Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalemine aşık olduğum yazarın 3. kitabını da bitirdim. Öncelikle yazar tasvir konusunda çok başarılı. Adayı öyle bir anlatmış ki sanki gitsem kaybolmadan her yerini bulurum. Adanın atmosferini öyle bir vermiş ki resmen adanın havasını soluyorsunuz. Başlayınca bırakmanın mümkün olmadığı kitaplardan. Konusu ise diğer iki kitabında olduğu gibi evlilik, sadakat ve en önemli soru üzerine kurulu. Eşimizi ne kadar tanıyoruz. Uzun süre evli olmak, iyi günde kötü günde birlikte olmak eşlerimizi tanımak için yeterli mi? Yazar Grady Green eşinin kaybolmasından sonra tekrar yazabilmek için İskoç adasına gider ama her yerde eşini görmektedir. Gerçekte ne olmuştur eşinin başına ne gelmiştir. Merakla ve heyecanla kendini okutan muhteşem bir kitap.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yurtsuzlukta Türk kalmanın bedeli...Emine Işınsu’nun kalemini ilk kez Azap Toprakları ile tanıdım…
Ve açıkçası bu kadar geç kaldığım için biraz üzgünüm.
Bu kitapta Batı Trakya’daki Türklerin yaşadığı acıyı, yalnızlığı ve yurtsuzluğu sayfalarda değil, resmen insanın kalbinde hissediyorsunuz. Okurken sadece bir hikâye okumuyorsunuz; Türk olmanın gururunu, ama aynı zamanda Türklüğe sahip çıkmanın ne kadar zor ve bedel isteyen bir şey olduğunu da iliklerinize kadar yaşıyorsunuz.
Zor zamanların, sürgünün ve yurtsuzluğun bu kadar sahici anlatıldığı bir kitabın herkes tarafından okunması gerektiğini düşünüyorum.
Hatta “herkes okumasın” değil; herkes mutlaka okusun dediğim kitaplardan oldu.
Benim için Azap Toprakları, hem çok can yakan hem de insanın içini dimdik tutan bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sınır konusu okulöncesi kademe psikolojik danışman olarak en çok çalıştığım konu diyebilirim. Çocukların sınıra ihtiyacı var, aile sınırları sert, katı tutum ile karıştırabiliyor. Bu kitapta kendi yaşantınızda her an karşılaşabileceğiniz bir diyalog kitapta örnek olarak yer alması muhtemel. Bu yüzden kitaptaki uygulamaları kendi hayatımıza uyarlamak kolaylaşmış. Kitapta akademik bilgiler anlaşılır bir dille anlatılmış, bilimsel temelli bir çocuk gelişim kitabı okumaktan ziyade samimi bir çocuk gelişim alanı uzmanıyla sohbet eder gibisiniz kitap boyunca. Sınır, sınır koyma, koyulan sınırı sürdürebilme gibi alanlarda işlevsel ve hap bilgiler sunuyor diyebilirim. Gönül rahatlığıyla önerilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanpınar’a Huzur Yok, Murat Menteş’in edebiyat belleğini kendi kaotik ve ironik evrenine davet ettiği, yüksek tempolu bir polisiye. Melankoliyle özdeşleşen Tanpınar, bu romanda ağırbaşlı bir profesörden baş şüpheliye dönüşüyor. Koleksiyoner Bahtiyar Kont’la başlayan dostluğu; cinayet ve kovalamacaya evrilirken, Soğuk Savaş atmosferi ve ruh çağırma seanslarıyla romanın temposu hiç düşmüyor.

​Menteş, Tanpınar’ı bir vitrin figürü yapmadan aksiyonun tam merkezine yerleştirmiş. Biz, Murat Menteş okurlarının aşina olduğu çevik, oyunbaz dil yine başrolde. Tarihsel arka plan absürtlükle, gerilim ise mizahla ustaca dengeleniyor.

​Bu eser akademik bir anlatı ya da nostaljik bir saygı duruşu değil; Tanpınar’ı simge olmaktan çıkarıp canlı bir kurmaca figüre dönüştüren sürükleyici bir macera.

​Yazarın başta uyardığı gibi: "Bu romanda anlatılanlar gerçek olabilirdi. Hepimizi Allah korudu."

Yine de böylesi bir macerada Tanpınar’a eşlik etmek çok keyifliydi.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır üzerine düşündüğüm fikrin vücut bulmuş hali gibiydi kitap; Biri, Hiçbiri, Binlercesi… Kimlik arayışının, varoluş krizinin böylesine mükemmel anlatıldığı felsefi roman tadında hiç kitap okumamıştım daha önce. Belki Kafka, belki Dostoyevski örneği verilebilir ancak bu bambaşka bir eser. Ana karakterin karısından duyduğu burnunun yamukluğu yorumu ile başlayan serüven aslında kimliklerin çokluğu, rollerin çeşitliliği ve kişilerin başkalarının gözünde nasıl göründüğü ile oluşan değişkenlik fikirlerinin çatışması ve tüm bunların reddiyle “deliliğe“ uzanır. Kişinin kendini sandığı şey “biri”, başkalarının zihninde oluşan imgeleri “binlercesi”, bu imgelerin silinmesi ile oluşan boşluk “hiçbiri”… İnsan tek, biricik, sabit bir karakter değil her bakışta farklı algılanan ve her an değişen bir varlıktır fikri tüm kitaba yayılmış. Ana karakterin başkalarının gözünde deliliğe giden yolculuğu esasen tam bir özgürlük.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen insan sevdiği yiyeceği sona bırakır da daha az sevdiklerini önden bitirir ya benim için bu kitap da öyle bir sıralamadaydı. Kitap çoğunlukla monolog şeklinde ilerliyor. Başkarakter generalin çocukluk arkadaşıyla 41 yıl sonra buluşmasının ardından geçmişe gidip içsel yolculuğuna okuru da davet ediyor. Kitap geçmişte kalan üç karakter etrafında dönüyor; 24 yıllık iki arkadaş ve tam ortalarında kalan bir kadın. Dolu dolu psikolojik öğeleri barındırmasına rağmen, derin bir içsel çatışma kitaba hakim olmasına rağmen, çokça metafor kullanılıp art arda edebi cümleler yığıntısına rağmen okuması bir hayli kolay ve akıcı bir kitap. Bana bir roman öner derseniz sanıyorum ki ilk beşime girecektir. Tema genel olarak aşk, sadakat, hesaplaşma etrafında dönüyor gibi görünse de yarıdan sonra yazarın tam olarak ne yapmak istediğini anlıyorsunuz. 41 yıl sonra arkadaşıyla buluşup ona sormak istediği iki soruyu asla tahmin edemeyeceksiniz! Edebi bir ters köşe ve muhteşem bir içsel yolculuk, serüven.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  16
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kafası karışık yetişkinler için harika bir ilk gençlik romanı. Geçmiş ve gelecek arasında sıkışmış Nawoo'nun pişmanlıkları, geri dönüşleri ve yetişkinliğin aslında ne olduğu üzerine harika bir roman. Yas süreci, aslında karmaşık olmayan ama ağırlığıyla bizi olduğumuz kişiye dönüştüren insan ilişkilerini derin ve gerçekten doğru metaforlarla anlatmış yazar. Açık konuşmam gerekirse ilk 80 sayfa epey sıkıldım, ana karakter isimler konusunda ufak çaplı bir karmaşa yaşadım. Ama sabrettiğimde çok anlamlı, derli toplu bir romana dönüştü. Sonuç itibariyle iyileştirici etkisi gerçekten yüksek kitaplardan diyebilirim. Bitirilmemiş işleri bitirme, kaybettiklerimizle vedalaşma üzerine tam bir 30 yaş üstü kitabı.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kemal Tahir edebiyatımızın en cesur yazarlarından birisi hiç şüphesiz. Eleştirel düşünmekten asla kaçınmamış, bir teorisyen edasıyla fikirlerini romanlarında işlemiş ve herhangi bir cenaha da asla yaranmaya çalışmamıştır. Bu açıdan Kurt Kanunu, yazarın belki de en cesur ve tartışmalı eserlerinden birisi. Çoğu kimsenin üzerinde konuşmaya hâlâ da çekindiği Atatürk'e suikast girişimini cesurca ele alan bu eser için karşılaştırmalı, yan metinlerle zenginleştirilmiş bu özel baskı hazırlanmış. Kaliteli ve başarılı bulduğumu belirtmek isterim. Kemal Tahir'in hatırasına yaraşır bir çalışma olmuş bu baskı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı din ve kültürlerde görülen bir olayın ayrı bir cezbediciliği söz konusudur. Birbirinden uzak coğrafyalardaki insan topluluklarını bir paydada birleştirmenin güçlüğü düşünüldüğünde ortaklıkların daha manidar olduğu gerçektir.Tufan Olayı da insanlık üzerindeki bir cezanın hikayesidir.Ama günümüze kadar-her sözlü kültür ürününde olduğu gibi-mezkur anlatının da değişim yaşayacağı açıktır.Bu yüzden ortak kodlar üzerinden yeni ve rasyonel bir tarihi bilginin oluşturulması elzemdir.Engin Eroğlu tarihi kayıtları komparatif bir şekilde yansıtarak gerçeklere ulaşmanın yolunu açar. Evet,yüksek olasılıkla Tufan Olayı gerçekleşti ama neden,nasıl,ne şekilde meydana geldi sonuç olarak nasıl bir tablo oluştu gibi soruların yanıtlarının da bulunması gerekir.Mitlerin gerçeklerle kesiştiği noktaların sadece Tufan Olayı’nda değil,başka mevzularda da ortaya çıkarılması gerekir.Böylelikle hem mitolojinin hem de tarih disiplinin itibarı artar.Bilimsel değeri olan kıymetli bir çalışmadır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap; kağıt-kalem kullanımından zaman yönetimine, doğru kaynak seçmekten verimli okumaya kadar öğrenme sürecini sistematik bir şekilde ele alıyor. Sadece “bilgi edinmek” değil, bilgiyi nasıl edinmemiz gerektiği üzerine düşündürüyor.

Özellikle şu tespitler dikkat çekiciydi:

“Diploma size X mesleğini yapmanız yasak değildir belgesi vermeye odaklanır.”

“Boş vakitlerinizde ne yaparsınız? – Kitap okurum.”
Bu diyalog çoğu zaman “Ben de cahil değilim.” deme çabasına dönüşür.
Kitap okumak bir boş vakit faaliyeti değildir.

Kitap, öğrenmeyi romantize etmiyor; disiplin, yöntem ve bilinç gerektiren bir süreç olarak ele alıyor.
Kendi öğrenme alışkanlıklarımızı sorgulamak için iyi bir başlangıç.

Öğrenmek isteyenler için değil, öğrenme biçimini dönüştürmek isteyenler için.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  37
Bildir