10Yorum
a_targal
Kitapkurdu
03.03.2022
beni mutlu etmedi
fatihc84
Kitapkurdu
15.01.2020
Büyük hayal kırıklığı. Keşke başka sitelerden yorumlarına baksaydım almadan önce. Bizdeki İsmet Bozdağ kitapları gibi.
CEM ATASUN BAYRAKTAR
Kitapkurdu
Paul Johnson 'un güzel eserlerinden biri.
Emil Sinclair
21.07.2018
Ara ara haksız eleştirilerde ve yönlendirmelerde bulunsa da, kapanış cümlesi olan; Bütün despotlukların en kötüsü fikirlerin kalpsiz tiranlığıdır sözü ile genel anlamda hak verdiğim düşünceye sahip bir kitap oldu. Entelektüel dediğimiz kişilerin toplumlara yönelik etkisi azımsanmayacak bir şekildedir. Entelektüel oldukları kadar da birer insan oldukları için söyledikleri düşünceler ile yaptıkları eylemlerin tutarlılığı da değişkenlik gösterebilir.
cinna24
Bilge
12.08.2016
Rousseau, Hemingway, Marks, Tolstoy gibi isimleri ozel hayatlariyla, kisilikleriyle ele aliyor. Baskalarina yol gosterici olan/olmasi beklenen bu kisilerin bilinmeyen yonlerini anlatiyor. Yasadiklari hayatin savunduklari felsefelere uyup uymadigini sorgularken zaman zaman acimasiz olmasina ve ozel hayat konusunda hic bir hassasiyet gostermemesine ragmen, okunasi bir eser. Cunku yazarlar, filozoflar, dusunurler hakkinda oldukca ilginc bilgiler var. Ozellikle Tolstoy'u okurken hayal kirikliklari ve saskinliklar arasinda boguldum. Tavsiye edilebilir bir kitap.
faruksevindim
Bilge
24.04.2016
Johnson "ele verir talkını kendisi yer salkımı" tipinden ünlü karakterleri zaafiyetleri odağında okurlara tanıtmış. Zevkle ve şaşkınlıkla okunuyor.
insanoglu01
30.06.2013
paul johnson kitabın girişinde, anlattığı entelektüellerin insanlara nasihat verme ehliyetinin olup olmadığını sorguladığını söylüyor. Kitabı okurken büyük/erişilemez/müthiş denilen entelektüellerin hayatından midem bulandı. Nasıl olur da böylesine çirkef bir yaşantıları olan insanların büyük yazar olarak dillendirildiğini kafam almıyor. Özellikle Rousseau, Shelly, Marx ve Russell'ın hayatlarının iğrençliği beni şoke etti. Özellikle Rousseau'nun beş çocuğunu da yetimhaneye bırakması. Çok okunan bu entelektüellerin hayatının anlatıldığı bu kitabın mutlaka okunması gerek. Diğer yandan Johnson bazı yerlerde haksız eleştiriler de yapmış Örneğin Tolstoy'a karşı. Johnson ne hikmetse Russell ve Sartre'nin Amerikan düşmanlığına çok takmış. En fazla eleştirdiği noktalardan biri de bu konu. Ayrıca Sartre'ın Cezayir savaşı konusundaki tutumunu eleştirirken Frantz Fanon'u Afrika ırkçılığının mimarı olarak görmüş. (s. 346-347) Garip bir biçimde P.J. Avrupa siyasetine karşı çıkan özellikle savaş karşıtlığı ile tanınan bu entelektüelleri yerin dibine geçirmiş.
muştu2008
Kitapkurdu
01.02.2013
mustafa kutlu'nun "Anadolu yakası" adlı eserinde adı geçti merak edip aldım şimdilik iyi gidiyor biraz büyük ve kalın bir kitap artık ne zaman biter bilemeyeceğim ;)
secondus
Kitapkurdu
06.04.2012
Eser, ölümsüzleşmiş entellektüellerin iç dünyalarının ve özel yaşantılarının gözler önüne seriyor. sıradan insanlardan daha sıkıntılı daha sorunlu hayatlara sahipler. kim bilir belkide onları özel yapanda budur...
teachermert
11.03.2011
J.J.Rousseau'dan başlayıp yirmi bir entelektüeli inceliyor. Seçtiği bu entelektüelleri birçok açıdan sorguluyor..