Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman bende tuhaf ama etkileyici bir his bıraktı. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre karakterleri ve özellikle “unutmak” kavramını düşündüm. Çünkü bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın geçmişiyle kurduğu ilişkiyi, unutmak istediklerini neden aslında unutamadığını sorgulatıyor. Benim en sevdiğim yanı da buydu. Okurken bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandıran, sakin ama derin bir anlatımı vardı. Romanın atmosferi baştan sona melankolik ama boğucu değil. Daha çok insanın içine işleyen bir hüzün hâkim. Ana karakterin yaşadıkları, geçmişiyle hesaplaşması ve kendi iç yolculuğu çok gerçek hissettirdi. Özellikle bazen geçmişte yaşanan bir olayın yıllar sonra bile insanın hayatını nasıl etkileyebildiğini çok iyi anlatmış. Kitabı okurken insan ister istemez kendi unutamadığı şeyleri düşünüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klinik Psikolog Samet Ahmet Makinacı kitabında, bağımlılığı sadece "irade zayıflığı" olarak değil; ödül sistemi, stres döngüsü ve yürütücü işlevler gibi nörobiyolojik temelleriyle ele alıyor. Bu, konuya hem bilimsel hem de insancıl bir çerçeveden bakmayı sağlıyor.
En dikkat çekici kısmı, Değişim Aşamaları Modeli'nin her aşama için "ne yapılmalı", "sık yapılan hatalar neler" gibi somut başlıklarla işlenmiş olması — teorik kalmıyor, uygulanabilir bir yapı sunuyor. Aile rollerine (kurtarıcı, denetleyici, günah keçisi vb.) ayrılan bölüm de sistemi anlamak açısından oldukça aydınlatıcıydı.

Dili akademik referanslara sahip olmasına rağmen ağırlaşmıyor, gereksiz jargona kaçmıyor. Bilişsel çarpıtmalarla ilgili bölümler yer yer uzun olsa da içerik zenginliğiyle dengeleniyor. Konuya ilgi ya da ihtiyaç duyanların değerlendirebileceği bir kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teleios’un Renkleri, hem sizin hem çocuklarınızın severek okuyacağına emin olduğum eski-yeni karma kurulumu olan bir modern masal.

Klasik masallarımızda gördüğümüz sayı vurgusunu burada da görüyoruz. Hikâyeyi sırtlayan iki kardeş, Mavros ve Aspro, evrenin yedi rengini kurtarmak için yola koyulup insan olmanın ve büyümenin yedi farklı aşamasını deneyimliyorlar. Bir büyük daima vardı klasik masallarımızda; burada da anneanne büyük rolüyle karşımıza çıkıyor ama ruhu çocuk.

Metnin en güçlü yönü, çocukların karşılaştığı her bir ülke bizim doğu masallarındaki alegorik anlatımla cesaret, bilgelik, sükûnet ve denge gibi sınavlar aslında. Alev Kuşu, Bilge Kaplumbağa Sefa veya Somnus gibi karakterler aracılığıyla verilen mesajlar, hem öğretici hem yol arkadaşı gibi çocuğun hayal gücünü destekliyor.

Gökkuşağının Teleios’a dönüşüyle taçlanan bu eser, başucu eseri, çocuklara ve çocuk hissedenlere.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalkın Tuncay’ın Hermetik İdris Bilgeliği Işığında Şifacının Rehberi adlı eseri, "Kendini bilmeyen, evreni anlayamaz." Mottosuyla gizemcilik anlatısıyla ezoterik bilgiler derlemesi tarzında yazılmış bir eser.

İyileştirmek için önce iyi olmak gerekir. Şifacının öncelikle neler yapması gerektiği, nelerden vazgeçmesi gerektiği anlatılıyor.

Şifacı özelinde yazılan ama herkesçe dikkate alınabilecek bu kitap insanın kendi nefsini, zihnini ve bedenini adım adım soyduğu bir içsel arınma disiplini. Güçten önce ahlak, bilgiden önce hikmet… Manevi ego insanı sahte ışık tuzaklarına karşı diri tutar.

Yalkın Tuncay’ın bu kitabı da öncekiler gibi yaşayan bir deneyim sunuyor. Nefesle iyileşme, hissetme aşamalarını ben de okurken yapmaya çalıştım.

Bu kitap tekte okunup kaldırılabilecek bir kitap değil, sıkışmışlık, bunalım, yorgunluk, tükenme anlarında, hayatı anlamlandırma çabasında açıp açıp bakılacak bir rehber.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir bütün olarak bakıldığında, ilk bakışta parçalı ve kuralsız görünse de aslında Türk şiirinin geleneksel damarlarını avangart bir görsellik ve deneysel bir dille harmanlayan çağdaş bir deneysel şiir. Somut şiirin (concrete poetry) ve İkinci Yeni'nin serbest imge dünyasının sınırlarını zorlayan bir örnek. Zaten İkinci Yeni’den Edip’e de göndermeleri mevcut.
Şiir bu kitapta kelimelerle, fikirlerle, duygularla değil; boşluklarla yazılıyor. Okur kendisi boşluğu ahenk olarak kullanarak okuyacak. Bu da yeni bir soluk. Aşırıya kaçsa okunmaz metinler olurdu ama şu haliyle güzel.
Şirin gelenek ile bağını, kullandığı tamlamalardan ve sözcüklerden, şiir adlarından anlayabiliriz. Geleneği çağrıştıran örnekler "Hüzzam Makamı", "Mihrap", "Dede Korkut Dileği" ve "Zeybeğin Nazı", şiire derinlik de kazandırıyor.
"Şizofren Takvim" ve "kıyamet kasımı" gibi alışılmadık bağdaştırmalar ile İkinci Yeni arasında bir ince bağ seziliyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dr. Alpar Tunç Tabak’ın bir kamu hastanesinden istifa edip "elit bir hasta grubuna hitap etmek" amacıyla özel bir hastaneye gitmesiyle başlayan oldukça başarılı, geç kalmış bir kitap. Yazarın doktor olması, romandaki tıbbi terminolojinin, ameliyathane sahnelerinin ve insan psikolojisine dair analizlerin edebi birer süs olmaktan çıkıp çıplak birer gerçekliğe dönüşmesini sağlamış.
Roman, klasik bir polisiye ya da gerilim değil. "Bu hastanede yüksek sesle konuşmak yasaktır" gibi yazılmamış sert kurallarla yönetilen mekânda, hastaların karotis arterlerinin belirginleşmesi, gözlerinin damar damar kızarması ve nihayetinde beyinlerinin içeriden gelen bir basınçla patlaması gibi dehşet verici olaylar, hikâyeyi muazzam bir gerilim yapıyor.
Anlatıcı günümüz romanlarında artık unutulmuş bir teknikle birden okurun önüne çıkıyor, meddah taktiğini açıkçası her yazara yakıştırmıyorum ama bu kitapta çok başarılı olmuş. Keşke daha önce yayımlansaydı da erken okusaydım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Henüz 6. Sınıf öğrencisi olan yazarın kaleminden çıkan Sandığın Gizemi, tatlı mı tatlı bir kısa macera kitabı. Yaşına rağmen dili amacına uygun kullanışı, gelecek açısından umut verici. Yazarlığın, şairliğin küçük yaşlarda kendini belli ettiğini, kendini ve ilgi alanını beslerse ilerleyen zamanda adının kalıcı olacağını düşünenlerdenim.

Kısa kitabında macera, karakter yaratımı, merak unsurunu ön planda tutma konularında oldukça başarılı gördüm. Sınıf ve okul arkadaşları onun yazarkenki heyecanını yaşayacaklardır kuşkusuz.

Üç maceraperestin kendi ülkelerinin dışında maceraya atılışını beraber okuyalım. Paris’te neler oluyor acaba? Bu işleri başlarına kim açıyor da buna takılmayıp hep birlikte daima çözüm odaklı oluyorlar? Kurguda da çocuk hassasiyeti var. Belki de çocuk kitaplarını çocuklar yazmalı. Çocuk masumiyeti, hassasiyeti dediğim örneklerden biri: Karakterlerin başlarına sarılan her türlü kötülükten bir şekilde kurtulmaları da insanı rahatlatıyor, itiraf etmeli.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Umut Cem Kaya’nın Düzenin Yalanı adlı kitabı, kabul edilen "mutlak doğru" ve sabit gerçeklik algısını kökten sarsan, ne nedir’den daha çok ne değildir’i açıklayan ve “neden öyledir” sorusunu işleyen bir kitap. İnsan zihninin düzen denerek sıkıştırıldığı kalıpların sebebini sorgulatan bu kitabın en önemli yanı tek doğru denen şeyin dönem ve zemine, kurallara ve şartlara göre değişen bir olgu olduğunu ifade etmesi.

İnsanlar neden bir şeylere inanır, insan ve toplum neden bir sisteme ihtiyaç duyar, neden düşünmeyi bırakır? Bu kitapta Umut Cem Kaya, insanın kendi bildiğini tek doğru ilan ettiği anda düşünmeyi bıraktığını söylüyor.

Bilgi oldukça fazla ama ortada bir anlam krizi var. Bu kitap bu krize bir başkaldırı niteliğinde. Netliğin zihnin özgürlüğünü kısıtlayacağını, belirsizliğin de zihinlere sınırsız özgürlük vadettiğini düşünmeye başladım.

Düzeni, yalanı, gerçeği, hatayı sorgulamak isteyen, düşünmeyi seçen bütün okurlara öneriyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, klasik distopya edebiyatının (George Orwell'ın 1984'ü veya Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünya'sı gibi) en güçlü damarlarından birini yakalamış: Kurumsalsızlaşma ve cehaletin kutsanması.
Bilinmeyen bir zaman ve mekanda geçen bu distopya, aslında zamansız ve mekansız bir uyarı niteliğinde. Kitap, "kuralsızlık" üzerine inşa edilen bir diktatörlüğün anatomisini Raşad karakteri üzerinden kusursuz bir şekilde masaya yatırıyor. Kanunların ortadan kalktığı, adaletin mülkünün tek bir kişiye bağlandığı bu karanlık evren, gücün nasıl canavarlaşabileceğini gözler önüne seriyor.
Kuralsız Lider, adaletin, hukukun ve liyakatin bir toplum için hava ve su kadar hayati olduğunu sert bir dille hatırlatan, sürükleyici ve sarsıcı bir başyapıt. Gücü eline geçirenin hukuku bir pranga olarak görmeye başladığı an, bir ülkenin nasıl bir uçuruma sürüklenebileceğini görmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk tarihinin Anadolu'ya gelişini anlatan bu seri gerçekten çok değerli ve Anadolu Türk kültür ve tarihini bilmek isteyen herkesin okuması gereken bir seri.

Bu Atlı Geçide Gider, Murat Han dönemini Anadolu'daki birlik çalışmalarını ve Doğu'da Semerkant'ta yükselmeye başlayan Timur devletini çok akıcı bir şekilde anlatıyor.

Genel olarak bu seriye bence değer katan en önemli özelliklerden biri her ne kadar Yıldırım ve Timur gibi iki dev karakteri anlatsa da olayları onların gözünden değil de dönemi yaşamış yan karakterler ve kimi zaman da kurgulanmış karakterler üzerinden anlatıyor olması.

Aynı zamanda her kitap çok güzel bir noktada bitiyor ve diğer kitap için çok değerli bir yol açıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir