Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hiç ummadığınız bir zamanda ummadığınız biriyle tanışsanız ve başlasanız birbirinize hayat hikayelerinizi anlatmaya. Bu paylaşımda birbirinizin yaralarını sardığınızı fark etseniz, aslında ne kadar çok ihtiyacınız olduğunu dinlemeye ve anlatmaya. Anlasanız ki "tesadüf" diye bir şey yoktur. Sizin onunla yollarınızın kesişmesi bir tesadüfün çok daha ötesindedir.
Selime teyze her şeyini geride bırakıp bir köyde yaşamaya başlamıştır. Çocuklarına kırgınlıkları, küslükleri, yaşadıkları onu her şeyden kaçmaya sürüklemiştir. Meltem de hayatı boyunca yalnızdır. Annesi onu bırakıp kaçmıştır. Babası da yanına almamıştır. Babaannesi ve dedesi de vefat edince yalnız kalmıştır. İşte bu iki hayat bir sohbette kesişir ve sarılan yaralar olur sohbet sonunda. O sohbet iki yürekte de saklı nice sırları çıkarır ortaya.
Ertelediklerimizi, önemsiz diye düşünülen detayların aslında basit olmadığını, bizim için değerli insanlara bir kez daha sarılmak için beklemememiz gerektiğini hatırladık.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geçmişte ve bugün dünyadaki bazı ülkelerin uğradığı felaketlerin, kötü olayların neredeyse hepsi bir bir İrlanda'nın başına gelmeye başlıyor. Ülke hızla iç savaşa sürükleniyor, gelişmeleri kocası gözaltına alınan ve dört çocuğuyla ortada kalan Eilish'in hikayesi üzerinden izliyoruz. Yazarın pek de gizleyemediği bir alt metni var: "Bu felaketler bizim başımıza gelseydi neler hissederdik?" Bu 'empati' topunu duvara asıyor ve romanın sonunda o top patlıyor! Mültecilik üzerine bir roman da diyebiliriz.

Uzun cümleleriyle, çok işlevli virgülleriyle, şiirden el alan yazım tekniğiyle sıra dışı bir roman.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanın merkezinde Ali Rıza var.

Rahmetli Aziz ve Nergis Kadın'ın oğlu. Annesi onu şehirde yatılı okumaya gönderiyor. Çünkü onun kalem tutan, vicdanlı, cesur bir insan olmasını istiyor. Ali Rıza, tam da böyle birine dönüşüyor. Okulunda sevilen bir öğrenci oluyor, edebiyatla tanışıyor, yazmaya başlıyor.

Ama hayat herkes için olduğu gibi onun için de kolay akmıyor. Annesinin vefatıyla birlikte zor günler yaşıyor.

Kitap boyunca onun çocukluğuna, öğretmenliğine, yazarlığına ve iç dünyasına konuk oluyoruz.

Yazar o kadar samimi, akıcı ve sade bir dille anlatmış ki bazı cümlelerde durup düşündüm, bazılarını tekrar tekrar okudum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osprey’in standart formatında ve bir çizginin altına düşmeyen kalitesinde Samet Özgüler'in uzman tercümesiyle bu eser, Antik çağa ve Julius Caesar'a ilgi duyanlara iyi bir başlangıç.Caesar gibi askeri tarihe tarihe damgasını vurmuş bir isim üzerine yazılmış eserin çokluğu düşünülünce,(Shakespeare ve Nietzsche gibi!) yazar,bence biraz daha fazla kaynaktan alıntı yapabilirdi.Diğer taraftan, konu askeri tarih olduğundan,antik çağdan başlayarak,Sun Tzu,Clausewitz gibi isimlerin yanına, Liddel Hart, Fuller ve John Keagan’ı ekliyor.Özellikle de John Keagan’nın “olağanüstü komutan” prensipleri ışığında, neredeyse beş sayfalık, bir değerlendirmesi var ki, bunu antik çağlara ilgi duymayan askeri tarih meraklılarına bile tavsiye ederim. Mütercimin dilini şahsen bazı yerlerde ağdalı buldum.Bir de "son okuma” esnasında bazı harf hataları gözden kaçmış ve bir resmin yanında yer alan İngilizce metin tercüme edilmemiş.Ana hatlarıyla, tüm askeri tarih meraklılarına tavsiye edeceğim bir seri.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kutlu’nun kaleminden vücut bulmuş, farklı yaşam tarzlarına sahip insanların bir otelde kesişen hikâyeleri. Her biri ayrı bir dünyadan, ayrı bir hikâyeden süzülüp gelmiş. Bu anlatılar kısa kısa, sıcak dokunuşlarla aktarılmış; adı üstünde, hikâye bunlar. Kimi zaman taşradan gelen bir insan manzarası seriyor önümüze, kimi zaman da mektepten çıkmış bir profesörün hikâyesini anlatıyor. Her birinde hayatın farklı renkleri, insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi var. Kutlu’nun satır aralarında yankılanan bir hakikat var: “Dünya boş; insan ömrü varsa, ihtiyarlık şerbetini zaten tadacaktır.” Hayat gelip geçiyor, geriye kalan tek şey ise bir muhabbet kapısı. İşte o kapının etrafında dostluklar, dayanışmalar filizleniyor; ezgiler söyleniyor, gönüller ısınıyor. Yazar, bir yandan bu sıcak hikâyeleri anlatırken diğer yandan da günümüz insanını eleştiriyor. Modern hayatın soğukluğuna, yalnızlaşan kalplere ve yitip giden değerlere ayna tutuyor. Akıcı, sade ama derinlikli bir kitap.
Yanıtla
11
2
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim zihnimde Şule Gürbüz, bir duvarı yazdığı eserlerle kaplıyor; Kambur, başlı başına bir tablo olmaktan öte, diğer eserleri taşıyan sağlam bir çivi. Kambur, biraz boşluklar barındıran bir kitap, ancak bu boşluklardan Şule Gürbüz'ün kendine has varoluşunun ışığı sızıyor. 18 yaşında bir insanın; bunca hissedişi, olanıyla dışa vurabildiğine üstelik bunu edebi bir yolla yapabildiğine şaşırmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Esere gelecek olursak: Başlangıçta zaman zaman Kambur'a dışarıdan bir gözle bakıyor, sonra Kambur oluyor hatta Kambur'un en derinine yani günlüğüne giriyor, en nihayetindeyse yine Kambur olarak okumayı sonlandırıyoruz. Kambur, tabi caizse yeni bir güne her uyanışında, camı çerçeveyi yere çalmak ve o kırıkların üstünde yürümekle ömrünü geçiriyor ve ömrü sarmal bir sakız gibi ellerine yapışıyor, koparsa kısalmıyor, çiğnese daha da büyüyor. İşte kitap boyunca Kambur'un fiziken ve ruhen taşıdıklarının yanında "yaşamak" denilen mefhumla ne yapacağını okuyoruz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stepançikovo Köyü romanının ana karakteri Foma Fomiç nasıl birisi :)Öncelikle yalandan bir kibir sahibi, kendini beğenmiş, manipülatör, zaman zaman komik aynı zamanda histerik…kendisi bir kukla olmasına rağmen etrafındaki herkesi etkisi altına alıp onları kukla haline getiren sözde aydın…

Sürekli bir yönlendirme yapan, doğru yanlış olduğuna bakmadan kurallar koyan esneten kaldıran ve etrafındaki herkesi buna uymaya -güç sahibinin etkisini kullanarak - mecbur bırakan, hep bir duygusal şantaj modunda düzeni bozan ama idare eder gibi gözüken bir şahsiyet.

Ne iyi ne ahlaklı ne de aydın ama öyle bir tutum içinde ve öyle inandırıyor ki insanlar belki de zayıf karakterleri yüzünden bunu kabulleniyor.

Her güzelliği kendinden bilirken bir an odak ondan kaydı mı, her güzelliği acıya çeviren bir yapıya sahip olan Foma Fomiç öyle bir karakter ki nefret edilesi ama aynı zamanda takdir edilesi…

Böyle karikatürize bir karakteri ancak Dostoyevski yazabilirdi . Keyifle okudum. Selametle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı iştahla ve hafifçe çabalayarak okudum ve çok sevdim, çünkü sürrealist bir ressam R.Magritte'nin beyninde M.Foucault adımlarıyla gezinmek müthiş bir haz verdi. Söz edilen resimlerin kitabın içinde olmaması bana, kendi araştırmamla ulaşmam sayesinde, ihtiyaç duyduğum kısa zihin molalarını sağladı. Ve evet, bence de ressamın filozofa mektupta yazdığı gibi; benzeyiş ile andırış arasındaki farkı anlatmak için Foucault'nun bulduğu bu kelimeler yetersiz kalmış; ressam 'gizem' diyor; kitabı bitirmiş halimle bense, şöyle diyorum: andırış ile benzeyiş arasında 'hakikat' var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle böylesi derinlemesine araştırma gerektiren bir ansiklopedi denebilecek nitelikte bir eserin fiyatı bu kadar makul olduğu halde bu kadar az satılmış olması ve yorumsuz bırakılması fazlasıyla üzücü.

Qiyas Şükürov ve Dr. Vasif Qafarov’un derlemesiyle kaleme alınan bu eser 1895-1912 yılları arasın da belgelenmiş Osmanlı arşivleriyle Kafkasya bölgesinde ki Ermeni Meselesini kaleme almaktadır, çoğunlukla 20. yüzyılın başlarına denk gelen bu dönemde Kafkasya’yı yeni bölge olarak belirleyen Ermeniler bir çok silahlı faaliyette bulunmuşlardır.

Bu eser de bu döneme Osmanlı’nın arşiv belgeleriyle hikayeci tarih anlayışından çıkarak çok net bir şekilde ışık tutmaktadır ve fazlasıyla kitaplığınız da yahut kütüphaneniz de bulundurulması gereken bir eserdir. Baskısı gayet kaliteli dili akıcı fiyat performans değerlendirmesinden çok rahat geçebilecek bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaman Törüner bu eserinde genel anlamda Türkiye'yi derinden sarsan krizler dönemini işlemiş fakat o kadar kilit noktalara değinmekte ki kitapta, tamamı ile kaynak niteliği taşımakta üniversitede ilgili bölümlerde okuyan genç arkadaşlarımızın kaynak olarak başvurabileceği bir eser, Türkiye krizler döneminin anatomi eseri denilebilir, hatta kendisinin de görevde bulunduğu 1994 yılına gelindiğin de patlak veren kriz ile ilgili çok önemli bilgiler de yer almaktadır. Ayrıca değinmek gerekir ise dili anlaşılır ve akıcı bir kitap fiyat anlamında kimsenin bütçesini zorlamayacak derecede. Kütüphaneniz de her daim yer alması gereken fiyat performansın ziyadesiyle çok çok üstünde bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir