Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın çok beğenerek okuduğum bir romanıydı. Hatta okurken sıklıkla, dizisi olsa muhakkak izlerim diye de düşündüm.
Roman kurgusu 1900'ler ve günümüz diyebileceğimiz yıllar arasında sıçrayışlarla ilerliyor. Fransızca öğretmeni Özge, eşiyle İstanbul'a dönmüş, evliliğini ve hayatını sorgulamaya başlamıştır. Bu arada babasının yatırım amaçlı aldığı eski bir yalıda oturacaktır. Özge yalının bodrum katını ve müştemilatını temizleyip tasnif ederken bir hatıra defteri bulur. Bundan sonra da defterin sahibi Buğlem Hanım'ın hayaletiyle beraber yaşayacaktır. Ta ki olaylar çözümleninceye kadar. Kendi aile geçmişi de yer yer hikayeye dahil olur, Kurtuluş Savaşı'nın İstanbul'a etkileri görülür, bir kaç kere okuyucu ters köşeye savrulur, roman boyunca sıklıkla "alacakaranlık" etkisi yaratılır Ben kesinlikle çok beğendim. Keşke tv lerde veya dizi-film kanallarında kısa dizisi de yapılsa. Ama kısa yani, ben uzayınca sevmiyorum. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkçe alanında Yüksek Lisans eğitimim esnasında öğrendiğim, geç öğrendiğime üzüldüğüm fakat keşfetmem dolayısı ile de mutlu olduğum sayfa sayısı az ama anlattığı değer kocaman olan o güzel kitap: Farkında. Günümüz dünyasında farklılıkların dezavantaj ve türlü kötü ithamlarla anıldığı günlerde özellikle okumak, çocuklarımıza okutmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü milyarlarca kişinin olduğu bu dünyada herkesin farklı bir rengi var. Bu renkler yalnız başına bir anlam ifade etmiyor. Birlikte olduğunda ise olağanüstü bir tablo ortaya çıkıyor. Bu tabloyu izlemek gibiydi bu eser. Çizimleri ve geniş boyutu ile çocuklarımızın da kullanımına uygun üstelik. İlkokul düzeyinden başlayarak tüm çocuklarımıza, velilerimize önerimdir. Farklılıklarımızla ve kitaplarla kalalım. İyi okumalar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zaman zaman günlükler okurum. Günlükleri hem daha öznel hem de daha sevimli, cana yakın bulurum. Yine aynı şekilde bu içten samimi günlükleri; şiir, hatıra ve deneme havasında okudum. Daha çok gür sesli şiirleriyle tanıdığımız Ahmet Doğru hocanın, diğer edebi türlerde ki ürünlerini de gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Günlüklerde yaşanılanlar ve düşünceler açık ve serbest bir şekilde ifade edildiği için makbul olan yazarının ölümünden sonra günlüklerin yayınlanmasıdır. Yazarı hayatta iken yayınlanan günlüklerde bazı kaygılardan dolayı günlük içeriğindeki samimiyet sekteye uğrayabilmektedir. Öyle ya yazarın hayatı, kırılganlıkları, sıkıntıları, aşkları gibi birçok yaşanmışlığı içermektedir. Yine de yazar hiçbir kaygıya mahal vermeden cesaretle, içtenlikle kalemini kullandığını görmekteyiz. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler romanı bence yazarın bugüne kadar yazdığı en derin, en iyi eseri. Hikâyenin dokusu o kadar içe işliyor ki, okurken sadece bir roman değil, bir ruhun yankısını dinliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Halide’nin kardeşleriyle yaptığı konuşmalar, hayatla bağı çoktan kopmuş bir insanın iç hesaplaşmasını o kadar yalın ama vurucu bir dille anlatıyor ki, her sayfa bir yara izi gibi kalıyor insanda. Bir yerde Halide şöyle der: “Yalnızlık her gün yeni çehrelerle, yeni sızılarla kendini çoğaltıyor. Öyle ki, saf ve gerçek yalnızlığı bu dünyada ilk ben keşfetmişim gibi hissediyorum.” Bu cümle romanın kalbini özetliyor aslında — insanın kendi karanlığıyla baş başa kalışını. Yazarın dili hem kırılgan hem güçlü; ölüm, hafıza ve pişmanlık arasında dolaşan bir sükûneti var. “İnsanın hafızası zalimdir. İntikam peşinde koşarcasına en çok ölürken eziyet eder.” cümlesi ise kitabın ruhunu mühürlüyor. Çok dokunaklı, çok insanca bir hikâye.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir insanı yakından tanımak yük müdür? Yazara göre biz insanlar birbirimize bazen sığınak, bazen ayna, bazen de sadece sessiz bir eşlikçi oluruz. İşte bu kitap yıllardır aynı evi paylaştıkları halde birbirini tanımaya çalışmamış iki arkadaşın hayatını konu ediniyor. Arkadaşlık, öğrenci evi, üniversite hayatı, manevi çalkantılar, toplumsal sorunlar, geçmişin yaraları, yalnızlık, vicdan, azim, fedakarlık, umut…Hikayenin yaşanmışlığı esere ayrı bir kıymet katıyor. Yazar ortam tasvirlerini yaparken eşya ile insan ruhu arasında irtibat kurmamızı sağlıyor. Tanımadığım bir yazarı okurken tereddütlerim vardı. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı bir roman olmuş. Yazar görmediğimiz, göremediğimiz, görmezden geldiğimiz sıkıntıları, dertleri, yaraları anlatarak farkındalık oluşturmaya çalışırken bizi duygusal bir hikayeye davet ediyor.
“Meğer hayatın kendisi gibiymiş; değersiz sandığımız detaylar, bir gün karşımıza en kritik soru olarak çıkabiliyormuş.”
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meksika da yaşanan trajedide Matt'in ailesinin başına gerçekte ne yaşandığını ortaya çıkarmaya çalışan bir gencin klişe bir hikaye gibi görünse de yazar okuyucusunun karşısına çok daha fazlasını seriyor. Oldukça sürprizlerle dolu inanılmaz sürükleyici bir maceranın içine sürüklüyor. Çok beğendiğim bir kurgu olan Korktuğun Ne Varsa değişen bakış açıları ve zaman çizelgeleriyle okuyucusuna eşlik ediyor. Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek inanması zor. Diğer kitaplarını düşünemiyorum bile. Yazar tüm aile üyelerini "Önce" bölümleri ile bizlere tanıtıyor. Hayatlarını, seçimlerini, araştırmalarını ve sonunda ölümleri ile bizleri yüzleştiriyor. O sahneleri gözümün önünde canlı yayın izler gibi okudum. Burada kötü adamı ne kadar tahmin etmiş olsam da ortaya çıkan sırlarla ters köşe oldum. Kitap başlı başına zihin yolculuğuna çıkarıyor. Elimden bırakamadığım bu kitabı kesinlikle es geçmeyin. Tavsiyemdir.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar bütün kitaplarında hikayeyi anlatmak ve hangi yöne ilerleyebileceğini göstermek için birden fazla bakış açısını kullanıyor. Bütün karakterlerin kendine göre bir hikayesi var. Bazılarını sevmeye çalışırken bazılarına iyi gözle bakmayacaksınız. Bazılarını da bağrınıza basmak isteyeceksiniz. Hayatları, seçimleri hepsi kendi yollarının kaderini çizmiş. Her bölüm merak içinde biterken sonraki adımın ne olacağını merak ediyorsunuz. Kitap yapay zekaya ve hükümetin Evlilik Yasası adı altında insanların yaşamlarını hayatlarını nasıl kontrol altına alındığı anlatılıyor. Evlilik yasasının karanlık yüzü, ürpertici, düşündürücü ve bağımlılık yapan okuma süreci yaşatıyor. Gerçek Aşk kitabını sevdiyseniz, bu dünyayı sorgulamanıza ve gözünü açmayanlara gelsin. Yapay zekaya sıcak bakabilecek misiniz kim bilir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Sofi'nin Dünyası" ile çok ortak yönleri var. İkisi de dünya hayatının bir kurgu olup olmadığını felsefi düşüncelerden yola çıkarak sorguluyorlar. Kimin ve hangi varlığın bir düşüyüz veya kurgusal karakterleriyiz hususuna her iki kitabın da en son sayfalarında yazarlar değiniyor. Bu sorgulama her iki romanın en çarpıcı mesajı. Bunun yanında zamanın göreceliği de işlenmiş. Verilen diğer bir mesaj da: Kalbini dünyaya kaptırmayarak hayata aktif katılmanın ve hayatı birebir tecrübe etmenin insanı hem özgür hem de sanılanın aksine güçlü kılmasıdır. Tam aksine hayatı ve diğer insanları tahakküm aracı görerek yaşayanların ise bir kısır döngüye girdikleri ve taşlaştıkları Ebrehe üzerinden okurlara izah ediliyor. Kitapta okura iletilmek istenen mesajların İslam'ın öğretileri ile de paralellik arz ettiğini ifade etmeliyim. Son olarak, kitaptaki mekanların tasviri, Osmanlı halkının sosyal ve askeri hayatının detaylı bir şekilde kurgulanması ustalık gerektiren bir iş. Tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha farklı bir içerik bekliyordum okumaya başlamadan önce. ama başlayınca hiç beklemediğim bir mahalle sıcaklığı sardı kalbimi. Bir çırpıda nasıl da bitti öyle anlamadım. Yazarımız İrem yaşar, çok güzel ve akıcı bir dille yazmış, gayet anlaşılır, her yaştan insana da hitap edebilecek bir üslup.
5 Ailelik, mahallelerinde adımlar gibi oldum. Hepsinin ayrı bir gönül yarası var.
Hayat gibi, gerçekler gibi...
Kimi evlat hasretiyle yanıyor,
kimi 5 evladının peşinde koşturmaktan bîzar olmuş, Kimi hayatının içindeki insanların şikayetine kulak kapayıp, esnek davranmayı öğrenmiş,
kimi aynı şikayetlere hasret kalmış, kiminin de (Kendimi en yakın hissettiğim, Nermin karakterinin) seneler süren hasretliği, adım adım son buluyor...

Bir nebze mahalle sıcaklığı istiyorsanız, kalbinizi yumuşatacak bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sinan Yaşar'ın Kral Çocuk'u, lüks ve zenginlikle çevrili sarayında yalnızlık çeken küçük Prens Alabar'ın hikayesi. Dışarıdan rüya gibi görünen bu hayat, Prens'e oyun arkadaşlarının ve çocuk olmanın getirdiği koşup düşme özgürlüğünün yerini tutmuyor.

Hikaye, Prens'in penceresine gelen bir ağaçkakanla başlayan dostlukla değişiyor ve onu geçmişin bilgeliğiyle dolu sırlar içeren bir yolculuğa çıkarıyor.

Kitabın ana mesajı çok güçlü: Gerçek liderlik ve mutluluk, parada değil, masumiyette ve basit şeylerden keyif alabilmektedir. 4. sınıf ve üzeri tüm çocuklara tavsiye ederim. Kısa sürede okunan ama etkisi uzun süren sıcacık bir hikaye.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir