Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçeriğe geçmeden ufak bir detayla başlamak İskender Pala’nın biçimsel zarafetine örnek olacaktır. Kitapta her bölümün son cümlesi diğer bölümün baş cümlesini oluşturuyor. Bu durum “koşma” denen nazım şeklinin bir türü olan “zincirli veya zincirbend” koşmaya örnektir. Dolayısıyla yazar, kitaptaki bölümleri zincirlerken bizi de adeta o zincirin halkalarından birisi yapıyor.

İskender Pala’nın geçmiş eserlerinde olduğu gibi güçlü kurgu bu eserinde de baştan sona hissediliyor. 2. Mahmut devrinin önemli olaylarından kabul edilen “Vaka-i Hayriye” sonrasında yaşanan kargaşa ve gerginliğin gölgesinde bir soygun planını okuyoruz. Üstelik her bölüm farklı bir karakterin anlatımıyla. Bu durum da karakterleri içselleştirmemizi sağlıyor. Bölümden bölüme soygun anına gitmek, kahramanlarımızın sonunun nereye varacağını bilmek ihtiyacıyla çırpınırken buluyoruz kendimizi. Klasik İskender Pala öğretisi ile de final yaşanıyor.

Kısacası sıcacık bir romandı. Bu yüzden önerimdir. Kitaplarla kalın.
Yanıtla
34
1
Destekliyorum  50
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuması çok keyifli, ardını merak ettirici bir kurguya sahip; evvela bunu söyleyebilirim. Kendimizi, duygularımızı tanımamızı öğretiyor.Mesela; öfke kontrolü için çok faydalı, bilimsel ve psikolojik saptamalar içeriyor. Stres yönetimi ve onunla başa çıkmanın yollarını karakterin hayatından örnekler vererek açıklaması çok güzeldi. "Anda kalma ve ana geri dönme' tekniğini ve "amigdala" nın çalışma prensibini bu kitap ile öğrendim. Çocuk kitabı olarak görmeyin herkesin okuması gereken kitaplar sırasında yer alan bir kitap. Birsen Hocamızı kutlarım, başarılı ve keyifli bir kurgu kaleme almış. Kitapta, macera ve gerilim de bi hayli var.Kitap Seçimi Rehberi olarak şunu gözlemledim:Bilimsel bilgi; kurgu içinde ve kurgu karakterleri ağzından verildiği ve karakterlerin hayatları ile örneklendirildiği nispette akıcılık ve sürükleyicilik husule geliyor. Yazar bunu başarmış.Ortaokul tüm sınıf kademelerinde okutulabilir. Çocuk Edebiyatımız için yazarı ve bu kitabını faydalı buluyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, İran’ı daha yakından tanımamı sağlayan kıymetli bir eser oldu. Pehlevi döneminden günümüze uzanan süreç, ülkenin siyasi ve toplumsal yapısına dair önemli bir perspektif sundu. Ayrıca izlediğim birkaç influencer’ın İran seyahatleri de şunu gösterdi: Bize anlatılan İran ile gerçekte karşılaşılan İran arasında hayli fark var. Meğer komşuyu sadece haber bültenlerinden tanımaya çalışmışız; halbuki sokakta hayat bambaşka akıyormuş. Tarihî bağlarımız, kültürel benzerliklerimiz ve soydaşlarımıza gösterdikleri misafirperverlik de bu yakınlığı daha anlamlı kılıyor. Kitabı savaş döneminde okumam ise ayrı bir boyut kattı; hatta sayfalarına güncel notlar düştüm. Kim bilir, belki yıllar sonra o notlar da tarihe küçük bir dipnot olur. Velhasıl, önyargıları törpüleyen ve ufuk açan bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstiklal Harbine farklı bir bakış açısı sunduğu için dikkat çekici bir eser. Türk Kurtuluş Savaşı’nı bu kez bir İranlı subayın gözünden okumak, dönemin atmosferini dışarıdan bir gözle değerlendirme imkânı veriyor.

Kitap oldukça akıcı bir dile sahip. Birkaç saat içinde rahatlıkla bitirilebilir.

Ancak içerik açısından beklentiyi çok yükseltmemek gerekiyor. Anılar yer yer ilgi çekici olsa da, derinlik ve kapsam bakımından sınırlı kalıyor. Daha geniş analizler ya da detaylı tarihsel arka plan arayan okurlar için biraz yüzeysel gelebilir.

Buna rağmen, farklı bir perspektif sunması ve sade anlatımı sayesinde okunabilir bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı okurlar Doğan Cüceloğlu'nun hep benzer şeyler anlattığını, kendini tekrar ettiğini söylerler. Bense buna aynı toprağı yeniden çapalamak diyorum. Bir çiçeği bir kere sulayıp kenara çekilmiyoruz. Yaşaması için o suyu, o besini düzenli periyotlarda vermemiz gerekiyor. Ruhumuzun da öğrenmek kadar hatırlamaya ve sürekli beslenmeye ihtiyacı var. İletişim Donanımları'nı okurken, aslında bildiğim ama günlük hayatta unuttuğum o kökleri tekrar suladım. Kendi karanlığımda aydınlanmaya çalışırken, can cana dokunmanın sadece mekanik bir olaydan ibaret olmadığını yeniden hatırladım. Artık biliyorum ki dinlemek, karşıdakinin dünyasına yargısızca misafir olabilmekmiş. Kitap bitti ama asıl sohbet şimdi başlıyor. Sahiciliğin hafifliğini keşfettiğim bu yolculukta, artık kelimelerim daha çıplak, niyetim daha berrak. Tekrarın gücüyle zihnime ektiğim bu tohumları her gün yeniden sulamaya niyetliyim.

Ruhun açlığı, duyulmadığı an başlar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klasik tarihi aşk klişeleriyle başlayıp “yine mi aynı şey” dedirten ama karakterleri sayesinde kendini okutan bir kitap. Diyaloglar zekice ve çoğu yerde kitabı resmen sırtlıyor. Ama sakın hafif romantik diye başlamayın—yer yer karanlık, rahatsız edici ve düşündüğünüzden daha sert. Klişe mi? Evet. İyi cilalanmış mı? Kesinlikle.

Feagan’ın çocuk çetesinin tamamı için kalbim kırıldı. Her birinin ileride kendi kitabında açılacak acı dolu geçmişi şimdiden hissediliyor; bildiklerimiz bile fazlasıyla yürek burkucu. Ve evet, hepsini merakla bekliyorum.

Başyapıt mı? Hayır. Ama historical özlemini giderir; beklentiyi abartmazsan keyifli bir okuma sunar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici yerli bilimkurgu romanlarından biri oldu. Işıktan Sonra Kıyamet Kayıtları, büyük fikirleri olan ama bunu kuru bir teknoloji gösterisine çevirmeyen bir kitap. Güneş patlaması, Mars ve Ay kolonileri, yaklaşan istila derken hikâye sürekli büyüyor ama odağını hiç kaybetmiyor.

En etkileyici tarafı Mert karakteri. Kusurlu, karanlık, çelişkili ve bu yüzden gerçek. Sadece dünyayı değil, kendini de kurtarmaya çalışan birini okuyoruz.

Anlatım akıcı, sahneler çok canlı ve sinematik. Bazı bölümler gözümde film sahnesi gibi canlandı. Türkçede bu ölçekte ve bu tempoda bilimkurgu az çıkıyor. Yazarın yeni kitaplarını heyecanla bekliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tufan Hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Çünkü kitabı okuduğunuzda ne kadar değerli bilgiler olduğunu görünce, teşekkürümü ilk andan sunmamı anlıyacaksınız. Konusu itibari ile ilk; Yörük, Türkmen ve Türk tabirlerini açıklıyor. Türkmen ve Yörük nüfusunun nerelerde olduğunu ve Osmanlı hakimiyetinde nasıl yaşadıkları hakkında bilgiler veriyor. Daha sonra Safevilere giriş yapılıyor. Kızılbaşlılık Türkmenlik ve Şiilik gibi konularda doyurucu bilgiler sunuyor hocamız. Anadoluda hangi Türkmen boylarının Safevi kuruluşunda yer aldığını açıkça belirtmiş. Ayrıca tartışmalara sebeb olan 40.000 kişinin katliamı (Alevi-Türkmen) gibi konuların aslında bir söylentiden ibaret olduğunu, eğer gerçek olsaydı Safeviler bu durumda daha da taraftar kazanabilirdi ve Safevilerin de kendi tarihinde böyle bir olaydan bahsedilmediğini kayıtlarla açıklıyor. Dolayısı ile katliam konusu tamamıyla asılsız. Kitap kurtları bu kitabı muhakkak alınız. Hatta başucu kitaplarınıza dahil ediniz.Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üç kuşağın hikâyesinin anlatıldığı, duygu yüklü bir kitap…
Malma İstasyonu’na giden üç yolcu, geçmişlerini sırtlarında taşıyarak bir yolculuğa çıkıyor. Geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelen; her karaktere ayrı ayrı bölümler verilerek ustaca harmanlanmış bir kurguya sahip.

İstenmeyen bir çocuk olarak büyüyen Harriet’in çocukluğu, anne babasıyla olan ilişkisi ve kendi çocuğuna aktardığı travmalar oldukça sarsıcıydı. Bana göre insan, alamadığı sevgiyi başkasına da veremiyor. Harriet’in kızına yaşattıkları da tam olarak buydu sanırım.

Beni en çok etkileyen iki cümle ise:

“Çocuğunuzu ne zaman kaybedersiniz?”

ve

“Sıcak bir yaz günüydü. Altı yedi yaşlarındaydım.
Annem işteydi ve ben bütün gün güneşin altında yatıp tüm vücudumun güneş yanığı olmasını istedim.”

* “Neden?”
-“Çünkü annemin eve geldiğinde bana krem sürmesini istiyordum. Eğer güneş yanığı olursam, onun dokunuşunu hissedebilecektim.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanı soytarılaştıran acıları mıdır? Terk edilmişliği, ötelenmişiliği,bir köşeye bırakılıp görmezden gelinmişliği mi?

İrfan Yalçın anlatıdaki duygu atmosferini öyle kuruyor ki, içinizin şişiyor ve kendinizi kızarken buluyorsunuz? Ama kim haklı, bunu bilmemiz imkansıza yakın. Belki de umudun yaşattığı bir adamın çaresizce yazdığı; cevapsız kalan mektupları ve yakaran durumu fazlasıyla can acıtıcı…

Bi olay var mı anlatıda; yok .. Böylesi bir anlatımı kurgulamak da çok zor bu yüzden yazarın hakkını vermek lazım.

Umudun hastalık haline geldiği,çaresizliğin soytarılık (belki de maske) ardına saklandığı ve kimsesiz kalan adamın tutunduğu tek dal mektupları… Kızı bir mektup yazsa adam belki ölüverecek,hayatla ilgili başka bir amacı kalmayacak.

Soytarı olmak çok güç…

Hele saklanacak bir yürek bile yoksa…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir