İlber Hocayla Osmanlı’nın Yeniden Keşfi
Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek, bir makaleler derlemesi aslında. Osmanlı’yı, pratik olarak geniş kitlelere tahlil etme endişesinin yanı sıra güncel filmlerde, dizilerde ve kitaplarda oluşturulan Osmanlı algısında gerçeği yansıtmayan bazı yönlerin düzeltilmesi ihtiyacının bir cevabı olarak kaleme alınmış.
Kapsam oldukça geniş olsa da 200 sayfalık sınırlı bir hacimde çok zengin bir içerik hazırlanmış. Eser, Osmanlı tarihinde padişahlar, aile kurumu, devşirmeler, paşalar, divan, seyahatnameler, mutfak başta olmak üzere 21 başlık altında tertip edilmiş.
Çokça tartışılan konulardan biri olan devşirme sistemi üzerinden gidelim. Devletin kapıkulu ocaklarının ihtiyacını karşılayan bu sistemde Hristiyan çocukların tercih edilmesi esas. Musevi toplumu bu anlamda bir kaynak olarak görülmemiş. Müslümanların da bir kaynak olmaması kural olmakla beraber burada istisnalar yapılmış. Coğrafi olarak sadece Balkanlardan değil, Orta Anadolu ve Kafkasya gibi bölgelerden de devşirilenler olmuş. 17. yüzyılda devşirme sayıları iyice azalmış ve 18. yüzyıl ile kurum sona ermiş.
“Devlet kızamık, kuşpalazı gibi çocukluk hastalıklarıyla uğraşacak durumda değildir. Bunları atlatan biri (...) artık bir okul çocuğu yaşını almış biri devşirilebilir. Daha ziyade dokuz yaşın üstüdür, on dört-on beş yaşın üzerinde de devşirilmesi pek adet değildir. (s. 34)” “Enderun dediğimiz mektep, sınıf bulunan bir mektep değildir; zaten burada insanlar hizmet içi eğitim görürler, koğuştan koğuşa terfi ederler. Beğenildikçe padişaha daha yakın hizmet verirler. Burada çok ilginç bir şekilde sözlü ve yüz yüze eğitim görürler. Spor da vardır, resim de vardır, hüsnü hat da vardır, edebiyat da vardır. (s. 36)” “imparatorluk kendini yönetecek sadık komutanları bu ocakta yetiştirmiştir. Buradan çıkan insanlar vezir olmuştur, Yeniçeri ocağı ağalığı yapmıştır, devlet kademelerine hatta birçok memuriyete dahi ağırlığını koymuştur (s. 124)”
İlber hoca sadece tarihi bilgiler vermekle yetinmiyor. Günümüze ve geleceğe dair öneriler de sıralıyor yeri geldikçe: “Sultanahmet; Divanyolu dediğimiz, yani Sultanahmet ile en azından Aksaray’a kadar uzanan cadde, Beyazıt Meydanı ve Süleymaniye civarı... Maalesef şu ana kadar korumayı beceremedik. Eğer bu yolları ve mekânları koruyamazsak ne ecdadımızın altı asırlık tarihini, ki bunun beş asrı İstanbul’da geçmiştir, ne de peşimizdeki bin yıllık Roma tarihini korumamız, anlamamız, canlandırmamız mümkün değildir. (s. 22)”
Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek, ilk baskısını 2006’da, İlber hocanın, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı olduğu dönemde yapmıştı. O günden bugüne onlarca baskı yaptı. Yıllar içinde Almanca, İngilizce, Arapça, Arnavutça, Yunanca, Bulgarca, Fransızca, Sırpça, Boşnakçanın da içinde bulunduğu ondan fazla dile çevrildi.
Bu eser, Ortaylı’nın diğer eserleri gibi akıcı bir dilde yazılmış, kolay okunan bir kitap. Doğruları öğrenme arayışı içinde olan tarih meraklıları için altı çizilerek okunacak çok kıymetli bilgilerle dopdolu.
Aynı kapsamda başka kaynak arayışında olanlar için rahmetli Halil İnalcık hocanın “Osmanlı Tarihi’nde Efsaneler ve Gerçekler” isimli çalışması, bu eserin yanında önerilebilecek kitaplardan.
Faydalı bir okuma olması dileğiyle!