Toplam yorum: 3.284.427
Bu ayki yorum: 5.933
E-Dergi
Sinan Akyüz'ün piruze ve incir kuşları romanlarını bir çırpıda okudum ve kendim sanki olayları yaşadım. Tereddüt etmeden kitaplarını aldığım bir yazar. Bu kitabına daha yeni başladım ve şimdiden çok beğendim bu iki kardeşe ne olacak merak ediyorum...
kitabın çok fazla alıntı ve dipnotlarla dolu olması onu başarısız kılmaz. lakin; iddialı ismini doldurabildği kanaatinde olmamakla beraber, ciddi bir eksiği kapattığı ve cesaret verme anlmaında bir çok araştırmacı ve yazarın önünü açabilme ihtimali yüksektir. çalışmalarının devamını başarısını dileriz erol mütercimler.
Ülkemizde Arapça Nahiv bilgisi alanında yazılan en öğretici kitap sayılabilir. Gerek kitabın mizanpajı ve gerekse içerdiği örnekler açısından önemli bir eserdir. Arapça dilbilgisi açısından doyurucu bilgi elde etmek isteyen herkesin mutlaka edinmesi gereken bir kitaptır.
ve bir grance klasiği daha.. bu adam hangi kitabında fiyaskoya uğradı ki.. fransada başlayıp dünyanın diğer ucunda sonlanan inanılmaz bir kurgu.Bitirene kadar içine hapsoldum...kesinlikle pişman olmayacaksınız.Manes ormanı sizleri bekliyor...
bir başucu kitabı değil fakat günümüzde yazılan ve okudukalrım arasında iyi romanlardan birisiydi. bazı noktalarda kafamda sorular kaldıysa da(bu yazarın amacı olmalı) vermek istediği mesajı belli bir konusu var. ve bence kitabın en iyi yönü DİLİNİN AKICI OLMASI. iyi bir kitap.
Ziyaretçilerin En Çok Katıldıkları Yorumlar
Sevgili Arif beye edebiyat dünyamıza bu kazanımı için teşekkür ederim
Kitap Endülüs'ün nasıl işgal edildiğini, halkının nasıl asimile edildiğini, Hristiyanlaştırılırken ne tür badirelerden geçtiğini bir tablo gibi önümüze sunuyor.
Üç neslin doğduğuna, büyüdüğüna ve hatta vefat ettiğine tanık olmak farklı bir deneyimdi.
Kitaba dair söylenecek çok söz var. Bir Müslüman olarak baktığımda eleştirebileceğim birçok nokta da...
Yine de bir perdenin arkasını açmış ve hiç bilmediğim manzaraları tanımış olmanın verdiği haz da var.
Yazarla tanışma olan bu kitabında yazarın üslubunu, anlatış tarzını çok beğendim. İki gecede merak içinde bitirdim kitabını. 263 sayfa olmasına rağmen asla sıkmayan bir konusu vardı.
Rip akıntısına direnen Mirza Dadalıoğlu'nun hikayesini okuyoruz. Hafıza kaybı yaşayan, vücudu yara bere içinde olan ve vatanına ihanet etmiş damgasıyla anılan ama vatan sevgisiyle yanıp tutuşan Mirza Dadalıoğlu'nun akıl hastanesinde gözlerini açmasıyla başlıyor hikaye. Ve sonuna kadar aksiyon, gerilim ve dram dolu anlarla hafızası geri geliyor.
Okurken gerçekten yazarın da dediği gibi sinema filmi tadındaydı. Türü sevenlere önerimdir.
Severek okudum.yeni kitapları sabırsızlıkla bekliyorum
Bu kitap, kelimelerin sessizce konuştuğu, duyguların satır aralarında derinleştiği bir yolculuk sunuyor. Şiirler hem sade hem güçlü; okudukça insanın kendi iç dünyasına dönmesine vesile oluyor. Bazı dizeler durup düşünmeye, bazıları ise hissedip susmaya çağırıyor. Şairin dili samimi ve içten, duygular yapaylıktan uzak. Şiir seven herkesin kendinden bir parça bulabileceği, tekrar tekrar açıp okunacak bir eser.