Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hacimce ufak, bir çırpıda okunabilir ancak ciddi manada eurosentrik bir eser. Başlık "üniversitelerin tarihi" ise bu durum dünya tarihi çapında bir soruşturmayı gerektirir. Ancak yazar Bologna üniversitesi, Paris üniversitesi gibi sadece batıdaki üniversiteleri ele almış. Zeytune, Ezher, Karaviyyin gibi orta çağ islam dünyasında kurulmuş ve bugün dahi devamlılığını sürdüren kurumlara değinmemiş bile. Bahsini ettiğim üniversitelerin ağırlıklı olarak teoloji temelli bir müfredatla eğitim hayatına başlaması bir şey değiştirmez zira bahsi geçen batılı üniversiteler de -kitabın yazarının da belirttiği üzere- ilk olarak teolojik çevrelerde teoloji ağırlıklı bir müfredatla ortaya çıkmıştır. Zaten 200-300 yıl öncesine kadar bugünkü anlamda üniversite müfredatıyla eğitim veren bir kurum yok. Konuya ilgi duyanların Makdisi'nin "Ortaçağ'da Yüksek Öğrenim" adlı kitabını da mutlaka okumalarını tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başar Yılmaz'ın ilk öykü kitabı Kara Kışın Gün Işığı'nda yer alan sekiz öykünün tamamı duyguyu yoğun hissettiğiniz bir dille yazılmış. Anlatım tertemiz, anlatılanlara uygun bir dilin varlığını da rahatlıkla görüyorsunuz. Beş sayfalık öyküsü de güçlü, on altı sayfa olan da. Kitapta yer alan tüm metinleri hem edebi açıdan hem de okur zevki olarak çok beğendiğimi söylemeliyim. Özellikle "Quasimodo" öyküsü harikuladeydi.

"Bugün hayatının ilk günü Nasip'in.
Oysa dün kendini asacaktı. Silah olsa vururdu kendini, ilk onu düşündü, bulamadı. Ölmenin bile gereklilikleri var." s. 45
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Online yayımlanan bir sanat dergisinde yazarın Sınıf Sorunsalı isimli bölümünden bir parça okumuştum. Yazarın gündelik hayata yaptığı gönderme ve atıfların yanı sıra kültürel ögeleri güldürü biçiminde incelediği anlatı tarzı hoşuma gitmişti. Bu sebeple çok bilinmeyen bu kitabı satın aldım. Yazarın biyografi kısmına koyduğu matematik hesabı ile tebessüm ettim. Cemiyette Pişiyorum ya da McDonalds'ta çalışan Amerikalı çocuklar gibi kullandığı ifadeler kendi anılarımı hatırlattı. Eski anılarına bir yolculuk yapmak isteyen her okuru bu kitaba davet ediyorum, zira McDonalds gibi yerel bir fast food zincirinin beni aramadığı anısı ancak bu kitapla aklıma geldi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar toplumda kaybolmaya yüz tutan değerleri yaşanmış örneklerle nakış gibi işlemiş. Bu ulvi değerleri tekrar hayata kazandırmak özlemini her fırsatta farklı açılardan ele almış. Muhabbetten ve sevgiden yoksun dünyayı içi boş cansız bir heykele benzetiyor. Sevgi duygusunu onun büyülü gücünü derinden hissettim. Her bölüm farklı bir anlam kattı hayatıma. Bir defa okuyup da tozlu raflara kaldırılmayı asla hak etmiyor. Elinizin altında bulundurulması gereken kıymetli bir eser ortaya çıkmış. Yazarı gönülden tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk edebiyatının önemli bir eserlerini okumak yolunda attığım adımlardan biri de Sergüzeşt'ti. Yazarın kullandığı betimlemeler ve çok güzel şekilde kurgulanmış olay örgüsü, insanlığın değerinin metalaşmasını ve kapitalizmin sert gerçekleriyle çatıştığımız dünyamızı anlatıyor. Dilber'in köleleştirilmiş bir kadın olarak içinde bulunduğu kötü durum, özellikle bayılması ve kitap sonunda hayatı hakkında verdiği acı karar beni çok hüzünlendirdi. Olay örgüsünün hızı yalnız biraz fazlaydı, nitekim yazarın duygu dolu ve hüzünlü diyalog ve tasvir seçimlerinden sonra çat diye başka bir edim ve olaya geçmesi okuyucularda bir şaşkınlık hissi yaratıyor. Başka eserlerde dediğim gibi bence bu yine bu eserin Türk edebiyatının ilk başta yazılan kitaplarından olmasıydı, yoksa bu eser günümüzde yazılan eserler kadar başarılı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tolstoy'dan mülhem söylersek, insanın derin acıları hissetmesi, derin sevgileri taşımasıyla mümkün olmaktadır. Yazar da bu minvalde tinselliğini yaşayıp bu romanı yazmış olmalı. Ailenin içerisinde acılar gölleniyor olsa da her şeye rağmen yol türküleri ve düşleri çoraklaştırmamak gerekiyor. Hem anne hem de çocukları klasik Anadolu insanının müeddep yapısının yansıtıldığı, güzel kaleme alınmış bir roman okudum. Bu roman, hatıra ve maziyle yoğrulmuş, harbi ve hasbi yaşanmışlıklar desek yeridir. Anlatım, alacası içinde ve karaşın bir kader eşliğinde…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cortázar'ın öykücülüğü, dilin ve anlatının sınırlarını zorlar. Öykülerinde postmodern bir yaklaşım benimser ve geleneksel anlatı tekniklerini sorgular. Anlatıcı perspektiflerini değiştirir, zaman çizelgelerini karıştırır ve okuyucunun aktif bir şekilde metne katılmasını sağlar.

Cortázar'ın öykücülüğü, edebi ve entelektüel bir zenginlikle birleşir. Eserlerinde varoluşsal sorunlar, toplumsal eleştiri ve insan ilişkileri gibi derin konuları ele alır. Aynı zamanda sanat, müzik ve oyunlar gibi konulara da sık sık atıfta bulunur.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben Hayatta Kalmak Değil Yaşamak Istiyorum
Yazar Solomon Northup'un anı olarak kaleme aldığı muhteşem otobiyografik bir roman... Evli, mutlu, çalışkan ve özgür bir insan olan Solomon, çalışmak için gittiği yerde ihanete uğrayarak gözünü açtığında kendini zincirlere bağlanmış halde bulur. Kendisinin esir olmadığını, yanlışlık yapıldığını, kendisinin hür biri olduğunu dile getirir, fakat bu isyanına kırbaçla karşılık verilir...

12 yıl boyunca esir olarak yaşamına devam eden Solomon'un aklında ailesine olan özlemle sadece kaçma düşüncesi vardır. Bunun zor olduğunu, kaçmanın cezasının ölüm olduğunu da çok iyi bilir. Yıllarca esir tacirlerine satılarak en sonunda efendilerine hizmet etmenin doğru olacağını düşünür. Bu sebeple efendilerinin gözüne girip kaçma düşüncelerine çoğu zaman bir yenisini ekler. Fakat siyahi olduğu için izin kağıdı veya özgürlük belgesi olmadan beyaz tenlilere yakalanması, sonrasında kırbaçlanarak ölmesi kaçma fikirlerine gölge düşürür...

Özgür olduğunu kanıtlamak için arkadaşlarına, eski dostlarına ve ailesine mektup yazmak ister, fakat esir olduğu için ne kağıt bulabilir ne de kalem. Bu gerekçeleri bulması dahi 12 yıl sürer...

Beyaz tenlilerin efendi, siyahi kişilerin köle olarak kabul edildiği 1800'lü yılları konu alan bu otobiyografik roman ırkçılık, özgürlük ve yaşama arzusunu okurlarına titizlikle aşılıyor...

Kitaptan alıntılar ise şu şekilde;

"Ölüm, önümüzde yaşamayı bekleyen günlerden daha az korkutucuydu.." (s.62)

"Yaşam, yaşayan her varlık için değerli; yerde sürünen solucan bile yaşamak için çabalar..." (s.195)

"O zamanlar insanın insana zulmünün sınırlarını öğrenmemiştim..." (s.196)

Kendini özgürlüğe adamış ve umudunu hiç kaybetmemiş karakterimiz, yaşantısını okurlarına derinlemesine işleyerek, filme konu olmuş ve Oscar ödülü almış bir başyapıt ile karşımızda... Mutlaka okumanızı tavsiye ederim, şimdiden keyifli okumalar...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nabızade Nazım'ın Karabibik'in mücadelelerini ve hayallerini tasvir etmesi, köy dinamiklerine dair içten bir bağ sunduğu için beni derinden etkiledi. Kitapta kullanılan dili az çok da olsa anlamam, kendi toplumumun tanıdık konuşmalarını ve lehçelerini yansıttığı için büyük bir keyif verdi. Köylülerin gündelik zorluklarını ve özlemlerini yansıtan bu roman, gerçekçilik ve natüralizmin özünü yakalayan Türk edebiyatında bir köşe taşı olarak bence okunmalı. Karabibik romanı, kırsal yaşamın görüngülerine ışık tutup canım Antalya'mın manzaralarını çok iyi yansıttığı için bence Türk edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı. İlk okurken tabii ki kitabın çok çok kısa olduğunu fark edince kısaltılmış baskı alıp almadığımdan korktum. Ancak sanırım dönemin roman anlayışı böyleymiş, İş Bankası Kültür Yayınları'nın da yanlış bir iş yapacağını sanmıyorum. Tabii ki olay örgüsü o kadar ilgimi çekmedi, o yüzden 4 yıldızı verdim, ancak döneme çok iyi ışık tuttuğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Samurayların kısa tarihi...
Japonya'da Osaka Üniversitesi'nde profesör olan yazar, samurayların Japon tarihindeki yerini anlatıyor kitapta. Kitabın anlatım dili doğal olarak biraz akademik olmuş. Japon tarihi konusunda genel bir bilginiz olsa dahi kitapta adı geçen kişi, yer ve olayları anlamak ve yorumlayabilmek için kitabın dışında ciddi anlamda ek araştırma yapmanız gerekebilir.

Yazar kitabın ilk bölümünde samurayların ortaya çıkışını ve Japonya'nın farklı dönemlerinde sivil, askeri ve siyasi hayattaki önem ve etkilerini anlatıyor.

Kitabın orta kısımlarında samurayların kişisel özellikleri, aile hayatları, kültürleri, toplumdaki yerleri gibi konular anlatılıyor.

Kitabın son bölümlerinde ise özellikle Japonya'nın yabancı ülkelerle ilişkilerinin gelişmesi ve buna bağlı olarak ateşli silahlar gibi savaş tekniklerinin ilerlemesiyle samurayların etkin konumlarının zayıflaması ve halk arasındaki üstün sosyal statülerinin sona ermesi anlatılıyor.

Samurayların ülke yönetimlerine ve siyasi hayata olan etkilerinin anlatıldığı bölümler Osmanlı İmparatorluğu döneminde yeniçerilerin statülerinin devlet yönetimine olan etkilerini akla getiriyor.

Japon tarihi konusunda ortalamanın üstü bilginiz varsa veya ek araştırma yaparak okumayı seviyorsanız kitap ilginizi çekebilir.

"... kılıç, samurayın hayatındaki en önemli mülktü; her kim kılıcını kaybederse, onurunu yitirmiş sayılırdı." (s.50)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir