Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dagni Yuel'in hikayesini bu kitapla öğrendim. Cansız bedeni Grand Hotel'in odasında bulduktan sonra, oranın bir sembolü olmuş ve hem Avrupalı ​​hem de Gürcü sanatçıların da ilgi alanı haline gelmiş. Zurab Karumidze’ın bu kadar ilginç bir çalışmayı kendisine adaması da bu vahim olaydan geliyormuş. Karumidze’ın mitoloji, tarih, din, aşk, estetik ve sanatla harmanlanmış sofistike bir anlatımı var. Bilmediğim bir tarihi araştırmama vesile olduğu için de ayrıca beğendim.

“Doğu Doğu'dur, Batı ise Batı. Bu ikili asla bir araya gelemez. Yeryüzü ve Gökyüzü Sorgu Gününde buluşuncaya dek.” dedi. Halbuki Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney'in kesiştiği bir şehirde o kadar güzel bir eser çıkmıştı ki. Sanatla ilgilenip, alakalı evrensel fikirlere sahip olmak isteyenlerin özellikle okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ferit Edgü’den 1982 yılında yarım kalan dokuz yarım öyküyü, Baran Güzel’in ufku geniş genç öykücülerin kalemiyle yeniden can verdikleri güzel eser, Parçalar çıkmış ortaya. Öykülerin çıkış hikayesiyle ve Ferit Edgü’nün bu yolu açmasıyla çok manalı bir eser ortaya çıkmış. Kitabın tüm öykülerinin devamında yazarlarının özgün yaratıcılığını çok sevdim. Özellikle Edgü’nün, yorumu üzerine, öykücülüğü teşvik etmesi, el vermesi ve öykülere yazılmadan çok parlak bir çıkış hikayesi yaratması takdire şayan. Ayrıca tüm hikayelerin Edgü ile başlayıp, farklı bir yazarla süslenip tamamlanması, ustaya güzel bir hediye gibi. Hatta yazardan yazarlara hediye gibi.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
80'lerin çok çocuklu, kaotik, yoksul İrlandalı ailelerinden biri. Üstelik geçinemedikleri için artık yük durumunda olan çocuklara rağmen anne tekrar hamile. Bir süreliğine çocuksuz bir çift tarafından bakılması ya da ‘evde bir sorumluluğun başlarından atılması’ için verilen, evin yetişmekte olan genç kızı, bize bu hikayeyi anlatıyor. Ne kadar bir eşya gibi dramatik bir şekilde bırakılsa da bu bir umut, dostluk ve daha iyi bir hayata bakış hikayesi bence. Çünkü çocuksuz koruyucu ailesi ona sadece daha rahat bir hayat vermekle kalmayıp, aynı zamanda sahip olmadığı ilgiyle de tanıştırıyor. Öte yandan, ilk kez düzgün besleniyor ve koruyucu ailesiyle geçirdiği aylarda güç ve güven kazanıyor. Çocuğun yavaş yavaş bu evin kendisininkinden çok daha sevgi dolu olduğunu anlaması ve bazı incelikli şeylerin açıklamaları gözlerimi yaşarttı.
Muazzam bir romandı ve beni Claire Keegan'ın daha fazla kitabını okumaya teşvik etti. Mutlaka okumanızı öneririm.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zola’nın okuduğum üçüncü kitabı. Meyhane ve Nana’dan sonra, daha kısa ama yine çok manalı bir yazım. 19. yüzyılda insanların toplumun farklı kesimlerinde nasıl yaşadıklarına ve öldüklerine dair basit hikayeler kaleme almış. Gerçekle yüz yüze gelindiğinde ölümün en melankolik yanı, terk edilenlerin üzüntüsü oluyor doğrusu. Tabi yas durumları insanların vicdan, merhamet ve karakterlerine göre değişiyor.

Hikayeler, farklı sosyal sınıflardan insanların ölümü ve sevdiklerinin bu konudaki hislerini anlatıyor. Kiminin acısını veya panik halini, kiminin tabiatının çirkinliğini ve büyüklüğünü anlatırken, kimininse yalan ve içten gözyaşlarını anlatıyor. Zola, bir dramanın ötesinde, her şeyi olduğu gibi basit ve aşırı olağan aktarmış. Esaslı, pek çok hakikate tercüman olacak kadar kararında, keyifli bir klasik.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğunuz bazı kitapları tüm sevdikleriniz, hatta sevmedikleriniz bile okusun istersiniz. Benim için tam anlamıyla öyle bir kitaptı. Kitabın başlangıcında Taha Kılınç, öğrenci olarak gittiği zamanki Şam'ı, Suriye'yi anlatıyor. Oradaki ilim halkalarını, alimleri, sokakları, kültürü, fasih Arapçayı, Araplar hakkında bizde ister istemez oluşan bazı önyargıların yıkılışı... okudukça gitmeyi o kadar istedim ki. Ve Suriye'nin şu anki hali, bugünlere nasıl gelindiği, neler olduğuna da değinmiş. Konuyu, Suriye'ye neler olduğunu daha da merak edip başka kaynaklardan da okumak istedim. Çok güzel bir kitaptı. Herkese tavsiye...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rubailerin özünde özellikle ilahi aşk vardır. Dini ve manevi duyarlılıkların yanında mistik ve felsefi yaklaşımlarda dikkat çekmektedir. Vahdet inanışını etraflıca işlemektedir şair. Tasavvuftaki hiçlik makamı gibi birçok konu gelenekten gelen şekliyle işlenmektedir. “Mevla, hayat, ölüm, cennet-cehennem, yol, ateş, dost, âşık” gibi temalar rubailerde daha çok öncelenmiştir. Halk ve tekke şiirimizin özlerini taşımasının yanında, şair, gönül dünyasında ki aşk devrimini rubailerle yaşatır adeta. Rubailer de İslamî literatür ve felsefesiyle beraber azda olsa Zümrüdüanka, kaknüs gibi eski çağ felsefik yaklaşımlara da rubailerde karşılaşmaktayız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Medeniyet tarihinde zengin-fakir ya da güçlü-güçsüz farklılığı temelinde kurulup yürütülen adaletsiz toplumsal düzenler, en fazla halkların zararına işlemiştir. Artı değerin bir avuç elit arasında toplanması nedeniyle %98 gibi çoğunluk fiziki ve ruhsal bir sefalete mahkum edilmekte, dolayısıyla da yoksulluğun, hastalıkların ve her türden acıların kurbanları haline dönüştürülmektedir.
Bu kitapta tespit edilen gerçekler bize göstermektedir ki, ilk insandan itibaren insanlığa adaletli ve sağlıklı bir hayat tarzını öğreten İslam; temizlik, cinsellik, beslenme ve genel olarak insanın insan-varlık-Allah ile ilişkilerini düzenlerken vazettiği kurallar ve ilkelerle hakiki bir medeni hayatın teminatıdır. Bu İslami kural ve ilkelerin insan hayatına mâledilmesi ise, gündelik hayatın rutin duaları ile ibadetlerin bilinçli şekilde düzenli yerine getirilmesi sayesinde mümkün olmaktadır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye Cumhuriyet tarihinin kapanmayan bir yarası haline gelen Kürt sorununun bir 80'li ve 90'lı yıllarında ulaştığı en gerilimli dönemine ışık tutan bir zabıt niteliğinde bir kitap. Günlük formatında oluşu çok samimi bir anlatıma kavuşturmuş, yapılan yanlışlardan ders çıkarmak için güzel bir kitap. Döneme canlı tanık olanlar için anıları tazeleyen , o zamanlar batıda yaşayıp doğuda yaşananları sadece gazete ve televizyonlardan takip edenler içinse gerçeklere ayıltıcı, okuması keyifli bir kitap. Bolca Kahramanlık içerir.
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın Türkçe adı, kitabın ana konusu olan önemli bir detayı ıskalıyor. Kitabın orijinal adı "Mismeasure of Man"
Yani insanın değil, erkeğin yanlış ölçümü.
Kitapta uzunca bir giriş tamamen bu konuyu izah ediyor.
İnsan kriterlerini ilk belirleyen bilim insanları Avrupalı erkek antropologlardı.
Bu bilim insanları, o zamanlar sadece bilim "adamı" idi ve geçmişten günümüze insanı ölçerken, ölçü olarak Avrupalı beyaz erkeği ölçü alıyorlardı.
Avrupalı kadın daha sonra insan olma statüsü kazandı.
Irklar arasında "aşağı ırk" ve "yukarı ırk" ölçüsü diye bir şey olamayacağı ise çok daha yakın bir zamanda kabul edildi.
Ancak, bilimde yerleşik anlayış bir türlü değişmedi.
İşte yazar, bu kitabı ile bu anlayışın artık bilimde de ortadan kalkması gerektiğini, bunun artık günümüz için bir ayıp olmasını düşünerek bu kitabı ele almış.
Bu uğurda ortaya çıkan yanlış hesapları da güzel bir dil ile ortaya koymuş.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikiyatri uzmanı yazarın daha önce 'Kral Kaybederse' isimli kitabını okumuştum ve beğenmiştim. Yazar o kitapta tek bir kişinin hikayesini anlatırken bu kitabında birçok farklı hikayeye yer veriyor. Psikiyatri konusu ilgi çektiği için yazarın hikayelerinden hareketle 'Masumlar Apartmanı, Kırmızı Oda, Camdaki Kız' gibi TV dizileri çekildi, halen de lastik gibi uzatılarak sürdürülüyor. Psikiyatri merak uyandırıcı ve deniz derya bir alan. Kişi hem psikiyatr hem de yazar olunca ortaya birbirinden ilginç insan öyküleri çıkıyor. Yazarın sigaraya olan düşkünlüğü ve bazı ifadeleri hoşuma gitmese de konuya ilgi duyanlar için tavsiye ederim. Ramazan ayı kitap okumak için iyi ve elverişli bir zaman, ibadetin en güzel ve hayırlılarından biri de budur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir