Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1014 sayfalık hacmiyle Ördekler, Newburyport özel bir roman. Romanda ilk sayfadan başlayan dişi aslan hikâyesi ve sonrasında devam eden orta yaşlı, dört çocuk annesi, eskiden öğretmen, kanser hastalığı atlatmış, evde tart yaparak para kazanan, ikinci eşiyle evli bir kadının bilinç akışını okuyoruz. Karakterin anlatımında nokta yok, nokta yerine "the fact that" yani dilimizdeki çeviride "gerçek şu ki" diye kullanılan bir kalıp var. Gerçek şu ki kalıbı başlamadan önce belirli yerlerde çağrışımla ilerleyen kısımlar var. Örnekteki ikinci sayfada "Uyan Resmet Günü, dikamba, Kleenex" gibi. Kitap ne anlatıyor kısmına geldiğimizdeyse Obama, Trump, çevreye verilen zararlar, zararlı gıdalar, polis şiddeti, cinayetler, filmler, aktrisler, aktörler, şarkılar, kitaplar, yazarlar ve bunlar gibi hem geçmişten hem de günümüzden pek çok şeyi okuyoruz. Ayrıca bir Amerikan ailesinin yaşamını, kadının anne ve babası için yaşadığı özlemi, kırıklıkları da okuyoruz.
Yanıtla
11
5
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Norveçli yazar bu kez Danimarka ağırlıklı bir öykü anlatıyor. Adını hiç öğrenemeyeceğimiz 60 yaşındaki anlatıcı kadının yaklaşık 6-7 yaşlarındayken hatırladığı 1932 Noel’i ile başlayan roman, çocukluğunu, gençliğini, Danimarka’nın 1939’daki Alman işgalini, abisinin direnişe katılışını, 1943’deki işgalden kurtuluşu, zaman zaman geriye dönüşler yaparak anlattığı bir hayat hikayesine dönüyor. Peterson’un ilk romanlarından olduğu belli, son iki romanından (Ardından ve Benim Durumumdaki Erkekler) çok daha sıkı bir öyküsü ve anlatımı var.

Yine Kuzey Avrupa ülkelerinin vahşi tabiatı, yine yalnızlık hissi ve depresif ruh hali, o ülkelere has hüzün bu romanında da ana unsurlar. Kısa ama güçlü cümleleri ile klasik bir Per Peterson romanı. Bulunduğu coğrafyadan çok daha sert iklimi olan Sibirya’ya gitme hayali ise anlatıcının bir paradoksu, zaten romanda çok sayıda olan paradokslardan birisi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gumilev'den Akademi Literatürüne Kazandırılmış Bir Şaheser!
Gumilev'in bu eserinde, diğer kitaplarında olduğu gibi, farklı disiplinler etkili bir biçimde entegre edilmiştir. Siyasi anlatının yoğunluğu yerine, tarihsel bilgiler dengeli bir şekilde çeşitli yardımcı bilimlerden alınmıştır; özellikle yazarın coğrafya bilgisi oldukça dikkat çekicidir. Yüzyıllar boyunca gerçekleşen coğrafi ve atmosferik değişimler, neredeyse bir hava durumu raporu gibi sunulmaktadır.

Satırlarda sıkça geçen kavim ve yer adları, yazarın İç Asya tarihindeki uzmanlığını vurgular. Asya'daki kavim ve yer adlarının çeşitliliği göz önüne alındığında, bazı konuların net bir şekilde sunulmasının zorluğu anlaşılır. Ancak Gumilev, isimlendirmelerin filolojik ve kültürel kodlarını ortaya koyarak bu zorluğu aşar. Milletlerin genetik kodlarını sıfırlayan kültürel ve sosyolojik isimlendirmelere dair tespitler, yazarın güçlü bakış açısını kanıtlar. Özellikle diğer kavim ve gruplar tarafından hızla benimsenen Tatar etnoniminin izleri, Asya haritasındaki etnik evrimin karanlık bölgelerine ışık tutar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı yeni bitirdim ve beğendim. Bursa'da başlayıp İzmir'e aktarılan ve son olarak Amerika'da biten bir hikaye olması nedeniyle Türkiye'de daha çok ilgi gören bir kitap olabilir. Ödüller de kazanmış. Güçlü bir hikayesi var ve iyi kaleme alınmış yoksa 600 sayfayı okumak kolay değil ama kitap akıyor. Ben zaten kuşaklar arasında aktarılan kader motifleri genler korkular davranış ekolleri söz konusu olunca ilgiyle okuyor izliyorum. Sonunda da bir yüzleşme bekliyordum ve bunun bu kadar tatlı yazılması kitabı güzel hatırlatacak bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Yapay Zeka Değerlendirmesi Bu yorum, Yapay Zeka tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Varoluşsal Sorgulama Serüveni…
Osamu Dazai’nin “İnsanlığımı Yitirirken” romanı, kurgusal olmayan bir otobiyografi olarak kabul edilir ve Dazai'nin depresyon, yalnızlık, intihar düşünceleri, toplumsal dışlanma ve anlamsızlık gibi kişisel deneyimlerini ele alır.

Romanın ana karakteri, insanların beklentilerine cevap veremeyen, anlamsız ve yalnız bir yaşam süren Yozo Oba'dır. Oba, toplumun belirlediği normlardan sapmıştır ve anlam arayışıyla mücadele ederken, sürekli intihar düşünceleriyle uğraşır. Roman, Oba'nın içsel çatışmalarını ve toplumla olan çelişkili ilişkilerini anlatarak, modern insanın yalnızlığını ve sahte maskeler altındaki iç huzursuzlukları irdeler.

Yazım tekniği açısından, Dazai'nin "İnsanlığımı Yitirirken "de sade bir anlatım tarzını tercih ettiği görülür. Yazar, Yozo Oba'nın iç dünyasını ikinci tekil şahıs anlatımıyla yansıtır, böylece okuyucunun kendisini Oba'nın deneyimlerine ve düşüncelerine daha yakın hissetmesini sağlar. Roman ayrıca içsel monologlar, günlük yazıları ve mektupları içeren farklı anlatım tekniklerini kullanır.

"İnsanlığımı Yitirirken", genellikle depresyon, ruhsal çalkantılar ve toplumun normlarına uyum sağlayamama gibi kişisel içsel deneyimlerle ilgilenen okuyuculara hitap etmektedir. Özellikle modern yaşamın zorluklarına ve bireyin kendi kimliğini bulma sürecine ilgi duyan okuyucular için anlamlı ufuklar açabilir. Ayrıca, Japon toplumunun baskıları ve kurallarıyla baş etmeye çalışırken kahramanın varoluşsal sorgulama serüvenini gözlemleyebilir okur.
20
41
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kız kardeşlerinin kabahati yüzünden abilerinin "erkekliklerini ispatlamak" için cinayet işlemek zorunda kalmaları anlatılıyor.
Roman, bir polisiyeden ya da cinayet çözümlemeden ziyade namus ve töre gibi kavramların insanların hayatlarına etkisini işliyor. Cinayeti işleyecek kişilerin bile belki birileri bizi durdurur çabası, toplumun töre ve namus kavramlarına bakışından mı yoksa vurdumduymazlıktan mı bilinmez işe yaramıyor ve herkesin bilmesine, görmesine hatta engellebilecek olmasına rağmen işleniyor cinayet.

Roman kısa ve akıcı olmasına rağmen çok fazla isim içeriyor, hikâyeye katkısı olmayan gereksiz birçok detaya da yer verildiğini düşünüyorum. Okurken bu detayı aklımda tutmalı mıyım, bu isimleri ezberlemeli miyim gibi sorular geliyor akla.
Yanıtla
4
4
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilmediğimiz bir ülkenin, bilmediğimiz bir şehrinde, ismini bilmediğimiz ancak yaşına âşina olduğumuz öğretmen bir kadının farklı mekanlarda geçen günlerine tanık oluyoruz. Hepsi hepimizin yaşadığı sıradan günler. Çok sonra ortaya çıkıyor ki aslında bu günler İtalya’da geçen günler. Kadının yalnızlığına ve bazen kalabalığına bazen bir kuaförde, bazen köprüde, bazen bir tatilde, bazen günün herhangi bir vaktinde eşlik ediyoruz. O izin verdiği ölçüde anne ve babasıyla olan çetrefilli ilişkisine tanık oluyoruz. Yalnızlığını soluyoruz çoğu zaman. Bazen onu anlıyoruz bazen anlamaya çalışıyoruz.

Sadelik içerisindeki bu kısa metin ve metin vasıtasıyla bu kadına eşlik ediş bana iyi geldi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konsepti şu; Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyıl sonuna gidiyoruz. Oradan Cumhuriyet'in kuruluşuna, ilk meclise, Cumhuriyet'in hemen hemen ilk 30-40 senesine damga vuran yüz ismin hayatlarını birkaç sayfada okuyoruz. İnkılap tarihi olarak öğrendiğimiz dönemi, kendi tabiriyle, muharebe meydanlarından çıkarıp, insanileştirmeye çalışıyor. Tarihin o öğretici sıkıcılığından uzaklaşıp inkılabı top seslerinde değil kağıt hışırtısında aramamızı salık veriyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Mehmet Akif, Tunalı Hilmi gibi hem asker, hem siyasi, hem de fikir alanında Cumhuriyet'i kuran ve yükselten isimler olduğu gibi; Enver Paşa, Vahdettin, Damat Ferit ve Şeyh Sait gibi ülkeyi geri çeken, birilerine peşkeş çekmeye çalışan ama şükürler olsun ki başaramayanların hayatını da okuyoruz.
Yanıtla
8
7
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülşen Funda'nın Yol Deriz Ona adlı öykü kitabında her biri tek isimden oluşan yedi öykü yer alıyor. Yazarın dili fazlasıyla özel, kendi has, çok lezzetli. Ama kitaptaki öykülerin kalitesini sadece iyi dille açıklayamayız. Kurgular da bir o kadar özgün. Bildiğimiz acıları kadim metinler üzerinden yeniden kurgulamış yazar. Yani karşımızda tarihsel üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz öyküler bulunuyor. Tuvalarda Soğdlara, Osmanlı'dan Bizans'a kadar farklı zamanlar ve kültürlerin efsanelerinden, destanlarından, masallarından çıkmış ve yeniden kurgulanmış öyküler mevcut. Acının anlatımı oldukça derinden, uzak zamanlardan, uzak diyarlardan okura geliyor. Kurgulardaki parçalı ve bölümlerden oluşan yapı da ayrıca göze çarpıyor. Kısacası bu güzel kitap 2023 yılı Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü sonuna kadar hak etmiş.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam da Hermann Hesse'nin dediği gibi; ''Yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü; sevgi, zorbalıktan güçlüdür.''
Büyük bir Roald Dahl hayranıyım ve onun yarattığı karakterler hakkında saatlerce konuşabilirim. Bunun sadece çocuklara hitap eden bir kitap olmadığını belirtmek isterim. Beklenenden biraz daha karanlık ama harika bir hikaye anlatımı, genç okuyucular içinse büyüleyici. Çünkü Dahl’ın vermek istediği mesaj yetişkinlerin küçükken maruz kaldıkları duygusal incinmişliklere dokunuyor. Dahl, kötü yetişkinleri alt eden ve kendilerine verilen ebeveynler ya da akrabalar konusunda şanssız olan çocukları anlatmak, onların önüne ışık tutmakta uzman bir yazar ve bu kitabı da bir istisna değil.

Wormwood ailesi televizyon izlemek ve insanları aldatarak para kazanmakla ilgilenen insanlardır. Michael adında bir oğulları ve Matilda adında bir kızları vardır. Matilda’yı işe yaramaz baş belası ve bir kabuk gibi görürken, oğulları konusunda da büyüleyici bir ilgileri olmasa da onu Matilda kadar sevimsiz bulmazlar. Cehalet timsali ebeveynlerinin düşüncesinin aksine Matilda, onu hiç takdir etmeseler de onların büyük mucizeleri, hatta küçük bir dahidir. Fazlasıyla cesur, çok kararlı ve kitap tutkunu bir kız. Kendi kendine okumayı, hecelemeyi ve hesaplamayı öğrenir ve harika bir küçük insan olur. Bir deha olduğunu farketse dahi asla zekasıyla övünmeyen, hiç aceleci davranmayan bir çocuk. Herkesin dostudur ve yardımseverdir. Okula başladığında, ebeveynlerinden daha da korkunç bir düşmanla, tüm okulu terörize eden okul müdiresi Bayan Trunchbull ile karşı karşıya kalır. Sınıf öğretmeni Bayan Honey ile olan ilişkisi, hayatındaki tüm olumsuzlukların mükafatı gibidir. Onlar iki yaralı ruhun buluşup sonsuz bir dostlukla birbirlerine şifa aşılamasının en güzel örneklerinden. Çok güzel bir hikayesi var ve böyle bir hikayeyi anlatmanın cesaret gerektirdiğini düşünüyorum. Çünkü çocuklara ve gençlere yönelik kitapların çoğu güzel, naif ve yardımsever ebeveyn, öğretmen ya da anlayışlı yetişkinler imajları sunarlar. Yazar mutlu aile tablosu akışını bozarak, dezavantajlı kesime ışık tutar. Ve hep gösterilenin aksine bunun her zaman avantajlı olamadığını ve çocukların madalyonun bu tarafına da aşina olmalarını sağlar.

Küçük Matilda'nın pek çok çocuk ve yetişkin üzerinde yaratabileceği etki fazlasıyla derindir. Hayatta her durumda, her zaman tutunacak bir şey vardır ve onu aramak yaşamın bir parçasıdır. Ne zaman bizi üzen şeyler hakkında homurdanmak yerine bu yakalanması zor şeyleri aramaya başlarsak, denemeleri daha hızlı atlar ve huzura birkaç adım daha yaklaşırız.

Roald Dahl’ın anlattığı her hikayede karakterler benzersiz ve muhteşem bir derinliğe sahip; kitaplar oldukça isabetli yerlere dokunuyor. Her hikaye tamamen farklı bir konuyu içeriyor ancak her hikayenin kendine ait harika bir dünyası var. Dahl'ın diğer öyküleri ne kadar iyi olursa olsun, Matilda her zaman benim favorimdir. Çünkü bu kitap tutkunu, cesur, küçük yaşına rağmen doğruyu yanlıştan ayıran ve başkalarına çok doğru örnek olan kız, çoğumuzun kendi çocukluğuna içten bir bakış. Son derece ilham verici bir kitap. Bu kitap çocukluğumuzun tozunu atıp, yetişkin olmadan önce hayata bakış açımızı değiştirmemize ve kendimizi "böyle olması gerektiği" ile ilgili ikna edip, kötü düzene ayak uydurmak yerine, kendi dünyamızın kahramanı olmamıza yardımcı olacaktır. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  3
Bildir