Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir anlatının yazıya dökülmüş hali, sade, duru ve akıcı bir anlatım. Samimi ve muhabbet eder tarzda, üniversiteli bir gruba yapılan siyer dersinin eser halinde sunumu. Sahih kaynaklardan derlenmiş, yılların birikiminden süzülerek yapılmış dersler. Toplumsal yapının ve insanoğlunun gerçekliği ile İslam'ın inşa etmek istediği insan profili ve toplumun inşasının mezcedilmiş hali. Arap örf ve kültürünün ilk neslin oluşumdaki etkisi, bugüne çıkaracağımız derslerin varlığı, her toplumun gerçekliğinin yaşama ve davaya etkisi ilginç örneklerle anlatılmış. Yirmi üç ders olarak Mekke döneminin anlatıldığı bu bölümde siyer niçin okunmalıdır, tavsiye siyer kaynakları ve siyer öğrenmede dikkat edilecek hususlar gibi giriş bilgileri ufuk açıcı nitelikte. Yıllardır farklı kaynaklardan siyer okuyan bir öğretmen olarak okunması gereken eserlerin başında sayabilirim. Seyfettin hocamın diline yazıya aktaran gençlerin emeklerine sağlık ve bereket dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser, Al-Ghazali’nin kendi zihinsel ve manevi arayışını anlattığı samimi bir metindir. Felsefe, inanç ve hakikat üzerine derin sorgulamalar içerir. Akıcı bir İngilizceye sahip olsa da günlük dilde yazılmış bir roman değildir; düşünsel ve kavramsal bir eserdir.
İngilizce seviyesi orta düzey (B1-B2) olan okuyucular sözlük yardımıyla rahatlıkla okuyabilir. Daha başlangıç seviyesinde olanlar için ise biraz sabır gerektirebilir.
Hakikati arama sürecini, şüpheyi ve manevî dönüşümü merak edenler için oldukça etkileyici ve düşündürücü bir kitap. Özellikle felsefi ve tasavvufî konulara ilgi duyanlara tavsiye edilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutluluğun İnşası, mutluluğun tesadüfi bir duygu değil, bilinçli bir çabanın ürünü olduğunu anlatan bir kitap. Yazar, mutsuzluğun çoğu zaman yaşadıklarımızdan değil, onları yorumlama biçimimizden kaynaklandığını vurguluyor. Mutluluğun dış koşullara bağlı olmadığını; iç dünyamızda var olan bir rezervi fark etmek ve onu beslemekle mümkün olduğunu savunuyor. Bu yönüyle kitap, mutluluğun emek isteyen bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Kimseye oturduğu yerden gelmeyen bu duygu, bakış açımızı değiştirdiğimizde çoğalıyor. Temel düşüncesi bana göre şu: İyi düşün, iyi olsun. Genel olarak akıcı ve düşündürücü bulduğum bir kitap oldu.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Paraboller’i okurken sanki bir düşünce halini takip ediyordum. Kitap ilerledikçe boşlukların, söylenmeyenin ağırlığını hissetmeye başladım. Kısa ve yoğun cümleler beni durup düşünmeye zorladı. Kitabın ruhu acele edene değil sabredene açılıyor. Yer yer labirente dönse de kaybolmak rahatsız etmedi, çünkü aradığımın net cevaplardan ziyade sorular olduğunu fark ettim. Bu kitap bana, insanın kendisiyle anlaşabilmesinin doğru sorular sorarak mümkün olabileceğini gösterdi.

Cevaplar hep sessiz. Asıl hareket, soruların içinde saklı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müslüman bilim adamları olduğunu biliyorum ama icra ettikleri buluşları tam net değil bilgi olarak ben de ama bu kitabı okuyunca tam manasıyla öğrenmiş oldum en çok dikkatimi çeken şey 10. yüzyılda yapılmış birçok icat ve araştırmaları 17 yüzyılda başlayıp 19 yüzyıla kadar Müslümanların buluşlarını kopyalamışlar çalmışlar ve bize geri sattılar ne acıdır ki bunun nedeni ise sahiplenmemek okuyup araştırmamak öğrenmemek Fuat Sezgin hoca'ya Allah rahmet eylesin İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet ne ise Fuat Sezgin Hoca da benim için odur kıymetli insanları hak ettiği değeri bulabilmesi için şartlar ne olursa olsun bir asker gibi bir savaşçı gibi mücadele etmiş olması beni son derece mutlu etti Halil Yaşaroğlu ve Ahmet Hamdi'ye çok teşekkür ediyorum başarılarının ve kitapların devamını diliyorum
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
müthiş etkilendim. çizimleri hem gerçeküstü olgularla donatılmış hem de hikayenin ana temasını kesinlikle yormuyor. her resmin detaylarında dakikalarca kaybolabilirsiniz. hikayenin anlatım gücü ise çok çarpıcı bir etkiye sahip. sahtenin gerçek yerine konulması bir süre sonra gerçeğin sahte muamelesi görmesine evriliyor... gibi gibi üzerine çokça düşünülüp konuşulabilecek bir kitap. böyle çocuk kitaplarının yetişkinlerin gözlerinden kaçması ne yazık. iyi ki çocuğum var da denk geliyorum. tıpkı güzel bir kısa film gibi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle yazım tekniği asıl mesele. Altı Dakika ismi, kitaptaki yazı tekniğinden geliyor: yazara bir kelime verilerek 6 dakika içinde o kelimeyle ilgili yazı yazması isteniyor. Bu sınırlı süre, uzun düşünme ve araştırmadan ziyade bilinçaltı ve ilk akla gelenler üzerinden yazma pratiğini esas alıyor. Kitap, bu şekilde yazılmış kısa denemelerden oluşuyor — yani klasik roman veya düz bir kurgu değil, daha çok kişisel ifadeler ve içsel akıştan beslenen kısa yazılar bütünü. Yazılar akıcı, içten ve duygusal açıdan yoğun. Ben en çok sondaki "Kulluk" adlı bölümü beğendim. Olumsuz yanı ise belirli bir kelimeyle başlama kaynaklı tekrara düşmeler diyebilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Distopya, bilim kurgu, polisiye, tarih, sanat tarihi, dinler tarihi, kutsal kitaplar, kadim bilgiler, gizli ilimler, şifreler, Mimar Sinan, İstanbul, beklenen büyük İstanbul depremi, 1920 İstanbul'un işgali ve 2035 İstanbul'un işgali... Evet Tekvin'in devamı olan Gizlenen'in konu başlıkları ve yazamadığım daha fazlası bu kitapta. Tekvin'de olduğu gibi Gizlenen'de de sürükleyici bir macera biz okurları bekliyor diyebiliriz. Kitap her açıdan çok başarılıydı. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap çok güzel. İnsan vücudunun sindirim ve solunum sistemini çok güzel bir şekilde anlatıyor. Bu kitabı okuduktan sonra birçok bilgi aklımda kaldı. Yani hem renkli hem de bilgi sahibi bir kitap. Ayrıca çok da eğlenceli yani bu kitabı birkaç kez okuyabilirsiniz. İçinde mini bilgi notları bulunuyor, çizimler ise gayet güzel. Örneğin dildeki tat tomurcuklarının yani papillaların adlarını bu kitaptan öğrendim… Bu kitap çok büyük olmaksızın hem küçük (orta boyut) hem de kullanışlı. Yani insan vücudu ile ilgili bir şey öğrenmek istiyorsanız tercih etmeniz gereken kitaplar arasında güzel ve manga tarzı olan bu kitabı satın alabilirsiniz. Maceranın devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin trenler bana hala çok romantik çok lirik gelen ulaşım araçlarıdır bu sebeple içinde tren yolculukları olan hikayeleri de çok severim bu kitabın öyle  romantik bir yanı yok aksine nesilden nesile aktarılan travmalarla beni çok fazla etkileyen bir kitap oldu başlarda farklı karakterlerin arasında geçişler kafamı karıştırsa da kitap ilerledikçe karakterler oturdukça hikayeyi bırakamadan okudum. İnsan ne kadar baş etmeye çalışsa da travma bağları nesilden nesile geçmeye devam ediyor. Kendi çocukluk yaralarımızı kendi çocuklarımıza taşıyoruz malesef belki de bu yüzden İsveç te yazılan küçük bir kasabadaki tren yolculuğu hikayesi bile bizi derinden etkileyebiliyor. Tolstoy “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." diye başlıyordu o meşhur anna karenina kitabına ama mutsuz ailelerin hissettikleri hüzün, acı evrensel oluyor. Yazarla tanışma kitabim oldu ve çok beğendim okuyun derim...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir