Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etkisinden Çıkamayacağınız Bir Şaheser
Puslu Kıtalar Atlası 1995 yılından bu güne dek basım gören ve günümüze dek ihtişamını asla kaybetmeyen bir kitaptır. Postmodern edebiyatın ürünü olan eser, "üstkurmaca" denen bir teknikle yazılmıştır. Postmodernizm, 20.yy.'dan sonra etkili olan ve klasik edebiyatı reddeden bir akımdır. Giriş, gelişme ve sonuç üçlemesi ile yazılmaz. Karmaşık bir anlatım tarzını esas alır ve üstkurmaca denen, roman dünyası ile gerçek dünya arasına bir katman ekleyen kurgu ile yazılır.

Puslu Kıtalar Atlası da kurgu ve gerçeklik ayrımını sorgulayan bir yapıda, birbirine geçen hikayeler şeklinde yazılmış. Yani bir nevi hikaye içinde hikaye okuma esasına dayalı anlatısı var. Bu, "Uzun İhsan Efendi" üzerinden servis ediliyor. Uzun İhsan Efendi roman boyunca sürekli düşler kurar. Dayısı Arap İhsan'ın savaştan dönerken yanında getirdiği ve Kubelik'e çevirttiği "Zagon Üzerine Öttürme" adlı kitabı okur ve düşlerinde bir dünya atlası oluşturur. Ve bu andan sonra da neyin gerçek ve neyin düş olduğu sorgusu başlar.

Uzun İhsan Efendi, oluşturduğu atlası oğlu Bünyamin'e verir. Bu kitabın ona yol gösterici olacağını ifade eder. Bu kitabın ismi "Puslu Kıtalar Atlası"dır. Ve Bünyamin'in macerası da bu kitapla birlikte başlar. Aslında Bünyamin, kendi hayatını anlatan bir kitabı teslim almıştır babasından. Ve çaresiz kaldığı durumlarda kitabın bir sayfasını açar ve gördüğü bir cümle ile kendine bir yol çizer.

Kitabın dili biraz eski Türkçe ağırlıklı. Bazı kelimelerin anlamlarını öğrenerek okumak, kişinin kelime dağarcığını geliştiriyor. Bolca karakteri olan eser, karakterlerinin hikayesini yarıda bırakmıyor ve daima bir noktaya getiriyor. Hikayelerde geçen yeniçeriler, efendiler, dilenciler, kethüdalar, alimler, bilginler, lağımcılar, evliyalar, enbiyalar dönemin ruhunu çok iyi yansıtıyor. Olayların geçtiği İstanbul, dönemin adıyla Konstantiniyye her açısıyla fevkalade güzel işlenmiş. Galata Kulesi, Saray avluları, Ermeni ve Rum semtleri, eskiye dair güzel olan ne varsa bu kitabın içinde.

Kitap 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nü aldı. Ve 95 yılından beri de baskı görmeye devam ediyor. Yazarın kurgusu, zekası ve anlatımı harika...

Sevgili İhsan Oktay Anar iyi ki bu kitabı yazmış. Kendisine sonsuz teşekkürler...
Yanıtla
83
8
Destekliyorum  70
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şüpheler sorulara götürür diyor yazar. Heda'nın yolculuğu başlıyor. Yılarca yok sayılmış kadının Amara'ya ve İştar' a doğru olan yolculuğunda yazar tanrıçalarla bizi buluşturuyor. Heda kendinden yola çıkarak özgürlük ateşlerini yakanlarla buluşuyor. Hem sürükleyici hem de sorgulayıcı olan roman kişinin kendindeki uyanışın da sebebi oluyor. Böyle karakter içimizde uyuyan karakterler. Yazarın dili bu uyku halini bertaraf ediyor. ' Bedel ödeme telaşlarımı bir daha hiç yaşamamak umuduyla gömmek istiyorum. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendisi ince, ancak içerik olarak oldukça kalın bir kitap. Jean Gion'un dünya çapında ses getirmiş kitabı. Yaşamının son otuz yılını, yüzlerce hektarlık çorak bir alanı tek başına yeniden ağaçlandırmaya adayan, Eşini ve çocuğunu kaybetmiş Elzéard Bouffier'in hikayesi.

İnsan oğlunun yıkıcılığına inat hayatı ve insanı yeniden gerçekleştiren olağanüstü bir karakterlerin öyküsü.

Kitabın bir amacı var; ağaç dikmesini sevdirmek. Bir çok ülkede çeşitli dillere çevrilerek baskı yapan ve yazarına para kazandırmayan bu kitap, çok sayıda okuyucuya ulaşarak sanırım amacına ulaşmıştır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Haçlı Tarihinin En Önemli Kaynağı
Ergin Ayan tarafından yayına hazırlanan “Anonim Haçlı Tarihi” Türk-İslam tarihi ve Haçlı-Avrupa dünyasını anlamak için en nitelikli tarihi kaynakların başında gelmektedir.

Batı literatüründe “Gesta Francorum” adıyla bir üne sahip olan bu tarihi kaynak, yazarı meçhul olsa da Haçlı tarihine dair yapılan akademik çalışmalarda ilk başvuru kaynaklarından ve referans eserlerinden biri olarak haklı bir üne sahiptir. Hacim olarak küçük çaplı bir eser olmasına rağmen içerdiği zengin tarihi anekdotlar ve kusursuz anlatımı ile dönemi okuyucuya en iyi şekilde yansıtmaktadır.

Günümüzde gerek Türkiye’de, gerekse de dünya genelinde Haçlılara dair yapılan akademik çalışmalarda sıklıkla atıf alan bu eser, Selenge Yayınları’nın kalitesi ile Türkçede akademisyenlere, araştırmacılara ve meraklı tarih okuyuculara fayda sağlamaktadır.

İçeriğinde sürece ilişkin siyasi, sosyal, ekonomik ve dini çok yönlü bir kurgu sunmaktadır. Haçlı Seferlerini çok yönlü bir şekilde anlamak için herkesin okuması gerekmektedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
muhteşem bir kitap ! daha önce yazarın iffet adlı eserini de okudum o biraz daha kısa bir romandı bu roman daha uzun ve daha müthiş tasvirlere yer veriyor. dönemin insanını yani Bizim insanımızı anlatan bu kitap bence şuan bile sosyologların veya bu ülkenin insanını anlamak, çözmek isteyenlerin okuması gereken bir kitap. 1880 - 1930 yılları arasında yazılan her türlü kitap, belge ne bulursanız okuyun özellikle Türk edebiyatının ilk meyveleri ilk diye küçümsenmeyecek kadar bilgi yüklü gibi geliyor bana. bu kitap da onlardan biri.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ritueller, toplumlar tarafından uzun yıllar ve tekrarlamalar sonucunda oluşan; içerisinde tecrübe ve bilgelik taşıyan kültürel miraslardır. Kişiyi varoluş kaygısından koruyan, yaşamı pratik ve güvenli hale getiren eylemsel olgulardır. Her rituel için bunu söylemek elbette mümkün değil fakat yinelenecek eylemleri ortadan kaldırırken yenilenecek değerlere ihtiyaç duyuyoruz. Ürettiğimiz değerlere iyi bakmamız gerekli -tabi eğer üretebiliyorsak-. Chul Han'a gelecek olursam her zamanki gibi müthiş derecede rahatsız edici. Bu huysuz adamın çağa karşı olan muhafazakar yönü insani yere bastıran, kökleri ile temas kurduran müthiş bir cazibeye sahip. Onun hatırlatıcılığına ve işaretlerine teşekkür borcumuz var.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Christopher l. Beckwith- Tibet İmparatorluğu Tarihi
Kıymetli okurlara kitap hakkındaki değerlendirmeyi sunmadan önce, kitabın yazarını tanıtmayı her zaman öncelikli olarak faydalı buluyorum. Christopher l. Beckwith, 1945 yılında ABD’de doğdu. Yale Üniversitesi’nde Lisans eğitimini aldıktan sonra, Harvard Üniversitesi’nde doktora eğitimini tamamlamıştır. Beckwith, özellikle Orta Asya ve Tibet tarihi, dilleri ve kültürleri üzerine yoğunlaşan çalışmalar sürdürmüş, ayrıca, Avrasya stepleri üzerine çalışan önemli bir isimdir. Beckwith, Columbia Üniversitesi’nde Doğu Asya Dilleri ve Kültürleri alanında kıymetli bir Profesördür. Malum, Avrasya üzerine yapılan çalışmaların bolluğunun yanında, ucu Tibet’e dayanan çalışmalar oldukça azdır. Hatta bu kitap da -Türkçe literatür beni yanıltmıyorsa- şu ana kadar Tibet İmparatorluğu hakkında iki kapak arasına giren çalışma da denilebilir. Araştırmadan elde ettiğim bulgular üzerine, konuya ayrıca ilgi duyanlar için 2021 yılında Türk-Tibet İlişkileri kapsamında biri İngilizce ikisi Türkçe dilinde olmak üzere üç yüksek lisans tezinin de literatürde mevcut olduğu görülmektedir. Kitaba dönülecek olursa, giriş olarak imparatorluk öncesi Tibet ve Orta Asya’ya bir bakış tasarlanması şık bir metot olarak göze çarpıyor. Burada da ağırlıklı olarak bölgenin dil gibi kültürel yatkınlık unsurlarına yer veriyor. Böylelikle Tibet İmparatorluğu’nun Orta Asya’da nasıl bir güç haline geldiğini ve bu imparatorluğun yükselişinin nedenlerini inceliyor.

Kitabın ilk bölümünde Orta Asya’ya giriş yaparken, burada Tibet İmparatorluğu’nun kuruluş emareleri hakkındaki soruların cevabını arıyor. Bunu yaparken de kaynaklar üzerinden Tibet tarihine ışık tutan kişiler üzerinden bir değerlendirme yapıyor. Kitapta, Tibet İmparatorluğu’nun kuruluşu, siyasi, sosyal ve kültürel yapısı, ekonomisi, askeri gücü, dini hayatı, sanatı ve edebiyatı gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Ayrıca Tibet’in diğer devletlerle, özellikle de Tang Hanedanı ile olan ilişkilerini uzun uzadıya tartışıyor. Burada Tibet tarihinin dış dünya ile ilişkilerinin ilk defa 600’lü yıllarda Çin’e gönderilen elçilikler ile gerçekleştiğine işaret edilmektedir (s. 33). Sözü geçen elçiliklerin gidip gelmesi konusu, taraflar arasında yaşanan bir savaş neticesinde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu da Tibet tarihinin siyasi arenadaki varlığının en erken adımı olarak görülebilir. Ayrıca, Tibet İmparatorluğu’nun yükselişindeki rolüne ilişkin tartışmalar da kitap içerisinde ele alıyor. Beckwith, Tibet İmparatorluğu’nun yükselişinin başlangıcı olarak, özellikle de Tang Hanedanı’nın gücünün zayıflaması ve Orta Asya’daki diğer devletlerin mücadelesi gibi unsurların etkili bir şekilde olanak sunduğunu sistematik bir şekilde aktarıyor. Mesela 715 yılından itibaren bölgenin adeta bir dönüm noktasına girdiğini; batıda Araplar, doğuda Çinliler ve güneyde Tibetlilerin erken dönem Orta Çağ Asya’sının en büyük üç yayılmacı devleti oldukları ifadesiyle döneme geniş perspektifli bir çerçeve çiziyor (s. 94).

Anlaşıldığı üzere, Tibet İmparatorluğu’nun yönetimi de karmaşık bir feodal sisteme dayanıyordu. İmparator, prenslerin desteğiyle kendi yönetimini sürdürürken, destek veren prensler de kendi yerleşimlerini ayrı bir yönetim birimi olarak göstererek varlıklarını sürdürüyorlardı. Bu nedenle, imparatorluk idari açıdan zaman zaman zayıf bir duruma düşebiliyordu. Tibet İmparatorluğu, IX. yüzyılda Çin Tang Hanedanı’nın desteğiyle güçlendi ve birçok alanda gelişim gösterdiği bir sürece girdi. Özellikle de Tibet Budizmi’nin artmasıyla, kültür ve sanat alanında da büyük bir etki yarattığı görülür. Bu değişim sürecini de erken dönem Orta Avrasya’yı süreç bakımından benzerliği nedeniyle Orta Çağ batısı ile karşılaştırarak değerlendirdiği görülür.

Tibet İmparatorluğu’nun sonu ise, hızlı bir yükselişin ardından IX. yüzyıl sonlarına doğru gerçekleştiği görülür. Tibet İmparatorluğu’nun zayıflaması, bölgede yeniden güçlü bir hanedanın ortaya çıkmasını engelledi ve daha sonraki dönemlerde Tibet, farklı kültürlerin etkisi altında eriyerek son buldu. Genel olarak, Beckwith’in kitabı, Tibet İmparatorluğu’nun Orta Asya’daki tarihsel önemini anlamak için önemli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Ancak, bazı eleştirmenler kitabın Tibet tarihindeki bazı konuları ele almakta yetersiz kaldığını iddia etmektedirler. Bu iddiaların tesiri altında kalmamak adına, bu dönem üzerine yapılan çalışmalarla birlikte kullanılarak, Tibet tarihi hakkında daha kesin bir veriye ulaşmak mümkün olabilir. Yine de “Tibet tarihi” dediğimizde, sadece Tibet’in tarihi değil, aynı zamanda bölgedeki diğer güçler ve onlarla kurulan temaslar da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, Christopher l. Beckwith’in “Tibet İmparatorluğu Tarihi” kitabından Tibet tarihinin yanında Tibet’in konumu ve ilişkileri nedeniyle Göktürkler, Karluklar ve Türgişler gibi Türk halklarına da rastlamak mümkündür. Bu da kitap okuyucusuna, Tibet tarihini öğrenirken Türk tarihini de yeniden hatırlatıyor ve aynı zamanda Tibetliler gözünden Avrasya’da önemli bir boşluğu doldururken, Tibet tarihi adına yapılacak yeni araştırmalara kapı aralıyor. Bu kitabı inceleme vesilesiyle, çeviriyi üstlenen Ali Fahri Doğan’a teşekkürlerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Selenge Yayınları’na. Böyle kıymetli çalışmaların artması temennisiyle…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oblomov sendromunun anatomisi olarak adlandırılsa sırıtmayacak olan kitapta faydacı eylem ve sürekli gelişim insanı olabilmenin zeminini inşa etmede ihtiyaç duyulacak psikolojik güdüler ve çevresel unsurların yardımını temin etmede başvurulacak temel prensipleri örnekleriyle detaylı olarak açıklamaktadır. İnsanın nefsine hakim olarak özgürleşmesi yolunda duyacağı motivasyon ve şevk enerjisini nasıl elde edip devam ettireceği ve böylelikle kalıcı ve yararlı alışkanlığa dönüştürüp nasıl kendi kendini disipline edeceğinin zaman üstü ve baş ucu el kitabıdır. Çok şey yapmak isteyip de bir türlü işe koyulamayan, sürekli erteleyip tembelliğini ürettiği bahanelerle mazur gösterme hatasına düşen, çalışma azmi hevesinin maymun iştahlılığı ile malul olmuş ve iradesini olumlu yönde harekete geçirmesi derbeder ve sefih mikrobun enfeksiyonuna maruz kalmışlara tavsiye edilir.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Coco Chanel'i yakından tanımak isteyenlere...
Gabrielle “Coco” Chanel’in sansasyonel yaşamının ve mirasının perde arkasına bir yolculuğa çıkmak isteyenler bu kitabı mutlaka edinmeli. Coco Chanel’in gerek özel yaşantısına dair detaylar gerekse moda endüstrisine kazandırdığı yenilikler bu kitapta akıcı bir şekilde aktarılıyor.

Şapkacılık ile başladığı kariyerinin giysilerle şekillenmesi bile başlı başına bir başarı hikayesiyken o her daim büyümeyi hedefliyor ve bu çabasını kitap süresince her fırsatta görüyoruz. Ayrıca kült koku Chanel No:5’in tarihçesi ve hatta şişe tasarımının yıllar içindeki değişimi en ilgi çekici detaylardan biri.

Okur, dönemin Fransa’sına ve savaşın moda ve sanat üzerindeki izlerine dair çarpıcı bilgilere erişiyor. Tüm bunların yanı sıra Coco’nun kişiliğine, ilişkilerine dair de bilinmeyenleri öğreniyor. Linda Simon’un kaleme aldığı Coco Chanel, içerisinde yer alan fotoğraflarla, güncel ve kapsamlı bir biyografi olarak tanımlanmayı hak ediyor. Akıcı ve özenli çevirisi de okurun ilgisini zinde tutan ayrıntılardan biri.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki çocuklu bir anne olarak bugüne kadar denk geldiğim oyun kitapları içerisinde en samimisi. Yazar üç çocuklu bir anne aynı zamanda çocuk gelişimci olunca, birikim de o denli fazla oluyor. Bunu cömertçe biz ebeveynlerle paylaşmış olması çok kıymetli. Çocuklarım ve ben evde kolay ve uygulanabilir etkinliklere, deneylere, bilmece ve beyin yakan sorulara, tekerlemelere kısacası tüm oyunlara ve fikirlere bayıldık. Yeni yeni şeyler öğrendik, çokça şaşırdık. 0-12 yaş çocuğu olan her ebeveynin elinin altında olması gereken bir acil durum kiti gibi bu kitap. Okuyanı bol olsun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  3
Bildir