Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gençler ve her daim genç kalanların sevgili beyinleri sosyal medya tarafından ütülenmemiş olsaydı, Youtube'lar, Netflix'ler ve akrabaları en verimli çağındaki dimağları ilaçlamamış olsaydı bu kitabın en azından orta şiddette hem tatlı, hem acı bir edebi fırtına koparması gerekirdi. Edebiyat tarihimizdeki klas yerini sessiz sedasız almıştır. Sivri dilli, huzursuz, berrak, öfkeli, müstehzi, ironik, alaycı, sorumlu bir edebi festival çadırıdır. Daha çok edebiyat eleştirisi dünyasından bildirmekle birlikte fani âlemin pek çok halinden dem vurmakta, kahkahalar lütfetmektedir. Cesur ve müdanasız yazarımız Ersan Üldes'in bu incecik kitabının beyinde enfes bir tat bıraktığını söylemek isterim. Şahsen son yıllarda okuduğum en "güçlü" türkçe mizah edebiyatı yapıtlarından biri olduğunu yazara şükranlarımla belirtirim. Danke.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısacık ama sıcacık hikayeler...
Ülkemizin örf ve adetlerinde genç kızlığa adım atmış bireyler için anneleri "çeyiz" oluşturmaya başlar. Evlilik günü geldiğinde ise o çeyiz tastamam olur ve evlenen kızla yeni evine yollanır. Fakat yazar Hatice Kübra Tongar'ın kitaba adını veren çeyiz ifadesi ise "Anneler bazen kederlerini koyar kızlarının çeyizine... Bazen de kaderlerini" cümleleriyle anlam kazanır. Yazarın vurguladığı çeyiz anneden kızına kalan fikirler, davranışlar ve psikolojik yaşantılardır...

Psikoloji, Sosyoloji, Aile Eğitimi ve Çocuk Gelişimi alanlarında yazdıklarıyla ün kazanan Tongar, bu kitabında da aile bağlarının önemine dem vuruyor. Kitabın merkezine "anne ile kızlarını" alıyor almasına ancak yine de baba ve evin diğer bireylerini de olayların figürasyonu olarak kullanmayı ihmal etmiyor...

Kitabın içerisinde birbirinden bağımsız 12 farklı hikaye var. Her biri kısacık ama sıcacık.. Hikayelerin her birinde ana unsur "annesinden kalanları sırtına yüklemiş kızlar"... Bazen Rize'de bazen Siirt'te bazen de Almanya'da oluyoruz. Kimi zaman Azeri, kimi zaman Laz, kimi zaman da gurbetçi bir kadına kulak kesiliyoruz. Dertler farklı olsa da aslolan aynı. Yaşanmış travmalar ve bu travmaların gelecek nesillere olan etkileri...

Sade bir dille yazılan kitap bazen hüzünlü bazen neşeli bazen de öğretici formda ilerliyor. "Kırık Cam" hikayesi mesela, o kadar içi dolu bir anlatım ki hayata dair edinimler sağlıyor okuruna. Toplumsal farkındalığa çaktırmadan selam veriyor. "Soğan" hikayesi çağın serzenişi olan `panik atak' ile ilgili okuru müthiş bilgilendirip, doyuruyor. "Tanık" hikayesi öyle güçlü bir anlatı ki insanoğlunun yalnızlığına son veriyor. "İsmini vermek istemeyen izleyici" hikayesi ise aşırı iyi yazılmış ve çok güzel bir sonuca bağlanarak görevini tamamlıyor... Küçük küçük ama anlam dolu hikayelerin her biri çok güzel aslında. Su gibi akıp gidiyor zaman...

Toplumun kanayan ve kabuk tutmuş yaralarına değinen yazarımız Hatice Kübra Tongar'ı bu güzel eserinden ötürü tebrik ediyor ve kendisine teşekkür ediyorum...
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  12
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu Kitabı Çalın, postmodern edebiyatın bütün unsurlarını bulabileceğiniz 12 öyküden oluşan nadide bir eser. İki yüz sayfalık yapıtta, postmodern polisiye, oyun kavramı, üstkurmaca, metinlerarasılık gibi postmodern edebiyatın önde gelen anlatım tekniklerini görebiliyoruz. Edip Cansever'in Ben Ruhi Bey Nasılım ve Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken adlı eserleriyle birlikte Birkaç Dolar İçin öyküsünde Sergio Leone'nin aynı adlı filmiyle de metinlerarasılık yapılmıştır. Üstkurmaca tekniği ise kitaba ismini de veren öykü olan Bu Kitabı Çalın'dan başlayarak kitapta yer alan çeşitli öykülerde görülmektedir. Özellikle Yazarın Belleği adlı metinde anlatıcı kurmaca karakterin kendisidir ve kendisini oluşturan yazarın zihnini bizlerin gözleri önüne sermiştir. Bu Kitabı Çalın hem yazma, yazarlık üstüne olan düşüncelerin kurmaca içinde aktarımı hem de başarılı anlatım dili, yaratılan atmosfer, enteresan karakterlerin varlığı gibi noktalarıyla oldukça başarılı bir postmodern öykü kitabı.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duyguyu, ironiyi, tetkidi ve tenkidi görmekteyiz şiirlerde daha çok. Aynı şiir içeriğinde dahi birçok konuya temayüz etmiş, farklı bakış açılarıyla karşılaşıyoruz. Bu çok yönlülük; anlamın yükünü dağıtan kısımlar olarak da düşünülebilir. Hatta bazı edebi ürünlere verilmiş anlamlardan daha çok kazanılmış anlamlar taşındığını dahi iddia edebiliriz. Başka bir boyutta, anlatımlardaki derinlikle beraber, imge fetişizmi taşınmadan, duygunun şiirlere nakşolunduğunu söyleyebiliriz. Şiirler, daha anlaşılır bir imge örgüsünü barındırılmaktadır böylelikle. Bu şiirler, şairinin hayatının bir kalıbı gibi duruyor bir yerde. Daha başka bir boyutta, bugünün gerçekliklerini ihtiva eden güzel şiirler okudum diyebilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar kelimeleri, bazıları hayalleri, bazıları da hayat tecrübesi açısından çocuklara yeni kapılar açar. Bu kitapta Aysel Ertan bir çocuğun yaşadığı bir sorunla nasıl başa çıktığını çok güzel bir şekilde anlatmış. Zannımca okul çağı çocuğunun bilmesi gereken en temel disiplindir sorunlarla başa çıkmak. Zaten kitap da bu üst başlıkla çıkıyor karşımıza. Ayrıca kitabın çizeri de çok güzel bir iş çıkarmış. Resimler çok şirin. Bir sınıf öğretmeni olarak bu kitabı ve Aysel Ertan'ın diğer kitaplarını tüm çocuklara tavsiye ediyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Women’s Prize for Fiction ödülüne layık görülmüş bir kitap. Shakespeare’in Hamlet oyununun adını verdiği oğlu Hamnet’in vebadan ölümü üzerine kurulu olduğu rivayeti, bu yazarın ilham kaynağı olmuş gibi görünüyor. Yazar, Shakespeare gibi, bir oyun inşa etmiş, hatta bir sonet bile kaleme almış. İlk perdede şiddet ve sevgisizlik teması hakimken, ikinci perdede umut ve sevgi daha belirgin hale gelir. Son sahnede ise ölüm ve kayıp temasını sarıp sarmalayan bir şiirle final yapılır. Tüm bu unsurların üzerine biraz da büyü katılmış gibi.
Başlangıçta Shakespeare’in oğlu Hamnet’in hikayesini okuyacağımızı düşünüyoruz, ancak hayır. Yazar, bize Agnes'in hikayesini anlatmayı seçiyor. Agnes'in öyküsü, ormanın derinliklerinde sızan ışığa sığınmış çocukluğunun, yazgıları sezme yeteneğinin ve evlat acısının ağırlığını hissettiren bir hikaye.
Eğer tarihi kurguyu seviyorsanız ve zihniniz zorlu okumalara dayanabiliyorsa, sizi bu hüzünlü masal tadındaki romana götürecek.
Yanıtla
9
2
Destekliyorum  22
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Wulf Dorn yine yapmış bu adamın kitapları hakkında fazla söze yoruma gerek yok okurken sizi devamlı ne olacak sorusu sorduruyor ve kitaplarında en sevdiğim olay mutlaka başka kitabında geçmiş bir ismi olayı yeri kitabında geçiriyor ama hiç bir kitabı devam niteliğinde değil adamın kitaplarını okudukça fark edeceksiniz eğer dikkatli bir okuyucu iseniz bir örnek verecek olursam.

Bir kitabında mark diye adam var diyelim ve kitabında bu esas adam mark kitabın sonunda otelden bir olay olup ayrılıyor ve kitap orada bitiyor fakat başka bir kitapta bir şekilde adamın adı geçiyor örnek veriyorum iki kişi otelde konuşuyor ve bir diğeri burada mark diye biri vardı sen gelmeden ayrıldı onu yakalasaydın sana yardımcı olurdu falan gibi isimler geçiyor kendi adıma bu yazarı sevdim bu kitap dışında 3 kitabını okudum.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser, otizmli bir karakterin ilk çocukluğundan 10 yaşına kadarki yaşantısında onun gözünden onu anlamamızı sağlıyor. En baştan itibaren annesinin desteğini hisseden karakter, derinden minnet ve sevgi duyuyor. Endişe ve heyecan anlarında ise hissettiklerini içinde baloncukların patlaması olarak ifade ediyor. Duygu ne kadar yoğunsa o kadar çok baloncuk var ve bu dayanılmaz olabiliyor. O durumda ihtiyacı olan şey sessizlik ve yalnızlık. İnsanların ona güvenmesi haz veriyor. Bir de her çocuk tek ve biriciktir, bu yüzden ebeveynlerin onlara, “seninle gurur duyuyorum” demesinin çok özel hissettireceğini ve gurur vereceğini bir mesaj olarak okura iletiyor. Her çocukta keşfedilmeyi bekleyen bir yatkınlık vardır. Çevredeki insanların desteği ve teşviki ile yetenek ve yatkınlık bir başarıya dönüşebilir. Dönüşecektir. Çocuklara onlara güvendiğimizi ve özel olduklarını hissettirmemiz gerek. Bunu hissettiklerinde neler başardıklarını göreceksiniz. Mutlu biten bir kitap okuyoruz. İçimiz rahatlıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser, deneme ve şiirin iç içe olduğu bir tür olarak çıkıyor karşımıza. Daha çok “ben” problemini, kendi olmayı ele aldığı bu eser sorgulayıcı, umutla, sevgiyle başlayıp karamsarlığa dönüşen bir deneme- şiir. Nurgül İlhan, geçmişi sürekli gündeme getiren, geçmişi içinde bugüne taşıyan bir şair. Denemelerde kendini, geçmişi sorgulayışı ön planda. Şiirlerde çaresizlik, karamsarlık, umutsuzluk gibi duyguların yanında yeni dost bulmanın sevinci, saf sevgi gibi duygular da görüyoruz. Denemeler kadar ne hissettiğini olduğu gibi ifade etmese de şiirler, hisleri ima ediyor. Deneme ve şiirin sıcak bir karşılaşması olmuş. Bazen deneme ve şiirlerdeki duygular arka arkaya denk gelmiş. Mesela umuttan bahseden bir denemeyi umutlu bir şiir takip etmiş, sorgulayan bir denemeyi sorgulayan bir şiir. Bu bilinçli de yapılmış olabilir. Bilinçli ise güzel çalışma, değilse güzel tesadüf. Okuduktan sonra hangi ruh hâline büründünüz derseniz: Birini, bir şeyi… uzun zamandır bekliyormuşum gibi bir hâl bıraktı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ergen Divanı, yazarın lise yıllarında ders sıralarında, farklı zamanlarda farklı yerlere yazdıklarından ve sonradan bir araya getirdiklerinden oluşuyor. Yazma yıl aralığı 1994-2000. Yıllar sonra eski defterleri karıştıran yazar ergenliği ile barışık olduğunu gösteriyor. Çoğumuz o dönemde yazdıklarımızı kimsenin okumasını istemediğimiz için yok ederiz. Yazar özellikle eline almış, yıllar önce yazdıklarını eleştirmiş, okura sunmuş. Bunu yapmasındaki amaçlarından biri çocukların, gençlerin bilhassa ergenlikte anlaşılmalarını, hoş görülmelerini, anlamlandırılmalarını ve sanatla yaratıcılıklarını keşfetmeleri yönünde teşvik edilmelerini, geleceğe umutla bakmalarını istemesidir. Sadece şiir değil hikâye de var içinde. Hikâyeleri daha başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kendi yazdıklarını eleştirdiği kısımları da beğendim. Ve eski yazdıklarını görünür kılmasını cesurca buldum. Lise yıllarını şiirler okuyarak geçirdiğini de ifade ediyor, okuduğu şiirlerden etkilendiğini söylüyor yazar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir