Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Engin Maviliklerin Hikayesi
Ucu bucağı olmayan okyanusun engin maviliğinde günlerce süren zorlu bir yolculuk.. Hastalık, açlık, susuzluk ve nicesi de cabası. Keşfetmek ve kazanmak için ölümü göze alanların; bağrına taş basıp içinde közlenen aşkı unutmak isteyenlerin; yitirdiği ailesinden geriye kalanları bulmanın peşinde olanların yolculuğu.. Bu yolculuk, suların üstünde ve göklerin altında olanların hikayesi..

Yıl 1492.. İstanbul'da başlıyor hikaye. Eski kaptan İsa Efendi, gözünden sakındığı oğlu "Kalender"i engin maviliklere teslim ediyor. Kırım'a giden bir geminin tayfası oluveriyor Kalender. Ancak çok da uzun sürmeyen ilk yolculuğunda efsunlu bir aşkın göbeğinde buluveriyor kendini. Köle cariyelerden Ustinya'ya kaptırıyor gönlünü. Ne illet ki! Her şeyi göze alıyor.. Sonu olmayan bir aşkın zehri kaplıyor yüreğini.. Kurtulmanın tek yolu: uzak diyarlara göç etmek ve unutmak. İspanya'ya, babasının yakın dostu Kaptan Kolomb'un yanına gidiyor. Kolomb ve mürettebatıyla engin maviliğe yelken açıyor. Sevinci, hüznü, dostluğu, iyiliği, riyayı ve kötülüğü tadıyor yolculuk boyunca.. İnsanoğlunun sahip olduğu duyguları tüm çıplaklığıyla tanıma fırsatı buluyor.. Kendini buluyor.. İçindeki "hakikat"i buluyor "Kalender"..

Yazar mitlerle örülü ışıltılı hikayesini efsunlu kelimeleri ile yoğuruyor ve masalsı bir dünyanın kapılarını aralayıp umudun kucağına bırakıyor okurunu.. Eski Türkçe kelimelere başvurup ahenkli bir dil oluşturuyor ve sanki bir filmin içindeymişcesine, farklı şehirlerin sokaklarını adımlatıyor. Kitabın tasvirleri çok canlı, üslubu ise haza beyefendice..
Yanıtla
22
3
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arkadaşlık ( belki dostluk demek daha yerinde olur) üzerine tamamen gerçekçi bir uzun yaşam öyküsü. Uzun çünkü ergenlikten yaşlılığa kadar geçen bir, hatta iki yaşam. İki farklı kişilik. Bazen aşırı duygusal, bazen karakterlere aşırı öfkeli olabiliyorsunuz. Sonra düşününce aslında biz de tam olarak kahramanlarımız gibi yaşıyoruz arkadaşlıklarımızı, dostluklarımızı, ilişkilerimizi.. Çok içten bir kitaptı. Öğrencilerime hediye ettiğim, arkadaşlarının kıymetini anlamalarını sağlamasını umduğum ve çok sevdiğim bir kitap..
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok Yönlü Bir Sanatçı: Goethe
Şair, oyun yazarı, romancı, hikayeci, denemeci, aforizmacı, edebiyat eleştirmeni, sanat eleştirmeni, mektup yazarı, tercüman, editör, filozof, devlet adamı, yönetici, tiyatro yönetmeni… Goethe’yi tanımlamak için tek bir sıfat yetmez çünkü Goethe çalıştığı alanlarda en yüksek ürünleri verebilmiş biridir. Kötü romancı diyemeyiz ona, kötü şair veya kötü eleştirmen diyemeyeceğimiz gibi. Almanya hatta Avrupa kültürünü derinden etkilemiş, günümüze uzanan birçok romancıya, sanatçıya vs. ilham olabilmiş biridir.

Runik Kitap, başarılı biyografileri okuyucuyla buluşturan bir yayınevi. Bu çok kıymetli çünkü Avrupa’da en çok satan türlerden olan biyografi maalesef ülkemizde yeterince ilgi görmüyor. Runik Kitap bu açıdan bir eksiği dolduruyor edebiyatımızda. Goethe biyografisi de yayınevinin önemli biyografilerinden.

Kitap bir Giriş ve yedi bölümden oluşuyor: Bir Şairin Doğuşu, Sturm und Drung, Weimar’da İlk Yıllar, İtalyan Dönemeç, Klasik Merkez, Dünyanın Entelektüel Başkenti ve Faust Çağı. Her bölüm aslında başlığıyla uyumlu ilerliyor fakat klasik kronolojik bir hayat hikayesi okumuyoruz kitapta. Yani yazar Jeremy Adler, Goethe’yi çocukluğundan başlayarak ölümüne dek sıralı bir şekilde anlatmıyor. İlk bölümlerde daha çok Goethe’nin öğretisi ve onu bu yola sevk eden kişi ve olaylar üzerinde durulmuş. Hem Goethe’nin hem de onun düşüncelerini oluşturmasına sebep olan, bu yolu açan kişilerin eserlerinden alıntıları bolca görüyoruz. Aynı zamanda Goethe’nin sanat ve şiir anlayışı da detaylıca inceleniyor. Özellikle ilk iki bölüm Goethe’nin nasıl Goethe olduğunu anlatan bölümlerdir. Kitap bu minvalde ilerliyor zaten. Her bölümdeki Goethe’yi okurken aslında onun geniş çevresini de okuyoruz. Eserleriyle ilgili de detaylı sayılabilecek incelemeler mevcut kitapta. Tabiî bu incelemeleri okurken Goethe’nin birçok şiirini veya başka pasajlarını da okumuş oluyoruz. Ayrıca kitap, resimli bir eser. Goethe ve etkiledikleri veya onunla ilintili olan birçok kişinin resmi, gravürü mevcut.

Kitabı anlatıp okuyucunun keyfini kaçırmaya gerek yok. Biraz daha genel bilgiler vermek gerekiyor. Çünkü okuyucu kitapta Goethe’yle ilgili özel bilgiler de bulacaktır (maden denetlemesi ve başına gelenler gibi). Ayrıca Giriş bölümünde yazar (yaklaşık 15 sayfa) derinlemesine bir Goethe portresi çizmiş aslında. Kitabın kalanı bu 15 sayfayı detaylandırmakla geçiyor diyebilirim.

Yağız Ay’ın iyi bir çevirisiyle okuyoruz Goethe’yi. Runik Kitap biyografilerine başlamak için ideal bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakınımızdaki az gelirli, yaşam mücadelesi veren, çoğunlukla kendi yalnızlığında yaşayan insanların ve eş dost arasında konuşulup anlatılan olayların tatlı ve acı yanlarını hikayeleştiriliyor. Kitabın içinde bizleri bir yandan güldürürken bir yandan da hüzünlendiren 12 öykü bulunuyor. Öyküde yer alan karakterler ise hepsi çok samimi. Dili çok akıcı ve sade. İyi bir hikâye anlatıcısı olan yazarımız neşeli anlatımına ironiyi ve hüznü katarak en sıradan görünen insanların anlattıkça sıradışılaşan yaşamlarını anlatıyor. Sade ve sohbet havasındaki anlatımı sayesinde merakla ve içindeki hikâyeleri yaşayarak okuyacağınız bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum.
Yanıtla
6
2
Destekliyorum  26
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kalemini çok seviyorum. Bu okuduğum üçüncü kitabıydı ve diğerleri okunmayı bekliyor.

Yine geçmiş ve gelecek arasında yoğun duygular yaşatan, hüzünlü bir okuma oldu. Konusundan kısacık bahsedecek olursam;

İlk kahramanımız Clara 1929'da statülerine uymayan Bruno ile beraber olduğu için öz babası tarafından akıl hastanesine yatırılır. Burada onu çok zor yıllar bekler.

İkinci kahramanımız İzzy(İsabelle) 1995 yılında koruyucu ailesiyle yaşamaktadır. müze kürütörü olan üveyannesi Page ve üveybabası Harry ile Willard akıl hastanesinde yaşayan hastalara yönelik bir araştırma yaparlar. Bir sandıkta İzzy'nin bulduğu günlük, günlüğün sahibi Clara'nın yazdıklarını okuyunca onda kendini bulur. İzzy öz annesinin akıl hastası olduğunu ve öz babasını öldürerek hapiste yattığını düşünmektedir. Yanıldığını geçte olsa öğrenir.

Muhteşem bir kitaptı gönülden tavsiyemdir.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta, büyük şehirde yaşayan birbirini tanımayan iki yabancının ortak takıntısı haline geliyor kaplumbağalar. Kitabın kahramanı bu iki yabancının biraz da muzipçe başlayan hikâyesi, orta yaş karamsarlığıyla beraber bu büyük metropolün içindeki yalnızlıkla artarak metnin bütününü daha da karamsar bir havaya sokuyor. Aynı şekilde, tıpkı bir Londra havası gibi; gri ve kasvetli.

Ama bu karamsar havayla tezat oluşturacak şekilde Amerikalı yazarın dili o kadar sade ve akıcı ki, umarım en kısa zamanda diğer kitapları da çevrilip yayımlanır ve en kısa zamanda okuyabilirim.

Uzun zamandan sonra tüm yazdıklarını okumak istediğim yine şahane bir yazarla tanıştığım için çok memnunum...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya kültür mirasının en önemli eserlerinden biri olan Mahabharata'yı güzel Türkçemize muazzam şekilde çeviren Ayasya'yı (kitap üzerindeki ismi) içtenlikle tebrik ediyorum. Anlaşıldığı kadarı ile bu destanı çevirmek için sadece sanskritçe bilmek yetmiyor, felsefe, teoloji ve birçok başka bilgilere de hakim olmak gerekiyor. Hatta okumak ve anlamak için de belirli bir alt yapıya sahip olmak gerekiyor. Hele ki, İngilizce deki berbat çevirisini de görünce, çevirmenimizle gurur duymamız gerekir diye düşünüyorum. Kitabın doğasına uygun olarak yapılan özgün kapak tasarımı da ayrıca takdire değer çünkü, sıradan bir seçim değil ve belli ki özgün bir anlamı var. Zaten Mahabharata'yı ve kapağı anlamak için epeyce bir alt yapıya sahip olmak gerektiği aşikardır.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ömer Hayyam'dan başlayıp Titanic'e kadar ulaşan etkileyici bir roman. Kitabın ilk yarısı Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah etrafında dönüyor. İkinci yarısında ise yüzyıllar sonra Ömer Hayyam'ın kayıp Rubaiyat'ının tekrar ortaya çıkışını ele alıyor.

İkinci kısıma başladığımda gerçek olaylar sanmıştım, bir bakıma olaylara gerçek diyebiliriz aslında. Ama ana karakter yazarın hayal ürünüymüş, böylece roman daha da sürükleyici hale geliyor. 1900'ler İran'ını muhteşem sergiliyor yazar. En son sayfada şok olduğumu da söylemeliyim. Hem tarihi hem sürükleyici roman okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  39
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu ramazanda okuyup bitirdiğim ilk din temalı kitap oldu. Sırada bu kitap serisinin birincisi var. Kitapta genel halkın hakkında yanlış bilgi sahibi olduğunu düşündüğüm pek çok dini mesele alanında uzman akademisyenler ve/veya düşünürler tarafından başta "akıl" sonrasında ise mevcut akademik literatür aracılığıyla aydınlatılmış. Kitapta açıklanan konuların çok büyük bir kısmı hakkında daha önceden bilgi sahibi olmuş olsam da, eserde yer alan birkaç makaleden ciddi anlamda istifade ettim. Diğer makaleler ise bilgilerimi tazelemiş oldu, iyi oldu. Özellikle bazı makaleleri takip edebilmek adına ciddi bir akademik birikim gerekse de, metinlerin büyük bir kısmı genel halka hitap ediyor. Özellikle geleneksel ve ezberci din algısıyla yetişmiş bulunan kişilerin dinimizi daha isabetli bir biçimde tanıyabilmeleri çerçevesinde bu kitaptan faydalanmalarını şiddetle öneriyorum.
Yanıtla
13
20
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nijeryalı yazar Chinua Achebe'nin 1960 yılında yazmış olduğu Artık Huzur Yok isimli romanı, Doğu Nijerya'daki Umuofia isimli bir İgbo köyünde doğan Obi Okonkwo'nun İngiltere'de aldığı üniversite eğitiminden sonra ülkesine dönmesini ve devlet memuru olarak işe başlamasından sonra başından geçen olayları anlatıyor.Obi Okonkwo her ne kadar karşısında rüşvetçi ve yozlaşmış bir yönetim bulsa da ideallerine bağlı bir genç olarak bütün rüşvetleri reddetmeye hazırdır. Ancak hesaplanamayan bazı olaylar, Obi Okonkwo için yeni bir hayatın başlangıcı olacak niteliktedir.
Yazar Chinua Achebe'nin İgbo kültürüne ait halk hikâyelerini ve özdeyişlerini sıkça kullandığı bu eser, biz okuyuculara farklı bir kültürle karşılaşmanın mutluluğunu yaşatıyor.Toplam 176 sayfadan oluşan roman, Batı ve geleneksel Afrika değerlerinin çatışmasını, sömürge dönemini, Hıristiyanlık etkisini ve İgbo kültürünü akıcı ve kurgusal bir dille okuyucunun önüne sunuyor.Er ya da geç bu kitabı kütüphanenizde misafir edin, derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir