Temmuz Suçlu Kavukçu’nun daha önceki öykülerinin bir kitapta bir araya gelmiş halidir. Kitabın ilk baskısı 1990’da Varlık’tan yapılmış. Patika ve Temmuz Suçlu isimli iki bölümden oluşan kitapta toplam on dokuz öykü vardır. İlk bölüm Patika, 1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü almıştır. Patika’da kişiler kaçan, gizlenen, ıssızlıklara sığınan tipler. Evliler. Ama sadakat noktasınıda sıkıntılı tipler. Onları hayata bağlayan sıkı bağları yoktur. Hatta biraz maceraperest tiplerdir. Patika’da Tabanca öyküsü bir bürakrasi öyküsüdür.
Cemil Kavukçu yanılmıyorsam ilk kez bu kitabında di ve dini öğeler karşı tavır geliştiriyor. Mesela Patika’da “Sabah ezanlar/çocukluğumun kanlı kırbaçları”(32)geçen dizeler; Soğuma Günleri’nde geçen “Yapraksız kavaklar ve at kestaneleri dedikodunun orgazmına ulaşmış başörtülü mahalle kadınları gibiydiler.” benzetmesi; Gezintiler’de “Bu salak da kanmış ona. İnsanlıktan çıktı. Arada kendine gelir gibi oluyor, sakalını kesip camiyi namazı bırakıyor, işine dönüyor; sonra bir bakıyorsun o cüppe yine sırtında, suratında kapkara bir karış sakal.” cümleleri; Bozgun öyküsünde kurban olan koyundan bahsederken “iğrenç koyun kokusu”; babasından bahsederken “Babamın Aptıraman’ına göre ağdalı bir söyleyiş bu; r’leri oldukça ağır. İnsanı bezdiren bir ezgisi var. Kur’an okur gibi.” gibi ifadeler bence rencide edici.