Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır…

Okumazsınız, hissedersiniz.

İşte bu kitap tam olarak öyle.

Ali’nin küçük yaşta sert rüzgârlara karşı verdiği mücadele, insanın içini sızlatıyor ama aynı zamanda umutla dolduruyor.

Kırılmaktan korkmayan bir kalbin büyürken nasıl güzelleştiğini görmek…

İnsanın kendi içindeki çocuğa dokunuyor.

Kelebek’le gelen o gençlik aşkı ise o kadar saf, o kadar içten ki…

Okurken ilk kalp çarpıntınızı yeniden hissediyorsunuz.

Aşkın sadece bir duygu değil, insanı yeniden kuran bir mucize olduğunu hatırlatıyor.

Serdar abi karakteri ise kitabın en güçlü yanlarından biri.

Dostluğun, aile olmanın, yol göstermenin ne demek olduğunu derinden hissettiriyor.

Bu roman;
Aşkı
Dramı
Azmi
Dostluğu
Fedakârlığı
bir arada sunuyor ama bunu yaparken asla abartıya kaçmıyor. Gerçek, sade ve dokunaklı…

Ve o son…

Gerçekten beklenmedik bir dönemeç.

Direksiyon kalbe kırılıyor ama geri dönüş yok.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kötüyle iyinin savaşı hiç bitmeyecek. Roman sanki yıllar öncesinden değil de paralel bir evrenden yansımış gibi. Kötülüğün bilinçsiz de olsa hep organize olabildiğine şahit olacaksınız. Oysa iyilik biraz da iletişimsizlik nedeniyle sürekli tek başına kalıyor. Ya da tek başına kalmak zorunda bırakılıyor. Karakterleri ile yaşayan bir roman. Naciye ve Hacer karakterleri günümüz yapısına çok iyi örnekler olarak işlenmiş. Olduğunu gizleyip olmadığını yaşamaya çalışan ya da gösteren karakterler. İyinin çabası her zaman kötüyü alt edemiyor. Bir bakıyorsunuz Mazhar ilkeleriyle duruşuyla iyi biri olarak karşınıza çıkıyor. Sonra ilkel insan özellikleri ile kurduğunuz düşü paramparça ediyor. Kurgusu ve karakterleri ile çoğu okuyucuya "arabesk" etkisi vereceğini inkar edemem. Ama karakterleri ve kurguyu günümüze uyarlamaya çalışarak okuyunca etkiden hızla uzaklaşıyor ve kısa bir zaman yolculuğuna çıkıyorsunuz. Mendilleri hazır edip kemerlerinizi sıkıca bağlayın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebi beklentilere girmeden magazin merakıyla okunabilecek bir kitap.

Akıcı ve merak uyandırıcı bir konusu var, magazinsel gerçeklik hissi veriyor, elit dünyayı ifşa ediyor ve şok edici olaylar zinciri üzerine kurulu fakat bunun yanında edebi derinlik yerine daha çok anlatı / ifşa tarzında kaleme alınmış ve karakter psikolojisi çok derin değil.

Sonuç olarak; eğer cemiyetteki skandallar, elitlerin karanlık dünyası ilgini çekiyorsa okunabilir, ama güçlü edebiyat beklentisiyle okunursa muhtemelen hayal kırıklığı olur.
Tercih sizin.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazardan okuduğum dördüncü kitaptı ve bu kez bitirdiğimde kendimi yazara mesafeli buldum. Eş olarak Fournier'e bir mesafeydi bu. Tanıdık bir erkek figürü çıktı bu kitapta karşıma, ilgi ve takdir bekleyen, düz ve kendisinin de belirttiği gibi egoist. Bunu "Telefonlar ve mektuplar çoğunlukla bana geliyordu ama asla sende bir kıskançlık görmedim. Tersi olsaydı muhtemelen ben senin kadar olgun davranamazdım." cümlesinden de anlıyoruz.

Yas ve anma kitabı olmasının yanı sıra suçluluk duygusuyla yazılmış bir nevi günah çıkarma da var(bence).

Dili ve anlatımı yine güzeldi. "Birlikte çok eğlendik biz." cümlesi ayrıca hoşuma gitti.

Huzur içinde ol Sylvie.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben Buradayım kitabında okumadığım ne olabilir merakıyla elime aldım kitabı. Temel farkı Murat Belge, romanı roman dışına çıkmadan ele alıyor. Özellikle metinlerarasılık tespitlerinden istifade ettim. Detaylı, sıkı bir roman tahlili diyebiliriz kitap için. Belge de Atay’ın geç anlaşılmasından ve yıllar sonra okurunu bulmasından dolayı burukluğunu sık sık ifade etmiş.

Oğuz Atay sevenler için iyi bir tahlil kitabı. Detaylı tahlillerden bahsediyorum. Mesela romandaki bir Alman restoranın adından hareketle Beyoğlunda öyle bir yerin olduğunu tespit etmek gibi. Tavsiye edilir.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslında kitaba büyük bir merakla başladım ve okurken merak duygusunu diri tutmayı başarıyor, bunu inkâr edemem. Ama okudukça beni en çok rahatsız eden şey evin içindeki o tuhaf düzen oldu. Bu kadar manipülasyon, istismar ve psikolojik baskı yaşanırken kimsenin gerçekten ciddi bir şekilde karşı çıkmaması bana fazlasıyla saçma geldi. Özellikle de ailedeki yetişkinlerin olan biteni görüp yine de sessiz kalması insanın sinirini bozuyor. Kitap kötü mü? Bence değil. Hikâye akıyor ve merak uyandırıyor. Ama okurken sürekli “Gerçekten kimse mi bir noktada dur demedi?” diye düşündüm. Belki de kitabın en rahatsız edici yanı tam olarak bu: Dünyada gerçekten böyle manipülasyonlara kapılan ve sessiz kalmayı seçen insanların var olabileceğini hatırlatması. Kitap bitince aklımda kalan şey gerilimden çok bu huzursuz düşünce oldu. Sanırım devamı da varmış onu da okumayı planlıyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sefile romanı, Mazlume’nin fakirlikten fuhuşa sürüklenen trajik hikâyesi üzerinden toplumun kadınlara biçtiği acımasız rolleri gözler önüne seriyor. Yoksulluk, çaresizlik ve aşkın yıkıcı gücü, kadının birey olma mücadelesini sürekli duvarlara çarpan bir yolculuğa dönüştürüyor. Benim için bu romanı çarpıcı kılan nokta, son günlerde okuduğum El Kızı ve Antabus gibi eserlerle aynı damarı taşıması: toplumda kadının yeri. Hep anlatılmış, hep gösterilmiş; ama çoğu okur “ah vah” deyip hayatına devam etmiş. Oysa bu hikâyeler yalnızca edebiyat değil, gerçek hayatın kanayan yaraları. Sefile, kadınların neden bu durumları yaşadığını sorgulatan bir metin; Mazlume’nin sesi, görmezden gelinen binlerce kadının sesi. Ve bu ses, okuru sadece üzmek için değil, harekete geçirmek için var. Çünkü kadınların yaşadığı bu sefalet, artık sadece bir romanın konusu değil; hepimizin yüzleşmesi gereken bir gerçek. Artık bu yaraları görmezden gelmek yerine, birlikte iyileştirmeyi öğrenmeliyiz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antabus öyle bir kitap ki, okuması kolay ama sindirmesi çok zor. Çünkü Leyla’nın hikâyesi sadece onun değil, bu ülkedeki pek çok kadının ortak yarası. Bir birey olmaya çalışıyor ama sürekli bir kimliğe indirgeniyor: birinin kızı, birinin karısı, birinin gölgesi. Konfeksiyon işçiliği, zorla evlilik, şiddet, yalnızlık… hepsi tanıdık çünkü kadınların gündelik hayatında sessizce yaşanan şeyler bunlar. En çarpıcı yanı ise Leyla’nın mizahı çünkü o mizahın arkasında aslında kan kusan bir kadın, acı dolu bir çığlık var. “Benim en büyük hayalim boşanmak” dediğinde, özgürlüğünün ne kadar uzağa itilmiş olduğunu hissediyoruz. Leyla sadece “düz Leyla” olmak istiyor, ne kutsal ne günahkâr, sadece kendisi. Ama baba, koca, patron, sevgili derken duvarlar hiç eksilmiyor. Üzerine bir de kadınların birbirine açtığı yaralar ekleniyor. İşte Antabus, bu duvarların arasında sıkışmış kadınların sesi. Leyla’nın hikâyesi bize şunu hatırlatıyor: sadece kendin olabilmek, aslında en büyük mücadeledir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bana göre El Kızı romanının en çarpıcı yanlardan biri, kadınların birbirine yönelttiği sertlik. Erkeklerin baskısı zaten toplumun görünür yüzü; ama kadınların birbirine yaptığı, daha keskin ve daha derin yaralar açıyor, erkeğin yaptığı zulme de alan tanıyor hatta buna teşvik ediyor. Kıskançlık, dedikodu, dışlama ve acımasız yargılar, romanın kadın karakterlerinin etrafında şekilleniyor. Bu durum, kadınlar arasında dayanışma yerine rekabetin öne çıktığı bir toplumsal düzenin acı sonucu. Orhan Kemal, kadının kadına yaptığı kötülüğü erkeğin bile yapamayacağı kadar keskin bir gerçeklikle işliyor. Böylece roman, sadece sınıfsal eşitsizlikleri değil, kadın dayanışmasının eksikliğini de sorgulatıyor ki beni en çok sinirlendiren buydu. Kadın kadının yurdu olamadığında, toplumun en derin yarasını kendi elleriyle açıyor. Ve bu yara kapanmadıkça, kadın özgürlüğünün yükünü ağırlaştıran yine kadınların birbirine yüklediği zincirler oluyor. Gerçekten çok üzücü.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
elime geçtiği gün okuyup bitirdim, tek gecede belki onlarca duyguyu tattırdı bana. gerçek oluşu üzücü, rahatsız edici ve empati kurmanızı kolaylaştırdığı için rahatsız edici. hele ki bir kadın olarak okursanız dediklerimi anlayacaksınız. hala benzer şeyler yaşayan kadınların olması çok yorucu ve üzücü gerçekten. feminist bir dille yazılıp çokça antifeminist hatta kadın düşmanlığı içeren olaylara da tanık oluyorsunuz. erkeklere ekstra tavsiye ederim çünkü böyle kitaplarla empati kurup daha iyi anlaşılacağız, umuyorum bir gün bu kitap gibi olan yaşamların tümü sadece kurgularda yer alır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir