Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küçük bir sahil kasabası olan Story Cove sosyo-kültürel seviyesi yüksek insanların yaşadığı bir yerdir. Sahilde bir ceset bulunmasıyla bu küçük topluluk derinden sarsılır. Olayları herkes kendi bakış açısından anlatıyor. Bir Rue'nin anlattıklarıyla savruluyorsunuz bir Lilly'nin anlattıkları ile ..Acaba katil kim derken de kitap bitti .Sonra uzun uzun düşündüm ben ne okudum böyle diye. Sevdiğimiz, korumaya çalıştığımız, canımızı tereddütsüz vereceğimiz çocuklarımız .Aklımıza hiç gelmeyecek gerçek bir olay üzerine yazılmış sarsıcı bir kitap. Anlatımı sade kolay okunan merak ve gizemi hiç eksilmeyen çok keyifli bir kitap. Konusu da çarpıcı ben çok beğendim tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı Türkler konusunda özellikle Avrupalıların düşündüklerini anlayabilmek için aldım. Baskı kalitesi ve anlatımı çok güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Avrupa'da eski dönemlerde Türkler hakkında yayınlanan resimli afişlere bol bol yer verilmiş. Okurken ve incelerken hiç sıkılmıyorsunuz. Hatta bir iki okumayla tamamen bitirmeniz olası. Kitap, Türkiyeli bir Yahudi tarafından yazılmış bir araştırma kitabı. Ancak tüm kimliklerden soyutlanmış bir biçimde okumak için aldığımı zaten belirtmiştim. Osmanlı döneminde Avrupa'da yayınlanan eserlerde Türkler hakkında kullanılan ifadelerin (Korkunç Türk-Terrible Turk) sık geçtiğini, bilinçaltlarında Türkler hakkında yer alan bu düşüncenin hiç değişmediğini de anlıyorsunuz okurken. Enteresan bir kitap. Kütüphanenizde bulundurmak isteyebilirsiniz. En azından farklı taraflardan bakmayı seviyorsanız. Dört yıldızı hak eden bir araştırma kitabı olması ve çok detaylı olmaması nedeniyle beş yıldızı hak etmediğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, Britanya'nın Doğu Hindistan Şirketi vasıtasıyla Hindistan'ı iki asır boyunca sistematik olarak sömürmesini ve fakirleştirmesini anlatıyor. Hindistanlı bir siyasetçi olan yazarın mağdur millete mensubiyeti anlatımını duygusallaştırmış ve yer yer abartıya varan ifadeler kullandırmış. İngiltere'nin Hindistan'da yaptıklarının tarihte eşi görülmemiş düzeyde bir vahşet olduğunu ısrarla savunan yazarın 21. yüzyılın en azılı vahşileri hakkındaki düşüncelerini merak etmeden duramadım. Özellikle 1948'den bu yana Filistin'i her açıdan kuşatan, eşi görülmemiş vahşetleri sistematik ve aralıksız bir şekilde işleyen ve bundan hiç yüzü kızarmayan İsrail'e gösterdiği desteği oldukça tutarsız buldum. Buna rağmen İngiliz sömürgeciliğinin Hindistan tecrübesine dair fikir edinmek isteyen herkese tavsiye ediyorum. Okunması rahat ve bilgi dolu bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öyle içten, öyle sahici bir anlatımı var ki… Sayfalar ilerledikçe Agop’un hikâyesi benim de hikâyem oldu.
Margosyan’ın dili her zamanki gibi sade ama derin. Gösterişsiz cümlelerle koca bir kültürü, bir dönemi, bir azınlık olmanın yükünü ve güzelliğini anlatıyor. Tokat’ın sokakları, insanları, gündelik hayatın küçük ayrıntıları öyle canlı ki gözümde tek tek canlandı. Okurken hem gülümsedim hem içim burkuldu. Çünkü anlatılanlar sadece bireysel bir hatıra değil; aynı zamanda bu toprakların çok kültürlü geçmişine tutulmuş bir ayna.
En çok da yazarın mizahla hüznü aynı potada eritmesine hayran kaldım. Acıyı ajite etmeden, mağduriyet edebiyatına kaçmadan ama gerçeği de yumuşatmadan anlatabilmek büyük ustalık.
İnsan nerede doğarsa doğsun, hangi kimliğe sahip olursa olsun, çocukluk aynı saflıkta; özlem aynı derinlikte. “Memleket” dediğimiz şey sadece bir şehir değil, hatıralarımızın toplamı.
Benim için çok kıymetli, çok dokunaklı bir okuma oldu.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Enteresan bir kitap okudum. Hikâye boyunca bilinçli olarak okuru içeri almayan, mesafeyi koruyan soğuk bir anlatımı var. Çok sevildiğini biliyorum ama bu tarz beni biraz rahatsız etti. Tam “sevmedim mi?” diye düşünürken aslında yazarın yapmak istediğinin bende işe yaradığını fark ettim. İki kardeşin savaşın gölgesinde yaşadıkları öyle sert ki, hayatta kalmak için etraflarına bir duvar örüyorlar ve biz de okur olarak o duvarın dışında kalıyoruz. Onlara sarılmak istiyoruz ama Kristof buna izin vermiyor. Duygudan arınmış, neredeyse klinik bir anlatımla savaşın bütün korkunç yüzünü görüyoruz; bu hem rahatsız ediyor hem de etkiliyor. Üçüncü bölümde ise tüm gerçeklik kayıyor, bildiğimizi sandığımız her şey parçalanıyor ama o mesafeli anlatım hiç değişmiyor. Kitabı sevdim mi hâlâ emin değilim, ama bıraktığı soğuk iz hâlâ duruyor. Düşünüyorum da belki de edebiyat bazen tam da budur: hissetmediğini sanırken içinizde bir şeyler çoktan değişmiştir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatımın önemli kırılma noktalarında karşıma çıkmış bir eser (son kırılma noktası ile birlikte beynimin tüm benzer olayları toplayıp önüme dökmesi ile bu durumu idrak ettim) neden okudum? kişisel gelişmeye ihtiyacım olduğu için değil hayatı anlama yolculuğunda, anladıklarını kolaylaştırıp (damıtıp) anlatabilen kişiler topluluklar benim nezdimde kulak verilmesi gereken öğreticilerdir. yaşam yolculuğumu okumamda, akışkan bir yaşayış benimseyebilmemde fayda sağlayacağına beynim beni ikna etti ve bende edindiğim gibi okumaya başladım. okuduğum her bölümün üstüne bir hafta verdim kendime ve o ilkeyi hayatıma farkındalıkla yedirme alıştırmaları yaptım. iyi ki kesişti yollarım. Okumak isteyenlere iç huzuru ile öneriyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kemal Tahir çok özel ve benzersiz bir kuşağın yazarı. Bir imparatorlukta doğup onun çöküşünü ve yeni bir devletin, bir cumhuriyetin kuruluşunu görmüş bir kişi.Eser okullarda ve/veya tarih programlarında pek de anlatılmayan bir olayı; İzmir suikastini merkezine alarak genişliyor.Kitabı okurken bu yıllara ilişkin ne kadar az şeyi bildiğimi de fark ettim. Kendine has karekterleri, kendine has bir jargonla konuşturan yazar, değişen ve dönüşen yeni siyasi ortamda memleketi sırt sırta vererek kurtarmış eski asker yeni siyasetçi kimselerin aralarındaki ayrışmayı roman kurgusu içerisinde panoramik bir açıyla aktarıyor bizlere. Romanın başkahramanları ,kitabın sonlarına doğru yerlerini başka bir kişiye bırakıyor gibi.Bu bana biraz tuhaf geldi.Alışkın olduğumuz roman akışına biraz ters gibi.Okuyucunun odağı bir anda bu yeni karaktere yöneliyor. “ Kendi korunaklı fanusunda yaşarken tarafsız kalınabilinir mi? “ sorusu kitabın ortasına yerleşiyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asimov'un eserlerine geçmiş zamanların ilkel düşüncesiyle yazılmış gözüyle bakıp muazzam bir önyargı geliştirdiğimi itiraf etmeliyim. ismini her duyduğumda zihnimde jules verne imgesi beliriyordu. oysa ne kadar yanılmışım. Yazar biraz da takıntılı şekilde gelecek, robot ve mekaniğin halk tarafından az bilinen işleyişi etrafında dolanıyor devamlı. Bu roman da kurgusal robotik geleceğin aynı isimlerle farklı olayları anlattığı sürükleyici bir metin olmuş. çoook geç farkettiğim bu yazarın ruhuna dokunacak kadar eserlerini tüketmeyi umuyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın asıl adı “Once Upon A Tome”. Tome kelimesi “kalın kitap” anlamına geliyormuş, bilmiyordum. Tatlı bir kelime oyunu ama tabii dilimizde bunu karşılamak zor. Adındaki sevimlilikten de anlaşılacağı gibi kitaplar ve kitapçılar hakkında hoş bir anı-roman. Temposu düşük olduğu için yavaş okudum. Sahaflığın dingin, asgari maceralı doğasına uygun. Her işte olduğu üzere aşık olunan meşageleden ziyade insan denen muammaya dair ve dahi bir mesaj. Kitapçılar, sahaflar kendini bulabilir, kitapkurtları sevebilir, alıngan okurlar alınabilir. Eserin, nedense son zamanlarda moda olan “kitapçı romanı” romantizmiyle ilgisi olmadığını da belirtmek isterim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortaokul çağındaki çocuklara/ilk gençlere hitap eden, eğlenceli bir dil macerası kurguluyor. Sıkıcı görünen bir Türkçe ödevi üzerinden üç farklı karakterin (Ece, Ozan, Mete) bir araya gelip “sözcüklerin kökenlerini, hikayelerini, etimolojisini” kamera arkasına alıp film haline getirmeleri üzerinden ilerliyor. Yani klasik “kelime ezberletme” yerine, kelimeleri hikâyeleştirerek, merak uyandırarak öğretmeyi amaçlıyor.

Genel olarak Türkçe öğretmenlerinin ve velilerin çok sevdiği türden bir kitap olmuş. Dil eğitimini eğlenceyle harmanlamak isteyenler için harika bir örnek. Eğer 9–14 yaş arası bir çocuğa (veya kendinize) “Türkçe’yi sevdirmek” istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir