Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ağustos 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
I.Calvino “Klasikleri Niçin Okumalı?”da “Klasik, okurlarına söyleyeceklerinin tümünü hiçbir zaman tüketmemiş olan kitaptır.” der. Yirmili yaşlarımın başında ilk defa okuduğum Vadideki Zambak romanını yolun yarısına geldikten sonra tekrar okuduğumda dikkat ettiğim şeyler farklı oldu. İlkinde bir genç ve onun maceralarına odaklanmış ve bir yere kadar Felix’in hazlarına ne zaman teslim olacağını bir yerden sonra da Felix’in daha ne kadar Henriette’yi unutmak için başka kadınlarda avunacağını sormuştum kendi kendime.

Şimdiyse önümde ortak kaderleri de olan iki karakter var: Henriette ve Felix. İkisi de ailelerinden çocukluk ve gençlik yıllarında yeterli ilgi ve sevgiyi görmemişlerdir. Hatta Felix yatılı okullarda okutulmuş, ailede üvey evlat muamelesi görmüştür. Henriette’nin annesi de kızına hep mesafeli davranmış, onu kendisinden uzak tutmuştur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ağustos 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Fevkaladenin fevkinde" bir kitap. Hikayeye gelirsek zaten dünyada Greenwich'te bir SAE varken, ülkemizde paralel bir SAE oluşturma çabasının süreçleri ve sonuçları, aralarındaki ilişki adeta (süper bir öngörüşlülükle) Apple kurucuları "Steve Jobs" ve "Steve Wozniak" benzeri iki zıd karakter etrafında oluşuyor.(Halit Ayarcı=Jobs, Halil İrdal=Wozniak.)Uluslararası başarıyı yakalayınca, enstitü binasının mimarisi şöhreti olunca en nihayet yabancı bir heyet gelip de "ne iş?" diyene kadar da zirveye ilerliyorlar. Fakat Jobs'un Apple'dan ayrılması gibi Halit cini de enstitüyle manevi bağlarını kopardığı için Halil çok zor durumda kalıyor vs. Kitap Halil'in çocukluğundan itibaren onun gözüyle anlatılıyor. Mimarlara da özellikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum  36
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ağustos 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Marilee Adams'ın çok net bir anlayış sunan hikaye tadında oluşturulmuş etkili bir eseri. Sorular gün ışığında gizlenen hazineler gibidir. Sorular zihinlerimizi, gözlerimizi ve kalplerimizi açar. Bu kitabı okuduğunuzda düşünce odağınız sabit fikirlilikten ve kolay cevaplardan, merak ve düşünceli sorulara kayabilecektir.

Eserde içinde bulunduğu durumu ele alınan hikaye kahramanı RICHARD'ın yaşadığı psikolojik çıkmazları ve Soruların gücüyle düşünme (SGD) tekniklerini öğrendikten sonraki değişimi okuyucuyu sıkmadan bunaltmadan etkili bir şekilde ele alınmış. Okunmasını tavsiye edebileceğim sayılı kişisel gelişim kitaplarından biri bu eserdir. Bir şeyleri değiştirmek için nereden başlayacağını kestiremeyenler, kesinlikle bu kitabı okumalısınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ağustos 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı ilk sayfasını okumaya başladığınız andan itibaren sizi içine alıyor. Dokuz hikayeden oluşuyor, hikayeler "Aydınlık" 'la başlıyor ve bizi "Ufuk Çizgisi" 'ne kadar götürüyor. İlk hikâyede insana kendini sorgulattırıyor, aydınlanmaya farklı bir bakış açısı getiriyor. Sahi sizin için aydınlık nedir?

Diğer hikayelerde hayal dünyanızın  kapılarını zorluyor. Hayata dair şeyleri farklı bir dille anlatmış. Ve son hikâyede hayatın kaynağı aşkı bulacaksınız.  Her hikâyede kendinizden bir parça bulacağınız kalıbı küçük yüreği büyük bir kitap. İyi okumalar...

Sevginin; gözün gördüğü en son yerde, suyun gökyüzü ile birleştiği ufuk çizgisinde saklı olduğunu nereden bilirdin? 
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  17
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeni başlayanlara önerilebilecek çok  güzel bir kitap, anlaşılır ve sürükleyiciydi benim için, tek solukta bitirebilirsiniz. Biraz içeriğinden söz edelim; üç bölümden oluşuyor günümüzde çokça ses getiren olaylardan biri olan kadına şiddeti ele alan akıcı bir kalem tarafından yazılmış bir bölüm vardır. İkinci kısım beni etkileyen bölümdü ders verici nitelikte yazılması kitabı gözümde daha etkili  kıldı. Üçüncü kısımda adaletli bir yönetimden bahsediliyor. Kitabın düşündürücü yönü okuyucular için önemli bir tarafı olduğunu da belirtmek isterim...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevgili Gülüş Türkmen önceki kitaplarıyla beni bir dönüm noktasına getirmiştir ve bu nedenle ne yazsa dikkatle okurum. Sorgulamanın önemini o kadar iyi veriyor ki her daim, İki Arada Öyküler kitabında da bunu çok iyi hissettirmiş. Her bir öyküsünde üzerine konuşulacak, tartışılacak birçok kavram var. Sakince okuyun yazarın deyimiyle.. Öykü bittiğinde soluklanın çünkü kendinizle yüzleşmenizi sağlayan ve bolca düşündüren öyküler onlar. Beni heyecanlandıran kitapları çok seviyorum, elimden bırakamıyorum. Ben bu kitabı okurken çok heyecanlandım ve bittikten sonra her elime aldığımda öykülerin içindeki farklı noktaları keşfetmek daha da heyecan verici oluyor. Tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın olağan akışı içerisinde her gün olan küçük önemsiz detayları anın resmini çekip sanki onu ağır çekimde bize izletiyor yazar. Ana karakterin bedeni şimdiki zaman ve mekanda salınıyor ama zihni başka bir zaman ve mekanda başka bir gerçekliği yaşıyor yada hayal ediyor yada kayboluyor gibi. Olabilirlik ve makullükten bölümler ilerledikçe uzaklaşan baş karakterimizin akıbetini tahmin etmeye yaklaşsam da kitabın sonunda yaptığı seçim yada kendini mahkum ettiği son beni şaşırttı. Okuduğum en iyi psikolojik romanlar arasında olduğunu söyleyebilirim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Motosikletle ilgili çok fazla kitap okudum ama hiç bir kitaba başladıktan sonraki yarım gün içerisinde bitirmedim. Sürükleyici, anlatımı, sade, gereksiz ayrıntılardan uzak. Bir motosiklet sürücüsü olarak ne zaman bir tura çıksam gerginlik yaşıyorum ama bu kitap sayesinde düşünmeden çıkabileceğimi düşünüyorum. Bir insanın kafaya koyduktan sonra neler yapabileceğinin en güzel örneği. Asil Ozbay gibi insanlar iyi ki varlar... Umarım bir gün kitabını imzalattıktan sonra sürebiliriz ve sohbet edebiliriz. Hem bir gezgin olarak bize gösterdikleriniz hem bir yazar olarak hayal gücümüze katkıda bulunduğunuz için size sonsuz teşekkür ediyorum...(Bu arada yorumu kısaltmak için elimden geleni yaptım :) )
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  2
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mohizm Öğretisi ve Bilgelik
Kitap, Mohizmin kurucusu Çinli Filozof Mo Zi'nin bilgelik öğütlerinden oluşuyor. Çok yönlü ve barışçıl bir düşünüre kulak veriyoruz.

Üstadımız MÖ 470 -391 yıllarında yaşamış. Kitabın içindekiler kısmına baktığınızda hayatın türlü vechelerine dair konu başlıkları var. Bu başlıkların her biri bir bölüm ve konu okuyucusuna madde madde açıklanmış. Örneğin: 2. Bölüm "kendini yetiştirme üzerine" ve 2.1, 2.3...diye alt alta paragraflar şeklinde devam ediyor.

Usta Mo Zi der ki; diyerek onun ağzından açıklamalar aktarılıyor. Arada kayıp bölümler de olmuş; bu da okuyucuya "bu bölüm kayıptır" notuyla belirtilmiş.

Mo Zi'nin bilgelik öğütleri faydacılığa yakın.

Bir konudaki erdemli davranışı açıklarken, makro ve mikro ölçekte (kral/yönetici için de, birey için de) sebep sonuç ilişkileriyle, yukarıdan aşağıya örneklendirmelerle sunuyor, konuyu illaki bir de tersten sağlaması var; değillemeyle de sunuyor.
(Şöyle inanırsa böyle yapar, böyle yapmazsa da öyle inanmıyor demektir ve şöyle olur...)

Bazı okuyucular bunu çok tekrar gibi düşünebilirler. Fakat yazıldığı tarih itibariyle düşünün, MÖ bir zaman dilimi ve Usta Mo Zi toplumun en üstünden, en altına kadar tüm insanlara barışın, bilginin, liyakatin, ölçülülüğün, erdemliliğin herkesin yararına olduğunu anlatmaya ant içmiş Bilge üstad Mo Zi.

Kitap boyunca Mo Zi'ye atfedilen kıssalar ve ona atfedilen özlü sözler de karşınıza çıkıyor. Kitabın içeriği, belki bilmediğiniz, duymadığınız nasihatler değildir, lakin iyi olmanın, insanlığın ortak iyisinin ve ortak kötüsünün zamandan ve mekandan bağımsız olarak var olduğunu ve geçer akçe olduğunu bilmek, bu iyiye/erdeme sahip çıkan insanları tanımak bizi de kişisel olarak iyiye doğru motive edebilir. Bizi de iyileştirebilir. Gevşettiğiniz ipleri sıklaştırmaya, artık kanıksayıp normalleştirdiğimiz bazı yanlışları da yeniden sorgulamaya ve doğrusunu hatırla(t)maya vesile olabilir.

Yani, tekrar iyidir.

Çapraz okumalar için uygun kombin kitabı olabilir diye de not düşeyim.

Ben Mo Zi ile tanıştığıma memnun oldum.





Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fabrika Ayarlarımızın Ne Kadar Uzağındayız? (3)
İnsanın Fabrika Ayarları (İFA), üç kitaptan oluşan bir bütün. İlk kitap, “Beden”, özellikle hareket etme ve beslenme düzeni konularında kaleme alınmış. İkinci kitapta, ilişkilerimiz ve stres yönetimi, sonuncu kitapta ise bizi bağlayan sınırları aşmak üzerine bilgiler verilmiş.

Sınırları Aşmak’ta, insanın karnı doyduğu halde sorun çıkaran tek canlı olduğundan, “şükürsüz” olduğu için her zaman daha fazlasını istemesinden bahisle söze başlanılıyor: “Elindeki imkânlar ne kadar büyük olursa olsun, yaşayabileceği alternatif deneyimlerin sınırsızlığının farkına vardıkça gönlünü hep daha fazlası, daha ötesi, daha heyecanlısı işgal eder… Bu hayatın ona yetmediğini bilir.” (s. 22) Buradaki rahat edememenin en esaslı nedeni olarak da temel ayarlarımızın rahata göre kurgulanmamış olması gösteriliyor: “Doğamız bizden ‘çözecek bir müşkül’ bulmamızı istiyor. Böyle bir müşkül yoksa bile o müşkülü de kendi kendimize yaratmamızı dayatıyor.”

İlk kitapta değinilen “kaos” güzellemesine burada da yer veriliyor. Orada “sıfırıncı ayar” kaos hakkındaki satırlarda, “ne yaparsak yapalım, rutinden kaçınalım; kaosu hayatımıza davet edip, onu kullanmanın yollarını öğrenelim… Fazla programlı ve yeknesak bir yaşam, beden sistemimizle uzun vadede bozuşmamıza neden olabilir.” deniliyordu. Bu kitapta ise kaos, daha da derinleşiyor (!) “… zira her yenilik, her değişiklik, beklenmeyen her yeni gelişme zihinsel donanımımızı üst düzeyde kullanmamızı gerektiren, aynı zamanda enerji harcatan süreçleri tetikler…” (s. 27) “Beynimiz, ana vatanı olan kaos alanına girdiğinde genellikle farklı bir çalışma durumuna geçer. Daha önce aklımıza gelmeyen çözümler, gözümüzün önünde olup da göremediğimiz imkânlar, fark edemediğimiz bağlantılar bir anda görünür hale gelir. İşte bu hal, kaosun doğurgan ve yaratıcı tarafıdır.” (s. 32)

Kitapta dünyaya anlam verme yöntemleri olarak nitelenen inançların, biz insanlar için neden önemli olduğu, insanın benlik algısının oluşturduğu sınırlar, sınırlarını yıkabilen-aşabilen “sıradan” insanların özellikleri, hangi sınırların ne surette aşılacağı, insanın kendini nasıl dönüştürmesi gerektiği, bu konuda niyet, gayret ve cesaretin anahtar rolü, zorlanmayı bekleyen biyolojik, psikolojik, coğrafi, bilimsel ve başkaca sınırlar, gayet etraflıca okuyucuya sunulmuş durumda.

Sinan hocaya göre “sınırlarımızı zorlamak tabiatımızda var. Ancak bu tabiatı anlamaya çalışmak ve bu tip konularda biraz daha saygılı, biraz daha mütevazı bir bakış açısını benimseyebilmek, esas başarıdır. Fakat buradaki sınırımız, doymak bilmez deneme ve bilme arzumuza, kendi hayrımıza olacak bir gem vurabilme kararlılığı gösterebilme konusunda karşımıza dikiliverir. Bu konuda insan hemen her döneminde sıklıkla inatçı ve şımarık bir tavır sergilemekten geri durmamış gibidir. Dün Babil Kulesi’ni inşa edenlerle bugün ‘doğaya işkence ederek sırlarını çözmeye çalışanlar’ aslında aynı sınırın, aynı döngünün içine sıkışmış zihinleri paylaşırlar.” (s. 143)

Meraklıları için:
Yazarın şahsi web adresi (sinancanan.net) ve ayrıca (acikbeyin.com) adresi önemli.
“Sınırları Aşmak” hakkında yazarın TEDx konuşması için bkz.: bit.ly/3zgBFN9

İyi Okumalar!


Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir