Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Babam bana kitap oku demedi fakat elinde hep kitap gördüm.” Yazar, kitabında bizlere belki birçoğumuzun bildiği eserleri yorumlamış. Ben farklı bir gözden yorum dinlemeyi severim. Bu sebeple Ali Ural'ın kitap yorumları benim için etkili oldu. Siz de başkalarının görüşlerini merak ediyorsanız bu kitabın etkili olacağını düşünüyorum.

Peki kimler var bu kitapta? Albert Camus, Tolstoy, Knut Hamsun, Hermann Hesse, Papini, Kafka ve daha fazlası. Bu yazarların en meşhur kitaplarını bir de Ali Ural'ın yorumuyla okumak beni mutlu etti. Eserini okumadığım yazarların da kitaplarını listeme eklememe yardımcı oldu. Sizler de dünya edebiyatından seçilmis olan eserlerin gizli yönlerini merak ediyorsanız bu kitabı listenize eklemelisiniz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bu kitabı, Ölümcül Kimlikler ve Çivisi Çıkmış Dünya deneme kitaplarının devamı. İkisinden de daha karamsar. Çok yakın tarihimizin, 1979 senesinde olan olaylar ile şekillendiğini söylerken mübalağa yapmadığını örneklerle ve tarihi vakalarla da açıklıyor. Gerek Margaret Thatcher'ın Muhafazakâr Devrimi ve Ronald Reagan'ın da bu politikaları benimsemesi, gerek Sovyetlerin Afganistan batağında güç kaybetmesiyle çöküşünü hızlandırması, gerek İran İslam Devrimi ve gerekse de Kâbe Baskını hepsi 1979 senesinde olan ve etkilerini hâlâ daha hissettiğimiz olaylar. Selefi-Vehhabi ideolojinin pompalanmasının, İslami radikalizmin (Özellikle de El Kaide ve İŞİD'in), Ortadoğu'daki Şii-Sünni geriliminin, 20. yy başlarına oranla azımsanmayacak derecede artan muhafazakârlığın ve daha nice günümüz realitelerinin nedenlerinin çoğu bu 1979 yılında olan olaylarda saklı. Amin Maalouf'un perspektifinden yakın tarihimize bakmak çok zevkli. Konuyla ilgilenenlere tavsiye edilebilirim. İyi okumalar!
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk ve çoğunluk tarafından en az sevilen kitabı ama ben bayıldım. Annesiyle saf sevgi ve şefkate dayalı bir ilişki kuramamış; gözünde öfke ve nefret eksik olmayan bir anne tarafından yetiştirilmiş; kendisi de bu yüzden öfkeli, eksik ve yaralı hisseden tüm kız kardeşlerime öneririm. Bu zamana kadar annelerimize çok kızdık ama hayat, onları istesek de istemesek de anlamaya başladığımız bir yere getiriyor bizi. Bu kitap da o noktaya giden yolda işleri kolaylaştıracak bir arkadaş gibi. Ben çok ama çok ama çok sevdim, gözyaşları içinde okuyup bitirdim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir trajedinin unutulmaz hatırası…
İkinci Dünya Savaşı’nın her savaş gibi nelere mal olduğunu, savaş sonrası tablonun ne kadar vahim sonuçlar doğurduğunu, insanlık tarihinin üzerine bir karabasan gibi çöktüğünü, sanırım hepimiz biliyoruz. Gerçi bu karabasan, halen yeryüzünün çeşitli coğrafyalarında devam ediyor.

“Sadako”, işte böyle bir savaşın sonunda on binlerce insanın yaşamına son veren, on binlerce insanın dayanılmaz acılar içinde yaşamını sürdürmesinin yanı sıra acılar içinde yavaş yavaş ölümüne neden olan bir sonucun canlı bir örneği. Ve yıllar sonra anısının kitaplaşmış hali… O, Japonların deyimiyle bir “hibakuşa”. Atom bombası atıldığında radyasyona maruz kalmış kişilere verilen isim… Sadako, iki yaşındayken ilk bombanın atıldığı Hiroşima’da buna maruz kaldı ve on yıl sonra hayatını kaybetti.

Sadako’nun bir Japon efsanesine dayanarak yapmaya başladığı kağıttan bin turnanın O’nun acılarını hafifletmek umuduyla kanat çırpmasının öyküsü…

Kitabın 65 ve 66'ncı sayfalarında, bir halkın böylesine canice bombalamanın ardından teslim olmasının ardından, ilk kez atılan bombaların sonuçlarının bombayı atan ülke olan ABD’ce izlemeye alınması Japon halkı için bombanın etkisi kadar ağır olduğunu hissediyorsunuz.

Şairin dediği gibi : “Hiroşima’da öleli/ oluyor bir on yıl kadar./ Yedi yaşında bir kızım/ büyümez ölü çocuklar.”

Ders alınmış mıdır, bilinmez; Ancak acı sonuçları olan bu öykünün hepimize, tüm insanlığa anlatacağı çok şey var…

Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Turan Kadın Efsaneleri Konusunda Referans Eser
Taşkent Üniversitesi Filoloji Akademisi’nde öğretim üyeliği yapan yazarlar, Turan'ın Alp Kızları ve İpekyolu Efsaneleri adlı iki farklı kitabı bir araya getirerek tek bir kitap olarak yayınladılar.

Musine Galima'nın Turan'ın Alp Kızları adlı çalışması, gerçek tarihi olaylardan esinlenerek oluşturulmuş ancak zamanla efsanelere dönüşen büyük Türk kadınlarının hikayelerini anlatan bir Özbek-Türk halk edebiyatı araştırmasıdır. Bu kitap, Türk kültür tarihinde kadının konumunu ve toplumsal hayattaki eşitlik mücadelesini vurgulayan önemli bir akademik çalışmadır.

Mamatkul Coreyeff'in İpekyolu Efsaneleri adlı kitabı ise Orta Asya Türk halklarının belleğinde yaşayan ve kuşaktan kuşağa aktarılan Türk halk efsanelerini ansiklopedik bir şekilde ele alan bir çalışmadır. İpekyolu Efsaneleri, Tanrı Dağı'ndan Süleymaniye'ye kadar uzanan coğrafyalarda Türk halk inançlarına dayanan bir anlatı örgüsü sunmaktadır.

Türk tarihinin erken dönemlerinde var olan kadın figürleri ve kadın olgusuna akademik bir bakışla bakmak isteyenler için ilk başvurulacak referans eserlerden birisidir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şiir severler için güzel bir kitap... Bir şiir kitabına istediğiniz yerden başlayabilirsiniz. Her sayfada ayrı bir güzellik yakalarsınız. İster başından ister sonundan okumaya başlayın benim için değişmez tek şey okurken aldığım hazdır. Sohrap Sepehri de anlaşılır bir dille yüreğindekilerini dökmüş dizelerine. Okurken anlatmak istediği şey üzerinde düşündüğünüzü yakaladığınız anlar bile oluyor. Sonuçta şiir sadece okurken keyif almak için değil, okurken düşündürmeyi de gerektirir. Kendi açımdan söylemem gerekirse şair bunu başarmış. Tavsiye edebileceğim güzel bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin minik kahramanının ismini işitince mâzimizin diğer kahramanlarını hatıra getiriyorsunuz: Süleyman Çelebi, Evliyâ Çelebi, Kâtip Çelebi.

Çelebi, evvelden "efendi, beyefendi" kişiler için tercih edilen unvanlardandı. İlmiyle, irfanıyla mâruf şahsiyetlere yakıştırılan bir kelimeydi. Yazar Tuğçe Şifa Zorlu, kahramanın olgunluğuna, probleme bulduğu akılcı çözüme işaret ederek zihinlere tohum ekiyor.

Pişmaniye ustası babanın kıvrak zekâlı oğlu, can sıkan bir haber, bozulan moraller... Moralimiz yerle yeksân olunca ne yaparız? Hiçbir şey. Bizi eyleme geçirecek hücreler hissizleşmiştir. Hissizliği süratle atlatabilirsek çözüme ilişkin fikirlere yer açarız.

Pişmaniye Dükkânı, etkili problem çözme hikâyesine örnek. Problemleri yetişkinler çözer, çocuklar pasif kalır diyenleri ters köşe bir kurgu bekliyor.

Yanıtla
8
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
18. yy. sonları Romantik dönemi Alman Edebiyatının ünlü gotik yazarlarından E.T.A Hoffmann'ın korku, psikolojik gerilim ve bilim - kurgu yüklü eseri Kum Adam'ı okudum. Eser her ne kadar masal olarak tabir edilmiş olsada, okuyunca masalın o naifliği ve masumiyetinden ziyade korku, gerilim, gizem ve macera yönünü daha çok hissediyorsunuz. Zaten Hoffmann'ı diğer romantik yazarlardan ayıran en önemli özelliği inanılmaz düş gücünün, şiirselliğinin ve fantezilerinin gerçek dünya ile sıkı sıkıya bağlı olmasıdır. Ayrıca bu konudan yola çıkarak Freud tekinsizlik kavramını geliştirmiştir. Tekinsizlik kavramı'nın anlamı; bastırılan çocukluk kaygılarının yetişkinlik döneminde geri dönmesi diye tabir edilir. Severek okuduğum bu eseri gotik edebiyatı severlere tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalender’in “Sular Üstünde Gökler Altında” Yolculuğu
15. yüzyıl sonunda dünya yeni gelişmelere gebe bir dönem yaşamaktadır. O dönemde, 2. Bayezid Osmanlı tahtındadır. Ticari, askeri ve siyasi bakımdan ülkesinde parlak günler yaşanmaktadır. Batı Avrupa’da ise sekiz asırdır süren İslam varlığı, İspanya’nın güneyine sıkışmış durumdadır. Gırnata Sultanlığı’nın yıkılmasıyla da sonlanmış olur (Ocak 1492). İspanya coğrafyasında Müslümanlar ve Yahudiler, ölmek, din değiştirmek ya da göç etmek seçenekleri arasında bir tercihte bulunmak durumundadır. “Sular Üstünde Gökler Altında” tam da bu tarihlere paralel olarak kurgulanmış bir roman.

Keşif arzusuyla yanan denizci bir gencin, Kalender’in, önce Karadeniz’de, sonra Kolomb’un rotasında yaptığı seyahatin etrafında inşa edilen 345 sayfalık bu kitap, okurlarını akıcı bir maceraya sürüklüyor.

Kaan Murat Yanık, okuru farklı coğrafyalarda gezdirmeyi seven bir yazar. Bir önceki eseri Dünyasızlar’ın konusu, İstanbul, Bakü ve Leningrad şehirlerinde geçiyordu (2020). İstanbul, yeni eserinde, yine çıkış noktası. Roman, payitahttan Kırım’a, İspanya Kastilya’ya, Güney Amerika’ya ve oradan Kazablanka’ya uzanıyor. Yazar, eserin oluşma sürecini şöyle ifade ediyor:

“Benim için bir denizcinin gözünü karartıp kimsenin gitmeye cesaret edemediği karanlık okyanusları aşma cesareti göstermesi ve işbu tehlikeli sefer esnasında onlarca badire atlatması her zaman çekici bir mevzuydu. Yıllar içinde bu konuyu kurgusal bir düzlemde işleme fikri, zihnimi tavaf edip durdu. Kolomb’un yanında karanlık sulara açılmak! Heyecan vericiydi. Bu bağlamda birtakım geziler yapmak suretiyle işe koyuldum. Bilhassa Kolomb’un izinde İtalya ve İspanya’da epey zaman geçirdim. Kolomb’a ve coğrafi keşiflere dair edindiğim her bilgi biraz daha pekleştirdi aklımdakileri. Sonuç olarak Kalender isimli kahramanımı oluşturup onu türlü yetilerle donattım ve onun vasıtasıyla Kolomb’un yanı başına Santa Maria’nın güvertesine kondum. Gerisi kendiliğinden aktı…”

Denizciler arasında nam salmış, kendisine saygı duyulan eski bir kaptan olan İsa Efendi, hayatının olgunluk çağlarındadır. Kendisi, erdemli yaşamaya çalıştığı kadar oğlu Kalender’in de iyi yetişmesine gayret etmektedir. Kalender, kâşif ruhlu ve çok bilgili bir gençtir, fakat bir o kadar da tecrübesizdir. İsa Efendi’nin denizcilik hayatı geride kalmış olsa da Kalender’i denizlerde emanet edebileceği güvenilir dostları vardır. Bu dostlardan biri de Cristoforo Colombo’dur. Kalender’in yolu, bu dostluk sayesinde Kolomb ile kesişir ve birlikte mavi ufuklara yelken açarlar.

“Şuurumun hücrelerinde zincir altında tuttuğum asalak vehimler, derin elemler ve karanlık fikirler, zincirleri kırıp hücuma mecal bulamasınlar diye zihin kovanımı türlü meşguliyetlerle dolduruyorum. Okuyorum, hesaplıyorum, çözüyorum, gözlemliyorum. Kaptan ile hazırlamaya başladığımız deniz haritalarını, seyir tutanaklarını ve yıldız denklemlerini aynı zamanda usuma dövüyorum. Sırtımı basan irinli sivilceler, muhtemelen rakamların, şekillerin ve cümlelerin yükünün tezahürü... (s. 172)”

“Bu eşsiz maceranın ortasında bazen kendimi unutuyorum. Mucizevi manzaralara, şeker kokulu esintilere, billurdan yağmurlara, hareli kanatların çırpınışına ve masal sahifeleri misali çevrilen hayatların efsununa kapılıp gitmek hasta ruhuma iyi geliyor... (s. 228)”

Eser, tarihi kurgu romanlarına tutkulu olanlar için Mart 2023’ün güzel bir hediyesi oldu.

Roman hakkında yazarla yapılmış bir (edebiyat haber) röportajını ilgilisi için not düşelim: bit.ly/3n7hu28

İyi Okumalar!
Yanıtla
18
3
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dil olağanüstü. Gaziantep ve Kilis şivesi ile iletişimde olan karakterler. Dönemin içtimai hayatına, maddi koşullarına, ticaret hayatına ilişkin kesitler. İnsanlığın değerli olduğu yıllar. İncelikli insan tahlilleri. Farklı farklı ve bir bütünü tamamlayan insanlar ile ilişkileri. Son hikaye en çok etkilendiğim kısımdı. Asiye Hanımın evlatlarının yaşanmışlıklara ve hatıralara kayıtsız kalarak annelerinin yuvasını daha fazla kazanma hırsı uğruna annelerinden habersiz yok edişleri. Sinemaya uyarlanabilecek kalitede muhteşem bir eser. Türk Edebiyatı için çok mühim bir katkı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir