Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı tebrik etmek istedim. Kullanılan kelimeler, kurulan cümleler o kadar özenli ki. Ceren Çukadar yazan her kitap alınmalı dedirtiyor. Hem çok küçük aylardan bebeğinize, çocuğunuza okuduğunuzda üretmenin farkındalığını yaşatıyor hem de bu süreçte gerekli olacak tüm malzemeleri anlıyorsunuz. Okurken çok kolay etkinliğe dönüşebilecek bir kitap. Toprağın sadece üzerindekilerle ilgilenilmeyip altındakilere de dikkatleri çeken süper bir kitap çıkmış ortaya. Serinin kalan kitaplarını da sipariş verdim. Kitapyurdu'nda tüm seri set haline getirilip satılmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1923-2023 yılları arasında Türkiye tarihini ve Cumhuriyet yıllarının kısa bir tahlilini yapan ve yalın anlatımıyla dikkat çeken söyleşi tadında bir kitap.

Kitap soru cevap şeklinde ilerlemektedir. İsmail Küçükkaya gazeteci kimliğiyle Cumhuriyet hakkında sorular soruyor ve İlber Ortaylı'da bu soruları mesleğine, araştırmalarına uygun bir şekilde cevaplıyor. Cumhuriyetimizin kuruluşundan geçen zamana kadar her durumun ve olayın cevabını bu kitapta bulabilirsiniz.

Cumhuriyetimizin 100. yılında bu kitabı okumak sizlere 100 yıl içerisindeki değişimleri de gösterecektir. Bu geçen yılları bilmek sizlere çok şey katacaktır.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, gerçek bir olaya dayanmaktadır ve Marquez'in doğduğu kasabada geçen bir cinayetin hikayesini anlatır. Hikaye, Santiago Nasar adlı genç bir adamın öldürülmesiyle başlar. Romanın başlangıcında, Santiago Nasar'ın ölümü zaten ilan edilmiş ve herkes tarafından bilinmektedir. Ancak, merak uyandıran ve romanın merkezinde yer alan soru, Santiago Nasar'ın neden öldürüldüğüdür.

Kitap, olayın geriye dönüşlerle anlatıldığı bir yapıya sahiptir. Marquez, roman boyunca farklı karakterlerin anıları, gözlemleri ve yorumları aracılığıyla olayın ayrıntılarını ortaya çıkarır. Olayın nedenleri, katillerin kimlikleri ve toplumun nasıl bir rol oynadığı gibi konular üzerine odaklanır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Spinoza üzerine tetkiklerime başlarken ilk okuduğum eser Nadler'in biyografisi oldu. Oldukça ciddi bir çalışma olduğunu burada vurgulamak lazım. Nadler, Spinoza'nın hayatına giriş yapmadan önce Amsterdam'ın ve ondan önce Espinosa ailesinin İspanya'dan Portekize ve oradan Hollandaya olan göç hikayesini anlatıyor. Daha sonra kapsamlı bir Hollanda- Amsterdam tasviri geliyor. Dönemi çok iyi betimlemiş yazar. Eser ilerledikçe Baruch veya daha sonra tercih edeceği ismi ile Benedict Spinoza ile tanışıyoruz. Yazarında belirttiği gibi çocukluk ve gençliğinin ilk dönemlerine ait bilgiler çok yeterli olmadığından yazar bu kısımları farklı kaynaklar ışığında doldurmaya çalışmış. Bir de olayın sosyolojik boyutununun keşfedilmesi için Amsterdam Yahudi toplumunun kapsamlı bir tasviri de var. Eseri okurken tarih, kültür ve felsefeyi içiçe geçmiş bulacaksınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmail Erünsal hocanın hayatından ziyade akademik alandaki çalışmalarına odaklanmış bir eser. Eserin ilk bölümü İstanbul Üniversitesindeki öğrencilik günlerine odaklanıyor. 60'lı yılların ortalarından başlayarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin koridorlarında ve dersliklerinde bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Ali Nihat Tarlan'dan Kaplan Hocaya, divan edebiyatındaki mahareti ustalık düzeyinde olan Nihat Çetin'e kadar birbirinden değerli hocalarla sohbet etme imkânı buluyor insan. Hocanın İngiltere'deki doktora serüveni de keza çok dikkat çekici. Okunması ve not tutulması gereken harika bir çalışma. Sadece edebiyat veya kültür tarihi değil fakat bilimin her alanında örnek bir bilim insanı kimdir sorusuna yanıt veren harika bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bir öğüdü var. Haritaları bilmeliymişiz. Bu öğüdü dikkate alınca yaşadığım şehrin haritasını bile bilmediğimi fark ettim, ihtiyaç duymamışım. Bu bakımdan farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ayrıca seyahat ederken nasıl bakmam gerektiğini öğretti. Şunu söylemeliyim ki kitapta ülkelerle ilgili çok detay yer almıyor. Hikâyecikler var, şaşırtan, gezmek için kapı aralayan... Ana fikir var yani. Detaya boğulmuş bir kitap değil. Yazarın kalemine, en çok da yüreğine sağlık. İlmi daim olsun. O yazsın, biz okuyalım. Sırada diğer kitapları var inşallah.
Yanıtla
6
2
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İncecik bir felsefe kitabı bulmuşken kaçırmamak için aldım ve gün içinde de bitirdim. Kısacık, hap gibi, Zweig kitapları gibi, çok tatlı oldu. Badiou, Rabat doğumlu bir felsefeci. Fransa'da sevgililer gününde bir konferans düzenleniyor. Bu konferansa Badiou'yu konuşmacı olarak çağırıyorlar. Truong isimli bir de yayıncımız var. Badiou ile söyleşi yapıyorlar. Soru cevap şeklinde yapılan bu paneldeki konuşmayı da kitaplaştırmışlar. Serap da dayanamamış almış okumuş. Kitap, sunuş ve son söz hariç altı bölümden oluşuyor. Aşkı sanatla, siyasetle, felsefeyle eşleştirerek kendince anlatıyor. Benim en yakın hissettiğim bölüm "Sevgililerin Kurduğu" isimli olandı. Çünkü uslanmaz bir romantik olduğum için siyaseti, felsefeyi falan değil sevdiceğe duyulan aşkı anlatıyor. Sarkozy'nin Fransa Devlet Başkanı iken aldatılmasına ilişkin yazdığı kitaptan da bahsedilen yerler vardı. Kesinlikle magazin değil, ama örnek verdiği şekilde okumak keyifliydi. Ben okurken keyif aldım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klasik bir sanat eseri...
Büyük Britanya'nın "Kraliçe Victoria Dönemi", sanayi devriminin yükselişi ve imparatorluğun zirvesi olarak görülür. 2.Elizabeth'ten sonra imparatorluğun en uzun hüküm süren dönemidir. Kraliçe Victoria, tam 64 yıl tahtta kalmıştır. Bu dönemin en belirgin özelliklerinden biri: sevgisiz evliliklerin mevcudiyetidir. Ayrıca alt sınıflar ve parasızlar, bu dönemde fazlaca hor görülmüşlerdir. Edebi açıdan ise, "gotik" kurgular ön plana çıkmıştır. Bu eserlerden biri de Emily Bronte'nin tam da Victoria dönemini ele aldığı, kariyerindeki tek kitap olan "Uğultulu Tepeler"dir.

Uğultulu Tepeler, kitabın ana karakterlerinden Bay Heatcliff'in konutunun adıdır. Coğrafi konumu sebebiyle bu ismi almıştır.

Kitap oldukça hacimli. 404 sayfadan ibaret. Çerçeve anlatı denen "öykü içinde öykü" şeklinde tasarlanmış. Ve öyküler bir anlatıcı tarafından dile getirilmiş. Böylece okur da dinleyici pozisyonuna yerleştirilmiş.

Kitabın karakter sayısı görece fazla. Aralarındaki yakınlık ilişkisini de işin içine kattığımızda karmaşık bir hal alıyor. Ancak sayfalar çevrildikçe kimin kim olduğu çok net şekilde belleğe yerleşiyor. Bir süre sonra kendinizi 3 sezonluk bir dizi izliyormuş hissi ile buluyorsunuz...

Dönemin özelliği olan mutsuz evlilikler ve alt tabakanın itibarsızlaştırılması ise kitabın merkez noktaları. Aşk, hırs, entrika ise merkeze yayılan duygusal durumlar.

Bronte, kitabını dupduru yazmış. Tasvirleri ve genel anlatımı çok başarılı. Klasik bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Grange'ın en iyi romanı, gerek olay örgüsü, gerek merak ve gerilim unsurları, hikayenin soluksuz ve heyecanla okunmasını sağlıyor. iki farklı karakterin soruşturmasını tek bir potada eriten yazar, ari ırkla ilgili serüvenine bu kitapta başlıyor. aynı konuyu daha sonra küllerin günü kitabında farklı bir şekilde işlemeye devam ediyor.
bu kitapta en çok dikkat çeken unsur olayların gerçekliği, tasvirler ve kurgunun uygulanış biçimi sizi okuyucu olmaktan alarak, kitabın bir karakteri olmaya zorluyor. aynı zamanda kitaptaki soluksuz ilerleyiş kitabı elinizden bırakamamanıza neden oluyor. tadı damağınızda kalacak bir roman.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Henrik Ibsen hayranlığı kitabın ilk sayfalarında yine kendini gösteriyor. Açıkçası daha çok Yaban Ördeği tahlili isterdim o kısımların tadı damağımda kaldı. Bir Türk Edebiyatı öğretmeni olarak roman kahramanının sınıf içindeki durumunu ve bir meslektaşının Hans Castrorp'tan bahsettiğinizde yaşadığı heyecanı, edebiyattan ve kitaplardan bahsedecek bir dost bulma isteğini, çırpınışlarını derinden hissettim. Maalesef ki bu kitabı tavsiye edeceğim bir meslektaşım ve branştaşım yok. Okumayacaklarını biliyorum ve seni çok iyi anlıyorum Elias...
Yanıtla
16
0
Destekliyorum  6
Bildir