Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her ne kadar şiir kitabı okumasam da, nadiren de olsa denk gelip okuduğum şiir kitapları vardır. Bu kitapta onlardan biri.

Öncelikle kitaptan bahsedeyim, geçtiğimiz eylül ayında çıkmış bir kitap, yani daha 1 yıl bile olmamış. Yazar Selçuk Özyurt'un kaleminden çıkmış olan bu kitap. Ben kendisini çıkardığı romanlarıyla tanıdım, şiir kitabını ilk defa okuyorum, hatta okudum bitti.

Kitap oldukça kısa, 62 sayfalık bir şiir kitabı. Şiirlerde öyle uzun şiirler değil, uzun değil derken çok uzun değiller, orta uzunlukta ve kısalar genellikle. Ağır bir dil yok, sade ve akıcı bir dille yazılmış. Şiir okumayı seviyorsanız okuyabileceğiniz bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk metinlerinden başlayarak ortak meselenin özlem duygusu olduğunu görebiliyoruz. Öykülerde denk geldiğimiz bir başka nokta da anlatıcı sesinin yazarınkiyle bir olması. Yaşamının büyük kısmını askeri muhtıra sonrasında sürgünden geçiren bir kalemin sesini kitapta bulunan pek çok öyküde duyuyoruz. Daha ilk metninden üslubunu yakalamış, neyi anlatırsa onu, edebi yönü yüksek dille yazısına döken bir yazarla karşılaşıyoruz. Kitapta yer alan birinci öykü olan 1969 tarihli “Cicipapa”dan başlayarak türlü hasreti okuyoruz. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Nedim Gürsel’in özlem paleti gayet geniş. Elbette bunda ülkesini geride bırakmak zorunda kalan birinin yaşadığı hasretin etkisi var. Fakat Paris öncesi öykülerine baktığımızda da bu hissi yine görebiliyoruz. Eserin ilk bölümünde bulunan metinlerden başlayarak özlemin çeşitli renklerine şahit oluyoruz. Çocukluğa, gençliğe, kasabaya, İstanbul’a, ebeveynlere ve sevgililere olan hasret toplu öykülerindeki ana hattı bize gösteriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Babadaki hangi davranışın kızına hangi duyguları hissettirdiğini ve bunun hayatına nasıl yansıdığını ele almış yazar.Burada asıl dikkatimi çeken ve hoşuma giden konu ise şu oldu;yazar babayı hangi koşulda olursa olsun suçlamıyor.Aslında babalarda yaşadığı çocukluk dönemlerinde nasıl yetiştirdilerse aynı şekilde evlatlarını yetiştiriyorlar.Burada yapılması gereken ise birinin bu döngüye bir dur diyerek iyileşmeyi başlatması diyor.Bir diğer konu da hissettirilen duygular her zaman çocukta kötü izler bırakmıyor.Evet duygusal bağlamda belki yıpratıcı olabiliyor ama karakterler,duruşlar,güçler,başarılar kimi zaman bu süreçlerde ortaya çıkıyor.Yazar vakaları farklı isimlerin kuramlarıyla destekleyerek de psikolojik deliller sağlamış.Babalarına ve kızlarına hitap eden bir kitap olarak yazılmış olsa da bir anne olarak sözlerimi ve tepkilerimi gözden geçirmeme vesile oldu.Kitap sonunda ki alıştırmaları ise çok faydalı buldum.Hayatıma katkıları olan bu tip kitapları seviyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mistik masalsı bir hikaye. Savaşta kazanan olmadığını vurguluyor bir kez daha. Savaşta kazanan devletler ama insanlar hep kaybediyor kazanan tarafta olsalar bile... vicdanını merhametini,  kısacası insani tüm duygularını kaybediyor insan. Kazandığı ise bitmek bilmeyen bir öfke, intikam hırsı, onarılamaz bir yalnızlık...
Kazuo Ishiguro savaşın farklı yüzünü masalsı mistik bir dille anlatmış. Devler, ejderhalar, ilginç yaratıklar unutmaya neden olan sisler... Kalın bir masal kitabı okuyor gibi hissettim kendimi...
Yazarın hayal gücüne hayran oldum yazım şekline de bir o kadar. Çevirmen Roza Hakmen olunca da taşlar yerine oturmuş doğrusu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kaç saat içinde bitirmelik bir kitap okudum.  Herman Melville, bizim ünlü Moby Dick'in yazarı. İçinde derin tespitlerin olduğu incecik ama dolu bir kitap. Hikaye bir hukuk bürosunda geçiyor. Hikaye dediysem öyle bir olay kurgusu, karmaşık entrikalar, gizemler beklemeyin. Çünkü ortada bir olay yok, kişi var. Kitaba ismini veren Bartleby hukuk bürosunda çalışan çok konuşmayan, yemeyen, hareket ettiği  nadir görülen kısacası varlığı olmasa canlılığından şüphe duyacağımız bir insan. ilginç bu insanın yapmamayı tercih ettiği şeyleri neden tercih etmediğini öğrenince içiniz biraz buruluyor. Kesinlikle öneririm ilginç bir kitap;)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken kendimi çocuklukla yetişkinlik arasında bir yerde hissettim. Karel Čapek’in masalları ilk bakışta sade ve naif görünüyor ama satır aralarında ince bir mizah ve düşündüren bir derinlik var. Her masal kısa ama etkisi uzun sürüyor; bitince insanın aklında küçük bir soru ya da tebessüm bırakıyor.
En çok hoşuma giden şey, masalların klasik iyi-kötü ayrımına sıkışmamasıydı. Daha çok insan doğasına, zaaflara ve gündelik hayatın tuhaflıklarına odaklanıyor. Bu da kitabı sadece çocuklara değil, aslında büyüklere de hitap eden bir hale getiriyor.
Dili oldukça akıcı, anlatımı ise yormadan ilerliyor. Ama o sadeliğin içinde zekice kurulmuş bir dünya var. “Bir fazlası” dediği kısım da kitaba küçük bir sürpriz gibi eklenmiş, hoş bir dokunuş olmuş.
Genel olarak sakin, düşündüren ve yer yer gülümseten bir kitaptı. Kısa kısa okumalık ama etkisi kalıcı bir şey arayanlar için güzel bir tercih bence.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın temel konusu; Antikçağ ve Ortaçağ’da çeşitli ırkları içinde barındıran çokuluslu ve uluslararası büyük bir uygarlığın merkezi olan İslam dünyasının neden geri kaldığına ilişkindir. Yazar bu sorunun cevabını ararken; Batı Emperyalizmi, Batı’nın Doğu’ya göre daha hızlı ilerlemesi, Müslümanlar tarafından benimsenen yabancı düşünce ve uygulamalar, dini otoritelerin (ulemanın) bağnazlığı ve siyasi düzendeki yeri, Yahudiler ve Amerika, Laiklik vs gibi nedenler üzerinde tahliller yapıyor. Yazar, sorunu kesin bir sonuca bağlamayarak bizi düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyor. Ve İslam dünyasının “Bunu bize kim yaptı” yerine “neyi yanlış yaptık ve nasıl düzeltiriz” sorularına cevap araması gerektiğini ifade ediyor.
Bu kitapla birlikte, Ahmet T. Kurunun ; “İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık” ve F. Starr’ın “Kayıp Aydınlanma” kitaplarını birlikte okursanız aydınlatıcı ve faydalı olur. Çünkü üç yazar da bu soruna farklı açılardan yaklaşıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şimdi bu kitabı anlatmaya nereden başlasam diye düşüyorum:) çok katmanlı, Ben Lerner’in zihin yapısına ulaşmak için epey gayret sarfetmemiz gereken hacimsiz ama hacminden büyük bir kitap.

Lerner, anlatmış ve durmuş, başka konulara girmiş, ana karakterin oğluna, ailesine ve torununa döndürmüş anlatıyı gibi gözükse de “bağ” kavramı orada inanılmaz coşmuş hatta belki de kendinde olan bir travmayı yansıtmış, bilemiyorum. Okurken yutkundum, boğazım düğüm düğüm oldu.

Gelelim Oğul Max ve Anlatıcı arasındaki ilişkiye :

-Hangisi gerçek oğul , kan bağı ile maddi mirası devralan mı yoksa manevi (entelektüel) mirasın sahibi anlatıcı mı? Birisi sahipleniyor biri devralıyor :) özellikle belirttim ki bu durumu benden sonra okuyanlar sorgulasın diye. İkisi birbirine rakip mi yoksa hayatın ayrı yönlerini temsil eden gelecek kuşak mı?

Hafıza? Gerçek mi yoksa bizim işimize gelen mi?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abartıldığı kadar değil ama güzel bir eser. Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni kitabını okurken sadece bir hikaye değil bir duygunun içine giriyorsun gibi hissediyorsun fakat ara ara kopukluklar var. Satır aralarında kayboldukça insan kendi geçmişine kaçırdıklarına ve beklediklerine dönüp bakıyor. Ben kitabı okurken en çok “zaman” kavramı üzerinde düşündüm. Ne kadar hızlı geçiyor ve biz bazen o hızın içinde kendimizi kaybediyoruz. Bunu sade ama derin bir dille anlatmış bazı cümleler uzun süre zihnimde kaldı ama genel klişe bir anlatım tarzıydı. Kitap bittiğinde içimde hem bir hüzün hem de bir huzur kaldı okunmaya değer mi değer. Sanki yazar bana “geçmişi affetmeden bugünü yaşayamazsın” demek istemişti bu da bana vermiş olduğu en güzel mesajdı
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Can Borcu, duygu yoğunluğu yüksek, akıcı ve insanın içine dokunan bir roman. Karakterlerin yaşadıkları ve hissettirdikleri gerçekten etkileyici. Ancak kitaptan önce Piraye’nin Seyir kitabını okuduğum için beklentim ister istemez çok daha yüksekti.

Yer yer aynı duyguların ve düşüncelerin sık sık tekrar edilmesi okuma temposunu biraz düşürdü. Bu yüzden bazı bölümlerde sıkıldığımı ve kitabı bitirirken biraz zorlandığımı söyleyebilirim.

Buna rağmen verdiği duyguyu sevdim. Eğer Piraye ile ilk kez tanışacaksanız güzel bir başlangıç olabilir; ama benim favorim hâlâ Seyir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir