Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel komitesinin 1951'den beri Nobel ödüllü yaşlı bilim insanlarıyla gelecek vadeden genç bilimcileri buluşturduğunu biliyor muydunuz? Bu Lindau toplantılarının 64.süne katılanlardan biri yazar Stefano Sandrone - bir sinirbilimci. Nobel komitesinin işbirliği ve ayarlamalarıyla Lindau'da 24 Nobel ödüllü bilim insanıyla kısa söyleşiler gerçekleştirmiş. Özellikle geçmişten, Kimya, Fizik, Tıp ve ekonomi ödülü sahibi kişilerle biraraya gelip tecrübelerini aktarmalarını, gençlere yol yordam gösterecek tüyolar vernelerini sağlamış. Örneğin herkese sorduğu "Nobelden aradığında ne yapıyordunuz?" sorusu, sanırım bilime tutkulu her gencin hayali. Alanları ve kişilikleri değiştikçe röportajların tadı değişmiş. Ki bu bence okuma dinamizmi sağlamış. Bilim ve araştırma dünyasının atmosferini solumuş gibi oluyorsunuz. Ben çok severek okudum. Özellikle temel bilim okuyan gençlere ve akademisyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Normalde önce kitap okunur, sonra dizisi/filmi izlenir ama ben bu kez kitap kütüphanemde olmasına rağmen dayanamayıp önce dizisini izledim.

İçeriğe sadık kalındığını ve kitabın kasvetli atmosferinin ne kadar iyi yansıtıldığını görmek güzel bir deneyimdi. Sonunu biliyor olmam gerilimi bir miktar azaltsa da Feeney’nin yarattığı o karanlık labirentte heyecanla kaybolabildim.

Ayrıca ilk defa bir gerilim romanında bu kadar çok cümlenin altını çizdim. Feeney sadece bir olay örgüsü değil; aynı zamanda ego, güven ve insanın kendi kendine söylediği yalanlar üzerine tokat gibi çarpan gözlemler sunmuş.

Eğer hikayeyi ekranda izleyip "Acaba kitabına değer mi?" diye kararsız kalanlar varsa, o düşündüren satırlar için kesinlikle şans vermelisiniz!

"Bazen en olmayacak insanlara sımsıkı tutunuruz, ta ki acıya daha fazla katlanamayıp bırakana kadar."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gotik atmosferleri seven biri olarak bu dergiye ayrı bir bağ kurmam kaçınılmazdı İçindeki o hafif karanlık ama bir o kadar da eğlenceli dünya hem beni hem de oğlumu içine çekti. Canavarlar, gizemli karakterler ve hayal gücünü besleyen detaylar öyle güzel kurgulanmış ki çocuklar için korkutucu değil, aksine merak uyandırıcı ve eğlenceli bir hale gelmiş. Birlikte okurken hem eğlendik hem de keşfettik. En sevdiğim şey ise sadece bir okuma deneyimi sunmaması; aynı zamanda çocukların hayal kurmasına, sorgulamasına ve farklı dünyalara açılmasına kapı aralaması. Oğlumun ilgisi ve heyecanı her sayfada daha da arttı. Bizim için artık sadece bir dergi değil, birlikte vakit geçirdiğimiz özel bir ritüel haline geldi. Tüm sayılarını biriktirip arşivlemek istememizin sebebi de tam olarak bu Emeği geçen herkese kocaman bir teşekkür.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kadınlar hayat boyunca sadece anlaşılmak, değer görmek ve biraz adalet bulmak ister… Ama karşılarına çoğu zaman sevgisizlik, baskı ve haksızlık çıkar. tam da bunu hissettiren, insanın içine ağır ağır işleyen bir romandı benim için.

Kitabı okurken kaderine sessizce boyun eğmiş kadınları, hakkını aramaya çalışırken daha büyük haksızlıklara uğrayan kadınları düşündüm. Sayfalar ilerledikçe insan, bazı yaraların yalnızca acıdan değil; susturulmaktan, değersiz hissettirilmekten ve sevgisiz bırakılmaktan oluştuğunu görüyor.

Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Özellikle o kırılmışlık hissi kitabın her satırına sinmişti. Güçlü olanın güçsüzü ezdiği, insanların birbirine merhameti unuttuğu yerlerde en büyük yarayı yine kadınların aldığını çok çarpıcı bir şekilde anlatmış.
Yanıtla
65
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın diğer dört kitabında olduğu gibi bu kitabı da sohbet havasında yazılmış. İçerik olarak ilk iki kitaptaki gibi derin bilgiler bulunmasa da şaşırtıcı bilgilere bu kitapta da yer verilmiş. Bu serisinde halk arasında Bordo Bereliler olarak bilinen askeriyenin en donanımlı, yetenekli, imtiyazlı birliği olan Özel Kuvvetlerin ve Künyesizler'in yurt içi ve yurt dışı faaliyetleri konu alınmış. Bana biraz yavan geldi bu kitap çünkü çok fazla tekrara düşmüş ve kitapta yer alan Hafız karakterini mahalle teyzesi gibi yazmış yazar, çok gereksiz cümleler kurması, şey vs gibi kelimeleri çok kullanması, sürekli sohbeti bölmesi gibi. Ayrıca çok özgün bir eser olmamış genel olarak tüm seriyi eleştirmek istersek, dizi, film, makale ve kitaplardan çok çok alıntı var. Heyet 1'den itibaren bir anda Diriliş Ertuğrul veya Teşkilat dizisinin içinde bulabilirsiniz kendinizi...

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap pratikliğiyle benim beklentilerimi karşıladı özellikle içindeki cümlelerin günlük hayatta karşımıza çıkabilecek işlevsel kalıplardan seçilmiş olmasını çok beğendim. Arapça cümlelerin harekeli olması okuma kolaylığı sağlarken her cümlenin İngilizce karşılığının da bulunması öğrenme sürecini zenginleştirdiğini düşünüyorum. Kitap cep boy ve ince olduğu için arapça kursuna giderken yanımda rahatça taşıyabiliyorum. Dil uzmanları kelime değil cümle ezberlememizi söylüyorlar onun için bu kitabı kullanmayı seviyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beni zaman ve mekandan ayırıp, kendi evreninde yaşatan kitapları çok seviyorum. Sanırım benim için zamanı durdurmanın bir yolu da okumak. Ancak her okumak birbirine benzemiyor. Bazı kitapları bitirdiğinizde bir boşluk hissine kapılıyorsunuz. Zaman ve mekan algınız karman çorman oluyor. Acı duyuyorsunuz. Kitabı büyük bir açlıkla okuyup hikayeyi tüm ruhunuzla yaşarken, kitabı bitirdiğinize üzülmek çok garip bir çelişki. Yazarın diline, hikayeleri kurgulayışına bayılıyorum. Daha fazla kitabını okumak istiyorum. Ana karakter Tom'un asırlar süren ömrüyle, zamanın nasıl ağır bir yük olabileceğini hissetmek bu serüveni çarpıcı kıldı. Lütuf gibi görünen o 'uzun yaşamak' fikrinin; sevdiklerini kaybetme korkusu taşımak ve geçmişin ağırlığı altında ezilmek gibi yönlerini görmek sarsıcıydı. Yazar, insanın sevme ihtiyacını, sonsuz anlam arayışını fantastik bir kurguda öyle sahici anlatmış ki, kitap bitince bugünü yaşamanın değerini anladım. Bu muazzam hikaye benim kalbimde çok derin bir iz bıraktı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok etkileyici bir kitaptı. Kitapta Gretel’in hayatı bölümler halinde anlatılıyordu. Bu kitabı daha önce okumaya başlamıştım ve beni sarmamıştı. Bu sefer baştan okuyup mükemmel bir roman olduğu sonucunu çıkardım.
“Sanırım söz konusu hastayı kurtarmak için gereken her şeyi yapmadığımı düşünüyorum,” dedi. “Bu hastalar benden, bizden medet umdular, bize güvendiler. Oysa biz onları yüzüstü bıraktık. Yıllar içinde yüzlerce ameliyata girdim ve on beş hastayı kaybettim. Hayatı kurtulanların isimlerini hatırlamıyorum ama ölenlerinkini tek tek aklımda. (198)
Sağlığım yerinde olsaydı ona tokatı basardım. Tabii ki tüm bunların benim suçum olduğuna, bir şekilde tek başıma çocuk yapmayı başardığıma ve eline kadın eli değmemiş zavallı, masum bir adamı baştan çıkardığıma inanıyordu. Ancak şu anda doktora karşı öfkemi düşünecek durumda değildim. Kendimi iyi hissetmiyordum. Asla çocuk doğurmayacağıma, babamın soyunu sona erdirmek için üstüme düşen görevi yerine getireceğime yeminler etmiştim.(336)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap derleme makalelerden oluşuyor. Önsözde belirtildiği gibi son kısa makaleler sadeleştirmemiş ama genel açısından sorun olmuyor. İçeriğe gelirsek yazarımızın hayatı göz önüne alındığında oldukça tatmin edici. Konulara hakimiyeti mükemmel derecede. Osmanlı aydını olarak o psikolojiyi o dönemli perişan halde bile hissediyor ve mütekabiliyetin ne olduğunu anlıyorsunuz. Yüzyılda geçse ülkemiz üzerinde oynanan oyunların değişmediğini görüyorsunuz. o günün süper gücü ingiltere ile olan münasebetleri, çıkan yayınlardaki temel konular, Osmanlı son dönemi yeni cumhuriyetin ilk dönemi yoğunluklu olarak ikili ilişkileri vb güzel bir şekilde almış eser. Okunması gereken kitaplar arasında hacmi küçük içeriği oldukça büyük diyebiliriz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Büke’nin Kırmızı Buğday romanı, bende derin bir keder ve büyük bir öfke uyandırdı. Sartre’ın “Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölürler” sözünün tarihsel bir yansıması olan bu eser, yüreğime tam on ikiden dokundu. Kitabı okurken, vatan toprağı düşman işgalindeyken herkesin aynı fedakârlığı yapmadığını; bir yanda canını ortaya koyan yoksul halk varken, diğer yanda kendi çıkarı için sessiz kalan, malını saklayan ağaların ve beylerin varlığını görmek kanımı dondurdu.

Üzülerek fark ettim ki, geçmişin o "içimizdeki düşmanları", bugün hâlâ emekçinin sırtına basarak yükselenlerin atalarıdır. Ancak her türlü çürümüşlüğe ve adaletsizliğe rağmen, varlığını bu topraklar için feda eden vatanperverler sayesinde bugün özgürce nefes alabiliyoruz. Kırmızı Buğday, sadece bir geçmiş anlatısı değil; özümüzü tanımak ve geleceği sağlam inşa etmek için sığınmamız gereken bir hafıza tazeleme niteliğinde. Ahmet Büke külliyatı artık kütüphanemin vazgeçilmez bir parçası olacak.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir