Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı Bir Yerden Bakmak : Suyun Üzerindeki Tarih
Dünyanın XVI. yüzyılı sadece denizlerin keşfiyle değil, aynı zamanda düşünce alanında da çalkantılı bir yeniden yapılanmanın yüzyılıdır. Edward Wilson-Lee'nin bu eseri de bu dönemin merkezinde yer alan Damiao de Gois ve Luis de Camoes karakterleri üzerinden düşünmeye davet ediyor. Bu davet, okuyucuyu erken modern dönemin epistemolojik ve politik sınırlarını yeniden değerlendirmeye sevk ediyor. Bu eser, biyografi ile dünya tarihi, arşivle anlatı, şiirle siyaset arasında kurduğu geçişken yapı sayesinde yalnızca bir anlatı değil, metodolojik bir öneri de sunuyor.

Wilson-Lee, karakterleri yalnızca yaşamlarıyla değil, temsil ettikleri dünya görüşleriyle de mukayese eder. Bilhassa, Damiao de Gois'un izlerini ararken, farklı halkların anlatılarına da yer verilmesi, onun tarihçiliğinin çok sesli bir karakter taşıdığını gösteriyor. Bu çokseslilik, Batı dışı kültürleri nesneleştirmeyen bir bilgi yapısına işaret eder. Eserde;

"...başka yerlerdeki insanların tanrıları, kahramanları, yaşamları ve düşünceleri hakkında bir bilgi selinin de önünü açtı; bir anlığına tüm dünya birbirine akacakmış gibi olmuştur belki de." (s.15)

Eserin başında, de Gois'in 1574'teki şüpheli ölümünün detaylarına yer veriliyor. Wilson-Lee, bu olayı "tarihi gizem" olarak değerlendiriyor. Bu giriş, okuyucuya iki farklı tarihsel tutumun -çoğulculuk ve milliyetçilik- yaşam sonuçlarını gösterirken; de Gois'in özgürlük tutkusu ölümle sonuçlanırken, Camoes'i de olağanüstü bir şöhrete kavuşturdu.

Wilson-Lee, eserinde yalnızca tarihsel bir biyografi değil, aynı zamanda Rönesans zamanının bilgi üretimi, kimlik inşası ve iktidar ilişkilerine dair derin bir sorgulamadı. Damiao de Gois ile Luis de Camoes'in kesişen yaşam öykülerini merkeze alarak, Avrupa'nın keşifler çağını bir "keşfedemeyiş" hikayesine dönüştürür. Yazar, de Gois'un engizisyon karşısındaki trajik çöküşünü ve Camoes'in Lusiadlar destanıyla şekillenen ulusal kimlik anlatımını paralel bir şekilde işliyor. Bu ikili yapı, Rönesans'ın yalnızca sanatsal bir uyanış değil, aynı zamanda düşüncenin disipline edildiği bir dönem olduğunu gösterir. Gois'un serbest düşünce arayışı, Avrupa'nın hoşgörülü mitiyle çelişirken; Camoes'in destanı, bu çelişkinin edebi biçime bürünmüş halidir.

Wilson-Lee, arşiv belgeleri, seyahat kayıtları ve çağın entelektüel ağlarını titizlikle inceleyerek, Rönesans'ın "merkez"inden "çevre"ye yönelen bir tarih anlatısı kurar. Bu anlatıda su metaforu, hem sürekliliği hem de unutuluşu temsil eder. Tarih, su gibi akışkandır; kim ne anlatıyorsa onun ellerinde yeniden biçimlenir. Yazar bu nedenle "keşif"i coğrafi bir hadiseden çok, epistemolojik bir süreç olarak ele alır. Eserin en çarpıcı katkısı, "keşif çağı"nı Avrupa-merkezci tarih anlatısının dışına taşırmasıdır. Wilson-Lee, Portekiz örneği üzerinden Batı'nın kendi dışındaki dünyaları anlamakta nasıl başarısız olduğunu gösterir. Bu açıdan Suyun Üzerindeki Tarih, tarih yazımı, kültürel bellek ve entelektüel özgürlük konularını kesiştiren disiplinlerarası bir çalışma örneğidir.

Netice olarak, Wilson-Lee'nin eseri tarihsel biyografi ile düşünce tarihini birleştiren özgün bir eserdir. Rönesans'ı yeniden yorumlarken, geçmişin bugünkü bilgi rejimleriyle olan ilişkisini de tartışmaya açar. Böylece bu eser, sadece tarihçiler için değil, edebiyat, felsefe ve kültürel çalışmalarla ilgilenenler için de zengin bir referans kaynağı olma özelliğini taşır. İncelemeyi bahane ile, bu değerli eseri dilimize kazandırarak bu başarılı aktarıma katkı sağlayan Kadir Annak'a teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Selenge Yayınları’na diyerek daha nice kaliteli yayınlar diliyorum...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
patricio rago sahaf anılarını yazmış. dükkânına gelen giden kişileri. kitaplıkları görmeye gittiğinde başına gelen olayları. duyduğu hikâyeleri. yirmi beş anekdotluk toplam okuru da peşine takıyor. müthiş bir enerjiyle katılıyorsunuz maceralara. şahitlikten fazlasına teşvik ediyor. yerine geçip yorumluyor belki değiştiriyorsunuz bazı yerleri. kitapçılık nadir kopyalar'daki gibi zaten. çalıştığım süre boyunca hayatlara dokunuyor, karakter koleksiyonu yapıyorum derim hep. hep de farklıdır. kitap fuarında başka kitapçıda başka kitap-cafe'de başka. karşınızdaki değişse de hissiniz, heyecanınız aynıdır. kitaplara ve okurluğa dair tadına doyulmaz bir okuma sunuyor nadir kopyalar. ıskalamayın derim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan Doksöz'ün kaleminden çıkan bu hikaye, çocuklara kitapların da bir kalbi olduğunu, onlara değer vermenin önemini anlatan sıcacık bir dille yazılmış. Üç arkadaşın "Çizgi Ötesi" adındaki gizemli ve sihirli bir kütüphanede yaşadıkları macera, baştan sona merak uyandırıcı ve sürükleyici. Kitapların renklerinin solması gizemini çözmeye çalışmaları, dostluğun ve umudun gücünü harika bir şekilde ortaya koyuyor.
Karakterler çok sevimli, hikayenin kurgusu ise hem fantastik hem de duygusal. Çocuklara kitap okuma sevgisi aşılamak, onlara dostluğun ve yardımseverliğin önemini göstermek için mükemmel bir seçim. Kızım/oğlum elinden bırakamadı, biz de ona okurken büyük keyif aldık. Kütüphane kokusunu ve kitapların dünyasını seven herkese şiddetle tavsiye ederim!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük Usta ve Yazar C. Aytmatov mitolojik unsurları çağının modern anlatım tarzıyla ustaca birleştirdiği bu eserde, okuyucuya adeta denizin o muazzam esintisini ve kokusunu insana hissettiriyor. Kitaba gelecek olursak Kirisk, geçimini denizden sağlayan ailesi ve akrabalarıyla birlikte ilk av deneyimi için denize açılıyor ve olaylar zinciri bu macera da vuku buluyor. Bu macera ile Aytmatov, insan, yaşam ve doğa arasındaki ilişki ve mücadeleyi; kara ile deniz arasındaki insanın içsel çatışmalarını, insanın direncini, yalnızlığı ve onuru etkileyici bir şekilde anlatıyor. Ayrıca kitaba adını veren “Ala Köpek Dağı" yön bulma anlamında sembolik bir değer taşıyor ve kitabın ana unsuru olan deniz de mitolojik deniz kızı hikayeleri ile destekleniyor. Özetle Aytmatov’un yalın ve etkileyici dili okuyucuyu olayların içine çekiyor. Kısa ama etkileyici öyküleri sevenlerin bu kitabı çok beğeneceğine inanıyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekle Beni’yi okurken bir sevginin sessiz mücadelesine, söylenemeyenlere, yarım kalmış cümlelere ve zamana emanet edilmiş umutlara tanıklık ettim. Her sayfada özlemin kalp atışını duydum. Öyle bir özlem ki, yakmadan ısıtan, unutmadan yaşatan cinsten. Karakterlerin iç dünyası, o bekleyiş hali hem yorgun hem de dirençliydi. Bence Bekle Beni geçmişle, pişmanlıkla, ama en çok da umudun tükenmeyen direnciyle yüzleşmeyi gösterdi. Kitap bittiğinde içimde bir sessizlik kaldı, ne tamamen hüzün ne de tam bir huzur. İkisinin arasında, insanı uzun süre düşündüren bir sükunet gibi.

Unutmak kolay sananlar, bekleyenin kalbinde zamanı hiç duymamışlardır.
Yanıtla
25
7
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı beğendim cevaplar yeterli ve gayet açık olmuş anlamak isteyene tabi sonuçta hedef kitle inkarcılar ve aklı karışık olanlar çünkü bu tarz soruları soranlar genelde onlar oluyor. yazar kitapta youtubedaki üslubuyla cümleler kurmuş kendisini bilen ve izleyenler için sorun teşkil etmez ama kendisini hiç tanımayan daha önce tek bir videosunu izlememiş birisi bir kitapçıdan rafta görüp hımm enteresan bir kitaba benziyor alıyım okuyum dese bazı sayfalarda bizden farklı düşünebilir ACM nin tarzını bilmediği için verilen örneklemeler tuhafına gidebilir ama zannımca az çok ilmi olanlar için zor bir kitap değil, herkesin istifade edebileceği bir eser olmuş. Altay beyin kalemine sağlık.
Yanıtla
9
2
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başlangıç ve orta seviyedeki Arapça öğrenenler için mükemmel bir kaynak olmuş. Konuların seçimi çok başarılı, hem temel dilbilgisi kurallarını sağlam bir şekilde oturtuyor hem de orta seviyeye geçişi kolaylaştıracak yapılar içeriyor.

Soruların çeşitliliği ve zorluk derecesinin kademeli olarak artışı, öğrencinin bilgisini adım adım pekiştirmesi için ideal. Özellikle konuları pekiştirmeye yönelik bol miktarda alıştırma sunulması, gramer kurallarının sadece teoride kalmamasını, pratikle iyice anlaşılmasını sağlamış.

Arapça öğrenme yolculuğunda ilerlemek isteyen, temellerini sağlamlaştırmak ve orta seviye konulara güvenle adım atmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederim. Emeği geçenlerin eline sağlık!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Haşhaşilerin Gizli Kalmış Yönleri
Hasan Taşkıran’ın “Selçuklu Devletlerinde Suikastlar” adlı kitabı, özellikle Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu dönemlerinde işlenen siyasi suikastları tarihsel belgeler ışığında ele alan, akademik yönü güçlü bir eserdir. Kitap, klasik Selçuklu tarihinden farklı olarak doğrudan suikast olgusu üzerine yoğunlaşıyor. Yani saray entrikaları, taht mücadeleleri ve özellikle Haşhaşîler (Nizârî İsmailîler) tarafından gerçekleştirilen suikastlar detaylı şekilde inceleniyor. Hasan Sabbah’ın kurduğu bu örgüt, Selçuklu vezirlerinden Nizâmülmülk başta olmak üzere birçok devlet adamını hedef almıştır. Kitapta, bu suikastlerin yalnızca bireysel değil, siyasi istikrarsızlık yaratma amaçlı olduğu vurgulanır. Buna ilaveten sadece Haşhaşîler değil, Selçuklu sarayındaki taht kavgaları, melikler arası mücadeleler ve kardeş çatışmaları sonucunda gerçekleşen suikastlar da anlatılır. Bu yönüyle kitap, dönemin iç siyasi yapısını da açığa çıkartır. Selçuklu tarihine ilgi duyanlar, Haşhaşîler ve Hasan Sabbah dönemiyle ilgilenenler için her sayfası özgün ve bilgi dolu bir eser.





Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Komikti aslında; insanlar ona bunun imkânsız olduğunu söyledikçe Tom’un onlara yanıldıklarını kanıtlama isteği artıyordu.
Aramayı bilirseniz her gün yaşanacak bir macera vardı.
Okumaya başlamamla birlikte kalbimde bir ritim değişikliğine sebep oldu bu kitap. Başta oldukça hayalperest geldi bana Tom’un düşünceleri. Kitap ilerledikçe kendimi Tom’un heyecanına kaptırmış bulduğumu fark ettim. İçimdeki; “Çocuk bu ya! Nasıl gezsin dünyayı tek başına?..” serzenişleri susmak bilmedi ama kitabın sonunda yazarın yaşam öyküsünü okuyunca “Dur!” dedim kendime, demek ki isteyince oluyormuş. Kitabın kurgusuna çok takıldım ama işleniş biçimi de en az kurgu kadar güzel. Tom’un gezdiği yerlerden sonra oraya özgü şeylerle ilgili ufak bilgiler vermesi (Aslında günlük tutuyor.) estetik zevkin yanı sıra öğretici bir metin niteliği kazandırmış kitaba. Okuyun, okutun derim. Kitapla kalın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı kitabı, bence Türk şiirinin en içten, en duygusal kitaplarından biri. Uyar bu kitapta hem insanın iç dünyasını hem de yaşadığı dönemin ruh hâlini çok güzel anlatıyor.
İkinci Yeni akımının bir parçası ama o diğer şairler gibi çok soyut kalmıyor; daha duygusal, daha insana yakın bir dili var.

Şiirlerinde hep bir yalnızlık hissi var ama aynı zamanda umut da eksik değil. Özellikle “Göğe Bakma Durağı” şiirinde bu çok belli. “İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım” dizesi var ya, sanki bütün kitabın özeti gibi. Hem sevdiğine bir çağrı, hem de hayata tutunma isteği. Yani her şeye rağmen birlikte sevinmeyi, birlikte umut etmeyi anlatıyor.

Turgut Uyar’ın dili çok sade ama derin. Günlük kelimeleri kullanıyor ama o kelimelerin içinde çok şey gizli. Şiirleri okudukça anlamı genişliyor, her seferinde başka bir şey hissediyorsun. Bazı dizeleri ilk okuduğunda anlamasan bile, içinde bir şeyler kıpırdıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir