Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şiirlerin genel olarak yedi ve sekiz heceli olarak yazıldığını söylemiştik. Bu durum kitaba artı bir orijinallik kazandırmıştır. Şair Mehmet Ali Kalkan’ın şiiri hakkında yazan Ali Birinci Bey’in, şiirlerin bir kısmında Yunus Emre’nin sesini duyması, diğer bir kısmında da Dede Korkut’un nasihatlerini dinlemiş olmasının notunu buraya düşmek istiyorum. Bu yürek ve ruh birlikteliğini, Arif Nihat Asya, Abdurrahim Karakoç, Dilaver Cebeci, Feyzi Halıcı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Yavuz Bülent Bakiler gibi isimlerle pekâlâ çoğaltabiliriz. Öz olarak, Bu şiirlerde, sehl-i mümteni” denilen, yani kolay görünen, ancak benzeri söylenmeye kalkılınca zor olduğu anlaşılan, özlü söz söyleme sanatının güzel örneklerini görmekteyiz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı hiç okumamış olanlar için önerimdir, bu kitabı okumak için sağlam bir psikoloji gerekiyor. Çünkü epey ağır bir kitap. Esther isimli bir karakterimiz var, rivayet odur ki Esther'i kendisinden esinlenerek yazmış Plath. Kendisinin de psikolojik olarak sağlam bir noktada olmadığını yaşadığı bir depresyon sonucunda intihar ile yaşamına son verdiğini okumuştum. Kitabı okurken bu bilgi kafamda döndü durdu sanıyorum. Yer yer ölüm duygusunu insanın aklına sokuveriyor. Bu yüzden dedim okumaya başlamadan önce psikolojinizi hazırlayın diye. Ne diyordum? Esther... Bu kızcağız büyük şehirde kendisini ispat etmeye çalışan bir arkadaşımız. Fakat kitaba da adını veren zihnindeki o fanus yavaş yavaş Esther'i etkisi altına alıyor. İçine çekiyor ve etrafında hayat akıp gitmesine rağmen o hep fanusun içinde nefessiz kalıyor. Genç ve ışıldamaya çalışan bir kadın için acı bir son. Spoiler vermek değil amacım, kaldı ki her son da ölüm değil. Bu kadar söyleyip fitili de ateşleyeyim.
Yanıtla
19
1
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsanlar bir şeylere inanmak istiyor ve bunun farkında olan bazıları da insanlara bunu veriyor"

Kitap içinde dikkat çeken bir kaç tespitten biri.

Sinestezi, hayatımız üzerinde son derece etkili.
Bir duyu uyarımı söz konusu olduğunda bu otomatik olarak başka duyuları da harekete geçirebiliyor.
Acı biber gördüğümüzde dilimizde oluşan acıyı hatırlayıp hissetmek gibi.

Ve algılar.
Düşüncelerimizi yönlendiren uyarıcılar.
Bunlar artık, nasıl düşünmenizi istiyorlarsa ona göre suni olarak oluşturuluyor.

Böyle olunca da gördüğümüz şeyler, bize dayatılan algılar ile, olduğundan farklı anlam ifade etmesine neden olabiliyor.

Meryam ve Perit iyi bir evlilik sürdürmektedir.
Bir gün Meryam'ın yolu falcıya düşer.
Falcı kocasının onu aldattığını söyler.
Meryam kocasının peşine dedektif takar ve nörolojik hikaye böylece başlar.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaplarımı okuduktan sonra değerlendirirken iki şeye dikkat ederim. Okumaktan keyif verdiyse iyidir, bana katkı sağladıysa da iyidir. Bunların ikisini birden yapan kitaplar harikadır. Bir kitap yeni bilgiler öğrenmemi sağlıyorsa ya da yeni bilgilere nasıl ve nereden ulaşabileceğimi açıklıyorsa bana katkı sağlıyor demektir.

Bu kıstaslara göre tek kelimeyle mükemmel bir kitap okudum. Doğan Hızlan edebiyat eleştirmenliği konusunda ülkemizdeki otoritelerin en büyüğü. Anıları tavsiyeleri bambaşka kıymette. Her hikayede hem yeni yazarlar ve kitaplar öğrendim hem de unuttuklarımı hatırlamış oldum. Bu vesile ile bolca kitap alışverişi yaptım ve yeni okuma listeleri oluşturdum.

Kitabın son bölümü olarak “Akvaryumda Balık Gibi” adlı söyleşisinde vermiş olduğu samimi cevaplar ile kendisine hayranlığım da bir kat daha arttı. Herkesin okumasını tavsiye ederim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtiyar Bay L.’nin hayatının son dönemini anlatan güzel bir öyküydü. Yaşlılık ve parkinson hastalığı ile birlikte ister istemez huysuzlaşan, hayattan eskisi kadar zevk almayan Bay L. En iyi yaptığı işi yapmayı, yazmayı istiyor. Hayata iz bırakmak istiyor. Ama ellerinin titremesine de engel olamadıkça üzülüyor. Üstelik bir de yakın dostu onu terk edince yapayalnız kalıyor. Bu dünyada kendisini hayata bağlayan bir tek asası var. Kızıl asa, ateşten asa… ve bir gün bir hata yapıyor. Devamını anlatmayayım.

Kitabı okuması keyifliydi. Yaşlılar hani her şeyi tekrar edip dururlar ya, kitapta da böyle tekrarlar çoktu. Böylece ihtiyar Bay L.’ nin yerine kendimi kolayca koydum. O telaş ettikçe ben de telaşlandım. O koştukça ben de koştum. O sinirlendikçe ben de sinirlendim.

Sonu pek istediğim gibi bitmedi ama hayat da böyle değil midir? Her şey istediğimiz gibi gitmez! :)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şeyh Bedreddin olayına ve dönemine olan ilgim nedeniyle okuduğum, ancak daha çok İzmiroğlu Cüneyd ekseninde yapılmış bir araştırma olduğunu fark ettiğim eserde yazar, dönem ile ilgili seçtiği birincil kaynaklardan özellikle Cüneyd ile ilgili anlatımları aktarmış ve sağlam temellere dayandıramamış olmasına karşın, Bedreddin ile Cüneyd ve hatta Düzme(?) Mustafa'yı ilişkilendirmeye çalışmış.

Kanımca, Cüneyd'in Aydınoğulları neslinden olmadığını kanıtlama uğruna çok çaba göstermiş, oysa sadece "damat" olarak Aydınoğulları'na dâhil olduğu zaten tüm kaynaklarda açıkça belli olmakta. Farklı yorumlar, gereksiz yakıştırmalardan ibaret.

Dönemle ilgili bir çok kaynaktaki anlatımları topluca okumak için yararlı bir araştırma.

Mustafa Üzel'in Cüneyd'i Osmanlı resmî tarihindeki "düzenbaz, hain, vs." kisvesinden kurtarma gayretindeki ana fikrine katılmakla birlikte, resmî tarihin başka bir tavrının olamayacağı gerçeğini de kabullenmek gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dagni Yuel'in hikayesini bu kitapla öğrendim. Cansız bedeni Grand Hotel'in odasında bulduktan sonra, oranın bir sembolü olmuş ve hem Avrupalı ​​hem de Gürcü sanatçıların da ilgi alanı haline gelmiş. Zurab Karumidze’ın bu kadar ilginç bir çalışmayı kendisine adaması da bu vahim olaydan geliyormuş. Karumidze’ın mitoloji, tarih, din, aşk, estetik ve sanatla harmanlanmış sofistike bir anlatımı var. Bilmediğim bir tarihi araştırmama vesile olduğu için de ayrıca beğendim.

“Doğu Doğu'dur, Batı ise Batı. Bu ikili asla bir araya gelemez. Yeryüzü ve Gökyüzü Sorgu Gününde buluşuncaya dek.” dedi. Halbuki Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney'in kesiştiği bir şehirde o kadar güzel bir eser çıkmıştı ki. Sanatla ilgilenip, alakalı evrensel fikirlere sahip olmak isteyenlerin özellikle okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ferit Edgü’den 1982 yılında yarım kalan dokuz yarım öyküyü, Baran Güzel’in ufku geniş genç öykücülerin kalemiyle yeniden can verdikleri güzel eser, Parçalar çıkmış ortaya. Öykülerin çıkış hikayesiyle ve Ferit Edgü’nün bu yolu açmasıyla çok manalı bir eser ortaya çıkmış. Kitabın tüm öykülerinin devamında yazarlarının özgün yaratıcılığını çok sevdim. Özellikle Edgü’nün, yorumu üzerine, öykücülüğü teşvik etmesi, el vermesi ve öykülere yazılmadan çok parlak bir çıkış hikayesi yaratması takdire şayan. Ayrıca tüm hikayelerin Edgü ile başlayıp, farklı bir yazarla süslenip tamamlanması, ustaya güzel bir hediye gibi. Hatta yazardan yazarlara hediye gibi.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
80'lerin çok çocuklu, kaotik, yoksul İrlandalı ailelerinden biri. Üstelik geçinemedikleri için artık yük durumunda olan çocuklara rağmen anne tekrar hamile. Bir süreliğine çocuksuz bir çift tarafından bakılması ya da ‘evde bir sorumluluğun başlarından atılması’ için verilen, evin yetişmekte olan genç kızı, bize bu hikayeyi anlatıyor. Ne kadar bir eşya gibi dramatik bir şekilde bırakılsa da bu bir umut, dostluk ve daha iyi bir hayata bakış hikayesi bence. Çünkü çocuksuz koruyucu ailesi ona sadece daha rahat bir hayat vermekle kalmayıp, aynı zamanda sahip olmadığı ilgiyle de tanıştırıyor. Öte yandan, ilk kez düzgün besleniyor ve koruyucu ailesiyle geçirdiği aylarda güç ve güven kazanıyor. Çocuğun yavaş yavaş bu evin kendisininkinden çok daha sevgi dolu olduğunu anlaması ve bazı incelikli şeylerin açıklamaları gözlerimi yaşarttı.
Muazzam bir romandı ve beni Claire Keegan'ın daha fazla kitabını okumaya teşvik etti. Mutlaka okumanızı öneririm.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zola’nın okuduğum üçüncü kitabı. Meyhane ve Nana’dan sonra, daha kısa ama yine çok manalı bir yazım. 19. yüzyılda insanların toplumun farklı kesimlerinde nasıl yaşadıklarına ve öldüklerine dair basit hikayeler kaleme almış. Gerçekle yüz yüze gelindiğinde ölümün en melankolik yanı, terk edilenlerin üzüntüsü oluyor doğrusu. Tabi yas durumları insanların vicdan, merhamet ve karakterlerine göre değişiyor.

Hikayeler, farklı sosyal sınıflardan insanların ölümü ve sevdiklerinin bu konudaki hislerini anlatıyor. Kiminin acısını veya panik halini, kiminin tabiatının çirkinliğini ve büyüklüğünü anlatırken, kimininse yalan ve içten gözyaşlarını anlatıyor. Zola, bir dramanın ötesinde, her şeyi olduğu gibi basit ve aşırı olağan aktarmış. Esaslı, pek çok hakikate tercüman olacak kadar kararında, keyifli bir klasik.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir