Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir süredir çağdaş Türk edebiyatı okumuyordum. Geri dönüşü bu kitapla yapmak gerçekten güzel oldu. Dürüst ve mert bir insan olan Turab'ın hayat öyküsünün anlatıldığı eser oldukça akıcı. Yazar, Turab'ın hayat öyküsünü anlatırken bir yandan da hayata ve topluma dair önemli çıkarımlarda bulunuyor. İlk defa çağdaş Türk edebiyatına ait bir kitapta topluma dair bu kadar detaylı analiz yapıldığını gördüm, bu açıdan bana Türk klasiklerini hatırlattı. Öyküde kimi kısımlara hızlı geçildiğini de düşünsem okumada ve anlamada herhangi bir sıkıntı yaşamadım.
Kitapta en çok ilgimi çeken karakter ise açık ara farkla Kamber Dede. Onun hayat hikayesini de okumayı isterim.
Yazara bu samimi eser için teşekkür ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadece 4 yılda yoksul ama birbirine sıkıca sarılıp yaşayan bir ailenin darmadağın oluşuna şahit olacaksınız. Ne kadar çırpınsalar da makus talihlerine tepe taklak giden bu savaş mağdurlarının hikayesi sizi çok ama çok etkileyecek. Cephe gerisinde erkeksiz kalanların yaşadığı sıkıntıları içinizde -çok derinlerde- duyacak ve onlarla birlikte yok olmamak için savaşıp duracaksınız. Öyle bir hayat düşünün ki ölenlerinize sadece yarım saat üzülebilecek akabinde hemen yine ekmek bulma derdine düşeceksiniz ki kalanları yaşatmak için... Kısacası etkileyici bir eserdi. Şimdi sırada küçücük yaşında her şeyi gören, yaşayan Musa'nın 'bomba gibi bir geleceği' nasıl inşa ettiğini okumak var.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Göç dünya tarihinin değişmez bir gerçeği ve bir insanlık dramıdır. Kitapta Balkanlardaki göç olgusu analiz ediliyor ve bütün detaylarıyla sebep ve sonuçlarını veriyor. Kitapta benim en çok dikkatimi çeken bölüm Osmanlının içinde bulunduğu ve zamanın zor şartlarına rağmen  göç konusundaki hassas tutumu ve iskan siyaseti hakkındaki bilgiler. Kitap Osmanlıdan cumhuriyete kadar olan göçleri ele almış ayrıca verdiği  resim,  bilimsel tablo ve rakamlarla tam bir kaynak eser olmuş. Konuya ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatımızda sonsuz olasılıklar var ve onları biz oluşturuyoruz, bir başkası değil. O halde kendi hayatımız için kendimiz hareket etmeliyiz. Aslında özendiğimiz her şey kendi hayatımızın içinde barınıyor. Bize kalan ise özenmek ve üzülmek değil harekete geçmek. İnanılmaz bir hikaye inanılmaz bir plot. Bu yazarı bu mükemmel kitabı ile keşfetmem bu hayatımda gerçekleştirdiğim bir olasılık. Kim bilir belki diğer evrenlerdeki ben bu kitabı ve yazarı keşfetmemişimdir. Çok şey kaçırmıştır, öyle değil mi?
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  28
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şiirlerin genel olarak yedi ve sekiz heceli olarak yazıldığını söylemiştik. Bu durum kitaba artı bir orijinallik kazandırmıştır. Şair Mehmet Ali Kalkan’ın şiiri hakkında yazan Ali Birinci Bey’in, şiirlerin bir kısmında Yunus Emre’nin sesini duyması, diğer bir kısmında da Dede Korkut’un nasihatlerini dinlemiş olmasının notunu buraya düşmek istiyorum. Bu yürek ve ruh birlikteliğini, Arif Nihat Asya, Abdurrahim Karakoç, Dilaver Cebeci, Feyzi Halıcı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Yavuz Bülent Bakiler gibi isimlerle pekâlâ çoğaltabiliriz. Öz olarak, Bu şiirlerde, sehl-i mümteni” denilen, yani kolay görünen, ancak benzeri söylenmeye kalkılınca zor olduğu anlaşılan, özlü söz söyleme sanatının güzel örneklerini görmekteyiz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı hiç okumamış olanlar için önerimdir, bu kitabı okumak için sağlam bir psikoloji gerekiyor. Çünkü epey ağır bir kitap. Esther isimli bir karakterimiz var, rivayet odur ki Esther'i kendisinden esinlenerek yazmış Plath. Kendisinin de psikolojik olarak sağlam bir noktada olmadığını yaşadığı bir depresyon sonucunda intihar ile yaşamına son verdiğini okumuştum. Kitabı okurken bu bilgi kafamda döndü durdu sanıyorum. Yer yer ölüm duygusunu insanın aklına sokuveriyor. Bu yüzden dedim okumaya başlamadan önce psikolojinizi hazırlayın diye. Ne diyordum? Esther... Bu kızcağız büyük şehirde kendisini ispat etmeye çalışan bir arkadaşımız. Fakat kitaba da adını veren zihnindeki o fanus yavaş yavaş Esther'i etkisi altına alıyor. İçine çekiyor ve etrafında hayat akıp gitmesine rağmen o hep fanusun içinde nefessiz kalıyor. Genç ve ışıldamaya çalışan bir kadın için acı bir son. Spoiler vermek değil amacım, kaldı ki her son da ölüm değil. Bu kadar söyleyip fitili de ateşleyeyim.
Yanıtla
22
1
Destekliyorum  10
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsanlar bir şeylere inanmak istiyor ve bunun farkında olan bazıları da insanlara bunu veriyor"

Kitap içinde dikkat çeken bir kaç tespitten biri.

Sinestezi, hayatımız üzerinde son derece etkili.
Bir duyu uyarımı söz konusu olduğunda bu otomatik olarak başka duyuları da harekete geçirebiliyor.
Acı biber gördüğümüzde dilimizde oluşan acıyı hatırlayıp hissetmek gibi.

Ve algılar.
Düşüncelerimizi yönlendiren uyarıcılar.
Bunlar artık, nasıl düşünmenizi istiyorlarsa ona göre suni olarak oluşturuluyor.

Böyle olunca da gördüğümüz şeyler, bize dayatılan algılar ile, olduğundan farklı anlam ifade etmesine neden olabiliyor.

Meryam ve Perit iyi bir evlilik sürdürmektedir.
Bir gün Meryam'ın yolu falcıya düşer.
Falcı kocasının onu aldattığını söyler.
Meryam kocasının peşine dedektif takar ve nörolojik hikaye böylece başlar.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaplarımı okuduktan sonra değerlendirirken iki şeye dikkat ederim. Okumaktan keyif verdiyse iyidir, bana katkı sağladıysa da iyidir. Bunların ikisini birden yapan kitaplar harikadır. Bir kitap yeni bilgiler öğrenmemi sağlıyorsa ya da yeni bilgilere nasıl ve nereden ulaşabileceğimi açıklıyorsa bana katkı sağlıyor demektir.

Bu kıstaslara göre tek kelimeyle mükemmel bir kitap okudum. Doğan Hızlan edebiyat eleştirmenliği konusunda ülkemizdeki otoritelerin en büyüğü. Anıları tavsiyeleri bambaşka kıymette. Her hikayede hem yeni yazarlar ve kitaplar öğrendim hem de unuttuklarımı hatırlamış oldum. Bu vesile ile bolca kitap alışverişi yaptım ve yeni okuma listeleri oluşturdum.

Kitabın son bölümü olarak “Akvaryumda Balık Gibi” adlı söyleşisinde vermiş olduğu samimi cevaplar ile kendisine hayranlığım da bir kat daha arttı. Herkesin okumasını tavsiye ederim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtiyar Bay L.’nin hayatının son dönemini anlatan güzel bir öyküydü. Yaşlılık ve parkinson hastalığı ile birlikte ister istemez huysuzlaşan, hayattan eskisi kadar zevk almayan Bay L. En iyi yaptığı işi yapmayı, yazmayı istiyor. Hayata iz bırakmak istiyor. Ama ellerinin titremesine de engel olamadıkça üzülüyor. Üstelik bir de yakın dostu onu terk edince yapayalnız kalıyor. Bu dünyada kendisini hayata bağlayan bir tek asası var. Kızıl asa, ateşten asa… ve bir gün bir hata yapıyor. Devamını anlatmayayım.

Kitabı okuması keyifliydi. Yaşlılar hani her şeyi tekrar edip dururlar ya, kitapta da böyle tekrarlar çoktu. Böylece ihtiyar Bay L.’ nin yerine kendimi kolayca koydum. O telaş ettikçe ben de telaşlandım. O koştukça ben de koştum. O sinirlendikçe ben de sinirlendim.

Sonu pek istediğim gibi bitmedi ama hayat da böyle değil midir? Her şey istediğimiz gibi gitmez! :)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şeyh Bedreddin olayına ve dönemine olan ilgim nedeniyle okuduğum, ancak daha çok İzmiroğlu Cüneyd ekseninde yapılmış bir araştırma olduğunu fark ettiğim eserde yazar, dönem ile ilgili seçtiği birincil kaynaklardan özellikle Cüneyd ile ilgili anlatımları aktarmış ve sağlam temellere dayandıramamış olmasına karşın, Bedreddin ile Cüneyd ve hatta Düzme(?) Mustafa'yı ilişkilendirmeye çalışmış.

Kanımca, Cüneyd'in Aydınoğulları neslinden olmadığını kanıtlama uğruna çok çaba göstermiş, oysa sadece "damat" olarak Aydınoğulları'na dâhil olduğu zaten tüm kaynaklarda açıkça belli olmakta. Farklı yorumlar, gereksiz yakıştırmalardan ibaret.

Dönemle ilgili bir çok kaynaktaki anlatımları topluca okumak için yararlı bir araştırma.

Mustafa Üzel'in Cüneyd'i Osmanlı resmî tarihindeki "düzenbaz, hain, vs." kisvesinden kurtarma gayretindeki ana fikrine katılmakla birlikte, resmî tarihin başka bir tavrının olamayacağı gerçeğini de kabullenmek gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir