Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gelecekte bir zamanda; Yasallar olarak adlandırılan ve yüksek teknoloji ile yönetilen bir bölge ve Sürgünler olarak adlandırılan, günümüze benzer şartlarda doğal bir yaşam sürülen bir bölgeden bir kadın ve bir erkeğin yolları kesişiyor ve diğer bölgenin koşullarıyla daha önce hiç karşılaşmamış olan bu iki insan birbirini kendi yaşam biçimlerinin daha iyi olduğuna ikna etmeye çalışıyor.

Yasallar bölgesinde tüm hayat yapay zeka destekli programların insanların her anını takip ve kontrol ederek onları yönlendirmesiyle sürerken Sürgünler bölgesinde ise teknolojiden oldukça az yararlanılan doğal yaşam koşulları hüküm sürüyor.

Romandaki en önemli ikilem; insanlar için seçme hakkını yapay zekaya vermek mi daha faydalı yoksa karar mekanizması tamamen insanlarda mı olmalı?

Son yıllarda hayatımızı etkisi altına alan yapay zeka fırtınasını anlamak için okunabilecek etkileyici ve sorgulatıcı bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir sözlükten fazlası. Keyifli. Seçtiği kelimeler gerçekten çok güzel, çok eski, eskimesi istenmeyen, yeri doldurması zor kelimeler. Arapça ve Farsça kökenli kelimeler ağırlıkta.

Özkan Öze bu işe neden giriştiğini, nasıl bir ihtiyaca yöneldiğini, yöntemini anlatmış en başta. Dilimizin sığlaştığı bir gerçek. Genç okuyucu bu kelimeleri görünce ne yapar tam bilemiyorum. Onların önyargı ve kayıtsızlıklarına bırakmadan ebeveyn ve öğretmenlerin bu işe el vermeleri gerekebilir. Sözlük okumayı eğlenceli hâle getirmek, dil ve zihin dünyamızı zenginleştirmek adına Özkan Öze kendi meşrebince, elinden geleni yapmış, bir yol açmış, kalemine sağlık. Yazarı sevenler bu kitabı da kaçırmasınlar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı hikâyeler vardır… okurken sadece sayfaları değil, içinizdeki duyguları da çevirirsiniz. Bu kitap tam olarak öyleydi.

Ayşe’nin masumiyetle başlayan, Çiçek’in hayatta kalma mücadelesine dönüşen ve Eylül’ün karanlık bir hesaplaşmaya evrilen hikâyesi… tek bir karakterin içinde üç farklı hayat, üç farklı savaş. Bu bir intikam hikâyesi gibi görünse de aslında çok daha derin: Adalet mi, intikam mı? Geçmiş gerçekten geride kalır mı? İnsan, yaşadıklarıyla ne kadar değişir?

Yazar, karakterin yaşadığı travmayı ve dönüşümü öyle gerçekçi anlatıyor ki, okurken rahatsız oluyorsunuz…ama bırakamıyorsunuz.
Hikâye ilerledikçe Eylül’ün içindeki karanlıkla birlikte siz de yüzleşiyorsunuz. Atmosfer karanlık, duygu yoğunluğu yüksek ve yer yer sarsıcı… Ama tam da bu yüzden etkileyici. Psikolojik gerilim ve sert gerçeklik sevenler için kesinlikle öneririm. Okuması kolay değil ama etkisi uzun süre geçmiyor.

“Bazı hesaplar vardır… kapanmadan insanı bırakmaz.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser Tahrîm, Mücâdele ve Mümtehine surelerinin tefsirine dayanıyor. Kadını merkeze alan bu üç sure; bilhassa insanın insanla, insanın topumla ve toplumun toplumla ilişkilerine eğilmesi itibarıyla kılavuz niteliğinde. İslam coğrafyasında kadınların haklarının büyük oranda ellerinden alındığına dikkat çeken eser, olayları tarihsel arka plandan hareketle ve titizlikle yorumlarken günümüzde ilişkilerin nasıl inşa edilmesi gerektiği hususunda bizlere ışık tutuyor. Sorunun kadın erkek sorunu değil insan olma sorunu olduğu ve kadına - bilfiil Hz. Peygamber’in hayata geçirdiği gibi- “sükûnet, muhabbet ve merhamet” temeline oturan bir kavrayışla bakmanın vurgulanışı ne kadar da değerli. Derin insanlık hâlleri, içinizi ısıtan tespitler, tavsiyeler… Onca karanlık tablonun ardından ümit aynanızı parlatıyor yazar. İnsana yani ki kendinize güvencinizi…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sorunu, 'göçmenlik' olan bir eser sayılabilir. İsim, o yüzden 'Kamboçya Elçiliği' olması gayet doğal karşılanabilir geliyor. Zadie Smith, çok sevdiğim bir yazar ve son dönemde dikkatimi çekti diyebilirim. Enteresan yerlerden olgulara bakıyor ve o derecede kendine özgü bakış açısıyla hikayelerine sonlar hazırlıyor. Kamboçya Elçiliği, kısa fakat bir o kadar etkili, yazarın metinlerini okumaya başlanması için ideal bir okuma vaat ediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beyaz Lale öyküsü "Barışta ter dökmeyen savaşta kan döker" ata sözümüzü hatırlatıyor. Savaşın ne olduğunu bilmeyen ve yaşamayanlara tüm gerçekliğiyle anlatıyor. Ömer Seyfettin' i gençliğimde ilk "Diyet" ile tanımıştım. "Beyaz Lale" ile tüm eserlerini bitirmiş oldum. Tüm Türklerin okuması gereken bir kitap. İnanmayanlar müzelerimizi gezerek yapılan zulümlerin delillerini görebilirler. Ben Bursa' da gördüm. Yalan aşklarla dolu, tozpembe kitapları okumaktansa, o günleri yaşamış yazarlardan gerçekleri okumak daha iyi bence.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın herhangi bir kitabını daha önce hiç okumadım kitabı da ismi çok ilgimi çektiği için almıştım. Polisiye- (cinayet?) romanı üzerine gibi ama böyle karakollarda polislerle satırlar dolusu yazıların olduğu bir roman değil o yüzden benim açımdan keyifliydi o kısımları ama sorun şu ki hayvanlar üzerinden meşrulaştırılan cinayetleri hoş gibi gösterme gibi bir duygu sezdim bence hoş değil tamamen cahilce bir düşünce. Sonunda çok şaşırdım beklemediğim bir kişi katil çıktı. Unutamayacağım romanlardan biri olarak hayatımda kalacağı kesin.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstanbul’un yıkılmış, toz olmuş hâlini okumak; yok olan insanları düşünmek gerçekten ürperticiydi. Daha da sarsıcı olan ise hayatta kalanların duygularını kaybetmiş olmasıydı. Bu noktada ister istemez şunu sorguladım: Günümüzde insanlar zaten hissizleşmiş değil mi? Duyarsız, vicdan ve merhametten uzak bir insanlık… Bu da başka bir yok oluş biçimi. Kitap bir distopya sunarken, duygularını kaybetmeyen Arın karakteriyle umut ışığı da yakıyor.

Leke’nin yolculuğu boyunca onun çaresizliğini, aldatılmışlığını ve kırgınlığını birebir hissettim. Okur olarak duyguyu bana geçirmeyi başaran bir anlatım var. Yazarın dili akıcı, sade ama etkili. Yeni kelimeler öğrenirken hiç yorulmadan sayfalar aktı gitti. Kitabı elimden bırakamadan okudum. İyi ki duygularım var dedirten bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kitap… İlk heyecan. Yılların emeği, hayal kırıklıkları ve umudun birleştiği bir başlangıç. Yıldız Dilmaç, Yelkovanın Üstünde’de öykülerini “insan olmanın halleri” etrafında kuruyor. Aile Bağları, İnanç, Korku, Kibir, Erteleme ve Öfke başlıkları altında toplanan metinler, gündelik hayatın içinden tanıdık duygulara odaklanıyor. Anlatım sade ve akıcı; olay örgüsü ön planda tutulurken iç monologlar doğal bir samimiyet yakalıyor. Küçük ayrıntılar dikkatle işlenmiş, karakterlerin dünyası inandırıcı kılınmış. Bununla birlikte öyküler yer yer temkinli ilerliyor, güçlü bir çarpıcılıktan çok dengeli bir anlatım tercih ediliyor. Yazar ne yaptığını bilen, fakat henüz sınırlarını zorlamayan bir çizgide. Tüm bunlarla Yelkovanın Üstünde, sade dili ve insan hâllerine odaklanan yaklaşımıyla dikkat çeken, başarılı bir ilk kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için hem ilham verici hem de öğretici bir okuma oldu. Pénélope Bagieu, tarihte iz bırakmış ama çoğu zaman adı çok bilinmeyen kadınların hayat hikâyelerini çizgi roman formatında anlatıyor. Her bir hikâye kısa ama etkisi oldukça güçlü.
Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, kadınların toplumun dayattığı kalıplara rağmen kendi yollarını çizmeleri oldu. Kimi zaman sanatla, kimi zaman bilimle, kimi zaman da cesur kararlarıyla hayatlarını değiştiren bu kadınların hikâyeleri gerçekten hayranlık uyandırıcı. Anlatım dili sade ve akıcı; çizimler ise hem eğlenceli hem de duyguyu çok iyi yansıtıyor.
Bazı bölümlerde şaşırdım, bazı yerlerde gururlandım, bazı hikâyelerde ise içim burkuldu. Ama hepsinde ortak olan şey güçlü bir duruştu. Kitap, “imkânsız” denilen şeylerin aslında ne kadar mümkün olabileceğini gösteriyor.
Bence sadece kadınların değil herkesin okuması gereken bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir