Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahatsız edici atmosferi ve okuru psikolojik olarak zorlayan anlatımıyla akılda kalan bir roman. Gerçek bir olaydan esinlenmesi hikâyeyi daha da sarsıcı hâle getiriyor ve insanın karanlık yönünü oldukça çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yazarın dili akıcı olduğu için kitap kısa sürede okunuyor ve merak duygusunu canlı tutuyor.

Buna rağmen kitap bende beklediğim etkiyi tam olarak yaratmadı. Karakterlerin bazı yönleri yeterince derin işlenmemiş gibi hissettirdi ve yaşanan şiddetin zaman zaman hikâyeye hizmet etmekten çok okuru sarsmayı amaçladığını düşündüm. Bu nedenle duygusal bağ kurmakta zorlandım ve anlatımın tekdüzeleştiği bölümler oldu.

Genel olarak etkileyici ve cesur bir roman olsa da herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Özellikle ağır psikolojik şiddet içeren hikâyelerden rahatsız olan okurlar için oldukça zorlayıcı olabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde 83 parça yazı ve yazarının oluşturduğu görseller yer alıyor. Yazılar çoğunlukla "küçürek öykü" tarzında. Yazıların bazıları ise şiir formatında(şiirimsi). Ancak bu yazıların hiçbirine "aforizma" denilemeyeceğini düşünüyorum. Görsellerin çoğuna anlam veremesem de -benim kusurum- bazı yazıları çok iyiydi. Sayfa 19'da anlatılan "göz kenarındaki kanyonu sevdim.", sayfa 145'teki "Yalnızlık" konulu yazı, sayfa 105'te "ağaç" konulu metin gibi... Okunur mu? Okunur. Bir alıntı ile bitirelim: "Benim yolum kendi içinde kaybolur/ Susuz kalan, baraj balıkları gibi çaresiz" (sayfa 115)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kitabını bir tevafuk eseri gördüm. Genç kızlarımız için hazırlanmış sade ve yalın bir dille “Neden Yaratıldım?, Yaratıcı Bizden Ne istiyor?, Allah’ı Tanımak, İki Dünya Bir Amaç ve Müslüman Kimliği” ana başlıkları ile insanın kendini aramasını, içine dönmesini ve bulmasını sağlamış. Ben 1 günde bitirdim. Hiç sıkılmadan hızlıca bitecek türden… Eğer özetlemek gerekirse, “Sen, bu uçsuz bucaksız evrende unutulmuş bir nokta değilsin. Özel bir niyetle, sevgiyle ve bir amaçla yaratıldın. Yaratıcıyı tanıdıkça kendini bulacak, iki dünyayı tek bir ulvi amaca kenetledikçe hafifleyecek ve bu bilinci Müslüman kimliğinle hayatına yansıttıkça da varoluşunun en güzel meyvelerini vereceksin.” Hepimiz için yol da arayış da Rabbine ulaştırsın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken bazı yerlerde içim sıkıştı, bazı yerlerde ise tuhaf bir umut hissettim. Alice Walker öyle bir anlatım kurmuş ki, sade gibi görünen cümlelerin altında çok ağır bir hayat yatıyor. Celie’nin sesi başta kırık, çekingen ve kabullenmişken; sayfalar ilerledikçe o sessizliğin yavaş yavaş güçlenmesine tanık olmak beni en çok etkileyen şey oldu.
Kitap aslında sadece bir kadının hikâyesi değil; yok sayılan, bastırılan, değersizleştirilen pek çok hayatın ortak sesi gibi. Kadın olmak, siyah olmak, yoksul olmak… Hepsi üst üste gelince ortaya çok sert bir gerçeklik çıkıyor. Ama buna rağmen tamamen karanlık bir kitap da değil. İçinde dayanışma, sevgi ve kendini bulma gibi çok güçlü damarlar var.
Mektup şeklinde ilerlemesi başta biraz mesafeli hissettirdi ama sonra o samimiyetin içine çekildim. Sanki Celie gerçekten birine içini döküyormuş gibi, çok gerçek ve filtresizdi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başkomiser Perihan Uygur serisinin önceki kitaplarını sevdiğim için Kumarbaz’a da yüksek bir beklentiyle başladım ancak ne yazık ki bu kez aradığımı bulamadım. Başlangıçta merak uyandıran kurgu, sayfalar ilerledikçe gereğinden fazla dallanıp budaklandı. Farklı olay örgüleri, çok sayıda karakter ve peş peşe eklenen detaylar ana hikayenin odağını giderek zayıflattı. Bir noktadan sonra cinayetin nasıl çözüleceğini merak etmekten ziyade, anlatının yeniden kendi odağını bulmasını beklediğimi fark ettim.

Tuna Kiremitçi'nin kalemi her zamanki gibi akıcı olsa da bu durum kurguyu tek başına sürüklemeye yetmedi. Sayfaları bir sonraki gizemi merak ederek değil, bir an önce kitabı tamamlamak amacıyla çevirdim. Üstelik final de beklediğim etkiyi yaratmayınca, kitap bende güçlü bir iz bırakamadı.

Perihan ve ekibini sevsem de; Kumarbaz, konuların bu denli dağılarak metni ara ara bir polisiye olmaktan bile çıkarması yüzünden benim için serinin ritmini en çok düşüren macerası oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap Aziz Nesin'in Bursa'da sürgündeyken yaşadıklarını anlatıyor. Demokrat Parti döneminde 1948'de yaşadığı sürgün hayatıdır. Kitabı okuyunca Aziz Nesin ile birlikte sürgün hayatını siz de yaşıyorsunuz. Sürgünün başlaması, Bursa'ya gelişi, kolluk kuvvetlerinin ona davranışları, ahalinin ona bakışı çok içten bir şekilde anlatılmış. Kitap o dönemin siyasi havasını da çok iyi yansıtıyor. Eski arkadaşları onu sürgünde görünce onu tanımamazlıktan geliyorlar. Artık bazıları mecbur kalınca da diyorlar ki : Bizim de başımıza bela gelir lütfen bir daha yanımıza gelme diyorlar. Aslında hepimizin başına gelebilecek şeyler bunlar. Elimizdeki imkânları kaybetsek, güçten düşsek belki daha kötüsünü yaşarız. En üzüldüğüm kısım ise parasızlıktan altın kaplamalı dişini söküp onu satacak kadar durumunun kötü hale gelmesi o dönemde. Kitabı okurken üzüldüm, güldüm; sonra yine üzüldüm, sonra yine güldüm. Ne diyeyim bütün duygularım karıştı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarla ilk kez bu kitap aracılığıyla tanıştım. Konusu ilgimi çektiği için okumayı tercih ettim ve farklı bir deneyim yaşayacağımı düşünüyordum. Ne yazık ki beklentimi tam anlamıyla karşılayamadı.

Kitabın ele aldığı tema ve vermek istediği mesajlar oldukça değerliydi.Ancak anlatımın yeterince akıcı olmaması, okuma sürecini benim için zorlaştırdı.Bir noktadan sonra hikâyenin ilerleyişi yavaşladı ve aynı tempoda devam ettiği için zaman zaman okumakta güçlük çektim.Bana göre aynı konu daha akıcı bir anlatımla işlenseydi çok daha etkileyici bir eser ortaya çıkabilirdi.

Buna rağmen kitabı bitirdikten sonra geriye dönüp baktığımda,ele aldığı konular üzerine düşündüren ve etkisini bir süre hissettiren bir kitap olduğunu söyleyebilirim.Okuma sürecinde beklediğim akıcılığı bulamasam da,vermek istediği mesajlar açısından dikkat çekici bir eserdi.

Benim için 10 üzerinden 5 puanlık bir kitaptı. Konusu ilginizi çekiyorsa bir şans verilebilir fakat akıcılık beklememenizi tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin 2.kitabıda muhteşem. Bu kez Hz.İbrahim ve onun izleri, dönemindeki olaylar ve yaşamı ile tabiki Nemrut kimdir sorusunun da detaylı incelenip ortaya konması. Tabiki ilk kitapta olduğu gibi harikulade görseller ile desteklenen sayfalar. Ve yazar, şu cümleler ile final yapmış: " Dindarım deyip, Hz.İbrahim'in evine sahip çıkmamanın ne kötü birşey olduğunu, bize ait değerlerin hakkını vermenin nasıl bir fazilet olduğunu yeni nesillere aktarmalıydık. Nice tarihi eserimiz, rant uğruna üzerine beton dökülüp yok edilirken, bir kısmının da nice büyük cesaret ve fedakarlık ile nasıl ayağa kaldırıldığınıda görebilmeliydik. İşte tam orada duruyoruz; Hz.İbrahim'i gerçekten seviyor muyuz yoksa işin sadece lafında, hamasetinde, edebiyatında mıyız? " diyor. Evet kesinlikle öneriyorum. Okuyalım, okumak sağlıktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gündelik hayatın koşuşturmacasında, geçim derdi ve dünya telaşı arasında savrulurken bu kitapla karşılaşırsanız biraz soluk almanız gerekiyordur. Göksel Çavuş’un Beşerin Beş Kandili adlı eseri, sıradan insanların her gün kalbinde taşıdığı ama bazen dünya telaşından sesini unuttuğu değerleri özetlemiş: Vicdan, İnanç, Emek, Hakikat ve Umut. Yakın bir arkadaşla sohbet etmiş olmanın tadını alıyorsunuz.
Alın teri ve madencilerle ilgili yazdığı "Derinlerin Dili" ve "İşçinin Can Yoldaşı" şiirlerinde ekmeğini taştan çıkaran madencilerimizi, nasırlı elleri öyle bir anlatmış ki görmezden gelemedim. Değinmek istedim.
Dili okuyan herkesin anlayacağı kadar sade, samimi ve bizden. Akşam yastığa başını koyduğunda kendini sorgulamak isteyen, "Biz ne ara bu kadar duyarsız olduk?" diye dertlenen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eser. Yazarın kalemine sağlık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genç bir yazarın kalemiyle dikkat çeken bu fantastik eser, daha ilk sayfalardan okuru evrenin içine çekiyor ve olayları öyle hızlı akıtıyor ki soluklanmaya pek fırsat bırakmıyor. Akıcılık kitabın en güçlü yanlarından biri.

İki ayrı evren arasındaki çatışmalar ve zıtlıklar, bunların üzerine yükselen imkânsız bir aşk hikâyesiyle örülmüş. Sarayda geçen dostluk ve sadakat temaları, karakterler üzerinden ustaca sezdiriliyor; korumacı bir kraliçenin aşkından vazgeçmesi gibi anlar da okuru duygusal olarak içine çekiyor.

Yazarın görsel betimlemeleri kitabın öne çıkan yanlarından: altın sarısı gökyüzünden evrenler arası mor geçiş kapılarına, muhafızların ihtişamlı kırmızı kıyafetlerine kadar her detay zihinde net bir görüntü oluşturuyor. Bu denli kısa bir anlatıda bu kadar detayı taşımak da ayrı bir ustalık gerektiriyor.

Kısa ama yoğun, fantastik bir dünyaya adım atmak isteyenlere önerebileceğim, devamı merakla beklenen bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir