Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
doksanlı yıllarda türkiyede para piyasalarına profesyonel olarak giriş yapan ve İngiltere’de yine aynı alanda çalışan bir insanın biyografisi ve yatırımcılık hakkında çok az ve öz olarak sunduğu tavsiyeler(yazar zaten bu alanda söylenecek her şeyin söylendiğini kuralların yazıldığını kendisinin sadece bunları tecrübe ve nakil ettiğini belirtiyor) bence ilgi çekici. kitabın son kısmında da Tekfen ve fon yönetimi ile ilgili girişte bazı konuların detaylarını vermiş onlar da Türkiye’de borsanın nasıl çalıştığı ile ilgili aslında fikir veriyor halka açık şirketlerin gerçekte ne kadar halka açık (!) olduğu vs . Bu konulara meraklı olanlar için tavsiye edilir özellikle başlangıç seviyesindeki yatırımcıların muhakkak okuması ve bu tavsiyelere kulak vermesini dilerim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabırla okunması gereken öyküler… Bazen bir eşiğin gerisinde kalmış geçememiş, bazen parçalarını toplarken yorulmuş ,yalnız bırakmış/bırakılmış gibi hayatlar…Fadime Uslu’nun mekanları tasvir ederken anlatıya kattığı güç ve karakterlere üflediği ruhun lezzeti her öyküde kendini ayrı ayrı hissettiriyor.

Dilinin sade olması okunmasını kolaylaştırıyor mu acaba ? Kısacık öykülerde verilen psikolojik derinlik şaşırtıcı?

İlk kez okuyacaklar için zorlayıcı öyküler olabilir.
Sabredin ve lezzete kavuşun…

Selametle
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Denizin Uzun Taçyaprağı Isabel Allende’den okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu diyebilirim. İspanya İç Savaşı’nın gölgesinde başlayıp Şili’ye uzanan bir sürgün hikâyesi anlatıyor ama aslında mesele sadece savaş değil; yurt özlemi, köksüzlük, yeniden başlama cesareti ve kaderin insanı hiç ummadığı yerlere savurması.
Ros­er ve Víctor’un zorunluluktan başlayan evlilikleri zamanla çok katmanlı bir ilişkiye dönüşüyor. Aralarındaki bağın yıllar içinde değişimini okumak çok güzeldi. Büyük bir aşktan ziyade dayanışmayla, alışkanlıkla ve birlikte büyümekle şekillenen bir ilişki var. Bu yönüyle bana daha gerçek geldi.
Tarihsel arka plan oldukça yoğun ama yormuyor. Şili’nin siyasi çalkantıları, umut dolu dönemleri ve karanlık günleri hikâyeye doğal bir şekilde yedirilmiş. Özellikle sürgün temasının işlenişi beni etkiledi. İnsan bir ülkeyi terk edince sadece toprağını değil, geçmişini ve kimliğinin bir parçasını da geride bırakıyor; kitap bunu çok güzel hissettiriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı ilk kez Deniz Yüce Başarır’ın hazırlayıp sunduğu, kitaplar üzerine söyleşilerin yer aldığı "Ben Okurum" podcastinde duydum. Gerek ismi gerekse kapak tasarımıyla oldukça dikkat çekiciydi ve bende hemen okuma isteği uyandırdı.
Yazarın felsefe öğretmeni olması, kitabın anlatım tarzına ve derinliğine kesinlikle yansımış. Senelerce aynı apartmanda yaşayan insanların birbirlerine karşı ne kadar yüzeysel kalabildikleri, bakmak ile görmek arasındaki farkı anlamaktaki yetersizlikleri kitapta ustalıkla işlenmiş. Eğer bu fark kavranabilseydi, sosyal statülerin hiçbir öneminin kalmayacağı çok güzel anlatılıyor.
Kitabın sonu beni oldukça şaşırttı. Hiç beklemediğim bir finaldi ama yine de çok sevdim. Tam anlamıyla hayatın kendisi gibiydi... Kitabın bir de film uyarlaması varmış ancak hem hayal kırıklığı yaşamamak hem de Renee, Paloma ve Kakuro’yu zihnimde tasarladığım halleriyle korumak adına izlememeye karar verdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın, genç dervişin teselli koleksiyonu da dahil 3 seri ile birlikte 4 kitabını ayrı bir keyifle ve farkı zaman dilimlerinde okudum. Her yeni seri de artarak devam eden şahane bir üslup ve tarz ile ilerliyor. Bu kitap ise Sufilerin mutluluk sanatı başlığı ile perdeler halinde başlayıp acıya karşı paragraflar ile devam ederek yerli ve yabancı teselliler ile son buluyor. Her bir metin bir pırlanta değerinde ve hayatı da kendinizi de sorgulamayı öğreterek Rabbini ve kendini anlamanı sağlayacak büyük bir rehber niteliğinde. Elbette ki bu tesellileri anlamayı istemek de bir o kadar değerli. Mutlaka okunması gereken başucu kitabı. Ramazan ayı için bir adım atıp mutlaka okumalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dikkatimiz sistemli bir şekilde sosyal medya ve internet tarafından çalınıyor. Dikkatimizi çeken şeyler ve algoritmalar bizi sürekli orada tutmak için planlanıyor. Amaç daha fazla zamanımızı çalmak. Her ne kadar her şey irademizde gibi görünse de bir süre sonra alışkanlık haline geliyor. Cep telefonuna ve sosyal medya ya bakmadan duramıyoruz. Bakmaz isek sanki bir çok şeyi kaçırmış gibi hissediyoruz.Elbette ki teknolojiyi faydalı amaçlar için kullanmakta mümkün. Ancak çoğunluk eğlence veya başka amaçlar için kullanıyor.
Kitapta daha çok çocuklarda olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu (DEHB) da ayrıntılı olarak incelemiş. Bu konuda ki lehe ve aleyhe görüşlere yer vermiş. Kitabın sonunda anlaşılır ve uygulanabilir çözüm önerileri de sunuluyor.
Bu eser ciddi bir araştırma ürünü. Yazar bu kitap için 50.000 bin km yol kat edip 250 den fazla uzmanla görüşmüş. Herkese tavsiyemdir. Özelikle de gençler, anne ve babalar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde "gelin-kaynana" manileri var. Örnekler için kitabın tanıtımı amaçlı "iç sayfalara göz at" kısmına bakılabilir.

Genelde atasözü veya meşhur sözler kullanılarak mani oluşturulmuş.
Örnek: Yokuş yukarı çıktım/ Acıya kurşun sıktım/"Zora dağlar dayanmaz"/ Ben dayanmaya bıktım. (sf. 16)

Birçok mani insan ismi veya yer/mekan ismi ile oluşturulmuş. Bu tarz manilerin bir kısmında cinas yapılmış.
Misal:
(İnsan ismi ve cinas olan)
Coşkun akıyor ırmak/ Yakışmaz seni kırmak/Kırılan kalp yapışmaz/ İyi bil bunu Irmak (sf. 27)

Sayfa 42 ve 43'te olan bazı maniler sayfa 69 ve 70'te tekrar etmiş.

Sayfa 71'den itibaren "Ayşe Opak'tan Derlenen" maniler var. Bunlara da bir örnek verelim:
Entarisi aktandır/ Ne gelirse Hak'tandır/ Benim sararıp solmam/ Yardan ayrılmaktandır (sf. 76)

Netice: Güzel bir mani kitabı olmuş. Türün meraklılarına tavsiye ederim.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şule Gürbüz'ün Kambur'u.
İlk kez 1992 de yayınlandı. Yazdığında 17/18 yaşlarındaymış.
İlk okuyuşumda bende kesinlikle hiçbir anlam bırakmayan, 92 sayfası 992 sayfa ağırlığında olan kısa bir iç döküştü.
Ancak ikinci okuyuşumda kitap başka bir şeye dönüştü.
Yaşına (yazdığı) göre çok olgun ifadeler kullanmasının yanı sıra derin bir kaos hali var. Ergen döneminin ruh halini bu kadar çok metaforla, bağımsız görülen pek çok cümleyi prangalarla bağlayarak ifade edişi şaşırtıyor.
Deli saçması denilecek sayıklamalar, tek cümlelik sayfalar, neresinden tutsanız yerine konmayan cümleler arasında kendinizle karşılaşıyorsunuz.
İlk seferinde okuyup lanetler okuduğum kitabın, ikinci sefer beni derin derin düşündürdüğünü itiraf ediyorum.
Hep derim; her kitabın bir zamanı var.
Ben Şule Gürbüz'ün Kambur'unu 11 ay arayla iki farklı insan olarak okudum.
İyi ki okudum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli Alev Alatlı'nın ütopik romanı Kabus, gerek hacmi ile gerek konusu ile okuması son derece yorucu bir kitaptı.
Ancak kitap bitip arkanıza yaslanınca tüm zihin yorgunluğuna değiyor.
İmre Kadızade'nin yargılanma süreciyle başlayan, 2000lerde geçen yepyeni bir dünya düzeninin içine girdiğimiz kitap, geri akış ile kaleme alınmış.
İmre geçmişini anlatırken bizler de 90'lı yılları şöyle bir anımsayıp sosyal, siyasi, ekonomik bir çok meseleyi düşünüyoruz.
Her ne kadar ütopik bir roman olarak yazılsa da içeriğinde 'bugün'ü görmek zor olmuyor.
Çok sayıda karakter ve iç içe geçmiş hayatlar içeren kitabın dili, kurgusu ve akışı Kabus'u zor bir kitap kategorine koyuyor.
Okunması, okunup üzerinde uzun uzun konuşulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk bölüm oldukça yoğun fiziksel çekim ve erotizm üzerine kurulu. Vegas atmosferi + Carson’ın mesleği derken hikâye bilinçli olarak “fazla” başlıyor. Okura şok etkisi yaratmak istiyor. O yüzden birçok kişi ilk 100 sayfada “bu ne okuyorum ben?” moduna giriyor.

İkinci bölüm ise bambaşka bir tona geçiyor, daha olgun, daha duygusal, ikinci şans romantizmi, karakter gelişimi ve pişmanlıklar...

Tahmin edilebilir, karakter gelişimi sınırlı, çatışma yüzeysel, dil sade ve güvenli.

Bu yüzden bir noktadan sonra “duygusal fast-food” gibi hissettiriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir