Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2004’den bu yana çeşitli yayınevlerinde yayımlanmış Gökkuşağına İki Bilet. Çok sattı mı bilmiyorum; ama çok sevildi bence okunanlar tarafından. Zira aynı şey değil ikisi.

Bazı künyelerde, buna Everest baskısı da dahil, ‘darbe’ başlıkları kullanılmış. Ön plana çıkarılmış.

Oysa eser hayattan alıyor kaynağını. Hayatın, hatırlamak olduğu mesajından.

70’li yıllar Ankara’sında adımlanan hikaye güzel de bir ülkem resmi çiziyor aslında.

Bağlar, dostluklar, hatırlayışlar.

Bir de girişteki güzel notuyla;

“… gündüzdüşlerime inandığı, bana bir bir çift kanat taktığı için… Babama.”

Okunası.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genlerimiz atalarımızdan bize miras kalan kaderimiz mi? Bundan kaçış yok mudur? Kitaptaki bilgilere göre hastalıklı genleri tamir etmek, hatta daha üstün insan genleri sentezlemek yakın gelecekte mümkün olacak. Gen düzenleme teknolojileri ile birlikte crispr teknolojisinin rastlantısal ortaya çıkışı ve Nobel’e uzanan serüveni anlaşılır bir biçimde anlatmış. Mamafih gen mühendisliğinin etik yönü, oluşabilecek riskler, teknolojinin vadettikleri, kapsadığı alanlar ve kötü amaçlı kullanıma yönelik duyulan kaygılar çok iyi anlatılmış. Geleceğe ışık tutan bir araştırma kitabı ortaya çıkmış. Bu mevzuda bilinç kazanmak açısından okuması gerektiği kanaatindeyim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
DOĞU VE BATI EKSENİNDE TEFEKKÜRE DAVET
Yazarın düşünmeyi felsefe ve tarih üzerinden mükemmel yorumlaması dikkat çekiyor. Düşünceye yönelik tarihte isimleri geçen ayrım yapmadan yer vermesi ve muazzam şekilde harmanlaması diğer yandan konuya yabancı okurun dahi anlayabileceği şekilde ifadeler kullanması, yazarı, bu yönüyle de başarılı kıldığını söyleyebiliriz.

“Düşünmek ve Hikmet” merkezli çalışmada antik Yunanlardan örnekler sunularak o döneme dair bulgulara yer verilmesi, eseri mühim kılan noktalardan biri haline getirdiğini söyleyebiliriz.

Son iki yüz yıldır sorulamayan sorulara dikkat çeken yazar, antik Yunanların bugünkü manayla seküler olmadığını, şehir devletleri vatandaşlarının, o şehrin yöneticilerinin, diğer bakımdan din adamlarının koydukları yasalara uyduğuna vurgu yaparken, vatandaşların bir şekilde yaşadıkları devletin dinine tabi olmak zorunda kaldıklarını vurguluyor.

Büyük düşünürleri tilki ile kirpilere benzeten yazar, Müslüman düşünürlerin tarih ile ibret kelimelerini birlikte kullandıklarının altını çizerken düşünceyle ilgili fakat manası unutulan “ibret” ile “itibar” kelimelerini okurlara hatırlatıyor.

Benzerlerinden farklı teknik izlendiği fark edilen eser, oldukça başarılı ve en başta da dediğimiz gibi konuya yabancı okurun kolaylıkla anlayabileceği bir üsluptadır.

Genel olarak da okurunu Doğu ve Batı ekseninde tefekküre davet ettiğini de söylemek mümkün.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fernando Pessoa'nın "Huzursuzluğun Kitabı" adlı eseri, modernist edebiyatın önde gelen eserlerinden biridir. Pessoa, kitap boyunca insanın iç dünyasının derinliklerine inerken, varoluşsal soruları sorgular ve evrensel temalara dokunur. Eser, yalnızlık, özlem, aşk, ölüm ve varoluş gibi temalara odaklanırken, aynı zamanda modern yaşamın karmaşıklığını ve belirsizliğini de ele alır. Pessoa'nın benzersiz üslubu ve derin düşünceleri, okuyucuları düşündürürken, aynı zamanda edebi bir ziyafet sunar. "Huzursuzluğun Kitabı", Pessoa'nın edebi dehasını ve insan varoluşunun karmaşıklığını keşfetmek isteyen herkes için eşsiz bir okuma deneyimi sunar.




Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Homeros’un ulu savaşçısı Achilleus… Su tanrıçası Thetis ile Pinthia kralı Peleus’un yarı ölümlü oğlu…Troyalıların korkulu rüyası…

Tüm bu tanımlamarından arınmış, savaş meydanının dışında, kuşandığı zırhından, başlığından, mızrağından ayrı olan yüzünü tanıyoruz onun, aşık kalbine dokunuyoruz.

Tüm hayatını, inişlerini, çıkışlarını, lirinden dökülen şarkılarını dinliyoruz bu kitapta. Her şeyden önüne koyduğu şöhretinin, gururunun, onu ve biricik Patraklos’unun sonunu nasıl getirdiğine tanık oluyoruz. Buzlar kraliçesi Thetis’in bile sonunda bu aşka nasıl boyun eğdiğini acı hıçkırıklarla okuyoruz.

Madeline Miller, Kirke’nin yazarı, betimleme ustası… Achilleus’la Patraklos’un yaşadığı aşk sahnelerini bir nakış gibi işlerken, savaş sahnelerinde yüreği ağza getirmeyi başarıyor. “Çok uzadı bu savaş” dediğiniz sırada aksiyonun tam ortasında buluyorsunuz kendinizi ve kitabı bir çırpıda bitiriveriyorsunuz.

Achilleus’un Şarkısı, dinlemeye değer…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Didem Kazan Sol, ilk öykü kitabı Kusura Ayna'da özellikle içerik anlamında farklılığı bambaşka bir yere taşımış. Patates tanrısına inanan ve kendini o tanrının elçisi olduğunu düşünen karakterden, gökten kutu kutu yağan rimellere, kuyruklu kadından, hükümdarın kusurlarına ayna olan "r" harfine düşman karaktere, mahallede ansızın kaybolmaya başlayan kedilerden hayalindeki masallarda tatmin olan kadına kadar. Yazarın kaleminin parlak olduğunu, ilk kitabından ışığını verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bunca farklı öyküyü düşünebilmek ve kurgulayabilmek hakikaten önemli iş. Yazar çoklu anlatıcı kullanmayı seviyor fakat bu tip anlatıcının olduğu öyküler kitapta anlatım açısından sorun yaşıyor. Kitapta çoklu anlatıcının olmadığı öykülere baktığımızdaysa yazarın rahatlıkla birinci şahıs ya da üçüncü şahıs anlatıcıyla iyi anlatıma sahip metinler kaleme alabildiğini de görüyoruz. Yine de ilk kitap olarak başarılı bir eserle karşı karşıyayız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumakta zorlanacağımı düşündüm fakat öyle olmadı. Analiz edilen rüyaların ilgi çekici yanı pek olmadığı için ya da belki de aynı şey durmadan tekrarlandığı için bilmiyorum, bir noktada sıkıldığımı hissettim. Yine de elbette yüzeysel bildiğim bu konuda derinleşmemi sağladı. Kendi rüyalarımı incelediğimde bulduğum bağlantılar da hayli sıkıcıydı. Sanırım her rüya sandığımız gibi aşırı derin noktalara temas etmiyor ve incelmesi de pek de gerekli değil. O dönem için bunları nasıl düşünmüş, keşfetmişsin hala şaşıyorum be üstad.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihi hadiseler bazı durumlarda romanlar ile daha güzel anlatılıyor. Açlık sefaletin sonucunda şuurunu yitiren insanlar düşünce melekelerini yitirmişçesine dans ediyorlar. Tabi bu durumun sosyal, ekonomik ve inanç temeli de mevcuttur. O dönemin baskıcı ve reformist akımlarının arasında kalan insanların durumu, romanda ustaca kaleme alınmış. Çeviri eser olduğu için bazı kısımları sıkıcı olsa da okunması gereken bir eser. Eserden dili muhtevasından kısaca örnek vermek gerekirse: "Biri önde öbürü arkada, topuklarını, ahenkle vura vura, parmaklar iç içe geçmiş, birbirlerine bir yaklaşıp bir uzaklaşıyorlar, kendi etraflarında dönüp tekrar birleşiyorlar ve baştan başlıyorlar."
Yanıtla
4
3
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların avcı toplayıcıdan tarım toplumuna geçişte oluşturduğu kölesel süreçten sanayi devrimiyle emekçiye(proleter) evrilirken daha fazla çalışma fakat daha az kazanç ile daha büyük sefaletin içine düştüğünü , bu çalışma sürecinde yetersiz beslenmeden , olmayan boş zamana kadar doğru eleştirel bakış açısını yansıtan ve şimdilerde kuzey avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlayan 4 saatlik çalışma önerisini uygulamaya koymaları bile yazarın doğru bakış açısını göstermektedir. İnce ve çabuk bitsede kitap bizi düşünmeye iten değerli bir yapıt.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazmayı düşünenler için faydalı olacaktır.
Kitap benim için üç kısımdan oluşuyordu. İlk kısmı, yazarın kendi yazma deneyimlerini aktardığı samimi bölüm.
İkinci kısım, yazın sanatıyla ilgili ders kitabı niteliğinde bilgilerin olduğu ve bazı öykülerin analiz edildiği bölüm. Son kısmı, çeşitli yazarlardan alıntıladığı "nasıl yazmalı" sorusuna cevapların ve yazarın edebiyatla ilgili genel yorumlarının olduğu "Ekler" bölümü.
Ayırdığım bu bölümlerden en çok son kısmı beğendim. İkinci kısımın çoğu bölümü fazlalık olmuş. Özellikle mektup ve günlük tanımları gibi bilgiler kitabın amacına ters düşmüş.
Yazarın derlediği geniş yelpazeli alıntılar çok kıymetli, bunun için teşekkür ederim ancak kitabın başlığına ve amacına uymayan bölümler kitaptan çıkarıldığında daha özel bir eser haline geleceği kanaatindeyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir