Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkler arasında daha çok Delâʾil-i Şerîf, Delâʾil-i Ḫayrât ve Delâʾil diye bilinen risâlenin tam adı Delâʾilü’l-ḫayrât ve şevâriḳu’l-envâr fî ẕikri’ṣ-ṣalât ʿale’n-nebiyyi’l-muḫtâr’dır. Şâzeliyye tarikatının Cezûliyye kolunun kurucusu olan Şeyh Cezûlî’nin bu risâlesi müridleri arasında bir tarikat evrâdı olarak çok okunmuş ve dolayısıyla çok sayıda istinsah edilmiştir.Delâʾil’i sadece Cezûliyye veya Şâzeliyye mensupları değil diğer tarikat mensupları, hatta bir tarikata bağlı olmayan müslümanlar dahi faziletine inanarak düzenli bir biçimde okumuşlardır. Önsözünde, salavatı belli zamanlarda düzenli bir şekilde okuyanların çok sevap kazanacakları, Hz. Peygamber’in şefaatine nâil olacakları, günahlarının affedileceği, kötü huyları terkedip iyi huylar edinecekleri, maddî ihtiyaçlarının karşılanacağı ve dünya işlerinin düzeleceği belirtilmiştir. Ahmet Mahmut Ünlü de bu eseri günüz Türkçesine çevirmiştir. Emeğine sağlık
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tolstoy'un Kroyçer Sonat'ında 19. yüzyılın son çeyreğinin toplumsal ilişkilerine derinlemesine bir dalış yapıyoruz. Erkek ve kadının toplumsal statüsü, erkeklerin içine düştüğü ızdırap kuyusu ve günahsız genç kızların bir eşya olarak tasviri. Bir erkeğin evliliğine giden yol, evlilik süreci ve yaşanan dramlar... Tüm bunların yanında kısa nüanslar ile verilen farklı bakış açıları insanı sürüklüyor. Günümüzden baktığımızda çok da değişen bir şey yok gibi geliyor bu ilişkilerde. Yaşantılar aynı yalnızca yaşayanlar farklı diyor okuyucu içinden.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Şaheser" kelimesini bazen olur olmaz yerde kullanıyoruz. Halbuki bu sıfatı gerçekten hak eden çok az kitap var. Montaigne'in Denemeler'i şaheser sıfatını milyon defa hak ediyor. Hele bu baskıya bayıldım... Özenli bir baskı, iyi çeviri, atlama filan da yok. Gerçek bir başucu kitabı. Şöyle buyurmuş bir yerde üstat: "İnsanın kendisinden farklı olana tahammül edememesi zorbalıktır. Bu dünyadaki budalalıklara sinirlenmekten, kızmaktan daha büyük ve daha çok görülen başka bir budalalık yoktur." Son olarak "iyi çeviri"den ne kastettiğimi de açıklayarak bitireyim: Mütercimin Türkçesi düzgün, saçma sapan deyimler ve terimler kullanmamış, çeviri yapmanın fantezi yapmak olmadığının farkında çok şükür. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür...
Yanıtla
23
0
Destekliyorum  5
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Acı hatıralar
Cumhuriyet döneminin en etkin yazarlarından biri olan, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de başyazarlığını yapmış Falih Rıfkı Atay'ın kariyerinde yazdığı en güzel kitaplardan biri hatıralarını kaleme aldığı "Zeytindağı"dır... Zeytindağı, Cemal Paşa'nın kumanda ettiği 4.karargahın bulunduğu Kudüs'ün yakınlarındaki bir dağın adıdır. Falih Rıfkı,1.Dünya Savaşı'nın başladığı yıllarda bu karargaha yedek subay olarak atanır ve Paşa'nın yakınlarında güvendiği isimlerden birisi olur. Burada edindiği tecrübeleri, yaptığı gözlemleri tüm çıplaklığıyla kitabına aktarır...

Kitabın açılışında "Bazı Hatıralar" bölümü yer alır. Kendi içinde Kukla, Lider, Bir Tanışma, Diktatör ve Savaş başlıklarıyla adlandırılmış bu hatıralar, asıl konuya geçmeden evvel genel bir durum değerlendirmesine imkan tanır. Kukla bölümünde İttihat ve Terakki cemiyetinin devleti yönetme biçimine tenkit getirilirken, Mısır Kuklası bölümünde ise Cemal Paşa'nın yemeğe olan düşkünlüğü alaya alınır... Görüleceği üzere Falih Rıfkı, giriş kısmında dönemin liderlerine pek de güvenmediğinin altını çizmeye çalışır... Ardından "Zeytindağı" bölümü ile anlatı güçlenir ve detaylar başlar. Osmanlı'nın çöküş dönemindeki sancılı günleri dramatize edilmeden tüm gerçekliğiyle ortaya konur. Osmanlı'nın savaşa giriş politikasının altında yatan nedenler sarsıcı ve oldukça hazin bir şekilde ifade edilir.

Falih Rıfkı'ya göre, Osmanlı birtakım İttihatçı paşaların elinde oyuncak haline gelmiştir. Enver Paşa'nın Alman hayranlığı savaşa girmemizin en acı nedenlerinden biridir. Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, Irak gibi bölgelerdeki hakimiyetimiz her geçen gün sona ermektedir. Bölgede İngiliz ve Fransız kuvvetleri ile çarpışmak zorunda kalan ecdadımız aç, susuz, imkansızlık ve çaresizlikle mücadele etmiştir. Paşaların tavizkar tavrı binlerce askeri perişan bir halde ölüme sürüklemiştir.

Zeytindağı, ileride kurulacak Cumhuriyet'in nelerden geçtiğini gösteren bir vesikalıktır.

Herkese İyi Okumalar
Yanıtla
14
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Buda'da Bir Boşanma, altyapısı çok sağlam psikolojik tahlillere dayanan bir kitap. Okuyan sorguluyor, empati kuruyor ve kesinlikle bir sonuca varıyor. Altı çizilesi oldukça cümle var. Başlarda oldukça yavaş ilerliyor, ta ki boşanacak kişilerden Doktor, bir gece yargıcın evini ziyaret edene kadar. Kitap o noktadan sonra benim açımdan başladı diyebilirim. Bu yüzden sabırla okumalısınız.

Yazıldığı dönem de bence kitap üzerinde etkili. Kitap 1935 yılında yazılıyor Sandor Marai tarafından. Bir savaşın bitmiş, yeni bir savaşın da ruhunun dolaştığı yıllar. Öyle bir karamsar bir Dünya'nın olduğu yıllar...

Bir söz de Macar Edebiyatının güzelliği ve bu edebiyatın derinliğinden bahsetmek istiyorum. Okuduğum her eserlerin de, beni derin derin düşüncelere daldırdı bu Macarca yazan muhteremler. Bizden biri gibi yazıyorlar diyeceğim de zaten bizden biriler. Belki de bu yüzden daha çok empati kurabiliyorum yazdıklarıyla. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İza'nın Şarkısı kitabını okuduktan sonra, Magda Szabo kitaplarının hepsini okumaya karar vermiştim. Kapı kitabı da beni şaşırtmadı, ilmek ilmek bir karakterin dünyasına büründüm sayfalar ilerledikçe. Kitabın baş kahramanı Emerenc'den okuyan herkes kendinden bir şeyler bulacağından eminim. Magda Szabo'nun yaratmış olduğu güçlü karakterleri gerçekten seviyorum. Bakalım sırada hangi kitabını okuyacağım. Macar Edebiyatı da beni bu zamana kadar hiç yanıltmadı. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyunuz efendim...
Yanıtla
11
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2020 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazanmış bir kitap Gemide Yer Yok. Zamanın, mekanın belli olmadığı bir kurgu, içeriğinde tek bir konuşmanın geçmediği, sadece monologlar ile ilerleyen güzelim bir distopya. Daha önce Magda Döndüğünde kitabını okumuştum bu okuduğum ikinci eseri. Yazarımızın yalnızlaşma, modern toplumdan kendini soyutlama ile ilgili bir derdinin olduğunu düşünüyorum.

2019 yılında yazıldığını düşünürsek, Gemide Yer Yok bir sene sonrasının pandemi hayatımıza dair yaşananların bir önizlemesi gibi geldi bana. Ve nedendir bilmiyorum ama her okuduğum iki kitapta da okuyucu olarak kendimi sorguluyor, ben olsam ne yapardım sorularını ister istemez kendime sormuş oluyorum. Nuh Tufanı ile paralel ilerleyen metafor da kitabı daha da güzeleştirmiş.

Nasip olursa her kitabını okuyacağım. Bahara Bir Hediye kütüphanemde bekliyor zaten. Uzun lafın kısası okuyunuz efendim...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karanlık Yüz, Kuzey'den; Avrupa'da polisiye edebiyat'ın nirvanası sayılan İsveç'ten bir eser. Heyecanı ve merakı her daim diri tutan bir polisiye. Kurt Wallander serisi 10 kitaplık bir seri ve Karanlık Yüz bu serinin ilk kitabı. Bu anlamda kaliteli baskı ve çevirisi için Ayrıksı Kitap'ı kutlamak gerekiyor. Polisiye anlamında baskıları bitmiş harika serileri yayınladılar. Bu seriyi bitirdikten sonra Martin Beck, ondan sonra da Mickey Haller serilerine geçmeyi düşünüyorum. Uzun lafın kısası, okuyunuz efendim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esir Şehrin Mahpusu "Esir Şehir Üçlemesi"nin ikinci kitabı. Bu kitapta yine Kurtuluş Savaş yıllarında İstanbul hapishanelerine konuk oluyoruz romanın karakteri Kamil Bey ile. Dışarıda ki yozlaşma ile içeride ki yozlaşma arasında çokta fark olmadığını anlıyoruz. Sıradan insanın mahpusta daha da sıradanlaşması da diyebiliriz bir nevi. Bu geçiş döneminde, yani Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş dönemlerinde, çok iyi bir insan panoraması da çiziyor Kemal Tahir...

Dönemin ruhunu iyi yansıtan bir kitap. Yakın zamanda üçüncü kitabı da okuyup, bitirmek istiyorum. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugün kapağına hayran kaldığım İthaki yayınevinden çıkan E.T.A. Hoffmann’ın Kumadam kitabını okudum.

Kitapta iki tane hikaye var: Kumadam ve Issız Ev. Kitaba ismini veren Kumadam hikayesi başarılıydı. Çocukken anlatılanların, söylenilen cümlelerin, travmaların küçük bir tetikleme ile bir insanın yaşantısını nasıl değiştirebileceğine ilişkin karanlık, düşündürücü bir hikayeydi.

Diğer hikaye Issız Ev de gayet güzeldi. Tasvir edilen evi gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Hikayenin genelinde bir gizem hakim ve bunu çözmeye çalışıyorsunuz. Fakat hikayenin sonunda gizem çok hızlı çözülüyor.

İki hikayenin de kısa olması bence bir dezavantaj olmuş. Biraz daha uzatılsa daha iyi olabilirlermiş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir