kamu maliyesi için külfetli görülen vaatlerden oluşmaktadır. 121 maddelik kanunun büyük kısmı, toprak sahiplerinin yükümlülüklerine ayrılmıştır. 1929 buhranı ve savaş halleri, öngörülen ve onlarca yıla yayılmış hedeflerin gerçekleştirilmesini sıkıntıya sokmuş olsa da faşistler, neticede sekiz milyon hektarlık bir alanın yarısının tarıma kazandırıldığını savunmuştur. Yazara göre, en iyi ihtimalle iki milyon hektarlık bir alan tarıma kazandırılmış olup bunun da bir buçuk milyonluk kısmı, 1922 öncesi hükümetlerin çabalarının sonucudur.

Tüm İtalyan halkını ev sahibi yapma projesi, modern karayolu ağlarının faşist dönemin bir eseri olması, hukukun üstünlüğüne bağlılık, yakın akrabaların önemli görevlere getirilmesi, dünya zevklerine karşı mesafeli olduğu söylenen Mussolini’nin malvarlığı, mafyayla mücadele, savaş sonrası bozuk liberal ekonomik düzenin mirasını devralan Mussolini’nin ekonomiye uyguladığı kemer sıkma tedbirleri, İtalyan liretini sterline karşı sabit bir kurda tutma politikası, batık yatırım bankalarının kamu parasıyla kurtarılması, halkın elindeki altının ve gümüşün toplanması, cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi, belli vasıfları taşıyan kadınlara oy verme hakkı tanınması, kamuda sınırlandırılan kadın varlığı ve daha nicesi. Süslü anlatımlar ne kadar doğru, efsanelerle gerçekler neler?

Yazar Filippi, son 20 yıl içinde aşırı sağ popülist partilerin, süregelen ve bir türlü çözülemeyen siyasi, finansal ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle yükselişte olduğu bir sürecin içinden geçen İtalya’da, bu kitabıyla adeta arı kovanına çomak sokuyor.

İtalya’da 2019’un en çok satılanlarından “Ama Mussolini İyi Şeyler de Yaptı”, ülkemizde, Bilal Yakup’un kıymetli emeğiyle 2024 başında Runik Kitap yayınları içinde okurlara ulaştı. Faşizme dönüş, yasa dışı göçmenler ve Avrupa'nın İslamlaşması tartışmalarıyla oldukça hareketli bir gündemi olan İtalya’yı ve faşizmi bir de Filippi’nin perspektifinden okumanın ilginç bir deneyim olacağı ve okuyanlara yorum zenginliği katacağı muhakkak.

Yazıyı, kitaptan birkaç satırla sonlandıralım: “1943 yazında yirmi yıllık bir rejimin dikkat çekici ve ani dağılışı, bir nesil boyunca yeterince insan, ‘Bakın! Kral (ya da Duce) çıplak!’ deme cesaretini gösteremediği için varlığını sürdürebilmiş olan entipüften bir anlatıya karşı duyulan büyük hayal kırıklığıyla da açıklanabilir.” (s.135)

İyi Okumalar!
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kemal 'in nasıl bir dahi olduğuna insan inanamıyor, dünya tarihinde böylesine çok yönlü bir dahinin örneği var mı bilemiyorum. " boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe" nasıl bulmuş inanılmaz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Nevin Özdemir
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitap nefesimi kesti! MÜTHİŞ

Hatta bence karakterlerin mücadeleleri ve eylemlerinin daha duygusal bir şekilde anlatılması nedeniyle ilk kitaptan bile daha iyi buldum. Durmaksızın aksiyon, sırlar, ihanetler ve ters köşelerle dolu

olay örgüsü yoğunlaşıyor. Aefe ve Caduan'ın hikayesi olay örgüsünü. Tüm bu insan-fey politik ve savaş gerilimiyle daha da ilgi çekici hale getirdi.

bu kitaptaki kötü adamlar sadece güç susuzluğu çeken sıradan zalim adamlar Değl ,daha karmaşık ve daha katmanlılar ve bu onları daha da gerçek kılıyor


Muhteşem kapak
Güçlü, dayanıklı ve sert ana karakter
Diğer karakterler
Konu ve tempo
Aksiyon
Tatlı romantizm ️
Nefret etmeyi sevdiğimiz kötü adamlar ve ahlaki açıdan gri karakterler

Romantik -Fantazi severler
BU SERİYİ MUTLAKA OKUMALISINIZ.
hatta yazarın bütün kitapları okuyun pişman olmazsınız
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  9
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyetin İlk Sabahı, alanında çok iyi olan iki kişiyi bir araya getirmiş. Bir tarafta, tarihçilik konusunda bilgi birikimi, eserleri, alanındaki uzmanlığı ve haklı şöhretiyle ülkemizin en muteber kişilerinden birisi olan Prof. Dr. İlber Ortaylı var. Yanında ise çocuk edebiyatı konusunda hakikaten çok başarılı bir yazar olan Şermin Yaşar. Ortaylı’nın neredeyse her kitabını, Şermin Yaşar’ın ise pek çok kitabını okumuş bir okur olarak, üstelik tarihe ilgili bir öğretmen okur olarak bu kitap çıktığı anda ilgimi çekmişti.

Kitap aslında bir uzun hikaye. Şermin Yaşar’ın tahkiye ettiği kısımlarda, İlber Hoca araya giriyor ve ayrı bir konuşma satırıyla birlikte dönemin tarihi vakalarını anlatıyor. Adeta bir baba-kız oturmuşlar da, kızı ona yazdığı hikayeyi okurken, tarihçi baba da ona tarihi hakikati anlatıyor gibi bir hava oluşmuş.

Milli mücadele yıllarında Ankara’da yaşayan bir çocuğun babası, yıllardır süregelen, o bitmek bilmeyen savaşlardan birisine gitmiş ve geri dönememiştir.
Yanıtla
13
8
Destekliyorum  21
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
arkeolojide bulunan eserlere ilgi duyan onlarla ilgili sihirli dünyaların olabileceği düşünceler beni cezbediyor. kitap tüm doğaüstü fikirleri alt üst ediyor. hayal gücüm açısından iyi değil ancak bilmediğim noktalara da değinmesi fikir vermesi hoşuma gitti. ben yine de uzaylıların olabileceği fikrine inanacağım savunmalara rağmen inanmak hoşuma gidiyor. ancak yazarın mitler ile ilgili savunmaları gayet bilimsel temellere dayandırılmış. kitaba içeriği için 5 hayal gücümü rencide ettiği için 4 veriyorum.
Yanıtla
13
4
Destekliyorum  8
Bildir