Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Shakespeare'in Gravel Heart oyunun bir adaptasyonu olan kitap kurgusu açısından iyi. Ancak kitap neden ve nasıl nobel almış insan merak ediyor. Ödüllere her zaman temkinli yaklaşmak lazım. Batı'ya göçmen olmak ve orada yaşamak üzerinden yapılan 'yumuşak' ama dokundurmayan eleştiriler nedeniyle ödül verilmiş olabilir. Üslubu güzeldi, ancak oyundan uyarlama olduğu yani kurgusunun tam olarak yazara ait olmadığı da düşünülürse kitaptan geriye ne kalıyor okuyucu karar versin. Vakit geçirmek için, hiç zorlanmadan kolaylıkla okunabilecek bir roman. Daha fazlasını bekleyenler için yazıyorum.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akademik bir araştırma olmasına rağmen ağır bilimsel kavramlar, teoriler, varsayımlara boğulmadan son derece akıcı ve anlaşılır bir dil ve üslûp kullanıldığından sıkılmadan, ilgi ve merak uyandırıcı tarzda yazılan kitap, Recep Yazıcıoğlu hakkında doğru bilinen yanlışlar, şehir efsaneleri, abartılı ve gerçeğe aykırı ifadelerden arınmış, tarafsız, bilimsel yöntem ve tekniklerden yararlanılarak objektif ve hakikatle uyumlu bir çalışma olması yönündeki gayretin her satırda hissedildiği bir eser olmuştur. Salt kamusal değil, her iş alanındaki çalışanların ve temelde her vatandaşın edinmesi gereken düstur ve şiar bakımından somut bir rol, zihniyet ve davranış modeli anlamında feyz alınması gereken bir şahsiyetin kalıpları yerle bir eden ibretlik yaşam ve kariyerini herkesin okuması ve üzerine düşünmesi kaçınılmazdır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mitoloji ve polisiye sevenler için
Ahmet Ümit'in "Kayıp Tanrılar Ülkesi" kitabında kurmaya çalıştığı mitoloji ile modern dünya arasındaki o bağı gerçekten takdir ettim. Arkeoloji ve mitoloji meraklılarının ilgisini çekebilir. Mitolojik referanslar, kitaba yeni bir katman ekliyor. Bu referanslar, okuru düşünmeye ve sorgulamaya teşvik edecek cinsten. Özellikle Almanya'daki göçmen sorunları ve aidiyet duygusu gibi evrensel temaların işlenişi, kitabın toplumsal ve felsefi bir derinlik kazanmasına yardımcı olmuş.

Milletler ötesinde insanlığı, hatta daha genelde canlı sevgisini ve haklarını savunan biri olarak baskılayan bir probleme işaret eden ara satırları okumak her zaman beni iyi hissettirir. Almanya'da göçmenlerin yaşadığı problemler, post-Nazi sancıları ve hâlâ insanların aidiyet hissiyle mücadele ediyor olması gerçekten etkileyici. Dolayısıyla bu haliyle kıymet merdiveninde üst basamaklara tırmanabilir. Sadece çok fazla göze sokan, itici cümleler olması rahatsız ediciydi. Özellikle Yıldız karakterinin iyi işlenememiş olması ve onunla bağ kurmakta zorlandığımızı düşünürsek elbette bu durumu daha da rahatsız edici bir odağa çevirmiş olabilir.

Kitaptaki en başarılı dokunuşlar kesinlikle mitolojik bölümlerde yapılmıştı. Dil ve biçem olarak yadırgamadım. Yer yer çok güçlü karakteristik özellikler okuyabildik o metinlerde. Bir de o bölümlerin sonda bağlandığı yer anlamlıydı. Beklenmedikti, hoşuma gitti kesinlikle. Sonunu söylemeden nasıl ifade edebilirim bilmiyorum ama kitabın bence de öyle bitmesi gerekiyordu. Eğer diğer türlü bitseydi, Yıldız karakteri o sözleri etmeseydi gerçekten çok gevrek bir tadı olacaktı kitabın. Her ne kadar güçsüz bir kurgulama olarak baksam da bu haliyle olabilecek en doğru sonla bittiğine inanıyorum.

Mitolojideki baba-oğul çatışmasını günümüz baba-oğul çatışmasına bağlamak bence harika fikir. Klişe ama hâlâ kanayan bir yara bu. Kitapta ilerlerken katilin kim olduğu konusunda tahminim farklıydı. Kaderci anlayışı sarsacak bir twist bekliyordum. Zeus Altarı'nın Berlin'e götürülüşünü, duvarın yıkılışını, doğu ve batı Almanya gerçeğinin halktaki yansımalarını ve ailelerde yarattığı travmaları kitabın bir parçası olarak okumak, kesinlikle daha fazla araştırmaya sevk etti. Daha farklı bir gözle bakmamı sağladı Almanya'daki yaşama. Bir duyarlılık da geliştirdi denebilir. Ancak karakter gelişimi ve dil kullanımı gibi bazı alanlarda geliştirilebilir. Eğer karakterler üzerine yeniden çalışılıp kurgu tamirine gidilirse çok isterim tekrar okumayı. Yine de bu haliyle okuyup başka bir bakış açısı kazanmak için bile Kayıp Tanrılar Ülkesi alınabilir.

Yanıtla
10
3
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Atatürk'ün doğumundan ölümüne kadar yaşadıkları, Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşanan belli başlı olaylar ve onun yaşamında önemli yer edinmiş kişiler oldukça az bilgi verilerek anlatılmış. Biraz röportaj gibi görünüyor, Ortaylı'ya sanki konu başlıkları sorulmuş ve o an aklına gelenler yazılmış gibi. Genellikle konulara, biri yazı diğeri de görselden oluşan iki sayfa halinde yer verilmiş.

Dilinin sade ve akıcı olmasıyla birlikte yukarıda yazılanlar doğrultusunda kısa zaman içerisinde bitirebileceğinizi söyleyebilirim. Küçük bir kitap olduğundan taşıması da kolay.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Füreya Koral, ülkemizin ilk kadın seramik sanatçısı. Hayatı cumhuriyetin kuruluş yıllarında başlayan, birçoğumuz gibi Mustafa Kemal'e hayranlık besleyen fakat birçoğumuzdan şanslı olup onun yakın çevresine de girmeyi başaran bir kadın. Ölümün kıyısından defalarca kez dönmüş, kendini sanatına adamış bir hayata sahip. Ayşe Kulin kitabın bazı bölümlerinde önce Füreya'nın ağzından hasta yatağında bir hayat hesaplaşması okuyoruz. Diğer bölümlerde ise dışarıdan bakan bir gözle hayatının dönüm noktalarını anlatıyor. Ağzında altın kaşıkla doğmuş ve görece şımartılmış bir kız çocuğu da olmuş Füreya Hanım, yokluğu da görmüş, sevilmiş de, eşinden tokat yiyecek kadar toksik bir ilişki de yaşamış. İyisiyle kötüsüyle seksen küsur seneye dolu dolu bir hayat sığdırmış. Ne mutlu ki Ayşe Kulin de yazmış, ben de okuma fırsatı buldum. Siz de okuyun, ıskalamayın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1950’li yıllarda İstanbul ve taşrada eğlence hayatının yönelimi; yıldız olma arzusuyla yanıp tutuşan Nezihe Yanıkses üzerinden trajik olarak ele alınmıştır. Kültürel gerilemenin sanat alanında kendini göstermesi ve halkın nakaratı bol ve anlaması kolay basit şarkılara yönelmesi küçük bir eserde ele alınmıştır. Yıldız olma hayali ile yaşayanların vefasızlık ve gadre de uğradıkları canlı ve gerçekçi bir şekilde eserde yansıtılmıştır. Herhâlde Nahid Sırrı’nın sıradan hadiseleri bile gerçekçi bir şekilde anlatması, eserlerini daha fazla okunur kılıyor. Yazarın arı, duru ve akıcı Türkçesi için bile okunacak güzel bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuğu Sınavlara Hazırlanan Ebeveynler İçin Süreç Yönetim Rehberi
“Anababalar, sınava hazırlanan çocuklarının başarısı için onlara çok önemli katkılarda bulunabilir. Birçok anababa, çocuğunun başarısına destek olmak niyetiyle bazı şeyler yapar, bazı şeyler söyler ve ne yazık ki destek yerine çocuğun başarısına köstek olur.” Başarıya Götüren Aile'de temel konu, bu şekilde ifadesini buluyor. Çocuk yetiştirmede birçok rehber eser kaleme alan Doğan Hoca, bu kitabında, çocuğu sınavlara hazırlanan her ebeveyne, süreç yönetiminde ışık tutuyor.

Çocuğunun sınav maratonunda yanında olmak, gerçek anlamda ona destek olmak, her ebeveyn için önemli bir kaygı nedeni olarak görülüyor. Bu süreçte, hata yapmadan, ortalığı yıkıp dökmeden, başarıya destek olacak mahiyette bir yöntem izlemek çok önemli. Aksi halde maddi ve manevi anlamda telafisi mümkün olmayan zararların doğma ihtimali yükseliyor. İşte bu noktada Doğan Hoca yardıma yetişiyor: “kitabın temel amacı, çocuğu sınava hazırlanan anababaların farkında olması gerekenleri söylemek, onların, çocuklarının başarılarına destek olacak anneler ve babalar olmasına katkıda bulunmaktır.”

Başarı kavramından anlaşılması gereken nedir? Çocuğunuz sizin beklentilerinizi mi yaşamalı? Başarıyı destekleyen bir aile ortamı nasıl oluşturulmalı? Çocukla kurduğumuz iletişimde yapılan temel hatalar nelerdir? Sözlerimiz ve davranışlarımız ne kadar tutarlı? Çok çalışmak ile etkili ve verimli çalışmak arasındaki farklar nelerdir? Hayatta gerçekten başarılı olmuş insanların ortak özellikleri nelerdir? Başarıyı engelleyen ve destekleyen tutumlar nelerdir? Kendini hayat başarısına adamış ebeveynlerin sorması gereken sorular nelerdir? Bu gibi birçok önemli soru kitapta cevabını buluyor.

Rahmetli Doğan Hoca, diğer kitaplarında olduğu gibi “Başarıya Götüren Aile” eserinde de karşılıklı sohbet eden kıvamdaki tatlı üslubuyla, akılda kalan canlı örneklerle, güzel hikâyeciklerle sınav döneminde çocukları olan ebeveynlere rehberlik ediyor. İlk baskısı 2006’da yapılan bu sade ve özgün çalışma, şimdiye değin yüzlerce aileye ulaştı. Birçoğuna gerçekten nitelikli faydalar sağladı.

“Sınav dönemi geçecek ama yaşam devam edecek!” Bu kitap, çocuk yetiştirilmesinde sağlıklı adımlar atma konusunda ebeveynlere önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Yararlanmak sizin elinizde.

İyi okumalar!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük Rus yazarları kadar adı bilinmese de Lermantov’un Dostoyevski’den aşağı kalır yanı yok. Hiç değilse bu başyapıtında durum bu.

Bir antikahraman sayabileceğimiz Peçorin’in gönül maceralarını okurken bir yandan da hem psikolojik çözümlemelerle dönemin ruhunu yakalıyor hem de yazarın insanın iç dünyasını yansıtmadaki başarısına tanık oluyoruz.

İki bölümden oluşan romanın ilk bölümünde anlatıcı, birinci kişili anlatımla Kafkasya’nın yabani doğasından betimlemelerle okuyucuyu roman kahramanı Peçorin’in yaşadığı yerin atmosferine sokuyor. Peçorin hakkında ilk anlatılar onunla aynı kalede kalmış bir komutanın konuşmalarından oluşuyor. Kitabın büyük bölümünü oluşturan ikinci kısımdaysa bizzat Peçorin’in notlarını okuyoruz. Bu notlarda onun gerçek kişiliğini, hayata bakışını, ilişkisi olduğu kadınlarla yaşadıklarını ve insan ilişkilerindeki yaklaşımlarını okuyoruz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duygulu, içli öyküler okudum. Kararında bir betimleme ve yalın bir anlatımla birlikte. Öyküler tam olarak nihayete ermez. Öykü bir yerlerde kalır ve bu şekilde sonlanır. Sanki öykünün devamı var gibidir ya da devamı okurun tahayyülüne bırakılmıştır. İslamiyet’le mecz edilmiş bir ülkü, bir Turan anlayışında öyküler de desek yanlış olmaz. Böylelikle kültürel, ontolojik ve epistemolojik kodlar taşınmaktadır. Yazar, yazdıklarına yer yer mana ve ima da yüklemektedir. Anlatımlarda, zamana vurgu, bir fetih hali, zamanın merhem gibi bir halini de görmekteyiz. Böylelikle öykülerde, dehrin ve devrin yaşantılara şahit oluyoruz. Bir taraftan mazi yâdları da yer almaktadır. Bu öyküler, gün geçtikçe eşyaya boğulan günümüz insan ruhuna bir ferahlık verecektir muhakkak. Duygulu, duyarlı, sezgisel bütünlüğü olan, romantik duyarlılığı ve vakarlığı taşıyan güzel öyküler okudum, Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“… aşina olunanın bilinmezliği.” der Thomas Bernhard bir söyleşisinde. Neslihan Önderoğlu hikayelerinde ben bu tadı aldım aslında.

Sürekli rast geldiğimiz ama derinine tanıklık edemediğimiz anlar, olaylar ya da kişiler.

İlk öykü kitabı onun. 2012. Haldun Taner Öykü Ödülü de bu güzelliği perçinliyor bence.

İlk kitabın üzerine birçok şey yazıp birçok projeye imza atıyor zaten Önderoğlu. Fakat alışkanlıktır bende yazarlara, yazın dünyasına ilk adımladıkları eserleriyle yaklaşmak.

Mutlu ayrıldık. Daha da okunacak elbette.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir