Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
19.yy.da İtalyan bir ressamın yaptığı çok değerli Sultan tablosu Türkiye'de bulunduğu müzeden sergilenmek üzere Londra'ya gönderilir ve burada tablonun sahte olduğunun anlaşılmasıyla olaylar gelişmeye başlar.

Yazar ülkenin uzun süredir gündeminde olan sorunları hikayenin içinde çok güzel anlatmış. Tarikatların devlete sızması, çevre sorunları, spor, siyasetin bürokrasi üzerindeki baskısı, bazı işadamlarının önlenemez yükselişi gibi konuları ince ince işlemiş.

Yazar bu romanda önceki kitabı İnfernis'e göre biraz daha akıcı bir anlatım sağlamış.

Sonuç olarak ortaya sıkılmadan ilgiyle okunabilecek güzel bir kitap çıkmış. Her ne kadar bir devam romanı olmasa da kitaptaki konu ve kişilere hakim olmak adına önce yazarın İnfernis romanını okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hadiye Hümeyra adlı meçhul bir edebiyatçının 21. yüzyılda kitabının basılması ve nadide bir eseri okuyabilmenin zevki ile karşınızdayım. Meğer bilinmeyen ne yazarlar varmış.1922 yılında tefrika edilen eserimiz 'Yıkık Gönüller' dönemin toplumsal yaşamını başarılı bir şekilde yansıtmaktadır. Hele karakterlerin nezdinde, bir kadının mesleğinin olmaması ve başkalarına bağımlı yaşaması eleştirilerine yer verilmesi gibi vurgular eserin önemini arttırmaktadır. Bu dikkat çekici dönem eserini edebi değeri açısından okumayı unutmayın derim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiliz asıllı Amerikalı tarihçi Bernard Lewis, İslam tarihi ve İslam-Batı ilişkisi hakkında uzmanlaşmıştır. Kitapta, Ortaçağ'da bilimde ileri olan İslam dünyasının, sonradan nasıl olup da Batı dünyasından her konuda geri kalmış olmasının nedenleri irdelenmektedir. Ben ne Lewis'i ne de kitabı eleştirmeden bakış açımıza bir katkısı olması açısından eseri olumlu buluyorum. "Hata Neredeydi?" Elbette bundan sonra hata Mustafa Kemal Atatürk'ün; "... Artık duramayız. Mutlaka ileri gideceğiz; çünkü mecburuz. Millet açıkça bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde lâyık olduğumuz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yükselteceğiz. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır." sözlerini unutmak olacaktır.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sanırım Montaigne'i ve "Denemeler"ini bilmeyen yoktur. Yazar, başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme almıştır.

Montaigne insanlarla hayvanların doğasının aslında birbirlerine benzer olduğunu ileri sürmüş. Çünkü hayvanlarda olan duygular ve yetenekler insanlarda da vardır. Hatta bazı hayvanlar ona göre insanlardan çok daha ileri yeteneğe sahiptir. "Hayvanlara Övgü" adlı bu eseri hayvanseverler mutlaka okumalı.

"Kibir, asli ve ezeli hastalığımızdır bizim. Tüm yaratıkların en bahtsızı ve en zayıfı insan olmakla birlikte Plinius'un dediği gibi en mağruru da odur..." s. 9

"Bize garip gelen, akıl erdiremediğimiz ne varsa kınarız. Hayvanlara dair yargılarımızda da aynısı geçerli. Onların bize benzer pek çok özellikleri vardır ve bunlar üzerinden karşılaştırma yaparak bazı varsayımlarda bulunabiliriz ama özgün nitelikleri hakkında hangi bilgiye sahibiz ki?" s. 36
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Suriye savaşının başladığı yıldan 2013 yılına kadar olan zamanı romanlaştıran yazar çok iyi bir iş çıkarmış. Ben bir roman okumadım da bir savaş muhabirinin günlüğünü okudum, sarsıldım. yazar sadece 3 senelik zaman zarfında olan olayları anlatmış, yıl olmuş 2022 ve Suriye halkı için değişen bir şey yok. Çadır kentler, kamplar açlık ve sefalet çoğu için. Göçler, geri çevrilmeler, aşağılanmalar, ölümler...

Hiç görmediğim bir ülkenin şehirlerinin yıkılışı, tahribi beni bu denli üzüyorsa, oranın halkının duygularını düşünemiyorum bile.
Keyifli okumalar herkese ama keyif alınarak okunacak bir kitap değil:(
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1895’te Cenevre’ye gidip istibdata karşı savaşa başlayan Mithat Şükrü Bey , belki de Ahmet Rıza’dan sonra en uzun mücadele veren Jön Türk aydını. 1906 yılında Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kuran 10 kişiden birisi olması ve İttihat ve Terakki Katibi Umumisi olması açısından döneminin önemli bir şahsiyeti. kitap çok önemli anılar içeriyor, dönemin anlaşılması açısından çok kıymetli bir eser. “Cenabı hak memleketimin başına Gazi gibi bir kumandan, bir halaskar geçirerek Türklerin hayatını , namusunu kurtardı...onun hakkında başka türlü düşünmek için insanın ya deli ya da hain olması gerekir.” diyerek o dönemde ve bu günde hala geçerli bir söz etmiş rahmetli Mithat Şükrü.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kadın olarak kendimi keşfetme ihtiyacı içindeyim. Bunun içinde ilk olarak “feminizm” kavramının ne olduğunu idrak etmem gerektiğini düşünüyorum bu yüzden bu kitabı okumaya uzun süre ara vermiş bir kadın olarak başlangıç kitabı olarak seçmiştim. Başlarda okumakta zorlandım fakat sonrasında Virginia Woolf’un dilini de dünyasını anlayıp içine girdiğimde altını çizdiğim çok satır oldu. Kimi satırda kendimi bulunduğum kimi satırlarda kazanmam gereken duyguyu, davranışı anlatan bir kitaptı. Kitap bitiminde iyi ki dedim, iyi ki okumuşum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tülay German’ın sesini duyunca hayatını öğrenme isteği duymuştum. Kendisini tanıma amacıyla internet üzerinde röportajlarının olup olmadığını armaya başlayıp bulamamıştım. Kendisi hakkında birkaç yazı ile karşılaşmıştım. Bu da benim için yeterli olmamıştı ta ki bu kitabı okuyana kadar... Kitap Tülay German’ı tanımak için muhteşem bir kaynak, hem de birincil. Ayrıca kitap sayesinde Erdem Buri’yi, onun olgun davranışlarını ve sözlerini ve tabii ki de birbirilerine karşı olan büyük aşklarını öğrendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reza Aslan, daha önce okuduğum Zelot kitabında da yaptığı gibi, kitabın 1/3'ini peygamberin biyografisine ve dinin kökenine ayırmış. Geri kalanında İslam dininin gelişimini (İslam tarihi) ve gelecek projeksiyonunu (islamda reform) diğer dinlerle mukayeseli olarak önümüze sermiş.

Reza Aslan çok iyi bir kalem, yazdığını okutturuyor. Tasvirleri anlattığı şeyi gözünüzde canlandırıyor. İyi bir araştırmacı. Anlattıklarının delillerini sunuyor, altını dolduruyor. İyi bir düşünür; mümkün olduğunca tarafsız kalma gayretiyle gerçekliği okuyucusuna sunuyor. Gerektiğinde "Biz'i" eleştirmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Gerektiğinde "Biz'i" aşağılık kompleksine girmeden savunuyor.

İyi bir insan olduğu kanaatim baskın çıkıyor. Evrensel değerlere, insanlığın ortak ihtiyaçlarına, endişelerine, ortak iyiliğimize dair sorumlu bir duruş sergilediğini düşünüyorum. Yeniliğe ve değişime açık çizgide olması, akılcılığı, cesareti ve hakkaniyetiyle benim takdirimi kazandı.

Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı çok beğendim diyerek başlayayım. İş bankası kültür yayınlarının Türk klasikleri dizisinin on ikinci kitabını da okumuş oldum böylece. Her biri birbirinden güzeldi.

Mizancı Murat adıyla anılan Mehmet Murat Bey ile ilk tanışma kitabımdı. Kitapta Osmanlı'nın dağılma döneminde aile ve toplumsal yaşamda ki türlü bozulmalar, devlet içinde ve orduda bulunan türlü aksaklıklar, düzensizlikler, yolsuzluklar ve bunlara önerilen çözümler var. Bu açıdan her ne kadar dönemi için yazılmış olsa da günümüz ve geleceği de kucaklayan bir kitap olmuş.

Normalde siyasi atıfları olan sıkıcı bir kitap olması gerekirken bu bahsi geçen konuları çok güzel bir aşk hikayesi içine yedirmiş yazar. Çok büyük bir kısmını bir solukta okudum diyebilirim. Baş karakter Mansur Bey öyle idealist ve fedakar bir tablo çiziyor ki keşke böyle insanlar hep var olsa diyor insan...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir