27Yorum
Üveyanne'ye Övgü
Pek çokları için rahatsız edici olabileceğini tahmin ediyorum bu kitabın, fakat gelin görün ki ben çok sevdim. Bu küçük novellada Llosa baya “yasak” mevzulara girmiş, ismi zaten ipucu veriyor. Ama bu kadar kısacık bir kitapta konuyu bu kadar derinleştirebilmek de ne maharet! Güzelliğe içkin olan iktidar kapasitesi, çocukluğun aslında doğal parçası olan kötülük, arzunun ve şehvetin doğası… Sözünü hiç sakınmadan anlatıyor Llosa, kimi zaman epeyce cesur ve gerçek şekilde. Cinselliğin bu biçimde tabu-dışı anlatılmasına (karşılıklı rızaya dayalı bir cinsellik söz konusu olunca tabu nedir ayrıca, bir de o var) Fuentes’ten epeyce alışık olduğumdan belki, beni hiç rahatsız etmedi. Kitabın asıl sorusu şu bence: “her türlü kötülükten arınmış bir sapıklık mümkün müdür?” Bu arada bu kitabı rahatsız edici bulanlar Mişima, Tanizaki filan okumasın derim, bu zorladıysa onlar mahveder muhtemelen. Ben edebiyata ahlakçı bir yerden bakmayı reddediyorum, dolayısıyla bu kitapla ilgili “ahlaksızca bir öykü” diyenleri de anlayamıyorum. Neyse, sonuçta bence çok sıkı bir kitap bu. Yazarın, anlattığı hikâyedeki kimi dönemeçleri Tiziano, Bacon, Boucher gibi ressamların klasik tablolarıyla eşleştirerek onlar üzerinden anlatması da ayrıca bir lezzet katmış. Şimdi “sapıklık bu” diye tepki verdiğimiz kimi mevzuların yüzlerce yıldır sanata konu olmuş olmalarının da bir anlamı var şüphesiz, değil mi? Kitapta da geçen Faust’tan şu dizeyle bitireyim: “kim ki olanaksızı ister, ona vurgunum.”
Llosa okumak insana keyif veriyor.
Kitabın adı ilginç konusu da ilginç...
okuduğum en etkileyici Llosa kitaplarından.
Kesinlikle katılıyorum bu görüşe; ' Hak ettiği halde Nobel' i alamamış pek çok yazar vardır ancak hak etmediği halde Nobel alan tek bir yazar bile yoktur.'' Kitabın son sayfasını kapattıktan sonra, içimden spontane iki “ Bravo!” yükseldi …Birisi Llosa için, diğeri ise Celal Üster için .Ben müthiş bir çeviri okudum, hatta ve hatta, bu romanın çekiciliği sanki anca zengin Türkçemizle bu kadar güzelleşebilir, kanısına vardım kendimce. Kitabı bu sefer renklerle tarif etmem gerekiyorsa pembe ve lacivert derim. Kitapları, müziklerle, tablolarla, oyunlarla ve o an içimden nasıl geliyorsa özdeşleştirmeyi seviyorum. Bu sefer, nefes kesen okur maceramda, sevgiyi simgeleyen pembeyi örten, ilkel arzuların karanlığı lacivert diyorum ve bu iki rengin karışımı bana keyifli dakikalar yaşattığını söyleyebilirim. İlginç, eğlenceli, sorgulayıcı, kuşatıcı, kışkırtıcı, özlü, cazibeli ve çok çabuk sona eren bir kitap okur macerasıydı…
Konu ilginç Llosa zaten başarılı.
göz açıp kapatıncaya kadar biten harika bir kitap
Llosa’dan bir efsane…
Llosa'nın külliyatını tamamlama niyetindeyim. Bu kitabı da yakın zamanda okuyacağım.
Mario Vargas'a özgü anlatımla erotik fantezi bir öykü...
Saflığın arkasına gizlenen tehlikeli bir zekayı konu edinen sıkmadan çabucak okunabilecek iyi bir kitap.
Yazardan okunacak son kitap diyebilirim. Diğer Llosa kitaplarının çok altında kalmış.
bir çırpıda okunabilecek cesur bir kitap
Güzel bir kitap alın okuyun.Beğendim.
Bence ortada bir kitap. Güzel yada kötü olması okuyucuya kalmış.
Sıradışı ve cesur bir kitap.
Nobel ödüllü bir yazar olan Mario Vargas Llosa her eserini tavsiye ederim.
Değişik, fantastik, erotik...
çok iyi bir kitap mario vargas yine kalitesini konuşturmuş. dünyanın en iyi yazarlarından biri.
kesinlikle barok dönemi sanatını güzel aktarmış hikayeleştirmiş
1 2