Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayata yabancılaşan aylak gencin hikayesi
"Bilinç akışı" tekniği ile yazılan "Aylak Adam", hayata karşı yabancılaşan karakterinin içsel dünyasına göz atarken, çevresinde olup bitenleri servis etmeyi de ihmal etmiyor. Albert Camus'nün "Yabancı" romanıyla benzer izler taşıdığı aşikar. Yabancı'nın ana karakteri Meursault ile Aylak Adam'ın "C" si hayata aynı pencereden bakıyor. Her iki karakter de melankolik bir ruhun esiri.

Yusuf Atılgan'ın ilk kitabı olan eser oldukça zor bir kompozisyon aslında. Gündelik hayatın koşuşturmasındaki insanların, sıradan duygularını anlatıyor gibi görünse de derinlerde yatan duyguları açığa çıkarma çabası eserin okumasını da güçleştiriyor. Karakteri henüz 28'li yaşlarında olmasına rağmen çocukluğunda yaşadıkları onu kısa sürede olgunlaştırmış. Fakat yaşananların derinliği öylesine fazla ki ana karakter "C" hayat karşısında pek bir duyarsız. Neyi önemseyip önemsemeyeceğini ancak kendi belirliyor. Tam olarak güçlü durduğu bir alan yok mesela. Arkadaşları ile sıkı bağlar kurduğunu göremiyorsunuz ya da sevgililerinden istedikleri neler? Hep bir muamma... Kendi zihninde bir delilik yaşıyor... Dilediği anda vazgeçebiliyor ya da kendi yüklediği anlamlar doğrultusunda hayatını anlık kararları ile şekillendirebiliyor.

Hayatı yaşayış şekli öylesine modsuz ki, bir amacı olmadan yaşamı idame ettiriyor. Birşeyler aradığı belli, kesin ama tam olarak neyi, nerede ve ne zaman arzuladığı belirsiz. Biraz içerlenmişlik, biraz duygusallık, biraz rasyonellik derken karma bir duygu anlayışı ile belirsizliğini pekiştiriyor.

Çalışmıyor, üretmiyor.. Her şeyi hazır kullanıyor. Mirasyedi bir genç olmasından kaynaklı "para" konusunda tasası yok. Dolayısıyla istediği yerde gününü gün edebiliyor ama nihai olarak mutsuz. Çünkü, hayata karşı bir yabancılık çekiyor. Çocukluk yıllarında yaşadığı olayların etkileri onu hayata sağlam şekilde bağlayamıyor. Hep bir kaçış halinde. Seviyor firari olmayı... Bu firarilik hem zihnen hem de bedenen...

Yazar, ana karakterini hem kendi bakışından hem de etrafındaki karakterlerin bakışından oldukça güzel anlatmış. Farklı bir üslup, temiz bir dil ile de başarısını taçlandırmış.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anlamak için okunmamalı. Hissetmek için ve hayran kalmak için okunmalı. Harikulade cümleler var kitapta. Büyülü gerçeklikle ilk karşılaşışımız değil Hazar Sözlüğü ama büyülü gerçekliğin yapı malzemesi olarak kullanışına ilk kez şahit oluyoruz kitapta.

Paviç, müthiş bir yazar. Peşinden gidilmesi, kurgusuna, diline meyledilmesi imkansız bir yazar. Biz böyle yeteneklere fenomen diyoruz.

Boris Vivan gibi, Tolkien gibi, Cortazar gibi ardından geleni mümkün olmayan bir yazar.

Paviç' i okumak kişiye ne katar bilemem ama okumamış olmak kayıptır bence.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Senyorita Cora, öykü sanatında kilometre taşlarından biri bence. Kişiler ben anlatıyla olayları aktarırken aynı paragrafta hatta nerdeyse aynı cümlede anlatıcı değişiyor. Anlatıcı değişiyor ama konu hiç dağılmadan aynı sahneden devam ediyor. Bu teknik sayesinde klasik ben anlatıya göre çok daha etkileyici sahnelere şahit oluyoruz. Anlatıcı öyle anlarda değişiyor ki duygusal yoğunluğu zirvede takip edebiliyorsunuz. Duygusal yoğunluğun bu raddeye tırmanması göz yaşlarına neden olabiliyor. Yine aynı teknik nedeniyle gülümseyebiliyorsunuz da... Cortazar'ın sayısız devrim girişiminden biri daha. Kitabın başlarındaki bir kaç anlatıyı saymazsak Cortazar'ın yine zihin açtığını söyleyebilirim. İşte sanat diye önümüzü ilikleyeceğimiz kurgu ve biçim yenilikleriyle dolu bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle mükemmel bir roman olduğunu söylemek istiyorum. Böyle, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen bir aşk romanı içerisinde Sabahattin Ali dönemin siyasi ve kültürel yapısını da bizlere aktarabilmiş. Açıkçası kitap bir zamanlar herkesin elinde ve dilinde olduğu için biraz önyargılarım vardı ancak kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte kitabı sadece "aşk romanı" olarak nitelendirmenin yetersiz kalacağı ve haksızlık olacağı görüşündeyim. Kitabı yine en iyi anlatabilecek şeyin içerisinden bir bölüm olduğunu düşündüm: ''Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?''
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harvard profesörü Bay Spearman' ın, eşiyle birlikte gittiği tatil yerinde gerçekleşen bir dizi cinayeti iktisat kanunları üzerinden nasıl çözdüğü konu ediliyor. Özellikle insanların rasyonel kararlar alacağı görüşü ile birlikte, fırsat maliyeti, oyun teorisi, talep ve kapital kanunları gibi ekonomik kavramlar bir kaç cinayetin aydınlatılabilmesi için Bay Spearman tarafından ustalıkla kullanılıyor. Kitap boyunca ana karakterin yani bir iktisat profesörünün olaylara bakış açısını ise yazar bizlere ufak ufak aktarıyor ki bu sayede iktisat teorileriyle dolu bir makaleye benzememesi açısından bu kitabı iktisada ilgi duyan ya da duymayan herkesin keyifle okuyabileceğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peyami Safa'nın olduğum ikinci kitabı ve böyle bir yazarı geç tanımış olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Türkiye'nin ilk yıllarında yaşanan batılılaşmanın, Şarklı Türk Milleti üzerindeki kültürü tahrif edici etkisi çok incelikle anlatılıyor. Günümüzde de toplumumuzun bir kesiminin isteyerek, bir kesiminin farkında olmadan Garbın kültürünü şekilcilik uğruna nasıl kendi kültürümüze değiştiğini düşündükçe üzülmemek elde değil. Fatih ve Beyoğlu üzerinden konu edinilen Şark ve Garp meselesi ele alınırken amacın Garbı kötülemekten çok aslında bizlere yöneltilmiş bir eleştiri olması, bu kitabı basit Doğu-Batı çatışması olmaktan çıkarıp, günümüze ve yarınlara bir rehber yapıyor. Suç Garpta değil onu şekilcilik ve yapmacıklık içerisinde üzerimize yorgan yapan biz Şarklılarda...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendisinden yaşça büyük bir erkekle evlenen 17 yaşında zengin ve yetim bir genç kızın evlilik sürecini ve evlendikten sonra genç kızın evlilikten beklentilerini hikaye eden yazarın bu romanı bence en iyi eserlerinden bir tanesi. Genç kızın yaşı itibariyle hayata dair beklentilerinin evlilikte nasıl şekillendiğini ve evliliği nasıl etkilediğini görüyoruz. İkisi de birbirine aşık olarak evlenmesine rağmen isteklerin ve beklentilerin zıtlığı nedeniyle mutsuzluğun evliliği nasıl etkilediğini görüyoruz. Zamanla aşkın yerini birbiri ile yaşamaya çaba göstermek zorunda kalan iki insanın pişmanlık dolu, kederli duyguları alıyor. Yazarın yüksek sosyeteye yaptığı eleştiriler ise harikulade. Yazar karakterlerin duygularını ve iç dünyasını diğer kitaplarında olduğu gibi o kadar iyi aktarıyor ki bakış açınızda yeni pencereler açıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aydemir'in Anadolu bozkırlarında, savaş koşullarında koyu bir Turancı, Türkçü olarak başlayan hikayesinin, Sovyetler ile kesiştiğinde nasıl Devrimciliğe döndüğünü, akabinde son evre olarak kendi memleketinde Devletçilik ile bu devrimciliği harmanlayarak ilerlediğini ve sonlandığını kendi ağzından, kendini eleştirmekten sakınmadan okuyabildiğimiz harikulade bir eser.

Bu eserde Anadolu'nun yokluğunu, bugüne kadar taşınmış olan Rumeli göçmenlerinin adapte zorluklarını, Atatürk devrimlerinin birçok noktada astları tarafından yeterince benimsenemediği için nasıl yalnız kaldığını ve boğulduğunu bu eserde bulabilirsiniz. Bu topraklar üzerine samimi bir değerlendirme okumak isteyen, gerçeklerden kaçmamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir yapıt.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  15
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anlatımların geneline sirayet etmiş hep bir dil ve Türkçe vurgusu vardır. Hayata sevk edilmiş yaşanmışlıkların merkezinde görülür dil. Dil ile kimliği bitişik nizam da görür yazar. Dilin anlatımının en güzeli dili iyi kullananlar üzerinden yapılanlardır. Burada da daha çok Yunus, Mehmet Akif, Cengiz Aytmatov gibi isimler üzerinden ele alınır. Mesela Cengiz Aytmatov, geniş kitlelere ulaşma adına, yazdıklarının üçte ikisini Rusça yazmıştır. Üçte birini de anadilinde yazmış olduğunun notu düşülür. Mehmet Akif'in tetikleyici, yetkinleştirici, hakikati şiar edinen dili ve başkaca yalın ve gayeli anlatımı gibi dile dair vurgular genişletilir. Gerek dil gerek üslup gerekse de fikir ve bilgi anlamında müstefit olduğum güzel bir deneme kitabı okudum. Biz okurlar, yazarlar olarak özellikle Türkçemizin evladıiyalı değil miyiz? Nasibimize düşenleri kabilimizce ve kabiliyetimizce alacağımız bir taraftan vereceğimiz olacaktır muhakkak. İyi okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ekim 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadri Ertem' in, Aziz Nesin' in el aldığı yazar olduğunu düşünüyorum. Dil çok sade. Konular yeterince açık. Gereksiz tek bir cümle yok. Sanki öyküler, en zeki, en kültürlü okuyucu için yazılmışlar.

Bu kadar sade damıtılmış öyküler yazan bir yazar nasıl Aziz Nesin' in el aldığı yazar olabilir derseniz; açıklayayım. Yazarın mizahı parmağı göze sokacak cinsten. Mizahın kullanışı, sistem eleştirisini güçlendiriyor. Öykülerin yazılış tarihlerine bakınca yazarın cesaretine de dönemin iktidarının eleştiriye hoş görüsüne de gıpta ediyorsunuz.

Yazarın yazın seviyesini günümüz yazarlarımızdan çok azının yakalayabileceğini düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir