Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Öykü, Yunan mitolojisinin çok bilinen mitlerinden Pygmalion ve Galatea'nın kadın karakterimizin gözünden ve Galateia'nın canlanmasından 10 yıl sonrasını anlatan bir versiyonu. Eğer miti bilmiyorsanız öyküyü okumadan önce öğrenmenizi öneririm. Madaline Miller Yunan mitolojisini kadın karakterin gözünden anlatma işini çok iyi beceriyor ve o güzel mitlerin arka yüzünü görerek düşünmemizi sağlıyor. Öyküdeki illüstrasyonlar gerçekten çok güzeldi tek üzüntüm öykünün bu kadar kısa olmasıydı çok daha uzun olsaydı seve seve okurdum. Tek oturuşta kolaylıkla bitirebileceğiniz ve sizi düşündürecek güzel bir öykü!
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok kolay okunan ve günümüzde bile kuşak çatışmasının değişmediğini anlatan muhteşem bir klasik eserdi.Babalar ve Oğullar bu çatışmaların tam merkezinde yer alıyor.Nihilist, kendini kimseye kanıtlamak zorunda hissetmeyen ve sadece kendi fikirlerine önem veren karakterimiz Bazarov ve yine Nihilist arkadaşı Arkady'nin aileleri ile olan çatışmaları ve fikir ayrılıkları işleniyor. Aslında hikâyede genel olarak Bazarov'un fikirleri, tutum ve davranışları, en önemlisi de fikirleriyle çevresinde bıraktığı izler gözler önünde.Bunun yanı sıra olay örgüsüyle birlikte dönemin şartları, yaşam koşulları, zengin-fakir ayrımı anlaşılır bir dil ile başarılı bir şekilde işlenmiş.Nihilistliğin beden bulmuş hâli Bazarov'u okumak, onunla birlikte farklı görüşleri keşfetmek, 19.yy dönemine yolculuk yapıp eseri okurken o dönemde yaşıyormuş gibi hissetmek benim için keyifliydi.Bazarov'un güçlü karakteri kitabın tüm odak noktasıydı.Sonu üzücü oldu.Bu muhteşem eser gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yolları Çatallanan Tren Düşleri...
Blondie'nin şerife racon kestiği sahne Vahşi Batı'da güvenliğin evlere şenlik olduğunu gösteriyor, kasabalıya para yedirip şerifliği satın alabilir, gönlümüzce at koşturabiliriz. Sisters Kardeşler -"Biraderler" daha şık olurmuş ki film uyarlamasının adı böyle- daha yakından görmemizi sağlar o dünyayı. Matrak bir romandır, karakterler tam karikatür değildir de o sert doğa ve sert insan tokuştuğunda ne olur, gangster tayfanın kırsala yayılma çabası tipik kovboyları nasıl etkiler, komiklik ayarı biraz yüksek bir hikâyede dünyanın bir de o yüzü. Namınız almış yürümüştür, efsanesiniz, bir köşede sakin sakin yaşayıp ölümü bekliyorsunuz ama başınıza iş geliyor, herkes peşinize düştüğü için silahları tekrar kuşanıyor, anlaşılmak için peşinize düşenlerin dilini istemeye istemeye konuşmaya başlıyorsunuz. Sert, doğrudan. Parçaları bir araya getirmeye çalışıyorum, sayısız kaynaktan sayısız sahne eklenebilir ama Doyma Ânı'yla bitireceğim çünkü Johnson'ın metnindeki zaman diliminde geçiyor mevzu. Bu kitap da Pulitzer almış, ABD tarihini iyi işleyen metinler alıyor, malum. Stegner yabanda var olmaya çalışan, insanların kendi kanunlarını çat çut uyguladıkları zamanlarda medeniyetten uzağa düşmemeye çalışan karakterlerine karşı yufka yüreklidir biraz, iki adım ötede insanlar asılırken o manzarayı göstermez çünkü esas kadının korkusu, esas adamın korumacılığı daha önemlidir, zaten anlatıcı da duygusal değişimleri, ABD'nin orta yerinde yeni yeni kurulan kasabaların yaşamı nasıl değiştirdiğini üç nesle yayarak gösterme derdindedir, çarpıcı sahneler sunmaz. Bu sahneleri Johnson sunar, Carver'dan aldığı elle atmosferi olduğu gibi yansıtarak vahşiliği gündeliğin bir parçası haline getirir. Robert Grainier'ı doğrudan olayların orta yerine fırlatır mesela, Spokane Beynelmilel Demiryolları'nın depolarından hırsızlık yaptığı düşünülen Çinli bir ameleyi infaz etmek için uğraşan Grainier'ın psikolojisi hakkında hiçbir bilgi vermez. Yıl 1917, mekan Idaho, demiryollarının iskeleti oluşturulmuş ama internetten şak diye yaptığım araştırmaya göre hararetli çalışma 1970'lere kadar devam etmiş, yani hâlâ zengin olma hayalleri kurulabilir oralarda. O dönem Çinlilere karşı yükselen nefret dalgasının sonucu. Robert E. Howard, H.P. Lovecraft gibi yazarların metinlerindeki ırkçılığı anlatan bir önsöz vardı, Dost Körpe yazmış olabilir, ilk orada rastlamıştım bu meseleye. Grev!'de sınıf mücadelesi yürütülürken Siyahi işçileri dışlayan beyaz işçilerin kaybettikleri gücü hiç umursamadıklarını görüyorduk, feminist mücadelede de benzer bir tablo vardı, patronlar ve uşaklar bu farklılıkları fiştekleyerek örgütlü mücadeleye uzun süre çomak sokmayı başarmışlar. Benzer bir tablo bu metinde de var, Johnson eşelemeden devam ediyor ve ailemizin akıbetini daha başlarda sunuyor: "Karanlıkta kızının gözlerinin köşeye kıstırılmış vahşi bir hayvan gibi kendisine döndüğünü fark etti. Düşünceleri ona bir oyun oynuyordu aslında sadece ama tüylerinin diken diken olduğunu hissetti. Ürpererek yorganı boğazına kadar çekti." (s. 15) Hikâyenin ana çizgisi bu, yolları çatallanan hikâyelere bakacağız.

İnşaatında çalıştığı köprüden geçen treni görünce sevinir ve hüzünlenir. Grainier'ın çalıştığı sayısız inşaattan biridir orası, anlatı bir anda onlarca yıl sonrasına uzanır ve ömrünün sonlarına gelmiş Grainier'ın kişisel tarihinin karman çormanlığını aktarır. Mistik olaylara değinmeyeceğim de gerçekliği sorgulayacağım, Kate'in malum gizemi aslında yasın çarpıttığı bir yaşam algısının ürünüdür belki, tartışılır. "Grainier bir keresinde de sihirli bir at ile bir kurtçocuk görmüş ve 1927 yılında çift kanatlı bir uçakla uçmuştu. Hayat hikâyesi hatırlayamadığı bir tren yolculuğuyla başlamış, sonunda da kendini içinde Elvis Presley'nin bulunduğu bir trenin dışında bulmuştu." (s. 25) Çift kanatlı bir uçakla uçmanın kurtçocukla karşılaşmakla aynı hakikat düzeyinde yer alması makul, tren yolculuğunun hız yüzünden delirtici olacağının düşünüldüğü zamanlar çok uzak değil, uçak gibi akıl almaz bir icat daha da korkunç. Ne mucizevi çağ, süper kahramanların kolaylıkla kabul görmesi, benimsenmesi hiç şaşırtıcı değil.

Grainier'ın çocukluğuna bir geri dönüş, Çinli bir ailenin kasabadan sürgün edilmesi ilk hatıra. Çizgi bulanır iyice, gerçekle hayali karıştırmaya başlarız çünkü Grainier karıştırmaya başlar, adamın algılarından ibaret bir uzamın her tahlili aşırı yoruma kaçmaya meyillidir.

İyidir, romandır, tavsiye ederim.

Yanıtla
4
9
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmi tersten okununca da aynı olan kitap! Bu duruma literatürde ne deniyor biliyor musunuz? Birçok hikaye, anlam ve anekdot yer alıyor kitapta. Bu yönüyle ve diliyle bana Tanzimat dönemi romanlarını anımsattı.
1923'te imzalanan Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi gereği Türkiye topraklarındaki Rum-Ortodoks nüfus ile Yunanistan topraklarındaki Türk-Müslüman nüfus arasında zorunlu göç uygulamasına dayanan bir hikayesi var. Zaman zaman onlarla mutlu olup zaman zaman ise üzülüp kızıyoruz.
Kitabın başında Gülten Hanım, çocuklarını evlendirmiş ve üçüncü eşi Zekai Bey ile İstanbul’da Selmin Apartmanında yaşamaktadır. Zamansal geçişlerle Gülten Hanım’ın anne ve babasının hikayesine dönerek bu sıcacık aileyi görüyoruz.
Romanda okuduğumuz ailenin hikayesi gerçeğe dayanmaktadır ancak yazarımızın hayal gücü ve etkileyici üslubu ile birleşince tam bir okuma zevki uyandırıyor. Ben iki günde okuyup bitirdim.
Severek okudum, sizlere de tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Paris hakkında genel bir çizgi çekilen kitapta, bir yandan da çok fazla yeni şey öğreneceksiniz. Sadece Paris ile sınırlı kalmayan, okudukça çıkarım yaparak Fransa ve Avrupa hakkında yeni bilgiler göreceğiniz bir kitap. Çok fazla genel kültür, yemekler, sokaklar, tarihsel detaylar, insanlar ve caddeler... Her şeyden biraz barındıran aslında dolu dolu kültür tarihçiliği barındıran bir kitap. İlgili olmayanlara tavsiye etmem çünkü dediğim gibi sadece Paris'i okumayacaksınız, kalın bir kitap ve çok bilgi yüklü. Okurken fazla da ilgili olmayan birini yorabilir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ressamın aşkın konuma ulaşma çabası...
Dinlenmek ve resim yapmak için bir dağ kaplıcasına giden bir ressamın dilinden anlatılıyor hikaye. Resim yapan ve biraz da şiir yazan bir sanatçı, kendi tabiriyle " ortak duygular dünyasını geride bırakmak ve sanatçının aşkın konumuna ulaşmak" (s.136) amacıyla bir dağ kaplıcasına doğru yola çıkıyor.

Yazar, bu kısa romanın giriş bölümünde, dünyanın her şeye rağmen yaşamaya değer bir yer olduğu tezini savunuyor. "Yirmi beş yaşıma geldiğimde, aydınlık ve karanlığın, madalyonun iki yüzü olduğunu ve güneşin parladığı yere mutlaka gölgenin de düşeceğini fark ettim." (s.6)

Yazar, romanın bazı bölümlerinde ana karakterin dilinden batı resim ve şiiri ile üyesi bulunduğu Japon sanatını karşılaştırıyor.

Ana karakter kaplıcada tanıştığı ve başkasından duyduğuna göre garip bir geçmişi olan bir kadından etkilenip, kafası dağılınca kafasında tasarladığı huzurlu çalışma ortamını bulamıyor ve hikaye bu çerçevede gelişiyor.

Yazar, kitapta bolca doğa betimlemesi ve biraz da insan karakter analizi yapmış, diyaloglar da çok az miktarda olunca kısa bir roman da olsa kitabı okumak için bazı bölümlerde özel dikkat ve yoğunlaşma gerekiyor.

Kitapta genellikle Japon sanat ve edebiyatından ve bazen de dünya sanat ve edebiyatından sanatçıların eserlerine bol miktarda atıfta bulunulmuş. Batılı sanatçıların adı ve eserleri tanıdık gelse de Japon sanatına özel ilginiz yoksa Japon sanatçılar ve eserleriyle ilgili bölümlerde yabancılık çekebilirsiniz. (Kitapta geçen sanatla ilgili kişi ve eserleri çevirmen her sayfada alt bilgi olarak detaylandırmış.)

Japon sanatına ilginiz varsa severek okuyabileceğiniz bir kitap.

"Bireyi geliştirmek için tüm imkanlarını harcamış olan uygarlık, daha sonra mümkün olan her şekilde onu ezmeye devam ediyor." (s.154)
Yanıtla
17
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı çok beğendim. Dili, anlatım tarzı, akıcılığı çok güzel. Normalde ekonomi kitapları sıkıcı olur ama Ali Perşembe nasıl yaptıysa, sıkmadan, kafa karıştırmadan, borsada teknik analiz ile ilgili temel kavramları, bol miktarda grafikleri de kullanarak, basite indirgeyerek çok güzel anlatmış. Kitaptan çok faydalandığımı düşünüyorum. Bu kitabı okuyunca ve beğenince, tüm serileri okumaya niyetlendim. Hemen serinin 2 ve 3. kitaplarını da sipariş verdim. Okuduğum her kitaba yorum yazmaya gayret edeceğim, bakalım. İnşallah serideki diğer kitaplar da bunun gibi anlaşılır ve akıcıdır ve umarım onları da severek okurum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her bölümü birer kitap hacminde geniş tutarlı incelenen konular, eğitimden istihdam ve yönetime, aile hayatından çalışma ortamına velhasıl insan ilişkilerine ait bilgiler verilmiş, uyarılar yapılmış ve tavsiyelerde bulunularak milletimizin geleceğine yön verebilecek her seviyeden şahsiyetli insan yetiştirilebileceği vurgusu yapılmıştır. Türk tarihinin ilk döneminden başlayıp günümüze kadar gelen süreçte ehil insan istihdamının önemini her yönüyle açıklayıcı, sürükleyici görüş ve önerileriyle geleceğe ışık tutan bu eseri her Türk evladının okumasını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tahsin Yücel’in ilk öykü kitabı Uçan Daireler kitabından sonraki, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü isimli kitapların harmanlanmasıyla oluşmuş ikinci öykü kitabı. Tahsin Yücel, kitabını dokuz yıl sonra yeniden okuduğunda, kendi öykülerini değil de bir öğrencisinin öykülerini okuyormuş gibi bir duyguya kapıldığını söylüyor. “Haney Yaşamalı” yapıtı ile birlikte tüm kitaplarını yayımladıktan sonra, kitabın yazarın olduğu kadar okurun da olduğunu, verilecek her yargıya boyun eğilmesi gerektiğini dile getiriyor. “Haney Yaşamalı”, yazarın büyük bir heyecanla okuduğum diğer kitaplarından farklı olsa da ben tüm öykülerini severek okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Veciz Sözler” ilkokul ödevlerini hatırlatan bir radyo programı, Ankaralı Sulhi Saygılı ve o güzel, dokunaklı sözcükleri. Gerçeği bilmek istemeyenlerin, inanabilecekleri bir yalan olmadan ayakta kalamayanların, şöyle bir dokunup geçen aşkı unutmak için her şeyin zor olduğu bir Ankara yazında, Kurtuluş Parkı’nda sabaha dek içenlerin, isminin anlamını sözlükten bulduğu bir kızla (Nesteren) tanışıp, kemiksiz kedere düşenlerin hikayesi. Canım Barış Bıçakçı yine en sevdiğim yerden yazıp ortaya çıkarmış bu güzel Ankara romanını. İyi ki okudum. Herkes okusun isterim. Keyifli okumalar
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir