Kitabın dışından başlamam gerekirse, görüntüsü gerçekten hoş duruyor, yazı tipi, punto büyüklüğü ve sayfa boyutu tatmin edecek seviyede.. Ancak sanırım kitap çevrildikten sonra gerek çevirmen, gerekse yayınevindeki herhangi biri hiç eline alıp önüne arkasına bakmamış. Arka kapakta "Layla'nın 5 yıldır kayıp olduğu" yazarken devamında "bu bir yılı kiminle geçirdiği..." şeklinde devam eden saçma bir hata var.
Çevirmen bayan olmasına rağmen bazı yerlerde rahatlıkla "kibarını" kullanabileceği yerde argo sözcükleri aynen yazmayı veya tek harfini silip yerine nokta koymak şeklinde bir sansürleme yapılması tercih edilmiş.
Kitap başlarda gerçekten akıcı bir şekilde ilerliyordu. Ama ilerledikçe, yazarın işi bir an önce bitirme kaygısıyla kitabı sonlandırdığı kanısı oluştu bende.. Sonunu söylemeyin denmiş, bu kısmı beni gerçekten meraklandırmıştı. Sonunu görebilmek için çok yoğun olduğumda bile uykumdan 1-2 saat taviz vererek kitabı bitirdim ancak bitirdiğim an keşke sonunu okumasaydım dedim. Öyle bir kitaptan beklemeyeceğiniz basitlikte bağlanan olaylar ve bitsin artık diyebileceğiniz bir son var. Hatta sonunu okuduktan sonra muhtemelen hangisi gerçek, hangisi hayal, hangisi yalan karıştıracaksınız. Açıkçası kitap hayatıma birşey katmadı, üstüne canımı sıkmaya bile yetti.