Puslu Kıtalar Atlası
Puslu Kıtalar Atlası

Kitapyurdu Fiyatı: 247,00TL

Ürüne Git
3147Yorum
Hüseyin Derya Keçici
Kitapkurdu
Etkisinden Çıkamayacağınız Bir Şaheser
Puslu Kıtalar Atlası 1995 yılından bu güne dek basım gören ve günümüze dek ihtişamını asla kaybetmeyen bir kitaptır. Postmodern edebiyatın ürünü olan eser, "üstkurmaca" denen bir teknikle yazılmıştır. Postmodernizm, 20.yy.'dan sonra etkili olan ve klasik edebiyatı reddeden bir akımdır. Giriş, gelişme ve sonuç üçlemesi ile yazılmaz. Karmaşık bir anlatım tarzını esas alır ve üstkurmaca denen, roman dünyası ile gerçek dünya arasına bir katman ekleyen kurgu ile yazılır. Puslu Kıtalar Atlası da kurgu ve gerçeklik ayrımını sorgulayan bir yapıda, birbirine geçen hikayeler şeklinde yazılmış. Yani bir nevi hikaye içinde hikaye okuma esasına dayalı anlatısı var. Bu, "Uzun İhsan Efendi" üzerinden servis ediliyor. Uzun İhsan Efendi roman boyunca sürekli düşler kurar. Dayısı Arap İhsan'ın savaştan dönerken yanında getirdiği ve Kubelik'e çevirttiği "Zagon Üzerine Öttürme" adlı kitabı okur ve düşlerinde bir dünya atlası oluşturur. Ve bu andan sonra da neyin gerçek ve neyin düş olduğu sorgusu başlar. Uzun İhsan Efendi, oluşturduğu atlası oğlu Bünyamin'e verir. Bu kitabın ona yol gösterici olacağını ifade eder. Bu kitabın ismi "Puslu Kıtalar Atlası"dır. Ve Bünyamin'in macerası da bu kitapla birlikte başlar. Aslında Bünyamin, kendi hayatını anlatan bir kitabı teslim almıştır babasından. Ve çaresiz kaldığı durumlarda kitabın bir sayfasını açar ve gördüğü bir cümle ile kendine bir yol çizer. Kitabın dili biraz eski Türkçe ağırlıklı. Bazı kelimelerin anlamlarını öğrenerek okumak, kişinin kelime dağarcığını geliştiriyor. Bolca karakteri olan eser, karakterlerinin hikayesini yarıda bırakmıyor ve daima bir noktaya getiriyor. Hikayelerde geçen yeniçeriler, efendiler, dilenciler, kethüdalar, alimler, bilginler, lağımcılar, evliyalar, enbiyalar dönemin ruhunu çok iyi yansıtıyor. Olayların geçtiği İstanbul, dönemin adıyla Konstantiniyye her açısıyla fevkalade güzel işlenmiş. Galata Kulesi, Saray avluları, Ermeni ve Rum semtleri, eskiye dair güzel olan ne varsa bu kitabın içinde. Kitap 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nü aldı. Ve 95 yılından beri de baskı görmeye devam ediyor. Yazarın kurgusu, zekası ve anlatımı harika... Sevgili İhsan Oktay Anar iyi ki bu kitabı yazmış. Kendisine sonsuz teşekkürler...
Barış Aksoy
Barış Aksoy 08 Temmuz 2023
Değerlendirme için Teşekkür ederim, kitap kadar kaliteli bir değerlendirme olmuş, okuma hevesim geldi.
Hüseyin Derya Keçici
Hüseyin Derya Keçici 10 Temmuz 2023
Güzel bir kitap okuyacağınızdan şüpheniz olmasın. Favori kitaplarınızdan biri olacaktır. İyi okumalar.
seymayahsi
seymayahsi 12 Nisan 2026
Lisede okuyunca farklı, 30 yaş üstü okuyunca ayrı lezzet veren kitap
Burcu Keskin
Bilge
28.11.2022
DÜŞLER ATLASI
Eser, hikaye içinde hikaye olan anlatış şeklinden oluşuyor. Olaylar, 17. yüzyıl Osmanlı dönemi, çoğunlukla İstanbul’da geçiyor. Roman, Uzun İhsan Efendi’nin denizlerden gelen dayısı Arap İhsan’ın evine gelmesiyle başlar. Bir kitap getirir yanında. Rendekâr’ın ‘Zagon Üzerine Öttürme’ adlı kitabı. Araştırmalarıma göre bu kitap Descartes’in ‘Yöntem Üzerine Konuşma’ adlı kitabıdır. Uzun İhsan Efendi bu kitaptan çok etkilenir ve düşle gerçeğin ikilemine düşer. “Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim?” (s.45) Ana karakterler Uzun İhsan Efendi, oğlu Bünyamin ve onlarla hayatları kesişenler. Kimler yok ki bu kitapta? Yeniçeriler, dilenciler, casuslar, mehdî, esirler ve çocuklar. Hepsi yeri geldiğinde bir bir önünüze çıkmaktadır. Kitaba ayrıntılı bakacak olursak, Uzun İhsan Efendi bir dünya haritası yapmak ister. Peki dünyayı dolaşmadan haritasını yapabilir miyiz? Evet. Uzun İhsan Efendi düşlerinde bunu yapmak peşindedir. Çünkü dünyayı gezecek cesareti yoktur. Bu sebeple de sürekli uyumak durumundadır. Rüyalarından yararlanarak atlası oluşturur. Tamamlanan atlas oğlu Bünyamin'e teslim edilir. Bünyamin bu düşler atlasını göğsünde taşır. Her sıkıştığında ona bakar ve maceralar yaşar. Anar’ın eserlerindeki olağanüstü olaylar dikkat çekicidir. Diğer eserlerinde olduğu gibi bu kitapta da fantastik unsurlar göze çarpar. Tarihi bir temeli, felsefi bir yanı olan bu kitabı araştırma yaparak okuyabilirsiniz. Yazarın ilk yayımlanan, çok okunan, ilmek ilmek işlenmiş harika kitabıyla tanışmanızı tavsiye ederim. Kitabı bitirin ve her şey düş mü gerçek mi siz de karar verin. Herkese keyifli okumalar.
e8akpinar
Üstat
09.07.2024
Türk edebiyatının modern anlamda en kendine has adamının harikulade serisinin ilk kitabı. Her ne kadar serinin kitaplarındaki hikayeler birbirinden farklı kurgular içerse de, diğer kitaplarda bu kitaba çok ince atıflar var. Tabi bu atıfları anlamamanız diğer kitapları anlamanıza engel değil fakat okumanızı daha keyifli hale getirmeniz için önce bu kitaptan başlamalısınız. Kaldı ki serinin ortalamasının üzerinde olan bir kitap olarak zaten kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser. Kullanılan dil, osmanlıcaya birazcık dahi aşina olanlara çok keyif veren bir dil. Edebiyat profesörü olmanıza gerek yok tabi. Hikaye kurgusu, tarihin derinliklerindeki sahneler kullanılarak oluşturulduğu için hayalinizde canlandırmanız daha kolay, tarih kitaplarından aşina olduğunuz sahneler kullanılmış. Fakat öyle ustalıkla işlenmiş ki, kurgunun gerçek bir kökeninin bulunduğuna inanarak okuyacaksınız. Zaten, aksini kim ispatlayabilir ki?
AYŞENUR AKSU
Üstat
24.02.2023
İhsan Oktay Anar'ın en bilinen ve bence en güzel kitabıdır. Büyüklere özgü, masalsı bir havası bulunan bu kitap o kadar çok tutmuştur ki, İlban Ertem tarafından çizgi roman olarak da basılmıştır. Klasik İhsan Oktay Anar dilini görebilirsiniz. Yani bol miktarda osmanlı türkçesi içeren, felsefenin dibine vurulduğu, 200-300 sene evvelden seslenen, çarpıcı, etkileyici cümleler bulursunuz. Bu kitabın özelinde, başlangıçta olay örgüsünü kaçırıyormuş gibi olsanız da, sabredip okumaya devam ederseniz çok ilginç vakalar, efsanevi kişilikler ve size çok mantıklı gelecek fikirlerle karşılaşacaksınız. Kitap ustaca kurgulanmış. Dil aynı ustalıkla Osmanlı dönemi sokak jargonuna çevrilmiş. Kültürümüzden pek çok öge şaşırtıcı bir biçimde olay örgüsüne yerleştirilmiş. Kitabı okurken sanki sinemada film izliyormuş gibi oluyorsunuz. Yani bana öyle olmuştu. Tüm hikaye yaşanırken sanki herkesi fark edilmeden izliyordum. Muhteşem bir kitap... Mutlaka okunmalı
kitabın kurdu
Kaşif
03.02.2025
Masal masal içinde bir roman.. Ne zaman rüya ne zaman gerçek farkına bile varamıyorsunuz.. Anar, eski kelimeleri sık kullanmasına rağmen, birçok bu türde yazılan romanlardaki ağırlığı asla hissetmiyorsunuz. Aksine eski kelimelerin bu kadar çok romanla bütünleşip yakıştığını ve masalsı bir hava kattığını ilk kez bu kitapta hissettim.. Günümüz kelimeleri ile bu romanın büyüleyici yanı eksik kalırdı muhtemelen.. Yazarın geniş hayâl dünyası ve kurguladığı hikâye eğer filme uyarlansaydı bence çok daha fazla ses getirecek ve uzun yıllar etkisini sürdürecek bir başyapıt olurdu. Mutlaka herkes okumalı, okutmalı..
entelektuel01
Kaşif
15.10.2025
"Sofi'nin Dünyası" ile çok ortak yönleri var. İkisi de dünya hayatının bir kurgu olup olmadığını felsefi düşüncelerden yola çıkarak sorguluyorlar. Kimin ve hangi varlığın bir düşüyüz veya kurgusal karakterleriyiz hususuna her iki kitabın da en son sayfalarında yazarlar değiniyor. Bu sorgulama her iki romanın en çarpıcı mesajı. Bunun yanında zamanın göreceliği de işlenmiş. Verilen diğer bir mesaj da: Kalbini dünyaya kaptırmayarak hayata aktif katılmanın ve hayatı birebir tecrübe etmenin insanı hem özgür hem de sanılanın aksine güçlü kılmasıdır. Tam aksine hayatı ve diğer insanları tahakküm aracı görerek yaşayanların ise bir kısır döngüye girdikleri ve taşlaştıkları Ebrehe üzerinden okurlara izah ediliyor. Kitapta okura iletilmek istenen mesajların İslam'ın öğretileri ile de paralellik arz ettiğini ifade etmeliyim. Son olarak, kitaptaki mekanların tasviri, Osmanlı halkının sosyal ve askeri hayatının detaylı bir şekilde kurgulanması ustalık gerektiren bir iş. Tavsiye ederim.
kurkmantolumelo
Üstat
12.03.2025
İhsan Oktay Anar uzun zamandır tanışmak istediğim bir yazardı. Üstelik çok fazla övülüyordu. Açıkçası “neymiş ya bu kitap kadar övülüyor” diyerek ön yargılarla başladım. Daha ilk cümlede, meşhur girişiyle gönlümü fethetmeyi başardı. Masalsı, tarihi, fantastik ne ararsan var kitapta tam bir curcuna! Ama nasıl ustalıkla hikayeler birbirine bağlanıyor anlamıyorsunuz bile. Kitap bir çırpıda okunup gidiyor ancak kitabın derin analizlerine gireyim, acaba burada şuraya mı gönderme yapmış buraya mı gönderme yapmış diye araştırmaya başlarsanız da işin içinden çıkamıyorsunuz. Ve sevgili yazarımızın entelektüel birikimine şapka çıkarmaktan da başka çareniz kalmıyor. Ben kitap hakkında YouTube videoları izledim bazı soru işaretlerimi buradan karşıladım yani. İlerleyen yıllarda muhakkak yeniden ve yeniden okunmalı. Beni bu şekilde şaşırtan, sarsan, merak uyandırıp aynı zamanda okurken de kafamda filmini çektiğim kitaplar büyülüyor. Velhasıl ben çok çok çok beğendim!
fasl-ı_1_gül
Kaşif
30.06.2025
Kitap biraz büyülü gerçeklik akımıyla yazılmış, okurken bunlar gerçek olamaz dedirten çok fazla olay geçiyor. "Masal değil ama rüya veya hayal olabilir mi?" diyerek okudum ve gerçekten sonunda tüm olayların Uzun İhsan Efendi'nin düşlemesi olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Her şey tamam ama bir insan neden oğlunun yüzünü parçalanmış, insanların bakarken korkacağı veya acıyacağı kadar çirkinleşmiş düşler o kısma biraz takıldım. Üsluba gelince kısmen akıcı ama gerçek üstü olaylar bazen yoruyor. Bazı teknik detaylar çok ilgimi çekti.
sibelink
sibelink 15 Şubat 2026
Keşke sonunu söylemeseydiniz de okuyacak olanlar da kitaptan öğrenseydi. Editörler de keşke bunu düşünebilseydi
Ebu_3
Kitapkurdu
04.01.2024
Muhteşem, şahane, harikulade bir eser. Yazarın hayal gücü oldukça etkileyici. Asıl kurgunun, asıl karakterin etrafında dönse de hikaye yan karakterler, gruplar, mekanlar öyle güzel işlenmiş ki hayran bırakıyor sizi. Ana karakterin gördüğü rüya, ustasının boğaz tıkanıklığı, dilenciler birliği gibi yardımcı unsurlar sanki ana unsur gibi muhteşemdi. Bir yemek düşünün ana yemek üzerinden değerlendirme yapılırken bu kitapta salata apayrı bir dünya, tatlı muhteşem, yemek öncesi atıştırmalıklar olağanüstü. Marifet iltifata tabidir. Bu eserin edebiyatımıza katkısı bence mühimdir.
Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
12.02.2025
Puslu Kıtalar Atlası, tarihsel üstkurmacanın yetkin bir örneğidir. Yazar, Uzun İhsan Efendi karakteriyle romanın için dahil olmuştur. Descartes'ın "Düşünüyorum, öyleyse varım," felsefesi düşüncesini metnin içinde Rendekâr karakteri üstünden tartışmaya açmış ve bunu Uzun İhsan Efendi üstünden yanıtlamıştır. Romanın temel kurgusu bu tartışmaya dayanmakta, ana karaktere göre tüm dünya Uzun İhsan Efendi'nin zihninde yer aldığı için varlığını sürdürmektedir. Düşünüyorum yerine hayal ediyorum öyleyse varım felsefesi metnin ana fikridir. Puslu Kıtalar Atlası adlı gezip görmeden tamamen yattığı yerden hayal ederek yazan karakterimiz, oğlu Bünyamin'in deneyimleyerek kitaptakileri yaşamasını ister. Evden dahi çıkamayan karakterin yerini oğlu alır. Önce lağımcılar, sonrasında da dilenciler loncası ve devamında da Büyük Efendi'nin yer aldığı istihbarat teşkilatı vasıtasıyla bir postmodern polisiyenin içine dalarız. Osmanlı zamanında geçen roman, tarihin yeniden yaratımı üstüne özel bir eserdir.
Berkay Şenlik
Üstat
13.05.2026
Bu kitap, açık ara en beğendiğim ve herkesin mutlaka okumasını istediğim eserlerden biri oldu. Açıkçası böylesine özgün bir anlatıyla çok sık karşılaşmadım. İlk başta dili biraz ağır gelebilir; Osmanlıca kökenli kelimeler ve yoğun anlatım zaman zaman zorlayabiliyor. Ancak dikkat verip hikâyenin içine girdiğinizde, sizi kendine bağlayan ve “sonunda ne olacak?” dedirten harikulade bir dünyaya dönüşüyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen karakterlerin ve olayların zamanla tek bir çatı altında birleşmesi gerçekten ustalık işi. Kuyu kazıcılarından casusluklara, mistik olaylardan gündelik insan hikâyelerine kadar çok katmanlı bir kurgu sunuyor. İlber Ortaylı’nın bir videosunda tavsiye ettiğini duyunca hemen temin etmiştim ve birkaç günde, sindire sindire okuyarak bitirdim. Çünkü bu eser hızlı tüketilecek değil; üzerine düşünerek okununca gerçek tadını veriyor. Ağır ama çok kaliteli, özgün ve kesinlikle şans verilmesi gereken bir şaheser.
RubarArenBaran
Kitapkurdu
22.05.2026
Çok zor bir eser sanırım reklamı ile orijinali arasında bu kadar fark olan başka bir eser okumadım. Hiç sarmadı. Ama ben tarihi eser sevmiyorum ondan da olabilir ki muhtemelen ondandır.
umut_ümit
Kitapkurdu
21.05.2026
Hangi yorumu okuyarak almaya karar verdim hatırlamıyorum. Aklımda bambaşka konusu olan bir kitap vardı. Okuyunca ters köşe oldum diyebilirim. Yani roman mı? , hikaye mi ? , masal mı? karar veremedim. Zor bitirdim. Tarihsel hikayeler sevmeyenlere tavsiye etmiyorum. Ama emek emektir. Emeğe saygıya yıldız veriyorum.
Hacer  Kanik
Kitapkurdu
20.05.2026
" Dünya bir düştür. Evet, dünya...Ah! Evet dünya bir masaldır. " Çok severek, keyifle ve bitmesine üzülerek okudum kitabı. Çok farklı bir tadı var kitabın. Nasıl tarif edilir bilmiyorum. Tam adıyla müsemma. Bünyamin başkaraktermiş gibi görünse de her bölümde yeni , ilginç, nevi şahsına münhasır karakterler bir şekilde kahramanımızın babası Uzun İhsan Efendi ' ye bağlanıyor. Kitabı okurken dünyaca ünlü Büyülü Gerçeklik tarzının en bilinen örneği " Yüzyıllık Yalnızlık" aklıma düştü sık sık. Doğrusu bizde bu türün bu kadar başarılı örnekleri verilebilmesi beni gururlandırdı. Masalsı, sıradışı , puslu ... Bir şekilde içine alıp sisler arasındaymışsınız duygusu uyandırıyor. Ben çok sevdim, yazardan okumaya devam edeceğim.
fjollekartal
Kitapkurdu
07.05.2026
kitaplığıma kazandırdığım hazine
Arzu BİRGİN
Üstat
06.05.2026
Yıllardır okumayı düşünüyordum ama bu zamana kadar bir türlü okuyamamıştım. Farklı farklı kişilerin kopuk kopuk hikayeleri ile başlayan, sonrasında her şeyin netleştiği gerçekten güzel bir kitap.
vizharan
Üstat
05.05.2026
kurgu müthiş dil akıcı insan daha ne ister
CANSU SARIÇAKIR
Kitapkurdu
04.05.2026
bu kitap beni iyi anlamda öyle bir şaşırttı ki elimden de bırakamadım, bıraksam da dilimden düşmedi..
Aliye Ökmen
Bilge
04.05.2026
Muhteşem bir kitap, insan eline aldığında bırakamıyor karakterlerin dünyasına ışınlanıyor ve orada o karakterler içinde yaşamak istiyorsun. böyle hisler uyandıran nadir kitaplardan
Devrim Arslan
Kitapkurdu
01.05.2026
Bence modern Türk romanı için şaheser niteliğinde. Felsefeyi, var olmayı masalsı bir dille çok güzel anlatıyor.