Yüzüncü Ad / Baldassare'nin Yolculuğu Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Tülay Karatay 04.06.2009
Yaşamını hiçbir zaman bir tepenin üstünden seyeredemiyor, insan. Buna rağmen insana özgü zayıflıkları rahatlıkla ortaya koyan, kendine dışardan bakabilen ve bunun can acıtmasına izin vermeyen bir doğallık.Hem okuma isteği, hem bitirmekten korkup uzak durmaya çalışma. Doğan günün getireceklerinin heyecanı. beğenerek, zevk alarak okuyorum
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Oğuz Canbaz 02.06.2009
Tarihi adım adım işleyen sürükleyici bir roman. Günlük tarzı yazılmış roman sizleri alıp bu dünyadan bir an olsun uzaklaştıracaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yilmaz Kalayci 26.05.2009
kurgu yönünden gerçekten güzel bir kitap. okuyanı kendisine bağlıyor. ama kafanıza takılan noktalarda kalmıyor değil.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hülya! 25.05.2009
Bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum ve yorum yazmak istedim.Amin Maalof un okuduğum ilk kitabıydı ve sonuncusu oldu malesef.Çünkü ben yazarın uslubunu pek beğendiğimi söyleyemiyeceğim.Çok ağır yazıyor diye düşünüyorum.Bu kitaptan sonra Yolların Başlangıcı ve Işık Bahçelerini okumaya çalıştım,ama dediğim gibi yazarın uslubu ağır ve bana pek hitab etmiyor.Ama nasıl olursa olsun Yüzüncü Ad ın konusunu çok beğendim,yazar güzel bir hikaye yazmış diyebilirim...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
başlamakta zorlanıyorsunuz ama şayet doğuluda olsanız batılıda olsanız o gizemli dünya sizi içine çekiyor.amin ne kadar yanlı olarak davransada kurgulamayı mükemmel başarıyor...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-711829 02.05.2009
Yazarın okuduğum kitaplarından en etkilendiğim kitabıydı. İnsanı bambaşka diyarlara götürüyor müthiş anlatımıyla. 100. Ad konusunda insanları bir meraka ve düşünceye sevk ediyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ozlıı 18.04.2009
yazarın diğer kitaplarıyla kıyaslayınca soğuk bir kitap. karakterlerin özlellikleri pek anlaşılmıyor. kitaptaki geçişler çok iyi verilmemiş. beğenmedim.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Amin Maalouf ile tanışmamı sağlayan kitaptı. Müthiş sürükleyici ve ilgi çekici. Ancak bu kitaptan sonra okuduğum Semerkant favorimdir. Şu da var ki; Amin Maalouf'un tüm kitapları sürükleyici ve harikadır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
neseli_ozgur 26.03.2009
Çok güzel. Semerkant, Afrikalı Leo ve yüzüncü ad kesinlikle okunması gerekli.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
emineturkmen 21.03.2009
Semerkant ve Doğunun limanlarından sonra hafif bir hayalkırıklığı oldu bende.Diğer ikisini çok önce okuduğum için acaba onları mı yanlış değerlendirdim diye de düşünmekteyim.Ve de yukarıdaki bir eleştiriye katılıyorum; bazı karakterlerin akıbetleri konusunda bilgi sahibi olamadan kitabı bitiriyorsunuz,sürükleyici olduğuda bir gerçek,ben konuyu sevmedim galiba.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
delitik 10.02.2009
Tek kelime ile harika bir kitap. Sürükleyici. Bir çırpıda okuyacağınız harika bir eser. Her sayfasında sizde farklı bir merak uyandıracak ve elinizden bırakamayacaksınız...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
BifoE 27.01.2009
benim en beğendiğim yazarlardan biri ve ona yakışan bir kitap. okurken bizi mekanlara alıp götüren ve o anları yaşatan bir anlatım muhteşem bir çeviri. Kitap okumayı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
rames17 01.01.2009
Kitabın edebi yönüne diyecek bieşy yok sürükleyici tarihi bir roman ama kitabın edebi olmayan yönüne değinirsek bu yazarın diğer kitaplarında da belli ettiği bir Türk kompleksi var. Bu kitabında da Osmanlı devletini yerden yere vurmuş sanırsınız 1600 lü yıllarda dünyaya hükmeden bir devlet adeta rüşvetle,zorbalıkla ayakta duruyor.
Diğer eleştirime gelince kitapta bir çok konu muallakta kalmış Hatim'in akıbeti belli değil, Marta'nın gerçekten de hamile mi değil mi olduğu belli değil, Marta'nın Sakız adasında kalma sebebi halen sır, Yüzüncü Ad kitabında neler yazdığını bir türlü öğrenemiyorsunuz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
omerguvenc 21.12.2008
Amin Maalof'un en çarpıcı eseri bence. Baldassare'nin yüzüncü adı bulmaktaki yolculuğunu büyük merakla okudum. Kitapseverlere tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
metzy 20.12.2008
İsminden de anlaşılacağı gibi özel bir ismin peşindeki bir eski kitap satıcısı, Cenevizli tüccar Baldassare, eline geçtiği oldukça değerli kitabı bir anlık gafletle satar ve yanında yeğenleri ile onun peşine düşer. 1666 yılında geçen olaylar, günlük şeklinde yazılmış. Kitap 4 defterden oluşuyor ve okunması gereken iyi bir kitap. Tarihi olaylara bir de tarihin içinden bakmak, şiirsel anlatımlar eşliğinde karaterin iç dünyasını keşfetmek için...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kiprit 17.09.2008
allah'ın doksan dokuz ismi.yüzüncü adını arayan adam.bu arayışın peşindeki maceralı yolculuk ve bir aşk hikayesi...okunası bir kitap
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitap gerçekten inanılmaz sürükleyiciydi. Okumaya doyamadım bazen insanı o kadar kitaba bağlıyorki kendi inancınızı bile sorguluyorsunuz.Bu tarz romanları sevenler için şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
tarname 22.07.2008
Amin Maaolof'un Semerdant ve Afrikalı Leo'dan sonra okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitapta da yazarın tarihin derinliklerine inerek bir Dosto üslubuyla betimlemelerine şahit olacak ve yaşanmamış zamanı hissedeceksiniz. Ancak olayın kurgusu ve kitap içindeki büyük tesadüfler kitabın en eleştiri alan bölümleri. Ben bu kitabı tavsiye edemiyorum.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
tugba682 09.07.2008
Amin Maalouf okumaya doyamıyorum... Bu kitap da tıpkı doğunun limanları, semerkant gibi çok güzeldi... her kitap da kültürlerin içine girip adeta yaşıyorsunz oralarda... yollarda yürürken ayakkabılarınız tozlarla kaplanıyor.. lübnanda, izmirde... saraylarda köşkelerde buluyorsunz kendinizi... Muazzam bir kitap teşekkürler
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
pckopat25 25.06.2008
Eğlenceli bir kitap. Doğu'dan Batı'ya uzun süren bir yolculuk. Hem de hepsi Yüzüncü Ad uğruna... ;) Tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
yel_ice 07.06.2008
resmen kitabın içinde yazıyorsunuz, baldassare nin peşinden ordan oraya dolaşıyorsunuz, kesinlikle büyüleyici bir kitap, yeni bitirdim kitabı ve bittiği için çok üzgünüm, binlerce sayfa olsaydı keşke diyorum. mutlaka okuyun .
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Ilknur Aytemur 20.05.2008
Yazarın anlatımındaki sadeliğin verdiği haz olmasa, hakkında çok ta fazla konuşmaya gerek olmadığını söyleyebilirim. Adını o kadar çok duymuştum ki, belki de bu yüzden, bitirdiğimde tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Yazara ve uslubuna diyeceğim yok ama konu hiç sürüklemiyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
onursali 16.05.2008
bence de harika bir kitap amin maaoufun bütün kitaplarını okumaya çalışıyorum kitap yurduna teşekkürler böyle kaliteli kitaplarla bizleri buluşturduğu için
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ozgur05 05.05.2008
Baldessera Embriaco adında birinin “yüzüncü ad” adlı kitabın ardından yola çıkmasıyla beraber başından geçen ilginç olaylar. Kitap ilk başta can sıkmakla beraber zamanla heyecanlanan konusu ve kahramanın başından geçen ilginç olaylarla kitaba bir renklilik geliyor ama sonunda yüzüncü adın açıklanmayışı bir hayal kırıklığı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
_sifir_ 26.04.2008
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kitapla tanıştım o akadaşıma minnettarım çünkü çok sürükleyici çok kaliteli bir esere beni kanalize etmiş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
kitabı henuz okumadım fakat yorumlarea baktıktan sonra kesin almalıyım diye düşündüm..umarım semerkant kadar tarihle iç içedir..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Laşınkay 11.04.2008
Yazarın ilk okuduğum kitabıdır ve bu kitabından sonra diğer kitaplarını da alma gereği duydum.Çünkü çok içten bir üslupla yazılmış ilgi çekici ve sürükleyici bir anlatımı ve hikayesi var.İnsanı farklı diyarlara götürüp kafasındaki sorunları uzaklaştırıyor.Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
akın%man 10.04.2008
bence bir amacı ve uzun bir yolculuğu bu kadar sade anlattığı için yazarı saygıyla anıyorum.ruhumu doyurdu
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitap esasında oldukça sürükleyici. Allah Teala'nın yüzüncü adının peşinde olan birinin başından geçen olaylar oldukça iyi bir kurguyla verilmiş. Zaman geçirmek için uygun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Mücahit. 02.03.2008
Kitap çok uzun bir yolculuğu anlattığı için biraz karmaşık gelebilir fakat Maalouf’un sade anlatımı kitabı oldukça renkli hale getirmekte.Kitapta hayatın ne kadar beklenmedik ve şaşırtıcı olduğunu görüyorsunuz. Kısacası kitap oldukça etkileyici…
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Tellus 05.01.2008
Yerleri ve gökleri yaratan yüce rabbinin adını yücelt ve onu en yüce adı ile an…

Yüzüncü ad, rabbin her şeyi açıklayan doksan dokuz isminden öte ve hepsini kapsayan ve hepsinden değerli. Mazandarânî Yüzüncü Ad isimli eseri ile işte bu eşsiz adı anar ve o eşsiz adın nelere kadir olduğunu açıklar, bu kitabı çok arayan ama bir türlü bulamayan Cenevizli bir antika tüccarı vardır Embriaco Baldassare adında işte kitabımızın kahramanı bu antika tüccarıdır. Baldassare bu kitabı bulur bulmasına da, o eşsiz hazine tam eline geçmişken bir anda Konstantinopolis’e doğru yola çıkar. Baldassare’nin önünde iki seçenek vardır; Ya yaşadığı yer olan Cübeyl kasabasında normal hayatına devam etmek yada yıllardır hayalini kurduğu, bir anda elde ettiği ve bir anda kaybettiği Yüzüncü Ad isimli eserin peşinden gitmek. Gerek kendi içsel isteği, gerek yeğenlerinin baskısı ile ilk kervanla yola koyulur ama ne yol Trablus, Antakya, Tarsus, Afyon, İzmit ve Konstantinopolis akabinde İzmir, Sakız adası, Cenova, Amsterdam ve Londra. İşte bu kadar şehir gezer Baldassare ne için mi tabiî ki o eşsiz eseri elde etmek için. Gittiği her şehirde başına farklı olaylar gelir, kah isyanlar görür Sabetay Sevi misali İzmir’de, kah esir edilir Sakız adasında ama dönmez bu kutsal yoldan kahramanımız Baldassare.

Sadece seyahatler midir kahramanımızın hayatında yer alan, tabiî ki değil kadınlar vardır hayatında Cübeyl’de bulup Sakız adasında kaybettiği Marta gibi, Londra’da ona hayat veren Bess gibi, atalarının diyarı Cenova’da bir şekilde evlendiği Orietina gibi. Acaba en çok hangisini sevdi Baldassare en çok hangisinde hayat buldu ve hayatının kalan kısmını hangisiyle devam ettirmek isterdi…

Bir kitabın arkasından mı gitti onca yolu yoksa hayalleri mi onu oraya götürdü, aklıma ne geldi biliyor musunuz? Simyacı ve kahramanı Sandiago. Hani Sandiago’nun sürekli gördüğü bir rüya vardı ve o rüya için Endülüsten Mısır’a gitmişti.

Şeytanın yılından korkanlar ve dünyanın 1666 yılında yok olacağına inanlar yanıldıklarını kitabın sonunda anlıyorlar çünkü günlük tutan kahramanımız 1 Ocak 1667 gününe günlüğünde yer veriyor. Şu da var ki 1666 yılı boyunca özellikle; İzmir isyanı ve Londra yangınında Baldassare’de düşünüyor dünyanın sonunun geldiğini en azından gördükleri bu düşünceye itiyor onu.

Kimliği Cenovalı olan ama kendisi doğulu olan bir insan ve kız kardeşi ve yeğenleri ve sevdikleri ve ticaret hayatı boyunca ilişkileri olan kişiler ve Yüzüncü Ad’ın peşinden giderken yolda tanıştıkları. Yolculuklar anılarla doludur ama Baldassare’nin yolcuğu öyle böyle değil, okunması ve dersler çıkarılması gereken türden.

Kutsal yolcu Embriaco Baldassare’ye ve Sakız adasında kalan Marta’ya…

Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
kırpık13 14.12.2007
bu kitabın ismini duyduğum zaman müthiş bir heyacana kapıldı.allah'ın 100. adının ne olduğunu bulacak bir yolcu....ama kitabı okuduktan sonra fikirlerim değişti aslında o kadarda iyi bir anlatımı yok.Okuduğuma pişman olduğum ender kitaplardan biri oldu bu kitap.
Yanıtla
1
3
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Şenay Gemeç 23.11.2007
Dünyayı ve Baldassare'yi kurtarabilecek tek şey, Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açınlandığı söylene bir ad: Allah'ın, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanrının gizli ve yüce adı...

Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..

Kitap çok uzun bir yolculuğu anlattığı için biraz karmaşık gelebilir fakat Maalouf’un sade anlatımı kitabı oldukça renkli hale getirmektedir.Kitapta hayatın ne
kadar beklenmedik ve şaşırtıcı olduğunu görüyorsunuz.Kısacası kitap oldukça etkileyici…

Yazarın bütün kitaplarını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tengin78 15.11.2007
insanının ruhunu sonsuzluğa bırakıp oradan oraya sürükleneceği güzel bir roman. Bu kitapta en çok kızdığım şey Marta'nın, Baldassareye ihanet etmesiydi. Ayrıca bu kitapta Baldassare, hiç unutamayacağım kahramanlar arasında yerini aldı. Bence yazar bu kahraman ile mükemmel bir kişilik yaratmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
bigidi 07.11.2007
Amin Maalouf'un tartışılmaz en güzel kitaplarından bir tanesi. Allah'ın 99 adını hepimiz bilir ve inanırız. Burada karakteri Baldassare yüzüncü adın peşine düşüyor ve bu keşifle yaklaşan kıyametin engelleneceğine inanıyor, aynı zamanda da güzel bir aşk. Roman havasında okurken de tarihi bilgilere de herzamanki gibi yer veriyor yazar.Roman severler için de birşeyler öğrenebilmek adına mutlaka okunmalı diyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Engin Öç 19.09.2007
Amin Maalouf ile Yüzüncü Ad ile tanıştım ve bu kitaptan sonra bu yazarın müptelası oldum.Hiç bir kitabında da beni hayal kırıklığına uğratmadı.Romandaki kahramanımız bizleri bir yolculuğa çıkarıyor öylesine bir yolculuk ki heyecanı,üzüntüyü,merakı,aşkı,beklentileri ile buram buram tarih kokan bir roman.Ben bu yolculuğu romanı okurken yaşadığımı hissettim,siz de istemezmisiniz böylesi bir yolculğa çıkmayı? o zaman ne duruyorsunuz hemen kitapyurdu.com'a.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
aneske 17.09.2007
bu kitabı okuduktan sonra insan düşünmeden edemiyor...kör inançların değil, hakiki ve gözü açık inancın ekseninde, tarihi bir kurgu ile yazılabilecek bir romanın insana katabilecekleri nelerdir diye... Amin maaluf hurafelerin ekseninde yol almasına yol alıyor, aidiyeti sorgulayarak çok da bilinçli olmayarak engelleri aşıyor lakin nereye ulaşıyor?... hiçbir yere ...ne rabbim isa nın elçisiyim diyen aziz pavlos, ne de tahrif olan vahiy yalan... ne canavarın yılına inananlar roman karakteri ne de yüzüncü adın peşine düşenler... müstehzi bir gülümseme ile varlığı reddedilemeyenleri hiçbir yere vardırmayan bu kitabı tavsiye etmek güç...akıcı bir dil, uzun bir yolculuk,biraz aşk,biraz macera diyenler için...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
spunky 17.09.2007
Lisedeyken hocamın verdiği okunması gereken kitaplar listesindeki kitaplardan biriydi. Kitabı aldım okurkende ortalarından sonra oldukça sıkıldım diyebilirim.Kitabın sonunu getiremeyeceğim sandım.Ayrıca kitapta bir çok soru cevapsız kaldı.
Bu sıkıntılarım belkide okumak için kendimin seçmemiş olmasından kaynaklanıyordu bilemiyorum.
Fakat kitabın tarihsel açıdan bilgiler verdiği göz ardı edilemez.Tarihi roman severlerin daha çok hoşuna gideceği kesin.
Yanıtla
12
1
Destekliyorum 
Bildir
zsgg 05.07.2007
evet bir süre sonra kitabı elimden bırakmadan okudum ama sardığı için değil, bıktığım ve bir an önce bitmesini istediğim için. amin maalouf tan bir yol hikayesi daha. belkide bu kitap benim ardarda okuduğum 3. amin maalouf kitabı olduğu içinsıkıcı gelmiş olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kyzylsungur 02.07.2007
Olanaksız düşlerin peşinde koşmanın ne kadar gereksiz olduğunu anlatan bir kitap. Yüzüncü adı öğrensen ne olacak ki daha doksan dokuzunu anlamadan.

Nobel'e aday bile olamaz; ama
Amin Maalouf'un en güzel kitabı bence.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
Tarihi roman severlerin kaçırmaması gereken bir kitap. Kahramanımız günlük tutuyor, kitap da bu günlükten oluşuyor. Çok akıcı, bir sonraki sayfada neler olacak diye beklediginiz bir roman. Amin Maalouf'un en begenerek okudugum romanı diyebilirim. Bir yol romanı aynı zamanda, bu yolculuga katılanlar pişman olmayacakları.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Tayyar Paşa 19.04.2007
''Sanatçısını arkalamayan her tutum ve her toplum erir,dağılır,ve gün gelir sadece kitaplıklarda kalır.Lenin ,kalabalıkların karşısına ,öne Maksim Gorki'yi buyur ederek çıkıyordu.Akıllıydı çünkü ; bir ihtilalciyi ,bir lideri,partizanların veya politikacı kadrosunun kurtarmaya,devamlı kılmaya yetemeyeceğini,bu işi sanatçının pek güzel yapacağını biliyordu '' Tarık BUĞRA Düşman Kazanmak Sanatı adlı kitabından.
yukarıdaki alıntıyı almamın sebebi bir ülkede yönetime aday olacaksan veya o ülkeyi yanlış tanıtmak istiyorsan , bir yazarı destekle. Çünkü onun edebi dili bu işi senden çok daha iyi yapar.
Biz tabii ki biliyoruz ki Osmanlı güçlü ve sınırları itibariyle büyük bir devletti.Şu an Amerika nasıl güçlü ve büyükse! Şu anda Amerika 'da bizim duyadığımız bilemediğimiz ne cinayetler . tecavüzler , kıyımlar vardır.
Belki Osmanlı'da da vardı.Büyük olmanın verdiği zorluk burada ortaya çıkıyor. Ama bu Osmanlıyı kötülemek için yeterli bir sebep olarak görülmemeli . en azından neredeyse bütün kitaplarında iğnelemeler mevcut olmamalı.
Sonuçta bu kitaplarda yazılanlardan etkilenen insanlar , belki Osmanlı ve galiba da biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kötü bir tarihe sahip barbar bir millet olarak tanıyacaklar.
Çünkü Amin Maalouf kaliteli bir yazar.
Ancak bütün bu eleştirme rağmen, edebi anlamda bakacaksak ta sürükleyici , heyecan ve sükuneti, aşk ve düşmanlığı bir arada bulunduran etkileyici bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
mimarjimm 13.03.2007
Amin Maalouf okumaya bu kitabı ile başladım. Tanrının yüzüncü adının peşinde bir sahafı yolculuğu. Amin Maalouf karakterlerini çok iyi oturtmasıyla ve olayların gelişiminde bu karakterlerin özelliklerini mükemmel tasvirlemesiyle bu kitabında üst seviyeye ulaşıyor. Baldessera arkasında tüm kitap severlerle bu yolculuğa çıkarken acılar, sevinçler, yangınlar, seller, sırlar... Yoluna çıkan tüm engellere rağmen Yüzüncü Ad'a ulaşıyor. Amin Maalouf'u kutluyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
keif 16.02.2007
Okur dediğimiz kişiden beklediğim şudur: okumayı düşündüğü kitabı inceler, yazarı hakkında araştırma yapar, sindirerek okur ve anlamaya çalışır. Beğenip beğenmemek elbette okurun elinde olan bir şeydir. Gözlemim ise okurumuzun, belki dünyada da bu böyledir, yazarlar hakkında hiç bir bilgisinin olmadığı yönündedir (istisnalar kaideyi bozmaz).
Amin Maalouf açısından olaya baktığımda, okurlarımızın çoğunun yazar hakkında önyargılı olduğunu, daha doğrusu hakkında bir şey bilmediklerini görüyorum. Hemen tüm kitaplarını okudum. Her seferinde zevkle özgeçmişini tekrar tekrar okudum. Amin Maalouf evet Lübnan doğumludur. 1975 iç savaşından beri Fransa'da yaşamaktadır. Anneannesi Türk'tür. Annesi katoliktir. Sürüklendikleri coğrafyada hangi aile karışmamıştır ki? Benim gözlemim Osmanlı'yı kötülediği falan asla değildir. Doğruları söylediğidir. Tarihimizde Osmanlının olması Osmanlının dokunulmaz olduğu anlamına da gelmez. Her toplumda ve her çağda iyi insan, dürüst insan olduğu gibi, namussuzlar ve kötüler de alabildiğine çoktur. Yazara tarafsız gözlerle bakmak okurun lehine olur.

Kitaba gelince orijinal adı Fransızca'da Le Périple de Baldassare dır, İngilizce de ise Balthasar's Odyssey dir. Görüldüğü gibi Yüzüncü Ad (kimin bilemem) birinin yakıştırmasıdır. Dolayısı ile bazı okurları yanlış yönlerdirdiği ortadadır.
Ayırım yapamıyorum ama yazarın eserleri içinde en beğenerek okuduğum kitabı dersem yalan olmaz. Kitap kahramanının elinden tutmuş, bir coğrafyadan alıp çeşitli coğrafyaları gezdirerek, tarihe damgasını vurmuş olayları bir bir anlatarak ve bizlere öğreterek, uzun bir süreyi geçirtmiş yazarımız. Ne diyeyim daha.. Ellerine sağlık..
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
ReSu 09.02.2007
Dinlendirici olmadığını düşünüyorum.Yazarın sorgulamaları zihninizi rahat bırakmıyor.O sorguladıkça zihninizdeki kımıldanışların farkına varıyorsunuz,sonucunda keyifli bir yorgunluk bedeninizde değilde zihninizde hayallerle birer iz bırakıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kurtali 07.02.2007
zengin bir tüccarın hayatının nasıl değiştiğini macera aşk akıcı yazılmış bir kitap Amin Maalouf' un en güzel kitaplarının başında gelir
okuyun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kagansoy 08.01.2007
İÇİNDE ALLAH’IN SIRADAN ÖLÜMLÜLERE BİLDİRİLMEMİŞ YÜZÜNCÜ ADININ BULUNDUĞU VE SAHİP OLDUĞU KİŞİYE ÖLÜMSÜZLÜK HAKKINI VERDİĞİ RİVAYET EDİLEN KİTABI BULMAK İÇİN YOLLARA DÜŞEN BİR ANTİKA TÜCCARININ BAŞINDAN GEÇEN MACERALARDAN OLUŞUYOR KİTAP. GÜNLÜK ŞEKLİNDE YAZILMIŞ. YAZARIN DİLİ GAYET İYİ. TAVSİYE EDİYORUM.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
MustanG16 13.12.2006
Amin Maalouf’un en sıradan kitabıdır. Ana teması hurafelere inancın saçmalığı diyebiliriz. Kıyametin geldiğine inanılan senede Tanrı’nın 100. adını bularak dünyayı kurtarmaya çalışan adamın hikâyesi. Klasik Amin Maalouf kahramanını bunun için yine tarihte günümüz topraklarında gezintiye çıkarıyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
gulgun7 15.11.2006

Amin Maalouf yine, çok iyi bildiği coğrafyalarda ve kültürlerde gezdiriyor okuru.Kuzey Afrika' dan Ortadoğu' ya, Anadolu' ya, İtalya' ya, Hollanda' ya, İngiltere ' ye kadar uzanan bir yolculuk boyunca yaşananları zaman ve mekanın da tanıklığıyla aktarıyor.O' nun mükemmel üslubu da cabası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
reyeskane 18.10.2006
Amin Maalouf'un okduğum ve bağlandığım kitabı.. Doğu'dan batıya.. Hepsi ayrıntılarıyla akıcı, etkilyeci.. Bir anda kendinizi o zamanda buluyorsunuz.. Bindiği her gemiye beraber biniyorsunuz. Sabetaylığa kadar değinen bu kitapda tarihle ilgili çok şey bulacaksınız..
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir