Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Berna Durmaz'ın Karayel Üşümesi ve Metal Hayatlar adlı öykü kitaplarını üst üste okuduğumda hem öykülerin diline hem de içeriklerine hayran kalmıştım. Bunun bir benzerini Esra Kahya öyküleri için de rahatlıkla söyleyebilirim. Kitapta yer alan on iki öykü de çok iyi bir anlatıma sahip. Bunun yanı sıra öykülerin içerikleri de gayet güçlü. Yazar, tecavüz, kumalık gibi kederli ve zor konuları, toplumun sorunlarını ajitasyona kaymadan, anlatılan acıları duyumsama kısmını okura bırakarak metinlerini yazmış. Ayrıca her ne kadar kitaba ismini veren ifade "ben" anlatıcıyı nitelese de çeşitli anlatıcı tiplerini kullanan bir kalem var karşımızda. Tarihe gidip devşirme hikâyesi anlatacak kadar da içerikte riske girebiliyor Esra Kahya. Kısacası 2023 yılında okuduğum öykü kitapları arasında en iyilerinden biri Benim Rüyalarım Hep Çıkar. Favori öykümse "Ufak Bir Poster Meselesi". Yazarın kalemi daim ve keskin olsun.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evlilikte BİZ olabilir misiniz? Karşıdaki kişi ile değerleriniz ortak mı, farklıysa bile bunlara saygı duyup huzur içinde yaşayabilir misiniz?, Evlilikten önce evlilikle ilgili beklentiler ve kaygılar nasıl konuşulmalı?,...gibi soruların cevapları var. Burada önerilenleri hayata geçirebilirsek evlendikten sonra olabilecek sorunların önüne büyük ölçüde geçebiliriz. Okurların evlilikleriyle ilgili gönderdiği mektuplar üzerinden yorum ve bilgilendirmeler yapmış. Hem örnek hem de ders alınacak evlilikler var. Bu kitap okumaya değer bir eser. Özellikle de “Evlenmeden önce” mutlaka okunmalı. Ancak evli çiftlerinde öğrenecekleri çok şey var. Bir oturuşta okunacak kitap değil, zamana yayarak ve not alarak okunması daha yaralı olur. TEKRAR EDİYORUM BU KİTABI ÇİFTLER LÜTFEN BİRLİKTE OKUSUN.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cicero’nun ‘Dostluk Üzerine’ eseri, antik dünyanın derin felsefi düşüncelerini günümüze taşıyor. Dostluk kavramını, sadece bireysel ilişkiler bağlamında değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir perspektiften ele alıyor. Cicero, erdem ve karşılıklı saygının gerçek dostluğun temel taşları olduğunu vurgulayarak, okuyucuya dostlukların nasıl kurulup sürdürüleceği konusunda zamansız öğütler sunuyor. Hem felsefe meraklıları hem de günlük hayatta derin ve anlamlı ilişkiler arayanlar için önerilir. Cicero’nun sade ve akıcı dili, düşüncelerini herkesin anlayabileceği şekilde ifade ediyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mısırlı bir yazar olan Radva Aşur, bu kitabında Filistin'in İsrail tarafından işgalini konu alması kadar romanın baş kahramanı olan Rukayyr'in gözünden göç, katliam, kayıp, yurt özlemi, gurbet, ölüm, gibi temaları işler.

Kitabı okurken içim fazlasıyla sızladı. Bölgede yaşayan Filistin halkının alışmak zorunda kaldığı şeyleri gördükçe tüylerim diken diken oldu. Bu kitap her ne kadar kurgu olsa da, bölgede yaşanan acıların sesi olmuş diyebilirim. Kitabı okurken karşılaşılan bir jest bulunuyor, o da sayfalarda bulunan karekodları telefona okutulduğunda dinleyebileceğiniz Filistin türküleri, şarkıları bulunmakta.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok başarılı. Boğazım düğüm düğüm bitirdim. Okurken romanın içine girip anlatılan hikayeyi size yaşatıyor. Girit adası 1900'lerden itibaren Giritli müslümanlarla hıristiyanların toprakları aslında ama maalesef Osmanlı son dönemlerde bir çok toprakları kaybettiği gibi Girit'i de kaybediyor. Ve kardeşçe yasayıp aynı dili (rumca) konuşan müslümanlar 1923 mübadelesinde yaşadıkları doğdukları topraklardan koparılarak hiç bilmedikleri bir memlekete doğru sürükleniyorlar. Yazar öyle güzel anlatmış ki.. Ben kesinlikle okunmalı derim..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanoğlu nötron yıldızları kullanarak gökadanın her bir köşesine yolculuk edebilir bir teknolojik seviyeye ulaşmıştır. Binlerce parsek uzaktaki seyyarelere gidiş geliş dolmuşla gidiş geliş yapma gibi olmuş..ancak iletişim kuramadığı bir uzaylı ırkını düşman telakki edip savaşmakta olan insanlar en yetenekli gençlerini bile bu savaş uğruna harcamaktadır..ayrıca öyle bir travma daha var ki savaşanlar geri dönüşlerinde bıraktıklarıyla buldukları dünya hep farklı oluyor..Asıl sürpriz kitabın sonunda..spoiler olmaması için söylemiyorum.. (ipucu, savaşın nedeniyle ilgili !...) Hugo ve Nebula ödüllü bu kitap için on numara beş yıldız..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülhan Tuba Çelik, okurlarını İstanbul'un tarihi mekânlarında, sokaklarında, caddelerinde, hatta Bizans'ın saraylarında gezdirmiş. Her metinde güzelce dolaştırıyor Suriçi'nde bizleri. Bu da yetmiyor, oldukça başarılı kurgu atmosferi de peşinden geliyor. Anlatıcı her metinde aynı, elinde kamera var ve bizler o kadrajdan şehri, orada yaşayan karakterleri izliyoruz. Okurunu karakterlerinin yanına yaklaştırmıyor yazar. Tam bir bağ kurmamıza izin vermiyor.
Anlatım dili neredeyse kusursuz. Betimlemeler de karakterlerin yaşadığı durumları anlatışı da oldukça başarılı. Metinlerde bolca tekrarlar kullanıyor. Normalde tekrarlardan hiç hoşlanmayan bir okur olmama rağmen bu kitaptakileri çok sevdiğimi belirtmeliyim. Bunun nedeni de anlatımın akışına tempo getirmeleri. Tekrarlar sayesinde öykülerin ritmi daha da yükseliyor. Yazarın ilk kitabı Evsizler Şarkı Söyler de oldukça başarılı bir öykü kitabıydı. Buradaki öykülerdeyse yazar dümeni başka bir yola kırmış. Metinlerin farklı bir lezzet var.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sezgin Kaymaz’ın edebiyatımızda renkli ve etkili, üstelik sağlam bir yer edinmiş olmasına okuduğum bu ikinci kitabıyla tamamen ikna oldum. İlki “Farfara” idi. Bu nev-i şahsına mahsus romanda ölüler diyarı ile diriler diyarı birbirine geçmiş durumda, ölülerin öldüğü, dirilerin dellendiği bir hikaye S. Kaymaz’ın kendine has uslubu ve mizah anlayışı ile anlatılıyor. Konya’nın eski halini anlatan, Allah’ın yüz adını öğreten, inançlıların tek ayak kaldırarak doğruyu söylemediği, itikatsizlerin and verdirmeye çalıştığı, cami-cemaat işleri ile fitne-fücurun karıştığı yurdumun insanlarının romanı. Tabii konuşan köpek bu romanda da var. Her türlü sansürsüz küfür ve argo konuşmanın mizah içinde böylesine farklı bir şekilde örülerek insanı bırakın rahatsız etmesini, güldürmese bile gülümsetmesi yazarın en çarpıcı özelliklerimden biri. Bu yıl Sezgin Kaymaz’ı sıkça okuyacağım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun Öyküleri İle Çarpıcı Ve Etkileyici Bir Sınıfa Yükseliyor...
Cehennem atlası, iki uzun ve dört kısa öyküsüyle bize geçmiş ve modern zamanlardan ürkütücü öyküler sunuyor. Farklı zamanlarda geçen öyküler kimi zaman korsanlar çağının ahşap gemilerine kimi zaman da modern şehirdeki bir bara götürüyor bizi. Öykülerin tümü cehennemin veya öteki dünyaların değişik varlıklarının insanlarla temas ettiği olayları konu alıyor. Bir öyküdeki tasviri başka bir öyküdeki varlıkta görüyor ve her biri kendi zamanına ve kurgusuna sahip öykülerin arka planında tüm insanları ve zamanları etkileyen bir cehennem dünyası olduğu fikrine kapılıyoruz. Her an için tanışabilecekleri korkunç bir dünyanın varlığından bir haber dehşetin kıyısında yaşayan insanlarla bu dehşetin peşine düşen insanları bir arada görüyoruz. Öyküler arasında ortak temalar ve ilişkiler görülebilse de biçimleri, hepsinin genel ve planlı bir kurgunun parçası değil aynı ya da benzer malzemelerle inşa edilmiş birbirinden bağımsız fantazyalar oldukları izlenimini uyandırıyor.

İlk öykü olan cehennem atlası, ikinci el kitaplar satan bir kitapevi sahibi ile ondan çok özel bir eseri bulmasını isteyen bir suç örgütünü ele alıyor. Kitabı aramak onları daha önce tanışmadıkları dehşetlerle tanıştıracaktır. Şiirsel bir anlatıma ve muğlak ifadelere sahip ikinci öykü olan efsuncu, bir kızın ölen babasının atölyesinde bulunan garip varlıkla diyaloğu ve sonrasında gelişen tuhaf olayları ele almış. Sonraki öykü olan kafakovuk, yaşamının sonuna gelmiş bir hortlak, korkunç yardımcıları, evindeki panayırda ne olacağından habersiz eğlenmeye gelmiş çocuklar ve yıllar sonra bu çocuklardan birinin kendisini ziyarete gelişini konu alıyor. Panayırın ardındaki dehşet, hortlağın yaşamının anlamına dair düşüncelerinin arka planını oluşturmuş. Dördüncü kısa öykü olan gırtlak, hayattaki tek varlığı olan köpeğini kaybeden yaşlı bir adamın şehrin bir bölümünü istila eden tuhaf cehennem yaratıklarının arasındaki arayışını ve ona rehberlik eden genç kızı konu alıyor. İki uzun öyküden ilki olan görünür pislik, barda çalışan bir adamın müşteriler tarafından düşürülen bir cep telefonuna gelen korkunç mesajların ardındaki dehşetle yüzleşmesini konu alıyor. Adamın hayatı üzerine düşünceleri ve rutin yaşamı gelen mesajlar ile farklı bir boyut kazanarak içsel bir arayışla birleşecektir. Son öykü olan kasap masası ise şeytana tapan gizli cemiyetlerden birinin çaylak üyesinin, başka cemiyetler, korsanlar ve cehennem yaratıkları ile yaşadığı dehşet dolu yolculuğu anlatıyor. Kitabın bu son öyküsü aynı zamanda etkileyici bir final niteliğinde.

Kısa öyküler içinde anlatımı bakımından daha düşük tempolu ve düşük heyecanlı görülen efsuncu, kitabın akıcılığından biraz ayrıksı durmakta. Bir dedektif dizisi tadındaki cehennem atlası, Poe öykülerini hatırlatan hortlak diyaloğu ve tuhaf atmosferi ile kafakovuk, insan bedenlerinden müzik aletleri ya da tuhaf heykeller yapan yarı bilinçli yaratıkların gölgesindeki arayışı konu alan gırtlak, yaratıcı ve keyifli okumalar sunuyor. Öte yandan kitabın iki uzun öyküsü ve özellikle kasap masası, bu kısa öyküler tamamen çıkartılsa bile kitabı ilgi çekici yapmaya yetecek nitelikte. Görünür pislik, modern dünyada geçen modern bir korku öyküsü görünümündeyken; kasap masası, klasik korku öykülerinin bilinmeyen diyarlara yapılan yolculuk teması üzerine kurulmuş lovercraft’ı anımsatan klasik arkaplanlı modern bir öykü. Garip varlıkların tasviri açısından kitap boyunca çeşitli seviyelerde gördüğümüz yaratıcılık özellikle son öyküde zirveye ulaşmış. Son iki öykü aynı varlıkların farklı öykülerde ortaya çıkması bakımından da birbiri ile ilişkili. Yine ilk öykü olan cehennem atlası bize son öyküde de yoldaşlık ediyor.

Kısa öyküleri başarılı olarak nitelendirilebilecek kitap uzun öyküleri ile çarpıcı ve etkileyici bir sınıfa yükseliyor. Yalnızca son öyküsü için bile okunabilecek bir eser. Keyifli okumalar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel bir çalışma ancak dinler tarihi ve yahudilik konularında yeterli bilgisi olmayanların zorlanacakları ve pek de faydalanamayacakları kadar detaylı. yazarın kendi değerlendirmeleri oldukça önemli. meselenin tarihi ve teolojik yönü yanında çağımızdaki siyasi hedefler için nasıl kullanıldığını da anlatıyor. benzeri yeni dini ve fikri hareketlerin pek çoğunun arkasında benzer hedefler olduğunu söylersek pek de abartmış olmayız. umarım kitabın 3.bölüm D 2 kısmı başlı başına bir kitab olarak çalışılır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir