Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarımızın eserini keyifle okudum. Sanki ikimiz de kahvelerimizi almış kitaplarla dolu odada cam kenarında keyifle sohbet ediyoruz, o anlatıyor ben dinliyorum ruhuma şifa olacak cümleleri. Evet bu eser tekrar tekrar okunacak bir baş ucu kitabı, ruhunuza şifa olacak satırlar yer almış her bir sayfasında. Zaten yazarımızın varlığı bile biz okurlarına şifa oluyorken eserleri ile de kat be kat iyileştirici özelliğiyle hem bize hem çevremize etki ediyor. İçerisinden muhteşem ötesi notlar çıkardım ve her birini özenle yazdım. Umarım sizlere de faydası olur. Ancak sadece notlar ile yetinmeyip kitabı da alıp okursanız daha da iyi olur sizler için. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Sevgiyle.
 
“Anlaşılmak... Çünkü her kalp, duyulmak ister.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önce şunu söyleyeyim; Konfabulasyon kelimesi bellek boşluğunu doldurmak için bilinçli olmadan uydurulan hikâyeleri ifade ediyor. Ve bu kitap tam da o kelimenin anlamını yaşıyor!

Almanya’da görevli iki polis, Mark ve Süleyman, kendini “Mesih” ilan eden bir adamın peşine düşüyorlar. Ancak bu adam, karanlık bir örgütün yalnızca küçük bir parçası… Araştırma derinleştikçe inançla bilimin, gerçeklikle yanılsamanın birbirine karıştığı bir girdabın içine giriyoruz.

Kitap sadece polisiye değil; içinde felsefe, psikoloji, din, mitoloji ve bilim iç içe geçmiş. Hatta mülteci sorununa bile dokunuyor. Her bölümde “gerçek” kavramını yeniden sorguluyorsunuz.

Mark ve Süleyman’ın yolculuğu Berlin sokaklarından Kıbrıs’a, hatta Atlantis efsanesine kadar uzanıyor. Zihin oyunlarını, sorgulamayı, karmaşayı seviyorsanız bu kitap tam size göre!

Tavsiyem: Bu kitabı mutlaka sakin bir zamanınızda okuyun. Çünkü “Beynimdeki nöronlar çok karışık” dedirten bir hikâye sizi bekliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Campbell, yalnızca kahramanların değil, hepimizin içsel dönüşümlerinin izini sürüyor: Gılgamış’tan Odysseus’a, Buddha’dan Thor’a kadar her kahraman, içsel bir dünya yolculuğundan geçiyor; bu onları bizden farklı kılan değil, evrensel kılan şey
Kitabın ilk başlarında, monomit adı verilen o arketipik şablonla tanışıyorsunuz. Bu öyle bir şablon ki—‘günümüzde bile her anlatı onun gölgesinde şekilleniyor’ diye düşündürüyor. Star Wars, Matrix, Yüzüklerin Efendisi gibi modern anlatıların bu kadim şablona olan borcunu fark ediyorsunuz
İlerledikçe, metnin akademik ve yoğun diliyle yüzleşiyorsunuz; bazı yorumcular “akademik, dağınık, yorucu” olarak tanımlasa dabu ağırlık haliyle o evrensel tema dokusuna daha güçlü nüfuz etmenize izin veriyor. Kısacası, bu eser kitaplığa çabucak geldiğinde açılan değil, zamanla, sindirerek açılan bir kitap
“Her bir sayfa bir kadim efsanenin yankısı gibi,” demeliyim. Mitolojinin o sembolik derinliğiyle buluşuyorsunuz; .
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaz, bir umut misali beklendiğinde güzel duyguları hissettirir. Öykünün dilinin içine de muhakkak bu nedenle umut yerleşmelidir. Bu sayede merak diri kaldığı gibi karanlığın dağıldığı aydınlık sabah gibi öykü de insanın içini ısıtır. Sonuçta anlatılan bir hayat parçasıdır. Tüm yönleriyle yaşantının merkezine yerleşen insanın başından geçenler bütün doğallığıyla Yekta Kopan’ın öykülerinde dışa yansır. Bazen hayatın keşmekeşinin içinde okurun başına gelerek tezahür eden olaylar yazarın öykü diliyle buluşur. O zaman okur yazara, yazar da okura yoldaşlık etmiş olur. Esasında en rafine duygudaşlık bu şekilde ortaya çıkar. Kopan, kırk bir öyküyle hayatın girilmedik yerini bırakmaz deyim yerindeyse… Bu kadar hayat parçası içinden illaki okur kendine göre bir karakter ya da olay bulur. Hatta daha da fazlası “ben öykü yazsaydım böyle yazardım” fikri okurda oluşabilir. Kopan’ın öyküleri her ne kadar küçük kelimesine atfen küçürek olsa da manidar yönleri itibarıyla öyküler çok büyüktürler.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Danışman ve yazar Aydın Adaklı; bu kitabında belirttiği yöntemlerle kendimizi ve diğer insanları daha fazla anlayabilmemize; hayatımızı kolaylaştırmamıza yardımcı olmaya çalışmış. Bunu yaparken kültür farklarını da gözeterek pek çok kaynağı tarayıp görsellerle destekleyerek bilimsel bir çalışma yapmış. Tanıma sanatı, beden dili, davranışlar, anlayıp çözme yöntemi, dış görünüş ve analiz başlıkları altında insanları bir kitap gibi okuyabileceğimizi belirtmiş.
Kitabı okurken; hem kendim hem de başkaları hakkında olsun, bilgilerime ilave olarak farkındalık kazandığımı düşünüyorum. Hatta kendimi daha iyi ifade etme hususunda, kitapta okuduklarımdan ayrıca faydalanacağım. Kitapseverlere de bu kitabı tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her sayfada "İnanmıyorum, gerçekten gerçekler bunlar mıymış? " dediğim ama kitabın son sayfasına kadar, aslında ortaya çıkan gerçeklerin, gerçek gerçek olmadığını anlarken yaşadığım heyecan çok büyüktü ve bu heyecan her şeye değerdi. Dan Brown'un kitaplarını merak ediyordum ama bu kitapları hangi sırayla okuyacağımı bilmiyordum. Herkes başlamam için farklı bir kitabı öneriyordu. En sonunda kitapları yazıldığı tarihlerin sırasına göre okumaya karar verdim. Böylelikle de okuduğum ilk Dan Brown kitabı "Dijital Kale" oldu. Kitap gerçekten çok sürükleyiciydi. Son sayfasına kadar heyecanım doruktaydı. Kendimi bir gerçeğe inandırıyordum ama her yeni sayfada bu gerçek değişiyordu. Sanki kitabın içindeymiş gibi yaşıyordum tüm olayları. Tam her şey bitti diye üzülürken bir anda kendimi tekrar gülümserken buluyordum. Severek okuduğum ve çok beğendiğim bir kitap oldu. Uzun süredir böyle bir kitap okumamıştım. Ruhumun aksiyona ve adrenaline ihtiyacı varmış
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Annemin Uyurgezer Geceleri kitabını okumaya başladığımda kitaptan bu kadar derinden etkileneceğimi düşünmemiştim.

Üç kuşak kadın; bir yaşanamamış, bir yaşanmış ama hep eksik kalan aşk ve yaralı bir anneanne…

Travmalı bir hayat; gerçekler gizlenmiş, bir gün ortaya çıkacağı düşünülmeden derinlere itilmiş yaşanmışlıklar.

Derin derin psikolojik tahliller, her şeyi bilen bir anlatıcı; cesur kadınlar ve E.

Peki Eyşan? Anlatının içinde bilerek gizlenmiş ama gücü hep hissedilen…

Belleğin gücü unutmaktan mı ileri gelir acaba! Unutacak ki yerine yenisi gelecek (bence). Ayfer Tunç öyle sade ve yoğun anlatıyor ki bazı bölümlerde karın ağrısı ile kıvrandırıyor.

İnsan bu kadar yükü nasıl taşır? Maske üstüne maske yaşam üstüne yaşam eklerken hayatına aldığı her şey kendinden eksiltiyor…

Okunmalı…
Yanıtla
13
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu roman öyle çekirdek çıtlarken ya da arada bir kaç sayfa okuyayım dediğiniz bir roman değil. Gündelik düşüncelerinizden sıyrılıp, içindekilere saygı gösterir gibi, özel bir alan yaratıp, hatta belki daha bir dik oturup okuyacağınız bir roman. Bu roman dev ekran bir TV’ de en sevdiğiniz filmi seyrederken hissettiğiniz duyguyla eş değer, en azından ilk 100 sayfada durum bu, sonrasında gözlerinizi ayıramayacağınız bir eser gibi, bakmalara doyamayacağınız bir abide gibi uzun süre etkisini sürdürecek. Bu roman sizi o devirde yaşatmakla kalmayacak, Andreas gibi sadece bir eczacı olmakla yetinmeyen bir adamın mistik geçişlerle, yaşama kafa tutuşlarla, bitip tükenmeyen öğrenme arzusu ile kavuracak. Robin gibi tutkulu, sadık ve rutine uymayan olacaksınız. Aalis gibi özgürlüğünüz elinizde tuttuğunuz meşalenin yaratacağı alevlerin geçidi ise bunu siz yapacaksınız. Bu roman bildiğiniz tüm 10 numara 5 yıldızları tahtından alacak.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Frank eski arkadaşının / eski patronunun cenazesi için Milano'ya iner ve bütün karakterler romana girmeye başlar: Tennyson, beş yıldızlı bir otel, pandemi, otelde gizlice yaşayan bir göçmen aile vd. Romanın ilk bölümü neredeyse pandemi kaydının tutulduğu müthiş bir bölüm.

Sonra eski arkadaşının cenaze töreninde karşılaşacağını düşündüğü ve karşılaştığı kişiler de bilinç akışıyla romana girerler: eski arkadaşlar, eski sevgililer, eski hatıralar. Tim Parks burada da "örgücülüğünü" konuşturuyor.

Bir de Tennyson hikayesi var: bütün büyük romancılar gibi Tim Parks da şiire çok büyük bir saygı duyuyor ve sevdiği şiirleri hep tersinden anlıyor.

Göçmen aile konusuna gelince... Frank, yani "beyaz" kahramanımız o aileye yardım ederek bir dönüşüm mü geçiriyor? Tim Parks'ın bunu anlattığı yerler çok güzel. Hatta takdire şayan. Çünkü Parks da bir "beyaz".

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu romanın teması ilk bakışta aşk gibi dursa da aslında 68 kuşağının zorlu yaşam mücadelesidir.Ben diğer romanlarına bakıp yorum yapmayacağım keza her roman kendi içinde özeldir.Yazarımız her ne kadar özyaşamöyküsü değil dese de bu dönemi en acı şekilde geçiren entelektüellerden biri olduğu için roman otobiyografik bir hava taşıyor. Türü ne kadar roman olsa da içinde deneme tadında bölümler, mektuplar hatta kısa bir tiyatro da var.Selim’in konuşmaları iç monolog tarzında iyi bir şekilde aktarılmış.Kahramanların birbirine söyleyemediği anlatımlar anlaşılır şekilde aktarılmış.Sadece özetleme tekniği pasif kalmış ki birden seneler atlatılmış.Ve o süre zarfında ne olduğu ile ilgili bir kurmaca yok.Livaneli ; romanında Usta ile Margarita, Ölüler Evinden Anılar, Göçebe gibi romanlardan bahsederken metinlerarasılık yöntemini de aralara serpiştirmiş.Walter Benjamin’in intiharından D’Artagnan’ın şövalye ruhundan bahsetmesi bu yöntemin örnekleri.Okuyun okutturun ki güzellikler çoğalsın.
Yanıtla
20
11
Destekliyorum  12
Bildir
Yanıtları Göster