Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
H.G. Wells’in bilimkurgu klasiği Görünmez Adam, yalnızca bir adamın görünmez hale gelme serüvenini anlatmakla kalmıyor aynı zamanda insan doğasına, güce ve toplumla olan ilişkilere dair çarpıcı sorular soruyor.

Başkahraman Griffin, görünmezliği bir bilimsel başarı olarak değil, adeta bir kaçış planı olarak görür. Ancak bu görünmezlik, onu görünmekten daha çok izole eder. Toplumla olan tüm bağlarını koparır, zamanla ahlaki sınırlarını yitirir ve bir tehdit hâline gelir.

Wells, dönemine göre oldukça cesur ve felsefi derinliği olan bir eser kaleme almış. Bilimsel gelişmelerin etik sınırları, bireyin toplumdaki yeri ve gücün yozlaştırıcı etkisi kitapta ustalıkla işlenmiş.

Kitabın dili akıcı ve sade. İthaki Yayınları’nın bu baskısında çeviri de oldukça başarılı (çevirmen: Ali Kaftan). Bilimkurgu sevenlerin okurken sıkılmayacağı bir kitaptır. Keyifli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kral kelebek gibi koca bir kıtayı uçtan uca geçme fikri tek kelimeyle büyüleyici. İnsan, hiç görmediği o devasa yapıları, doğal güzellikleri ve farklı kültürleri Tom’un gözünden okurken, kendisini bir an için onun yerinde hayal etmekten alıkoyamıyor.
​Bolivya’da flamingoların o meşhur pembe rengini borçlu olduğu kırmızı alg göllerine şahit olmak; Peru ile Bolivya arasında, dünyanın en yüksek gölü Titicaca’daki sazlıktan yapılmış yüzen evleri ve tekneleri görmek... Peru’da Machu Picchu’nun gizemini solumak veya Nazca Çölü’ndeki devasa çizgileri keşfetmek... Ya da Patagonya’nın dondurucu soğuğunda kral penguenler ve albatroslarla karşılaşmak...Kosta Rika’daki altı aktif yanardağın gölgesinde kamp kurma düşüncesi gerçekten inanılmaz.
​Tom’un hikayesi, büyük bir hedefin küçük bir adımla başlayıp kararlılıkla nasıl gerçeğe dönüştüğünün harika bir kanıtı. Kitap sadece öğretici ve akıcı değil, aynı zamanda macerayı hayatın bir parçası kılması bakımından da son derece ilham verici.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Con Sinov’un anlatımı gerçekten alışılmışın çok dışında.Mustafa Kemal Atatürk hakkında birçok farklı yazardan kitap okudum,ancak okuru olayların içine bu kadar güçlü çeken,yaşananları adeta hissettiren çok az yazar vardır.Bu seri sadece bilgi vermiyor, insanın kalbine dokunuyor.Bu kitap, sadece tarihi anlatmıyor,bir milletin nasıl ayağa kalktığını,hangi bedellerin ödendiğini ve bir liderin omuzlarında ne kadar ağır bir sorumluluk taşıyabildiğini gösteriyor.Atatürk’ün,pek az insana nasip olacak o ileri görüşlülüğünü,zekâsını ve ahlaki duruşunu bir kez daha hayranlıkla görüyorsunuz.Onun kurduğu bir ülkenin evladı olmanın gururu da insanın içine sessiz ama güçlü bir şekilde yerleşiyor.Atatürk’ün ve ona inanarak yola çıkan tüm vatanseverlerin ruhları şad olsun. Hepsine minnet borçluyuz — hem de düşündüğümüzden çok daha fazla.Teşekkürler Con Sinov… Böyle eserler, sadece okunmuyor; insanın içinde bir iz bırakıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eskiyi bilmeden günümüzün önemini ve anlamını kavramak zordur kanımca. Yazar " Önce ekmekler bozuldu, sonra herşey! " derken ne kadar haklı. Ayrı ayrı her hikayesinde kendi özyaşamından kesitler sunuyor gibi geldi bana. Eski İstanbul sokaklarında, semtlerinde ki yaşanmışlıklar o kadar güzel anlatılıyor ki, mutlaka okumalısınız. "Berber Aynası"nı okurken birden kendinizi büyük boy bir aynanın karşısında buluyor ve geçmişinizi düşünüyorsunuz. İllaki İstanbul'un kaldırım taşı döşeli sokaklarında yürümeniz gerekmiyor. Benim gibi Anadolunun tozlu köy yollarında da benzer duygu ve düşüncelerle ilerlemiş olabiliyorsunuz.

İyi okumalar!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mayıs 2025'te Kalp Lambası ile 2025 Uluslararası Booker Ödülünü kazanan dünya çapında büyük bir başarıya ve tanınmışlığa imza atan Banu Mushtaq'ın Türkçeye çevrilen ilk eseri. Bu konuda da özgün çevirileri ve farklı kültürlere ait kitapları dilimize kazandıran Budala Yayınevine teşekkür ederim. Okumak istediğiniz kitabın her bir öyküsünün kadın odaklı olmasını ve Hint kültürüyle tanışmak istiyorsanız tavsiye edebileceğim kitaplar arasında yer almaktadır. Ayrıca; yazarımız iki kültür arasındaki aşinalığı da çok güzel betimlemiş: "Sizin toprağınızla benimki arasında bir aşinalık var. Farklı diller konuşuyor, hakikatlerimizi farklı metaforlara sarıyor, aşka ve kedere başka isimler veriyor olabiliriz fakat içimizdeki kalp atışları aynıdır. İnsanlık halinin sesi tektir, sadece melodileri çeşitlidir."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edgü'nün şiiri bir yara gibi kullandığı ilk şiir kitabı.Yine kendine has üslubu ile sessizliğin içini oyup, bizi düşünceler ile baş başa bırakmayı başarmış.

Kitabın Semiha Hanım'ın desenleriyle birlikte düşünülmesi şart. Bu resimler şiirin karanlığını cesaretle genişletiyor. Şiirle çizgi arasında kurulan ilişki, bir uyumdan çok bir gerilim gibi. Ve bence bu yüzden çok güçlü bir birliktelik olmuş.

Bence kitabın en çarpıcı yanlarından biri, Ferit Edgü'nün Semiha Berksoy'a gösterdiği bu sessiz saygı. Resimleri düzeltme, yumuşatma ya da okura uygun hale getirme ihtiyacı duymaması, aksine olduğu gibi, yargılamadan kabul etmesi sanata duyduğu gerçek güveni gösteriyor. Belki de kitabın bu kadar sahici olmasının nedeni budur: Müdahale edilmemiş bir duygu, filtrelenmemiş bir ifade.

İki ayrı ifade biçimi birbirini düzeltmeden yan yana durabiliyorsa, orada saygı vardır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap genel olarak okunabilir bir içerik sunuyor ve konuya giriş açısından faydalı. Ancak en büyük eksikliği kronolojik bir sıraya tam olarak uymaması; belli bir noktaya kadar kronolojik ilerlese de bazı önemli atlamalar yapılıyor.

Ayrıca, kitabın giriş kısmında Ortaçağ’ın bitişine dair sıraladığı birçok önemli olayın çoğu kitaba yansıtılmamış. Örneğin Amerika’nın keşfi, Reform Hareketleri ve Rönesans gibi temel gelişmeler yeterince işlenmemiş. Bu durum, konuyu bütüncül bir şekilde takip etmek isteyenler için kitabı eksik bir kaynak hâline getiriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok hoş, akıcı ve yer yer gülümseten bir dili var; okurken hiç sıkılmadım. Hüseyin Rahmi’nin o tanıdık üslubu, insanı yormadan içine çekiyor.

Hikâye, yaklaşık 115 yıl önce, Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağına inanılan bir dönemde geçiyor. O günlerin korkuları, söylentileri ve batıl inanışları üzerinden kurgulanan olaylar, bugünden bakınca hem ironik hem de düşündürücü geliyor.

Asıl güzel olan ise şu: Zaman değişse de insanın panik hâli, söylentiye kapılması ve akıl–hurafe arasında gidip gelmesi pek değişmiyor. Keyifli, hafif ama altı dolu bir okuma arayanlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Soğuk Deri” ister distopik, ister fantastik, isterseniz gerçeküstü bir roman sınıfında değerlendirilsin, çok farklı ve etkileyici bir roman. İrlanda’nın İngiltereye karşı verdiği özgürlük mücadelesi ile hikayesine başlayan Katalan Pinol, kısa ve abartısız cümlelerle çok çarpıcı bir anlatımı seçmiş. Dili gibi mizahi yönü de okuru heyecan ve gerilim yönünden kitapta boşluğa düşürmüyor. İnsanların hayvanlara bakışı, kadın erkek ilişkisi, toplumdan yalnızlığa kaçış gibi genelleşmiş konularda sorgulamalar yaparken, şartların bir insanın en eleştirdiği hatta düşmanı bile olan kişiye dönüştürmesini nefis bir kurguyla ortaya koyuyor. Karel Capek’in “Semenderlerle Savaş” adlı distopik romanı ile ortak yönü uyarıda bulunmaktır. Capek gelmekte olan Hitler faşizmine karşı uyarıda bulunurken Pinol mevcut “ötekileştirme” tehlikesine karşı uyarıda bulunmuştur. Oldukça beğendim, gerçekçi romanları sevenlerin bile okumasını öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyetin ilanından günümüzde değin ülkemizin yaşadığı sosyal sorunlara bakıldığında, köyden şehre göçün ve çarpık şehirleşmenin çok önemli bir basamak olduğu görülür. Hatta dönemimizde yaşanılan sosyal travmaların birçoğunun kökeninde bu dönemin izlerini görmek mümkündür. Bir dönem derme çatma evlerde yaşam mücadelesi veren insanların kendine has tavırları ise adeta şehirle köy arasında kalmış bir kimliğin var olma çabasıdır. Sosyologların tahlile zorlandığı bu dönem insanının en iyi tasviri ise romanlarda ve hikayelerde görülür. Bu dönemde yazılan eserler güçlü edebi kimlikleriyle yerine göre sosyopsikolojik raporlara dönüşebilir. Kemal Ateş, zamana ses veren öyküleriyle şehre göçün son duraklarını anlatısının merkezine alır. Yani arıdan ziyade kovana yönelen bu anlatım fikir edinmeyi kolaylaştırdığı gibi umut ekmeğini çiğneyenlerin hayatını çok iyi yansıtır. İnsan edebiyatla kendini izah ederken habitatına da renk verir. Ateş’in öykülerinde farklı sosyal renkleri görmek olasıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir