Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bir rehber eşliğinde gezemiyorsanız Tire’yi, bilin ki herhangi bir ilçe olarak dimağınızda yerini alacak sadece! Çünkü kendini sergileyen şımarık bir duruşu yok bu beldede… Asaletinin farkında olan ve keşfedilmedikçe de sofrasına davet etmeyen özgün bir duruşun tarihsel tınısına sığınmak var” böyle bir alıntı aslında bir kitabın nasılda güzel olduğuna delalet eder İzmirin ilçelerini özellikle tanınmayan bilinmeyenlerini tarihi açısından ve kendi gözünden bakışıyla ve bir kaç kişinin hayatından da kesitler sunarak sunuyor
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anlatım tarzı, üslubu sürükleyici ve güzeldi. Olay örgüsünün şimdi ile geçmişin çeşitli alanlarında gezinmesi de dinamik sağlamış. Okuması keyifli, merak unsuru da gerilim de sonuna kadar dozunda tutulmuş. Karakter çok enteresan. Bir sağdan bir soldan vuruyor. Bir ara istemeden de olsa empati kurmaya başlıyorsun biraz sonra öyle bir şey yapıyor ki dumura uğratıyor. İyi kalpli olduğunu hissettiğin her an bir kötülük daha yapıp nefret ettiriyor kendinden. Genel olarak güzeldi ama kızının adama duyduğu nefret inanılmaz güçlü olmasına rağmen bunun asıl nedeni üstünde hiç durulmamış. Gerçi bu da gerilimi yükseltiyor.

Kuzey edebiyatındaki soğukluğu da seviyorum. En acılı durumlarda bile buz gibi bir dil, etkileyici.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle eserin kaynakçasının fazlasıyla zengin olması bu kitapta olduğu gibi bir tarih kitabı için olmazsa olmaz niteliğindedir. Hayatının sadece belli başlı bölümleri değil doğumundan ölümüne kadar incelenmiş olmasının kitabı daha okunur kıldığını söyleyebilirim. Sadece Sultan Alparslan değil; Büyük Selçuklu Devleti ve temellerini atan Çağrı Bey ile Tuğrul Bey hakkında da gayet tatmin edici bilgiler mevcut.
Tarih severler, özellikle Türk tarihine ilgisini olanların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobody Child adlı filmi izledikten sonra kahramanın yazdığı bir kitap var mı diye baktığımda karşılaştığım bir eser Kitabı okumayı bir kaç saat içinde tamamladım, çünkü iyileşme gücünü nasıl temellendirdiğini merak ediyordum. Ne yaşarsa yaşasın çocukluğunda okuduğu kitaplar kendisine güçlü bir iç ses kazandırmış. O ses kendisine hep 'daha fazlası olduğunu' telkin eden bazen duyulur olmayan bazen de bir o kadar güçlü bir sesti. O sese kulak verip devrim niteliğinde radikal bir gerçeklik yaratmış bir karakter. Satırları okurken gerçek pratik bir deneyimin sağlam, işlevsel, sürdürülebilir bir teori yarattığını ve bunun yine nasıl hayat veren bir pratiğe dönüşebildiğine şahitlik edeceksiniz. Zihin açıcı okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Başka bir canlıya zarar vermek için tek sebep, kişinin katran tutmuş kalbi olabilirdi. Ama biz çözümlerden çok nedenlere odaklandığımız için ve nedeni sorunlu kişide değil, mağdurda arayıp mağdurun hareketlerini sorguladığımız için bu çirkin eylemi yıllardır yok edemedik. Ve nesilden nesile kimimiz uygulayarak, kimimiz savunarak ve çoğumuz susarak aktardık. Genetik bir toplum hastalığı haline getirdik şiddeti.."

Kitabın özeti diyebileceğimiz bir bölüm. Yazar şiddet, haksızlık, umursamazlık sarmalını ve bu sarmaldan kurtulmak isteyen kahramanın hikayesini çok etkileyici ve bam teline dokunan tespitlerle aktarmış bize.
Hiç sıkılmadan bir solukta okunabilecek ama çok etkileyici bir eser. İyi okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı Atmosferinde Aşk
Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Şirin ile Ferhat'tan sonra bu kez de Bahşı Yunus ile Kaknusia'nın aşkına tanıklık edeceksiniz. Tarih romanlarının usta kalemi İskender Pala'nın tarihi motiflerle süslü "Aşk Hikayesi"ni bir solukta okuyacaksınız.

Hikaye, Osmanlı sultanlarından 1. Ahmet döneminde geçiyor. Sultan'ın en büyük arzusu kainatın en güzel camisini yaptırmak. Bunun için de saray eşrafı bir koşuşturma içerisinde. Caminin yapımında görev alan kilit adamlardan biri de Bahşı lakabıyla bilinen Yunus. Sultan'ın oğlu Osman'ın tomak hocası. Ve ayrıca sarayın dülgerbaşı. Eşraf meydanda toplanmış proje üzerinde hasbihal ederken, Yunus bir kadın görür ve peşine takılır. Gördüğü bu yüz onun yıllardır içini köz gibi yakan kara sevdası Kaknusia'ya çok benzemektedir. Çeyrek asırdır yüzüne hasret kaldığı kadınının yaşadığına dair edindiği bu duygu Bahşı Yunus'u karmaşık bir hikayenin içerisine çekecektir...

İskender Pala aşkı öylesine güzel anlatıyor ki daha önce aşkın ne olduğunu bilirim diyeni bile büyülemeyi başarıyor. Edebi motifleri, dili öylesine ışıltılı ki aşka dair her cümlesi çerçevelik! Müthiş bir cümle mühendisliği yapıyor. Aşık olanlar, aşka karşılık alamayanlar; umut ve umutsuzluk hepsi aynı heybede... Önce geçmişe gidiyor okur ardından orada dinlenip geleceğe doğru adımlıyor. Ustaca bir kurgu ile her şey yerli yerinde.

Macera ve entrika dolu bir roman "Aşk Hikayesi"... Osmanlı döneminin havasıyla tasavvufi bir renge bürünüyor. Hacılar, efendiler, şeyhler, yeniçeriler, çorbacılar, sekbanbaşları... Ne ararsanız içinde!

Ve şöyle diyor İskender Pala sonunda: "Özgürlük sevgiliye köle olmaktır."

Yanıtla
24
3
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın da dediği gibi Mindful yeme uygulaması geçici bir trend değil hem bedeni hem de içsel varlığı beslemek için güçlü ve temel bir yaklaşımdır. Bu cümleler çocukluğumdaki bazı ritüelleri hatırlattı bana. Babaannem köyün kasabından aldığı eti evde kendisi tokmakla döverek kıyma haline getirir ki bu işlem saatlerce sürerdi, sonrasında tamamen doğal malzemelerle yoğurarak köfte haline getirir ve nihayetinde bu köfteleri kendi yaktığı sobada pişirerek bize sunardı. O köftenin tadı halâ damağımızda. Benim için mindful beslenme işte bu. Yemeği şölene çevirmek. Prof. Dr. Barış ÖZTÜRK'e bu kitabıyla çocukluk anılarımı ve o yıllardaki beslenme alışkanlıklarımızı hatırlattığı için sonsuz teşekkürler.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok beğendim kurguyu! Bu demek değil ki çantada keklik bir okuma. Evet, yorduğu bölümler de oldu tabii. Ehh yani hiç kolay değil "Günden"yola çıkıp teee Antikçağ'a selâm edip, çağ be çağ dolanıp; olaylar, kahramanlar, hayatlar, insanlar ve dahi kimliklerle hemhal olup ortaya "Gayriciddi tarihimtırak yol anlatısı" çıkarmak. Oya gibi işlenmiş bir kurgu var karşımızda.
Arkeolog Aziz ile Demre'li Nikola, az gittiler uz gittiler, dere tepe düz gittiler diyemeyeceğim çünkü denizlerle de muhatap oldular; ünlüsünü mü istersiniz ünsüzünü mü istersiniz ( harflerden bahsetmiyorum), türlü türlü insanlarla hasbihal ettiler, dalaştılar, dolaştılar, tartıştılar, barıştılar, konuştular, şaşırdılar, sevdalandılar; ezcümle, benim not alabildiğim kadarıyla epeyce malzemeye dayanan KİMLİK aşuresini kotarmaya çalışıp biz okurları da bu işe dahil ettiler efendim!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Keşif Yolculuğu
Richard M. Berrong'un kaleminden çıkan bu muazzam eser, okurlara unutulmaz bir keşif vadeden bir kitap olarak öne çıkıyor. Louis Marie Julien Viaud, bilinen adıyla Pierre Loti'nin (1850–1923) olağanüstü hayatına dair dokunaklı bir yolculuk sunan bu kitap, sadece egzotik seyahatlerin ötesine geçerek Loti'nin eşsiz ve sıradışı yaşam tarzını da mercek altına alıyor.

Berrong'un titiz anlatımıyla işlenen eser, Loti'nin macera dolu yaşamının derinliklerine iniyor. Egzotik coğrafyalardaki seyahatlerinden çok daha fazlasını sunan kitap, Loti'nin kişisel ve benzersiz hayat tarzını, ilginç tercihlerini ve renkli karakterini detaylı bir şekilde ele alıyor. Yazar, Loti'nin egzotizmin ötesindeki zengin iç dünyasını ve hayat felsefesini okuyucuya aktarıyor.

Pierre Loti'nin yaşamının bu çarpıcı portresi, sadece egzotik seyahatlerle değil, aynı zamanda onun içsel dünyasının derinlikleriyle de dolu. Loti'nin gözalıcı hikayelerini anlamak, Berrong'un ustaca kurguladığı bu eserle mümkün oluyor. Kitap, yazarın dikkat çekici üslubu ve zengin anlatımıyla Loti'nin yaşamına odaklanarak okuyucuyu etkileyici bir keşfe davet ediyor.

Bu eser, yazarın seyahat günceleri, otobiyografik eserleri ve romanları aracılığıyla, Pierre Loti'nin yaşamına derin bir dokunuş sunuyor. Kitap, Loti'nin hayatını sadece edebi eserlerinin ötesinde, kişisel ve duygusal boyutlarıyla ele alarak okuyucuya benzersiz bir perspektif sunuyor. Loti'nin metinlerinin öne çıkmasının temel sebeplerinden biri, yazarın yaşamındaki zengin renkliliğin ve çeşitliliğin, kaleminden dökülen kelimelere yansımasıdır.

Yazar, Loti'nin iç dünyasına dair derinlemesine bir keşfe çıkarak, onun duygusal karmaşıklıklarını ve kişisel deneyimlerini okuyucuya ulaştırıyor. Metinlerin güçlü ve etkileyici olmasının arkasındaki temel dinamik, Loti'nin hayatının karmaşıklığı ve çeşitliliğinin eserlerine olan organik yansımasıdır. Bu kitap, edebi eserlerinin ötesinde bir portre çizerek, yazarın yaşamının özündeki renkleri ve dokuları ortaya koymak suretiyle okuyucuyu büyülemeyi amaçlıyor.

Pierre Loti'nin hayatının farklı boyutları, bu eserde detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Yazar, Loti'nin kostüm balolarından duygusal ilişkilerine, dönemin sanatsal ve entelektüel çevresinden önemli figürlerle kurduğu dostluklara kadar geniş bir yelpazede gezinerek okuyucuya zengin bir portre sunmuştur. Loti'nin Monaco Prensesi Alice ve Romanya Kraliçesi Elisabeth gibi önemli kişilerle kurduğu yakın ilişkiler, yazarın titiz çalışmasıyla detaylandırılmış ve bu ilişkiler, Loti'nin yaşamındaki tartışmalı ve bazıları tarafından "aşırı" görülen yönleriyle birlikte incelenmiştir.

Kitap, Loti'nin sadece edebi eserleriyle değil, aynı zamanda sosyal ilişkileri ve çevresiyle olan etkileşimleriyle de ilgilenerek, yazarın hayatının çeşitliliğini ve karmaşıklığını vurgulamaktadır. Özellikle Monaco Prensesi Alice ve Romanya Kraliçesi Elisabeth gibi önemli figürlerle kurduğu dostluklar, Loti'nin sosyal çevresindeki etkileyici rolünü ortaya koyar. Bu yakın ilişkiler, yazarın yaşamının derinliklerine inerek, okuyucuya Loti'nin hayatındaki çeşitli yönleri anlama fırsatı sunar. Yazarın titizlikle işlediği bu detaylar, Loti'nin yaşamının karmaşıklığını ve renkliliğini daha yakından keşfetme imkanı sağlar.

Kitap, Pierre Loti'nin sadece edebi eserleriyle değil, aynı zamanda yaşamının da büyük bir ilgi çekiciliğine sahip bir şahsiyet olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Proust'un ilham aldığı, Henry James'in "olağanüstü bir dâhi" olarak nitelendirdiği Loti, sadece edebi dünyada değil, aynı zamanda geç dönem Osmanlı ve erken dönem Türkiye tarihinin kültürel dokusuna da önemli izler bırakmış bir figürdür.

Kitap, Loti'nin sıra dışı yaşamını detaylı bir şekilde ele alarak, onun edebi başarılarından ziyade, kişisel hayatının ve çevresindeki etkileşimlerin nasıl bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Proust'un örnek aldığı ve Henry James'in takdir ettiği Loti, sadece edebiyat dünyasında değil, aynı zamanda döneminin kültürel ve tarihi bağlamında da derin etkiler bırakmış bir aydındır. Loti'nin yaşamı, sadece yazdığı kitaplarla değil, aynı zamanda toplumsal ve tarihsel katkılarıyla da dikkat çeken bir portre sunar. Kitap, okuyucuya Loti'nin yaşamındaki bu çeşitlilik ve derinlikle ilgili kapsamlı bir anlayış sunarak, yazarın sadece bir romancıdan öte, kültürel bir ikon olduğunu ortaya koymaktadır.

Richard M. Berrong'un yazım üslubu, sadece Pierre Loti'nin yaşamını değil, aynı zamanda kaleme aldığı eserlerini keşfetmeye teşvik eden bir nitelik taşıyor. Bu kitap, okuyucuya keyifli bir okuma deneyimi sunarak Loti'nin genellikle göz ardı edilen eserlerini gün yüzüne çıkarmak amacı güdüyor. Eser, Loti'nin geniş eser koleksiyonunu dikkat çekici bir şekilde sergileyerek, yeni okurları cezbetmeye yönelik bir çaba ortaya koyuyor.

Berrong'un ustalıklı anlatımı, okuyucuyu Loti'nin eserlerinin iç dünyasına çekiyor ve onun yazdığı metinlere duyulan ilgiyi artırıyor. Kitap, Loti'nin yaşamöyküsünü zamansız bir çekicilikle sunarak, onunla aynı dönemde yaşamış veya eserlerinden ilham almış her okur için vazgeçilmez bir kaynak haline geliyor. Berrong'un eseri, Loti'nin edebi mirasını daha geniş bir kitleye ulaştırmayı amaçlayarak, yazarın önemini ve etkisini yeni nesillere taşıma amacını güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Pierre Loti, hayatı boyunca birçok kez İstanbul'u ziyaret etmiş ve bu etkileyici şehre ilk adımını 1876 yılında, bir Fransız gemisiyle görevli subay olarak atmış olduğu bilinmektedir. Loti, Osmanlı yaşam biçiminden derinlemesine etkilenmiş ve bu etkileşimi bir dizi eserinde izleyicilere aktarmıştır. İstanbul'a ilk ziyaretinde karşılaştığı bir kadın, Loti'nin ünlü eserlerinden olan "Aziyadé" adlı romana ilham kaynağı olmuştur. Loti'nin İstanbul'a dair yaşadığı deneyimler, onun için sadece gezi değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurduğu bir şehir anlamına gelmiştir. Bu bağlamda, Loti'nin İstanbul'da geçirdiği zamanlarda Eyüp Sultan’da yaşaması, şehre duyduğu hayranlığın somut bir ifadesidir. Kendisini Türk dostu olarak tanımlayan Loti, bu duygularını sadece sözlü ifadelerle değil, aynı zamanda yazılarına da ustaca yansıtmıştır. İstanbul'un mistik atmosferi ve zengin kültürel dokusu, Loti'nin eserlerinde unutulmaz bir şekilde can bulmuş ve onun yaşamıyla iç içe geçmiştir.

1913 yılında yazdığı "La Turquie Agonisante" (Can Çekişen Türkiye) kitabıyla Batı politikalarını eleştiren Loti, aynı yıl Türkiye'ye devlet konuğu olarak geldiğinde Tophane Rıhtımı'nda büyük bir törenle karşılanmış ve Sultan Reşat tarafından sarayda ağırlanmıştır. Loti, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve sonrasında Anadolu'nun işgali sırasında Türkleri savunarak dikkat çekmiştir. Millî Mücadele döneminde Türk direnişine destek vermesi ve işgalci Fransa'ya yönelik sert eleştirileri nedeniyle Türk halkının sempatisini kazanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 4 Ekim 1921'de Loti'ye teşekkürlerini ifade eden bir mektup göndermiştir. 1920 yılında "İstanbul Şehri Fahri Hemşehrisi" olarak kabul edilen Loti adına bir cemiyet kurulmuş, İstanbul'da bir caddeye "Pierre Loti Caddesi" ve Eyüp'te bir kahvehaneye "Pierre Loti Kahvesi" adı verilmiştir. Ayrıca, günümüzde Loti'nin adını taşıyan bir tepe olan Pierre Loti Tepesi'ne ulaşmak için inşa edilen Eyüp - Pierre Loti Teleferik Hattı da bu anlamda adını yaşatmaktadır. İstanbul-Beyoğlu'nda 1942 yılında kurulan Pierre Loti Fransız Lisesi de onun adını taşımaktadır.

Ancak, tüm bu olumlu etkileşimlere rağmen Loti’nin, Türk aydınlarını ikiye bölmüş olduğu da unutulmamalıdır. Bazıları Loti'yi gerçek bir Türk dostu olarak görürken, diğerleri onun aslında Osmanlı'nın zayıf ve geri kalmış halini acıyarak sevdiğini iddia etmişlerdir. Nâzım Hikmet'in 1925 yılında yazdığı "Şarlatan Piyer Loti" şiirinde, bu ikilem dile getirilmiştir.

Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şairin tavrında, yanlışa yanlış demek, doğruya doğru demek şiarını görmekteyiz. Daha çok hakkı ve adaleti savunan bir anlayış kendisini hissettiriyor. Özellikle din ve Müslümanlar üzerine kimi yanlış muharref anlayışların uzağında, daha bir Müslümanca bakışın serimlendiğini söylersek yanlış olmaz. Bir derviş edasıyla, bir murabıt gibi söylemek istediğini söylemektedir şair. Bu şiirlerle, yıllar sonrasının belleğine, bu günün Müslüman duruşunun ve yaşanılan bütün dilemmaların örnekleri serilmektedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir