Gerçekten anıtsal bir eser. Bu eseri herhalde öğmekle bitiremeyiz. Ama ben bazı özelliklerini verip, gördüğüm bazı eksikleri özetleyeceğim. İlk olarak kitapın dili oldukça anlaşılır ve güzel. Dil olarak öz Türkçe kelimler kullanılmış ama bazen yazar cümlenin gelişinde uygun düşen yerlerde kelimelerin yabancı kullanılışlarını ve eski kullanılışlarını kullanmış. Maddelerde başlıklarda Öz Türçe kullanılmış. Sonra parantez içinde Osmanlıca, Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve bazen de Latince kullanılışları verilmiş. Bu özellik araştırmacılar ve çevirmenler için büyük kolaylık sağlıyor. Ayrıca eski dile alışmış olanların da anlamalarını kolaylaştırıyor. Sonra sade bir dille filozoflardan alıntılar da yapılarak madde açıklanıyor. Tabiki madde tarihsel arka planı göz önüne alınarak açıklanıyor. Böylece kavramın ya da düşüncenn tarihsel olarak geçirdiği aşamaları ve anlam kaymalarını görebiliyorsunuz. Böylece tarihsel arka planı ile kavram veya düşünceyi oldukçe iyi anlıyor ve önceden anlayamadığınız pek çok şeyi anlamış olabiliyorsunuz. Ayrıca yazar bazı yanlış kullanılışlara ve anlam inceliklerine değinerek olası anlam karmaşalarına dikkat çekiyor. Benim eksiklik olarak gördüğüm noktalara gelince özellikle ilgili maddelerde yani özdekçilik, eytişimsel ve tarihsel eytişimcilik, eytişim ile bunların tam karşıtında yer alan maddelerde yani düşüncecilik ve onunla ilgili maddelerde yazarın eytişimci özdekci olduğunu ve taraflı durduğunu görüyorsunuz. Ayrıca bazı görüşleri çürütmek için bazı kanıtlanmamış veya çürütülmüş hipotezleri (tabiki bunlar kitabın yazıldığı devirde tanıtlanmış veya çürütülmemiş olabilir) kullanmış olmasıdır. Tabiki bunlar kitaba gözle görünür bir eksiklik getirmiyor. Bu kadar kadı kızında da olabilir diyerek kitabın hala kütüphanelerdeki kaynak kitaplık özelliğini vurgulamak isterim.