Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslında hepimizin hayatı bir masaldır. Bu masalların öğelerini de fark ettiklerinden daha çok fark etmediklerimiz oluşturur. Baktığımız ama görmediğimiz olaylar duyduğumuz ama dinlemediğimiz sözler bizim masalımızı oluşturan öğelerdir. Bu kitap kendi masalımızda görmediklerimizi ve dinlemediklerimizi fark etmek adına bizleri bir yolculuğa çıkartıyor. Masal sonlarındaki sorular yıllarca yanımızda taşıdıklarımızı fark etmemize yardımcı oluyor. Bir köşeden kendi hayatını görmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Herkese iyi okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarı ya da başarısızlık yalnızca kişisel veya bireysel bir problem değildir, bu da toplumun tümünü ilgilendiren bir konudur. Bazı insanlar daha başarılı olur, çünkü onları destekleyen bütün koşullar olgunlaşmıştır, o insanların artık başarısız olma gibi bir lüksleri yoktur. Bazı insanlar ise ne kadar zeki ve çalışkan olursa olsunlar daha başarısızdırlar, çünkü yanlış yerde ve zamanda bulunurlar, içine doğdukları toplumsal alışkanlıklar ve kültürel kodlar onları sürekli aşağı çeker veya desteklemez, böylece bütün zihinsel ve bedensel yetenekleri de kendilerini geliştiremeden sönümlenir gider. Bu bir kişisel gelişim kitabı değil, kafa dağıtmak için asla okunmamalı, tam tersine başarıyı ya da başarısızlığı paylaşan toplumların nasıl bir alışkanlıklar zinciri edindiklerini anlamak için okunmalıdır. Beni etkileyen çok az kitaptan biri.
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  19
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatta her şeye hazırlıklı olmak…
“Siyah İnci” ile tanışıklığım, ortaokul birinci sınıfta İngilizce öğretmenim olan hanımefendi sayesinde oldu. Hanımefendi diyorum; çünkü, gerçekten zarif bir hanımefendiydi. Mesleği Eczacı olmasına rağmen, çocuklara olan sevgisi öğretmenliğiyle öne çıkıyordu. Onun dersle ilgili ödül uygulamasında, bana da “Siyah İnci” düştü. Yıllar sonra bu kitabın Matara Çocuk’tan çıkan baskısını görünce bu hatıranın canlanması kaçınılmaz oldu.

Evet, çok hoş bir öykünün tatlı ve nahif anlatımıyla hafızanızda yer etmesi ne güzel bir duygu. Kitabın yazarı Anna Sewell, yetişkinlere yönelik olarak yazdığı bu kitap sonraları ünlü çocuk kitaplarından biri olmuş. Bu verdiğimiz bilgi, kitabı çocuğunuzla birlikte okuyabileceğinizi vurgulamaktadır.

Siyah İnci, bir at özelinde hayatın içerisinde yaşanabilecek tatlı, acı, sevinçli, hüzünlü, mutlu, mutsuz her türlü duruma hazırlıklı olunması; benzeri durumlarda sabırla çözüm bulunabileceğini vurgular.

“Dünyada birbirinden farklı çok sayıda insan var. Her atın hizmet etmekten onur duyacağı, sahibimiz kadar düşünceli ve iyi kalpli insanlar olduğu gibi, kötü kalpli ve acımasız insanlar da var. Onların at ve köpek sahibi olmasına asla izin verilmemeli. Cahil, bencil, umursamaz, düşünmeye zahmet etmeyen bu ahmaklar, duyarsızlıkları yüzünden bir yığın hayvana zarar veriyor. Belki yapmak istedikleri bu değil ama sonuçta yaptıkları bu. Umarım sen iyi ellere düşersin. Hiçbir at, kendisini kimin alacağını veya süreceğini bilemez. Her şey şans eseri gerçekleşir ama yine de tekrar ediyorum, nerede olursan ol, yapabildiğinin en iyisi neyse onu yap. İyi şöhretini her zaman koru.”(s.21)

Malikaneden çiftliğe, Çiftlikten kiralık Araba atı olmaya kadar her durumla ve değişik isimler verilmesiyle karşı karşıya kalan Siyah İnci, annesinin öğütlerini her zaman hatırlar. Bu öğütlerin öyküsünü kitabı (elbette siz ve çocuklarınız) okuduğunuzda sonuçlarıyla birlikte göreceksiniz.

İyi okumalar.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İttihatçıların istihbaratçılığına dair yeni söylemlerde bulunulan eserin alanında ilk olması, okumak için vakit ayırmaya yetmektedir. Eserin göbeğindeki “İkinci Şube” anlatılırken dönemin devlet yapısı da az çok daha farklı bir açıdan anlaşılmaktadır. Dönemin istihbarat alanındaki doğru bilinen yanlışları ortaya konulurken, Batı’nın Türkiye tarihi hakkında yazdıklarıyla ilgili tespitler dikkat çekici. Her ne kadar akademik bir metin gibi görünse de çoğu okur rahatlıkla okuyabilir ve anlayabilir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın oldukça akıcı ve sürükleyici bir anlatımı var, yazar En İyi Kurgudışı Kitap ödüllerinden olan CBC Bookie Ödülü’ne layık görülmüş Kanadalı bir yazar . Bu kitabı kitap sayfalarında çok gördüğüm için merakımı cezbetmişti. Kitap; Jack’in kız arkadaşı ile beraber anne-babasını ziyaret etmek için yaptığı bir araba yolculuğuyla başlıyor, “İşin içinde bir şeyler var ama ne “ dedirten anlatım ve dialoglar ile öykü arasına serpiştirilmiş bir ceset ile sürüyor. Sonu o denli ters köşe yapıyor ki “bu mu” diyorsunuz, şok oldum resmen. Eğer kurgu dışı ve psikolojik gerilim sevenlerdenseniz beğeneceğinizi düşünüyorum, etkileyici bir yapıt.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle inanılmaz akıcı bir kitap. Kitap küçük bir kız çocuğu April’ın bir kutup ayısı için verdiği inanılmaz bir mücadeleyi anlatıyor. Kitap ne kadar bir kurgu üzerinde ilerlese de ve küçük bir kız çocuğunun bir kutup ayısıyla olan dostluk ilişkisi çok güzel anlatılmış ve olaylar arasında uyum çok güzel. Anlatılan hiçbir şey havada kalmamış. Yazar olayları kitabın içine çok güzel yerleştirmiş. Küresel ısınma, buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi vb. konuları ile ilgili kitap okumak isteyen herkes için önerilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsminden de anlaşılacağı gibi Efsuncu baba Ebulfazl Enveri Efendi isminde büyü, tılsım, muska gibi işlerle uğraşan bir karakter ve zamanla Efsuncu babanın dikkatini çeken iki Ermeni genç üzerine şekilleniyor. Gerçek başarının, gerçek kazanımların hurafelerle değil ancak çalışılarak elde edilebileceği mesajını veriyor ve dönem toplumunun cahilliğine ve hurafelere düşkünlüğüne sert eleştiriler getiriyor. Bence işin daha da ilginç yanı 1924 lerde yazılan romanın bahsettiklerinin, günümüzde de halâ farklı şekillerde yaşanıyor olması. Kısa ve etkili bir eser bence.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihin en eski şehirlerinden olan Kudüs, üç semavi din için kutsal sayılmaktadır. Şehiri önemli kılan ona atfedilen kutsiyet, kutsal yapılar ver yerlerdir. Özellikle Haçlılar ve Müslümanlar arasında din savaşları diyebileceğimiz büyük mücadelelere sahne olmuştur. Osmanlılar öncesi ve sonrası Kudüs tarihi hiç şüphesiz hep önemli olmuş ve çekişmeler yaşanmıştır. Kudüs'te etnik yapılanmanın zengin olduğu aşikârdır üç dinin de cemaatleri kendi belirledikleri bölgelerde yaşamaktadırlar. Rum'lar, Latin'ler, Ermeni'ler, Protestan'lar ve diğer Hristiyan cemaatlerin dini yapı ve yerler üzerinde ne gibi anlaşmazlıklar yaşadıklarını Osmanlı devletinin aracılık yaparak orta bir yol bulma çabaları ve de II. Abdülhamid dönemindeki Kudüs'teki Hristiyanların imar faaliyetleri ayrıca Avrupa'lı devletlerin mezhepleri kullanarak ne gibi siyasi oyunlara başvurduklarını bir solukta okuyacaksınız. Kitapta bazı bölümlerde aynı konular tekrar edilmiş olsa da yine de okumaya değer.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazgı ve İsyan
Bu romanında hikayeyi payitahttan, Sultan Abdülaziz’in ölümü ve sırasında gelişen olaylardan başlatan Amin Maalouf, alışageldiğimiz; zeminini yaşanmış tarihi hadiselere oturtan, hızlı ilerleyen kurgularından birisini inşa ediyor. Fakat bütün hızına rağmen okuru hikaye atmosferine dahil etmeyi başarıyor. Tarihsel gerçeklerden zemin alan kurgular, şüphesiz okurda hem tarihe hem de kurgunun ilerleyişine dair bir tecessüs uyandırıyor; nitekim yazar için de aykırılığa ve anakronizme uğratmadan bir tarihi romanı tamamlamak hem zor hem bir o kadar da zevkli olsa gerek.

İnsanlar ve toplumlar, bazen yönlerini tayin eden yazgıları gereği, tarihin akışı onları yüzlerce yıl yaşadıkları dostlukları bırakıp karşı karşıya getirebiliyor. İnsanlık bir arada kardeşçe yaşama pratiği geliştirebilmişken, bazen hiç umulmadık kışkırtma mekanizmalarıyla bir anda kanlı bıçaklı olabiliyor.

“Aramayın, tanıyacak yüz yok içinde, bu halktır, bu kaderdir.” (s.32)

Romanda kahramanın ailesinin hanedan kökeni vurgulansa da, Sultan Abdülaziz’in hazin sonundan ötürü olsa gerek kahramanın ve ailesinin şehzade oluşlarının, özellikle imparatorluğun karışık son dönemlerinde fazla işlerine yaramıyor oluşu; şehzadeliğin göç ettikleri yerde sadece bir sosyal statü oluşu dikkat çekiyor.

Roman, önemli bir bölümünde tiplere yaptığı karakter analizleriyle onları karikatür tipler olmaktan bir ölçüde kurtarabilmiş. Babanın bazı konularda tutucu davranıp bazı konularda ilerici, yenilikçi oluşu; yine kahramanın romanda geçen yıllar, yaşadığı çevre ve tutunduğu aşk sonucu heveslerinin ve hayallerinin yıllar içinde dönüşüme uğraması, her şeyin çocuklukta olduğu gibi kalmaması; ve yine baba oğul çatışmalarının hem geleneksel hem de modern izdüşümlerinin oluşu hikayeyi de tekdüzelikten kurtarmış. Okura bu hızlı ilerleyen kurguda bile durup düşünme ve yüzleşme ihtiyacı hissettirmiştir.

“Ve ne zaman babam benimle ilgili hırslarından dem vursa ağzımı bile açmıyor, gerçek duygularımı kesinlikle belli etmiyordum; oysa o sırada içimden öfkeyle tekrar ediyordum: Doktor olacağım! Ne fatih, ne devrimci, ben doktor olacağım! “ (s.44)

“Hayır, çocukluğum mutsuz geçti diyemem. Şımartıldım, yoksulluk nedir bilmedim. Ama hep bir bakışın ağırlığı oldu üzerimde. Muazzam bir şefkat, umut barındıran bir bakış. Ama beklentilerle dolu. Ağır. Yıpratıcı.” (s.50)

Maalouf’un romanlarına yansıttığı öznel fikri kimilerine göre insanları milliyet, etnisite gibi aidiyetleri reddeden, insanları soysuzlaştıran bir bakış; kimilerine göre insan olgusunu etnisitelerin ötesinde gören: barış, sevgi ve yardımlaşma gibi hasletleri aidiyet olarak benimseyen bir bakış. Apaçık bir hümanizma olduğu kesin.

“Babam Türk, annem Ermeni’ydi; felaketlerin ortasında el ele tutuşmalarını sağlayan, düşmanlığı beraberce reddetmeleriydi. Bu bana da miras kaldı. Varanım bu işte. Nazilerden Fransa’yı değil, Almanya’yı işgal ettikleri gün nefret etmiştim.”

Romanda hikaye, 'İsyan' karakterinin dilinden anı anlatımı şeklinde veriliyor. Burada, kurgunun kendisinden farklı olarak insanın geçmiş zamanla olan ilişkisi onu hatırlarken yeniden yaşayışı, geçmişi yeniden hayal etmenin gücü ve o sırada oluşan duygulanımlar; nostalji etkisi güzel incelenmiş. Güçlü hatıraların etkisine romanın anlatıcısı konumunda dışarıdan atılan bakış ve onu şimdiki zaman boyutunda değerlendirme: okurun hikaye karşısındaki pozisyonunu güçlendirmesini sağlamış.

Bütün bunların yanında Maalouf Doğu Akdeniz tarihi, kültürü ve milletleri üzerine düşünen bir yazar. Bu alanda yaptığı önemli tespitleri de bu romanında görüyoruz. Ancak şu var ki inançlarından ötürü yer yer önyargılı tavrını ve yorumlarını da yine görüyoruz. Maalouf fikir olarak toplumsal sentezci bir yazar. İnançları, yıllardan gelen kabulleri, yaşayışları, kültürleri ve bütün bunların ortaya çıkarabileceği aykırılıkları umursamıyor, kendisi umursamadığı için bütün kavgaların çok gereksiz olduğunu düşünüyor ve bunu eserinde de imliyor. Her ne kadar iyi niyetli bir bakış olsa da bu alana tarafsız girişebilmek mümkün değil. Tarihte kaderin ayırdığı bütün grupların, kampların zulmünün çetelesi tutulmadan ve yüzleşmesi yapılmadan bu işe girişmek mağduriyet ortaya çıkaracaktır. Hele ki dışarıdan yapılan her yorum, yorumun muhataplarında bir savunma mekanizması ve red refleksi oluşturacaktır. Sentezcilik elbette güzel, ve toplumların hiçbir farklılığı umursamadan bir arada yaşayabileceği bir dünya da elbette güzel olurdu. Ancak kabul edilmesi gereken ve romanlarda dahi işlenirken hasıraltına itilmemesi gereken bazı realiteler var. Belki bu realiteleri umursamamayı değil, bunlarla yüzleşmeyi öneren daha gerçekçi ve sağaltıcı çözümlerin arayışına girilebilir. Ancak elbette bu zor olan bir iş; ve kıymetli olan da zora talip olmak.

“Ama o günlerde kim zahmet edip tek tek insanların ne yaptığına bakardı ki? Kim gerçek inançları anlamaya çalışırdı? Öyle zamanlarda, soyunuzun görüşleri derhal size de mal ediliverir." (s.35)

Hikaye hem zihinde buruk bir tat hem de hayata ve aşka dair bir umutla bitiyor. Bu noktada okur olarak ben, hikayeyi kendi zihnimde kendi istediğim şekilde devam ettirdim. Tabi yazarın romanını nihayetlendirmesi kadar olmasa da, bu da insana bir tatmin hissi veriyor bir ölçüde. Hepimiz sonuçta bir hayale sığınıp yaşamıyor muyuz?


Yanıtla
22
2
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asla pişman olmazsınız. Kitap hem naif aşkı, hem aileyi hem de ilahi sevgiyi anlatıyor. İskender pala kalemiyle içinizi ısıtacak bir eser bırakmış keyifle bir kaç günde bitecek bir hikaye çok sürükleyici ilerledi anlatım tarzıyla. Bilimkurgu tarzında bir sürükleyicilik beklemeyin bahsettiğim şey duygu geçişleri ve duyguyu hissettirmek konusunda çok başarılı. Kitap boyunca İsmail ve yunusun kavuşmasını bekleyip yunusun aşkına olan sadakatiyle sağa sola savruldum. Öyle güzeldi ki mutlaka alın ne tarz okursanız okuyun bu kitap her kesime hitap eden cinsten.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster