Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk Halklarının Varoluşuna Dair...
Kitap, Türk adının ilk defa duyulduğu tarihin eski dönemlerinden yakın tarihe kadar olan dönemleri oldukça kapsamlı bir kaynakçaya dayandırarak anlatıyor.

Kitabın önsözünde yazarların vurguladığı gibi kitabın yazılışının en önemli amaçlarından biri eski Türk halklarının yabancı araştırmacı ve bilim insanları tarafından taraflı bir şekilde Pers-İran kültürüne aitmiş gibi gösterilerek önemsizleştirilmesinin önüne geçmek, sağlam kanıtlara dayandırarak İskitler, Sakalar, Sarmatlar ve benzeri diğer halkların aslında Türk olduklarını göstermektir.

Kitapta Türk halklarından Heredot'un Tarih kitabında olduğu gibi dönemin ünlü tarihçilerinin eserlerinde bahsedildiği, Türk dil ailesinin de MÖ 3. binyıldan itibaren şekillenmeye başladığı anlatılıyor.

Yazarlara göre eski dönem Türk halklarını ayırt etmenin en önemli yolu MÖ 3. binyıldan itibaren ortaya çıkan kurgan denilen mezar kültürüdür. Bu mezarların şekilleri, ölünün gömülme şekli, mezarın içine ölü ile birlikte koyulan nesneler, mezarlardaki şekil ve yazılar belirleyici özelliklerdir.

Başka belirleyici yollar ise barınmada kullanılan çadırlar, çadırların yapıldığı malzemeler, beslenme şekilleri, hayvancılık gelenekleridir.

Yazarlar Sümer dili ile o dönemin Türk dili arasında 400 civarı benzerlik gösteren kelime olduğundan bahsederek Sümerlerle Türkleri ilişkilendirmişlerdir.

Yazarlar İskitler ile Türklerin göçebe yaşam tarzı, kurgan mezar kültürü, dil benzerliği gibi bulgularla benzeştiğini vurgulayıp, onların Pers kültürüne değil Türk kültürüne ait olduğunu savunuyorlar.

Yazarlar ayrıca kitapta Türklerin sadece Orta Asya'da değil Avrupa'da çok eski zamanlardan beri var olduğunu anlatıyorlar.

Kitabın sonunda yer alan yaklaşık 40 sayfalık kaynakçadan da anlaşılabileceği gibi yazarlar oldukça detaylı bir araştırma süreci ile kitabı hazırlamışlar.

Kendilerinin de kitabın bazı bölümlerinde belirttiği gibi kitapta yer alan Türk halklarının kökeniyle ilgili tezler sağlam kaynaklara dayandırılmış olsa da, bu tezlerin ispatı için çok daha detaylı saha ve arşiv araştırmaları yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Türk tarihine ilgi duyanların severek okuyabileceği, daha detaylı araştırmalar için yol gösterebilecek faydalı bir eser.

"Türk diliyle (bu arada Karaçay-Balkar diliyle) Sümer dili arasında yaklaşık 400 kadar lenguistik benzerlik tespit edilmiştir. Bu benzerlik sisteme uygun olarak dilin bütün katmanlarını ve yapısını, zamirleri, sayıları, terimleri ve akrabalık ilişkilerini karşılayan adları da kapsamaktadır." (s. 69)

Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser malesef dipnotlara boğulmuş gibi. Belki detaylar gerekli görülebilir ancak bazı şeyleri okurun iştiyakına bırakmak gerekiyor.
Mütercim ve editör çok iyi iş çıkarmış. Kolay bir eser değil.
Eser tam bir sosyalizm-kapitalizm savaşı. Çok tekrara düşse de birçok açıdan bakıldığında okuru doyurucu bilgiler mevcut.
Ancak Sosyalizm-Marksizm dayatması çok fazla var ve tek doğru ideal tek doğru ideoloji buymuş gibi bir dayatması da mevcut. Halbuki biliyoruz ki Sosyalizm-Marksizm ideolojisi iflas etmiştir.
Tabi İşçi hakları, eşit şartlar, emek hırsızlığı söylemleri duygusal anlamda çok destek toplayacak söylemler. Bu noktada da haksız değiller, doğru olanları dillendiren bir ideoloji.
Lakin Karl Marx'a karşı çıkan, tespitlerini tahlillerini eleştiren yine kendisi gibi Sosyalist olan kişiler. Bilenler bana hak verecektir. Ama bu demek değildir ki kitabın çoğu şeyi yanlış. Hayır tam tersine baştada söylediğim üzere çok fazla güzel doğru tespitler tahliller mevcut.
Yanıtla
7
2
Destekliyorum  3
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sosyo-psikolojik polisiye
İngiliz kadın yazar Paula Hawkins'in "Trendeki Kız" kitabı oldukça popüler ve sansasyoneldi. Hatta öyle ki Emily Blunt'un başrolünde olduğu oldukça başarılı bir filmi de vizyona girmişti. O kitabın hemen ardından "Karanlık Sular" ile kaldığı yerden devam eden Hawkins'in 2022 yılında yayımlanan yeni kitabı "İçin İçin Yanan Ateş" her ne kadar polisiye-gerilim formunda görünse de içerik bakımından biraz sosyo-psikolojik temalı.

Hawkins, bu kitabında klasik teknikten biraz uzaklaşmış. Katil kim? tasasından ziyade işlenen cinayetin perde arkasındaki sosyo-psikolojik travmaları ele almış. Ve kurguyu da ağırlıklı olarak "kadın" karakterleri üzerinden inşaa etmiş.

Kitabın açılışında, isminin Daniel olduğunu öğrendiğimiz genç delikanlı bıçaklanarak öldürülmüş vaziyette bulunuyor. Durumu gören ve ihbarı yapan kişi Miriam adında 50 lilerinde bir kadın. Daniel ölmeden evvel onunla vakit geçiren son kişiyse günlük ilişki yaşadığı genç kadın Laura.
Daniel'in annesi Angelina ve teyzesi Carla ile karşı komşuları olan 80 lerindeki Irene ise konuya dahil diğer kadın karakterler. Carla'nın yazar olan eşi Theo'ysa kitabın dinamik tek erkek karakteri. İşlenen cinayet 4 kadın, 1 adam arasında düğümleniyor. Hawkins bu noktada işin çözüm noktasını bırakıp karakterlerin içsel yaşantılarına odaklanıyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, birbirleriyle olan bağlantıları hakkında yazıyor. Her bir karakterin ayrı bir psikolojik derinliği var. Yaşadıkları hayat ve karşılaştıkları sorunlar her birinde farklı. Sisli perdelerin ardındaki gerçekler ortaya çıkıp halka misali uç uca eklenince roman gevşiyor ve hedefine varıyor...

Okurların polisiye tadı araması bir nebze şevklerini kırıyor sanki ancak bu kitap polisiye gerilimi bünyesinde barındıran, psikolojik hacime sahip bir eser. Günlük hayatın gerçekleri diyebilirim...

Herkese iyi okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Musa serisinin ilk kitabı; savaş Birinci Dünya, açlarsa Dinamo ‘nün küçük Musa'sının da bulunduğu yetimler, dullar... Çoğunlukla İstanbul'u ve kalburüstü tabakayı işleyen yazarlarımızın aksine, o dönemin Anadolu'sunun, en yoksul kesimi en olağan çıplaklığıyla işleniyor burada. Öyle doğrudan bir anlatışı var ki Musa yerine Hasan'ı koysaymış birebir hayat öyküsü olmadığından kimse dem vurmazmış hiç. Hoş, isimleri değiştirmesi yazarın olayları nesnel olarak ele alabilmesi için hakikaten elzemmiş. Okudukça da anlaşıldığı üzere böyle acıklı bir romanı yazmak hele başından geçenlerden ibaretse, büyük bir soğukkanlılık gerektiriyor. Yoğun tasvirler gibi sanatsallığa hatta yorumlara bile pek girişilmemiş ama olay üstüne olay şeklindeki şiddetli bir edebi akıntının üzerinde küçük Musa'nın dimağının içindeymişçesine dönemsel yolculuğa çıkıyorsunuz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yayımlandığı 1984’ten beri dünyayı mı değiştiriyor, yoksa yazarı üstün vizyonerliğiyle dünyanın geleceğini mi gösteriyor? Bu görüşler komplo teorisyenlerini bir hayli yorsa da, kitabın fiziki zorlaması hâlâ bitmiyor. Neuromancer, 80’lerdeki siberpunk kıvılcımını bilimkurgu edebiyatında bir yangına dönüştürdü. Bu ticari genişleme, 90’larda Ghost In Shell‘i takiben, 2000’lerde The Matrix‘in ‘blockbuster’ patlaması olarak astronomik boyutlara ulaştı. 2020’lerde, oyun da dâhil çeşitli dijital platformlarda siberpunk anahtar kelimesi ile taratıldığında birçok yeni ürünün hâlâ üretildiği görülüyor. Bu demektir ki LOTR ve SW gibi yeni bir evren yaratacak kadar yüksek miktarda irfan içeriyor. İşlenecek cevher bolluğu başarının sürekliliğini getirir. Fakat benzerlerinden ayrıldığı, hatta üstünlüğü olan nokta ise bu kitapla sanki tek celsede tüm bir irfanın önümüze serilmiş olması. O nedenle, siberpunk’ın bu bol ödüllü kutsal kitabı bir hayli yüklü ve okuması da bayağı zor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sokrat öncesi doğa felsefecileri bilimsel düşüncenin ilk ortaya çıktığı kişilerdir. Felsefe biliminin biçimi isim babası Pisagor tarafından oluşturulmuşken, içeriğinin bilimsel kökenleri İyonyalı doğa düşünürlerinden Miletos'lu Thales'e hatta mitleri ilk kez kategorize eden Aiolis'li şair Hesiodos'a kadar gitmektedir. Presokratik teriminin Nietzsche başta olmak üzere Ernst Cassirer, H.G. Gadamer, Weber gibi kıta felsefecileri tarafından kullanımının incelendiği kitapta, tarihte köken ve başlangıç terimlerinin kullanımı da irdelenmiş. Keşf-i kadim yönünde; kıta felsefecilerinin presokratik diye adlandırdığı Anadolu'nun Ege kıyılarındaki 'kudema' üzerine bu kitap gayet bilgilendirici kritikler içeriyor. Aristoteles'in fragmanlarının, Diogenes Laertinos'un antik felsefe tarihi çalışmalarının ve yakın zamandaki kıta felsefecilerin konuya ait fikirlerinin, André Laks'ın son buluntular ve kuramlarla modern bir şerhi olarak da düşünülebilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendini Aşkta Bulmak...
Sabahattin Ali, 1907 yılında dünyaya gelmiş ve 1948 yılında aramızdan ayrılmıştır. Kısa yaşamına sığdırdığı romanlarıyla edebiyat dünyasında kendisine kalıcı bir yer edinmiş ve kendisinden sonra gelen romancıları da etkilemeyi başarmıştır.

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabı bir dönem fazlasıyla ünlü olan bir kitap. Sosyal medya ve televizyon programlarında dahi paylaşılan bu kitap kısa zamanda pek çok insan tarafından okundu. Sayfa sayısına baktığımızda oldukça kısa bir roman olarak karşımıza çıkıyor Kürk Mantolu Madonna. Kitabın içerisinde Sabahattin Ali’nin kendisine dair izler de bulunuyor. Ayrıca yazarın yalın yazım dili ve akıcı anlatımı bu kitapta da kendini göstermiş.

Romanın içerisinde karakterlerin ağızlarından okuduğumuz metinlerde insanın anlam arayışına dair ifadeler yer alıyor. Ayrıca insanın kendi içine yönelmesi ve sorgulamalara da sıklıkla yer verilmiş. Toplumsal kabul gören bazı tutum ve davranışların ise kitabın bazı bölümlerinde karakterler vasıtasıyla eleştirildiği görülüyor. Bu yönüyle kitabın satır aralarında oldukça etkileyici psikolojik çözümlemeler gözlemlemek mümkün. Bu yönüyle de oldukça dikkat çekici bir kitap.

Kürk Mantolu Madonna, her ne kadar bazı çevrelerce basit bir aşk romanı olarak görülse de kitabı okuduğunuz zaman hak vereceğiniz üzere aslında salt bir aşk romanı değil. Zira kitaptaki karakter tahlilleri aslında romanın kahramanının âşık olma sürecine nasıl geldiğini, onun karakterinin nasıl oluştuğunu oldukça akıcı bir şekilde anlatıyor.

Keyifle okunması dileğiyle…

Yanıtla
22
3
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklar için yazılmış, harika bir bilim-kurgu romanı. Maisie'nin onuncu doğum gününe heyecanla uyanmasının ardından gelişen olaylar onu ve okuru, beklenmedik bir sonla şaşırtıyor. Maisie, o sona ulaşabilmek için önceden edindiği bilgileri kullanmaya çalışırken bizler de uzay-zaman, fizik, kimya, matematik, geometriye dair birçok gerçeği ister istemez öğrenmiş oluyoruz. Altıncı sınıf ve üzerine daha çok hitap edeceğini düşünüyorum. Sınıf kitaplıklarında da bulundurmaya değer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gogol'un okuduğum ilk romanı olan palto kitabında 2 farklı konu yer almaktadır. Birincisi kitabın adı olan palto, diğeri ise fayton. Ders verme niteliğinde yazılmış bu kitap Gogol'un diğer kitaplarına da ilgimi artırdı. Akıcı ve sıkılmadan okunması kitaba farklı bir hava katıyor. Dostoyevski'nin "hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık" sözüyle ne anlatmak istediğini okuyucusuna çok iyi bir şekilde atlatıyor. Kitap kısa ve bir çırpıda bitecek nitelikte. Birkaç saat içerisinde okuyup bitireceğiniz bu kitapta okuyucuya, yalan söylemenin ve küçük görmenin sonuçlarını en güzel şekilde anlatmaya çalışıyor. 150 sene öncesinde yazılmasına rağmen hala trend olan "Palto" mutlaka kitaplığınızda bulunmalı... Gogol'un henüz hiçbir kitabını okumadıysanız bu kitapla başlangıç yapabilirsiniz. Her yaşa uygun bu romanı beğenerek, keyifle okudum ve sizlerin de okumasını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklarınızın kitaplığında mutlaka olmalı…
Hayatımızdaki bir gerçekliğin bu kadar güzel anlatılması, verdiği mesajı da hem ebeveyn hem de çocuklar için önemli. Gözü kapalı öneririm. Hayatta her an karşılaşılabilecek bir durumun sevimli bir oğlak üzerinden anlatılması ve anlatının hem çocuklara hem de anne-babalara hitap etmesi kitabın ve öyküsünün anlamını bir kat daha arttırıyor. Yazarın kitabının resimlemelerini de yapan bir sanatçı olması ayrıca güzel.

“Simsiyah kulaklı çok sevimli bir oğlaktı bu.
Ama sürüdeki diğer yavrulardan biraz farklı doğmuştu.
Çoban, bacaklarındaki güçsüzlüğü hemen fark etti.
Onu kucağına aldı. Ön bacakları tutmuyordu,
bu haliyle yürümesi imkânsızdı.”

Bir farkındalık kitabı. Çobanın sürüsündeki engelli olan bir oğlakın yaşama sevincine ortak olması, sürüden kopmasın diye gösterdiği çaba hepimiz için iyi bir örnek. Hele bu örnek, küçük yaşlardan itibaren empati duygusunun çocuklara verilmesi için onlara unutmayacakları bir konunun belleklerinde yer etmesine yardımcı olacaktır. Engelli bireylerinde toplumsal yaşam içinde engelsiz bir hayat sürebilecekleri şekilde koşulların dizayn edilmesi de önemli. Bunun küçük yaşlardan itibaren toplumu oluşturan her bir bireye eğitiminin verilmesine öncülük etmesi bu kitabı farklı kılıyor.

“Bahar geldiğinde iki küçük yavru dünyaya getirdi.
Biri siyah diğeri beyazdı.
Oradan oraya sıçrayıp zıplıyorlardı.
Annelerinden farklı ama aynıydılar.”

Yinelemem gerekirse okul öncesi ve sonrası için çocuklarımızın kitaplığında bulunmasını önereceğim bir kitap.

Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir