Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa ama etkisi uzun süren, huzursuz edici bir kitaptı. Schweblin daha ilk sayfalardan itibaren insanın içine bir tedirginlik yerleştiriyor ve bu duygu kitabın sonuna kadar peşimizi bırakmıyor. Özellikle annelik korku kaygı ve koruma içgüdüsü üzerine düşündürmesi çok etkileyiciydi. 104 sayfalık olmasına rağmen atmosferi ve anlatımı oldukça yoğun. Olaylardan çok okurken hissettirdiği gerilim ön planda. Bazı yerlerde bir şey olacak ama ne hissiyle sayfaları çevirdim. Sade ama tekinsiz anlatımı alışılmışın dışında kurgusu ve gerilimi sevenlerin şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bittiğinde insanı hemen rahat bırakmayan üzerine düşündüren kitaplardan. Spoilersız bir tavsiye: Okuyun ama kitabın size ne hissettireceğini önceden bilmeden başlayın.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendisi meslektaşım olan yazarın kısa öykülerden oluşan kitabını beğenerek okudum. Bazı öyküler mitolojik ağırlıklı olduğu için fazla bağ kuramadım ama genel olarak başarılı bir dili var. Kapıları Açmadılar ve Gaslighting ve Nekbe adlı öyküleri özellikle beğendim. Güzel bir eser olmuş emeklerine sağlık. Okumanızı tavsiye ederim. Son olarak beğendiğim bir bölümü alıntılayarak yorumu bitiriyorum.

"Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git benim gittiğim gibi. Anca o zaman beni yargılayabilirsin."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yerdeniz Büyücüsü’nü grafik roman olarak okumayı tercih ettim; çünkü fantastik dünyaların içine girmekte ve o dünyalarla bağ kurmakta zorlanıyorum. Fakat beklediğim gibi olmadı.

Öncelikle metnin arkasındaki dünyanın ne kadar zengin ve derinlikli olduğu, grafik roman olsa da hissediliyor. Bazı cümleler ve diyaloglar çok güçlü; Le Guin’in bu fantastik dünyanın içine yerleştirdiği düşünsel katmanları da fark ediyorsunuz.

Ama çizimlerdeki karanlık ve bulanıklık ciddi bir sorun. Zaman zaman ayrıntıları seçmekte, sahnede ne olduğunu anlamakta zorlandım. Bir yandan da Le Guin’in, okurun zihninde kurduğu dünyayı kendi hayal gücüyle tamamlamasına önem verdiğini düşününce, bu tercihin bilinçli olup olmadığını merak ettim. Fakat sebebi ne olursa olsun, bu görsel dil bende atmosferden çok belirsizlik yarattı.

Bu yüzden 3 yıldız. Muhtemelen romanını okumuş olsaydım 4 yıldız verirdim. Yerdeniz’i merak edenlere grafik roman yerine doğrudan kitapla başlamalarını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On liret; Düş parası…

On liret ;
“Kefaret
Bedel
Umut
Ölüm”

On liret; Hikayeyi ve karakterleri birbirine bağlayan.

İnsan gerçekte neyi satın alır, ya da satın aldığı zannettiği şey aslında onun mu? Sahibi olurken kölesi mi oluruz, Umut ararken vazgeçemediğimiz, bedel öderken aslında kefarete mecbur kaldığımız mı?

Bir suikastın çevresinde kümelenmiş karakterler.

Yourcenar’ın “Ateşler” kitabını da okuduğumda böyle şaşkınlık içinde kalmıştım.

Tek tek karakterler üzerinden çözümleme yapmaya kalkışsa okur sanki kitabın hacmini geçer öylesine güçlü.

Önemli not: Herkes için değil; hususi okurlar için yazmış gibi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadın eşini kanserden kaybettikten 6 ay sonra doğum gününde, merhum eşinin kendisi için bir yıl boyunca her ay bir kitap hediyesi ayarladığını öğreniyor. Bu fikir çok incelikli işlenmiş. Kurtarılması gerekenler var: Hayata küsen insanlar, ilişkiler, hatıralar geleneği olan bir kitapçı, bir ömür. Duygusal, sıcak ve samimi. Büyük olaylar yok. Adım adım dönüşüm var ki; bu bana daha sahici geldi. Dil akıcı, iri puntolarla kolay okunuyor.
Her bölüm başında BookLane öneri kitap listesi olduğu gibi, tüm kurgu boyunca da bol kitap adı duyacaksınız. Klasik lezzetinde değil, cümleler ya da kurgu müthiş demiyorum ama hayata dair verdiği mesaj–değişim iradesini teşvik etmesi– bunu kitaplar üzerinden yapması "kitapkurtlarının" damak zevkine göre. "Sanat için" değil, "insan için" diyebilirim. Hem bir yas süreci, hem bir kitapevi hikayesi karışımı. Hyunam-Dong Kitapevi ve Melisa Kesmez'in Çiçeklenmelerini iç içe geçirin, bunları sevenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiliz akademisyen Matthew Beaumont’un Eagleton'la yaptığı söyleşiden oluşan, Eleştirmenin Görevi’ni okuduğumuzda, onun sıradışı zihnine serbest dalış yapma imkânını buluyoruz.

Kitabın sonunda yer alan bibliyografiyi incelediğimizde muazzam bir eser çeşitliliğini görüyoruz. The New Left Church ile başlayan süreç Shakespeare oyunlarının eleştirisinden Marksist edebiyat eleştirisine, Walter Benjamin’den ideolojinin eleştiri ve estetikle buluşturulmasına, edebiyat kuramına girişten şiirin nasıl okunacağına, kültürden teröre kadar uzanan çok geniş bir yelpazeyi sunuyor. Bu da bize iyi bir eleştirmenin özelliklerinden birinin, bir ya da birkaç konuda değil, geniş bakış açısıyla pek çok mesele hakkında söz söyleyebilme gücü olduğunu gösteriyor. Eagleton’ın kitaplarından devam edersek şiir yazmaktan şarkı sözü yazarlığına, tiyatro oyunlarından romana kadar uzanan bir kurmaca yelpazesini görüyoruz.

Kısacası okuyacağınız eser harikulade bir söyleşi kitabıdır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saadettin Ökten'in hatıralarını anlattığı kitabıdır. Hayatında önemli bir yer tutan aile fertlerini tek tek ele almış. Kitabın dili biraz ağır, Osmanlıca kelimeleri çok sık kullanmış. Hatırat kitabı olduğu için yine de anlaşılıyor. Eski aile kültürü çok iyi bir şekilde anlatılmış. Her akşam yemeğinde babasının yaptığı sohbetlerin ne anlama geldiğini yıllar sonra anladığını söylüyor. Şöyle diyor: meğer her akşam yemeği bir ders saatiymiş. Sıkmayan, yormayan ve zevkli bir ders saatiymiş. Kitabı okuyunca çok net bir şekilde anlaşılıyor ki Saadettin Ökten'i kendisi yapan babasıdır. Disiplini, sabrı, çalışma sevgisini ve büyüklerine saygısının temelini babasından aldığı eğitim ve terbiye oluşturmuştur. Bana göre erkekler üzerinde özellikle babanın etkisi çok büyüktür. Babanın çocuklarına olan ilgisi ve eğitim seviyesi arttıkça bu etki de katlanarak artıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın önemi bence Victor Hugo’nun ikinci kısımdaki “Son Söz” isimli uzun makalesinde idam cezasını ve bu cezaya sebep olup uygulayan toplumu yerden yere vurmasından geliyor. Hugo bir romantik olmasına rağmen öyle sert ifadeler kullanıyor ki realizmin zirvesine ulaşıyor, cümleler tüm insanlığın suratına tokat gibi iniyor. Verdiği gerçek örneklerse Claude Gueux olayından çok daha korkunç, özellikle 56. ve 57. sayfalarda anlattığı bir giyotin cezasının uygulanması sırasında yaşananlar akıl alacak gibi değil, gerçek bir olayın bu kadar çarpıcı bir anlatımını Guy de Maupassant’tan ve Louis Ferdinand Celine’den bile okumadım, celladın işlediği bu cinayette Raskolnikov bile silik kalır. İlerleyen sayfalarda Hugo yine gerçek örneklerle idam cezasının vahşetini akıllara kazıyor ve idam karşıtlığını nihayete ulaştırıyor:“Gardiyanın olduğu yerde cellada lüzum yoktur!”

Claude Gueux mutlaka okunmalı!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kayahan Demir'in İstanbul Portresi kitabı da diğer kitapları gibi çok güzeldi adı kapak tasarımı kitaptaki küçük ve anlamlı ayrıntılar ve verilen mesajı çok beğendim. Kitabın kurgusunu çok beğendim sıradan polisiye kitaplarından farklı bir sonla bitiyor. Kayahan Demir'in kitaplarında gizem macera tarih hepsini bir arada mizahi şakalarla işlenmiş olması çok hoşuma gidiyor. Bu şekilde okuduktan sonra belki bir padişahın hayatını, belki tarihi bir yapıtın hikayesini ve tarihini öğreniyor bir yanda Dedektif Milas ile Engin'in hem üzerine düşünülecek komik sohbetlerini okuyor ve ortadaki cinayeti çözmeye çalışıyorsunuz. Bu kitapta biraz farklı olarak İstanbul'un farklı yerlerindeki cinayetleri inceliyor. Osman Hamdi Bey hakkında bilgiler edinebiliyorsunuz ama bu hikayede Engin de kaçırılıyor ! Heyecanla okudum. Kayahan Demir'in çocuk polisiye kategorisindeki tüm kitapları okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kalemiyle ilk defa bu kitapla tanıştım. Ve çok sevdim. Hem kalemini hem de oluşturduğu karakteri çok beğendim. Pek yaşı olmayan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yani 3. sınıfta okur 5. sınıfta herkes bir şey alır bu kitaptan. Eğlenceli bir hikaye. Yazarın kalemi oldukça eğlenceli. Sıkılmadan okunur. Ben iç görsellerini çok beğendim.
Karakterimiz Nuriye Ecmel sınıfa yeni gelen arkadaşı hakkında bir bilgi öğrenir. Ama öğrendiği bu bilgi biraz ortalığı karıştırır. Sonuçta sınıfa yeni katılan arkadaşı üzülür. Bakalım Ecmel neler yapacak? Dedikodunun kaynağını nasıl bulacak?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir