Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklarla kurallar üzerine konuşmak istiyorsanız güzel bir başlatıcı olabilir bu kitap. Yazar, ”Kurallar çiğnenmek içindir” mantalitesini örnekler üzerinden çürüterek kuralsızlığın sonucu oluşabilecek kaosa çocukların dünyasından somut örnekler vermiş. Hikaye sınıf ortamı ve serviste geçiyor. Yani çocukların gözünde hayatın ta içinden. Tesadüfen yorumlarını okuyup aldığım bu kitabı oğlumla birlikte okuduk ve beğendik. Dili sade ve anlaşılır. Akıcı bir kitap. Hiç sıkmadı. 3-4 ve 5. sınıf seviyelerine uygun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O masmavi gözleriyle karşımdaydı sanki. Anlatıyordu anlattıkça, anlattıkça derinleşiyordu, derinleştikçe yüreğinin en saklı köşesine misafir ediyordu beni. Kendi çocuk kalbine sığdıramadıkları, ilk aşkı, unutamadığı gençlik hatıralarıydı bu kez paylaştıkları. Apayrı bir Mustafa Kemal vardı karşımda. Başarılarının yanında başaramadıkları, söylediklerinin yanında söyleyemedikleri, itiraf etmekten kaçınsa da kasımın soğuğunda yüzleşmekten kaçamadığı gerçekleri...Evliliği, evlat edindiği sekiz çocuğu, onların hayatları, müdahaleleri, müdahale edemedikleri...Onu bizden ayıracak çaresiz hastalık, yataktan kalkamayış, ölümü beklerken bellekten silinemeyenler, en derin düşünceler...Ondan onu tüm samimiyeti ile dinlemek sıcacık etti yüreğimizi bizden onu alıp götüren kasıma inat...Sonsuz özlemle, sevgiyle...
Yanıtla
13
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu roman, klasik anlatım kalıplarını reddediyor.
Zaman çizgisi kırık; olaylar doğrusal değil, adeta bir film montajı gibi sahneler arasında geçiş yapıyor. Bu da esere hem esrarlı bir hava hem de sinematografik bir yoğunluk kazandırıyor.

Atmosfer, siyah-beyaz bir düş hissi veriyor: soğuk ama büyüleyici.
Romantizm geri planda tutulmuş, çünkü aşk burada bir diyalog değil — bir mimari, bir atmosfer.
Karakterlerin birbirine olan bağı, kelimelerle değil, yaratılan alanlarla ve sessizliklerle ifade ediliyor.

“Sana mektuplar yazmak isterdim… ama söylemek istediklerimi kelimelere dökemem. Bunun yerine, sana rüyalar inşa ettim.”

Yazarın amacı bir hikâye anlatmaktan çok, bir duygu inşa etmek. Bu yönüyle roman, hem edebi hem görsel olarak okurda uzun süre yankı bırakıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çizimler çok güzel. Çocukların ilgisini çekebilecek şekilde rengarenk. Hem gerçekçi hem hayalperest. Ama hikaye için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir çocuk, dedesiyle birlikte denize balık tutmaya gider. Oltasına balık haricinde pek çok şey takılır. Ama buna mutsuz olmaz. Çünkü hayat karşısına, aradığı şeyleri başka bir surette çıkarır. Denizden çıkan müzik kutusu, dürbün ya da diğer eşyalar onu mutlu eder. Masal dünyası açısından oldukça romantik bir yaklaşım.

Ancak gerçek dünyaya döndüğümüzde gerçekten öyle mi? Denizlerimiz acımasız bir şekilde kirletilirken, küçücük beyinlere bu durumu masallaştırmak ve güzellemek ne kadar doğru? Denizden çıkan çöpleri bu kadar romantize eden küçücük bir beyinden, büyüdüğünde denize çöp atmaması beklenebilir mi? Ve son bir soru: Çocuk kitabı yazarken bu tarz öğretilere dikkat edilmesi gerekmez mi?
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın yaşadıkları kadar yaşamadıkları, söyledikleri kadar anlatmadıkları da insana yük olur bazen.
Hayatın farklı zor yanlarını görmüş ve birbirlerini tanımayan iki insan olan Selime Teyze ile Meltem'in karşılaşarak karşılıklı hikâyelerini anlattıkları duygu yüklü bir kitap Şermin Yaşar'ın eğlenceli diliyle bizlerle.
Bu kadar duygu insana yük edilmeden nasıl anlatılır, tebessümle okunan kitabın sayfalarında insan yüreği nasıl sızlatılır bilmiyorum. Şermin Yaşar farkına vardırmadan çocukların ve yaşlıların dünyası ile ilgili öyle güzel dersler vermiş ki alınıp okunası, okunup hediye edilesi bir kitap olmuş.
Kalemine sağlık.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  8
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir bahçe düşün. Çorak ama kendi içinde bir ritmi var. Kırılanların, kaybolanların, susmayı seçenlerin sığınağı.
Orada her çiçek, bir yara izinden doğuyor. Her diken, geçmişin sessiz tanığı.
Ben bu kitabı okurken bir yerlerde kendimi buldum.
Belki yorgunluğumda, belki artık affedemediğim şeylerde.
Ama sonra fark ettim — bazı bahçeler, yeşermese de yaşar.
Ve bazı insanlar, sarsılsa da dimdik kalır.
“Sarsılmışlar Bahçesi’nde Şenlik”, tam da bu yüzden güzel:
Yıkılmış bir kalpten bile yankılanan yaşam isteğini unutturmuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melisa Kesmez’den okuduğum üçüncü kitap, 2018 yılında yayımlanan ve beş öyküden oluşan Nohut Oda oldu. Biri dışında diğer öyküleri severek okudum. Peki, ne anlatıyor bu hikâyeler?

Gidenin ardından kalanı değil, kalanın içinde kalanları, ev dediğimiz şeyin yalnızca bir mekân değil, bir his olduğunu; bir eşyaya, bir kediye, bir boşluğa sinmiş geçmişi; büyüyememiş yetişkinleri, sevgisiz büyüyen çocukları, baba-kız arasında kurulmamış bir ilişkiyi; hiç yaşanmamış anıların eksikliğini, deprem gibi fiziksel bir yıkımla, duygusal çöküntülerin nasıl benzer titreşimler taşıyabildiğini…

Anlatım tarzı ters köşeydi. Hikâye bir yöne doğru gidiyor gibi görünürken, bir cümleyle başka bir yerden yakalıyor okurunu. Bunu yaparken de kaleminden kırılganlık ve hüzün akıyor yazarın.

Sonuç olarak Nohut Oda, içten, sakin ve incelikli bir kitap. Öykü severler için güzel bir seçim olabilir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstanbul’da 1980’lerde başlayan hikâye, 2016’ya kadar uzanıyor. İlk bakışta Peri’nin kendini bulma ve arayış hikâyesi gibi görünse de, yazar diğer karakterlere de kusursuz bir biçimde yer veriyor. Roman, tek bir kişinin iç dünyasına sıkışmadan, dönemin toplumsal ve kültürel atmosferini de incelikle yansıtıyor.

Elif Şafak’ın felsefesini Mevlânâ’nın şu sözüne benzetiyorum:
“Aramakla bulunmaz, ama bulanlar da arayanlardır.”
Bence yazarın okuruna vermek istediği mesaj da tam olarak bu: Aramanın, sorgulamanın önemi. Sorgulamadan inanmanın, bir şeye körü körüne bağlanmanın anlamsızlığı.

Romanın en güçlü yanı, içsel yolculukları bir felsefi derinlikle anlatması. Karakterlerin her biri bir “arayış” içinde: kimisi Tanrı’yı, kimisi anlamı, kimisi geçmişini. Ama hepsi sonunda aynı yere dönüyor: insanın kendisine. Bu da romanı yalnızca bir hikâye olmaktan çıkarıp, bir aynaya dönüştürüyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel, çok sarsıcı ve çok etkileyici bir roman. Başından sonuna kadar insanı sarıp sarmalayan kolay kolay da bırakmayan bir kitap.
Her bölüm ayrı güzel, her bölüm ayrı etkileyici. Dişi kurdun çevresinde gelişen farklı ama birbiriyle bağlantılı olay örgüsü çok güzel kurgulanmış.
Kader ile ilgili görüşleri, iyi ve kötünün bitmeyen mücadelesi ve bunların yanında uçsuz bucaksız Kırgız Bozkırı'nın; Akbar'a, Abdias'a ve Boston'a yaşam hakkı tanımaması çok etkileyici bir dille kaleme alınmış.
Son bölüm için yorum yapmaya kelimeler yetmiyor. Her okur bu eserden heybesindeki kadar bir şeyler alacaktır.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okumayı düşündüğüm yazarlardan biri olan Ayn Rand’ın okuduğum ilk kitabı. Distopik öykü olarak tanımlansa bile bence yaşadığımız zamanda kendi hayatımıza dairde bakış açınızı etkileyecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kitapta ilk baştı biz kavramından ben kavramına geçiş yapılmış olsa bile, ben kavramının devamında oluşturmak istedikleri içinde yine toplumsallık bulunan bir bakış açısı mevcut. Farklı bakış açılarının ve düşüncelerin bulunduğu öğretici bir kitap. Yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir